Ergenekon’un çetelesi

19/02/08 - 12:54

Ahmet Şık

Yürütülen soruşturmadan ‘sızdırılan’ bilgilere bakılırsa ‘vatansever’, ‘ulusal’, ‘milli’ gibi adlarla örgütlenen irili ufaklı birçok yapının bileşimi olan Ergenekon çetesi ve adları hep birlikte anılan kişiler alt alta sıralandığında ise fotoğrafın bütününü görmek daha kolaylaşıyor. Ergenekon çetesinde adı geçenlerle bugüne kadar hangi haberlerde karşılaştık? İşte, fotoğrafın bütününü görmeniz için bir çetele:

Veli Küçük
Edirne, Van, Eskişehir, Ağrı ve Kocaeli il jandarma alay komutanlıkları görevlerinde bulundu. 1996’da generalliğe terfi etti, 2000 yılında tuğgeneral rütbesindeyken emekli oldu. Ama adı askeri kariyerinden ziyade 1996 yılında katliam sanığı Abdullah Çatlı ile emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ’ın öldüğü ve Türkiye’deki çete oluşumlarını ortaya seren Susurluk Kazası’ndan sonra gündeme geldi. Defalarca telefon görüşmesi yaptığı Çatlı ile ölmeden önce son konuşan kişilerden olduğu saptandı. Giresun Jandarma Bölge Komutanı olduğu dönemde üzerine kayıtlı cep telefonunu, Susurluk Çetesi’nin azılı katili olarak anılan Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın kullandığı belirlendi. Güneydoğu’da çok sayıda faili meçhul cinayetin altında imzası olan JİTEM’in etkili elemanlarından olduğu iddia edilen Küçük’e ait bu telefondan, Susurluk çetesi’nin öldürdüğü kumarhaneci Ömer Lütfü Topal’ın ve sahibi olduğu kumarhanelerin de defalarca arandığı belirlendi.
Telefon kayıtlarında yapılan incelemede, Küçük’ün telefonunun Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanı olduğu dönemde gerçekleştirilen Kürt işadamlarına yönelik infazların yaşandığı ve ölüm üçgeni olarak anılan ‘Adapazarı-İzmit-Sapanca’ bölgesinde de kullanıldığı saptandı. Hakkındaki onca iddia ve bulguya rağmen Küçük, ne çağrıldığı TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu’na gidip ifade verdi ne de hakkında adli bir soruşturma açılabildi. Savcılığın yaptığı suç duyurusu üzerine iddiaları araştırmak üzere üç generalden oluşan bir komisyona, “Abdullah Çatlı, Sami Hoştan ve Sedat Peker gibi isimlerle istihbarat temini için konuştuğunu” söylemekle yetinen Küçük ile ilgili bir suç unsuruna rastlanmadığı yolunda rapor düzenledi.
Azerbaycan ve Ermenistan’a yönelik kontrgerilla örgütlenmesine de adı karışan Küçük, terfi ettirilerek tuğgeneral rütbesiyle TSK’den emekli oldu. Eski İstanbul Valisi Erol Çakır’la bir güvenlik şirketi kurdu. Bir süre adı anılmayan Küçük, milliyetçi ‘Kızıl Elma’ koalisyonunun mimarlığına soyunarak ortaya çıktı. Bu amaçla mafya lideri Sedat Peker tarafından finanse edilen ‘www.öztürkler.com’ adlı internet sitesinin açılışına adı bir çok suça bulaşmış kişilerle birlikte katıldı. Hrant Dink’in 301’den yargılanmasının baş aktörlerinden olan Büyük Hukukçular Birliği Başkanı Kemal Kerinçsiz ile defalarca aynı karede yer aldı. Dink’in avukatı Erdal Doğan, Veli Küçük’ün, duruşmalarını izlediği Dink’i telefonla tehdit ettiğini açıkladı. Küçük’ün, Danıştay saldırısında tetiği çeken Avukat Alparslan Arslan’la çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı. Fotoğraflarla ilgili “montaj” demekle yetinen Küçük’ün, yine Danıştay saldırısına adı karışan ve Ümraniye soruşturmasında tutuklu bulunan emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’le de birlikte fotoğrafları ortaya çıktı. Yüzlerce kez çete oluşumlarıyla adı anılan Küçük, Ergenekon Çetesi soruşturmasında ilk kez gözaltına alınarak sorgulandı ve tutuklanarak cezaevine konuldu.

Muzaffer Tekin
Muzaffer Tekin’in ismini Türkiye Danıştay saldırısından sonra öğrendi. 1984’te ordudan atılma eski bir yüzbaşı olan Tekin’in Danıştay tetikçisi Alparslan Arslan ile saldırı öncesinde 15 kez telefonla görüştüğü saptandı ve olayın perde arkasındaki isimlerden biri olduğu iddia edildi. Danıştay baskını soruşturması sırasında adı deşifre olunca emekli astsubay Mehmet Zekeriya Öztürk’ün evinde saklandığı ortaya çıktı. Polis tarafından arandığı dönemde bıçakla yaralanmış olarak hastanede bulundu. İntihara teşebbüs ettiği iddia edildi. Tedavisinin ardından gözaltına alınıp serbest bırakıldı.
Serbest kaldıktan sonra, gözaltındayken kendisini yalnız bırakmayan ve Ümraniye’de ele geçirilen bombaların sahibi olduğu belirlenen emekli astsubay Oktay Yıldırım ve Veli Küçük ile birlikte ulusalcı eylemlerde birlikte görüntülendi. TSK’dan şeref madalyası sahibi olan Tekin, JİTEM’in kurucularından olan ve faili meçhul bir cinayetle öldürülen Ahmet Cem Ersever’in de sınıf arkadaşı.Yeni Susurluk Çetesi soruşturmasında cezaevinde yatan Korkut Eken ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı olduğu dönemde Akın Birdal’a suikast düzenleyen ve Türk İntikam Tugayı (TİT) üyesi olduğunu söyleyen Semih Tufan Günaltay’la bağlantısı olduğu belirlendi. Vatansever Kuvvetler Güç Birliği ve Türk Mukavemet Teşkilatı’nın faaliyetlerine de katılan Tekin’in Susurluk’un özel harekâtçılarından İbrahim Şahin, Sami Hoştan ve Veli Küçük’le çekilmiş fotoğrafları bulundu. Tekin’le ilişkili isimlerden biri olan isim de Kıbrıs’ta Yaşar Öz’ün de adının karıştığı kumarhane çatışmasında ölen İbrahim Şahin’in eski koruması Musa Çakmak. Tekin, Ümraniye bombaları soruşturması kapsamında geçen haziran ayından beri cezaevinde bulunuyor.

Oktay Yıldırım
Ordudan malulen emekli edilen Oktay Yıldırım’ın ismi, emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’e yakınlığıyla gündeme geldi. İntihara kalkışan Tekin’i hastaneye ilk götüren de, Tekin’in Kadıköy’deki ofisine giden gazetecilere kapıyı açan da Yıldırım’dı. Başkanlığını emekli albay Fikri Karadağ’ın yaptığı Kuvvai Milliye Derneği’nin İstanbul il başkanlığını da yapan Yıldırım, Ümraniye’de ele geçirilen 27 adet el bombasının sahibi olmakla suçlandı. Orhan Pamuk, Hrant Dink, Elif Şafak ve Perihan Mağden’in yargılandığı duruşmalarda eylem yapan kalabalığın arasında yer aldı. 7 Haziran 2006’da yazar Perihan Mağden’in, ‘Halkı askerlikten soğutttuğu’ iddiasıyla yargılandığı duruşmada aydınlara saldıran kalabalığın içinde, “Ben gaziyim” diye bağırırken görüntülendi. Veli Küçük’ün sahibi olduğu özel güvenlik şirketinde çalışırken bir eğlence yerinin güvenlik müdürlüğünü yapan Yıldırım, Cumhuriyet gazetesine bomba atılması ve Danıştay saldırısına ilişkin yürütülen soruşturmada tutuklu

Fikri Karadağ
Kurucusu olduğu Kuvvayi Milliye Derneği’nin Mersin’de yaptırdığı ‘ölme-öldürme’ yeminiyle tanındı. Emekli Kurmay Albay olan Karadağ, eski Nato Özel Harp Dairesi’nde başkanlık görevi yaptı. Muzaffer Tekin’in devre arkadaşı olan Karadağ, Danıştay saldırısından sonra Vatansever Kuvvetler Güçbirliği’nden ayrıldı. Son genel seçimlerde İstanbul 1. Bölge’den bağımsız aday olan Karadağ’ın seçim sloganı “Mazlumun umudu ve koruyucusu, vatan hainlerinin korkulu rüyası”ydı. Ümraniye soruşturması kapsamında gözaltına alındığı dönemde Muzaffer Tekin’le görüşmediğini söylemesine karşın Tekin ve Oktay Yıldırım ile birlikte göründüğü 2005 yılında çekilen fotoğrafı ortaya çıktı. 13 bin 500 hain kişi ve kurumu listeleyerek hesap soracağını iddia eden Karadağ, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

________________________________________________
HaberVs’ye Facebook sayfamıza üye olarak da izleyebilirsiniz
——————————————————————————————————————————

Mahmut Zekeriya Öztürk
Danıştay saldırısı sonrasında adı duyulan Mahmut Zekeriya Öztürk, TSK’den yüzbaşılıktan emekli edildi. Muzaffer Tekin’i, arandığı dönemde evinde sakladığı ortaya çıkınca gözaltına alındı, serbest kaldı. Danıştay saldırısı öncesinde Alparslan Aslan’ı ona tanıştıran kişi de Öztürk. Doğu Perinçek’in Genel Başkanı olduğu İşçi Partisi’nin yayın organı Ulusal Kanal’da 6 ay süreyle çalıştı ancak işten çıkarıldı. 31 Temmuz 2006 tarihli Zaman Gazetesi’nde “Perinçek’in sağ kolu” olarak duyurulan bir haberde Öztürk, İşçi Partisi içinde PKK yanlısı bir yapının bulunduğunu anlattı. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Fikret Emek
Emekli binbaşı Fikret Emek, Ümraniye bombalarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Eskişehir’de gözaltına alındı. Muzaffer Tekin tarafından ismi verildiği iddia edilen Emek’in Ankara’daki evi ile Eskişehir’deki iki ayrı adrese düzenlenen baskında çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirildi. “Terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde nakletmek ve vahim nitelikte silah ve patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından tutuklandı.

Kemal Kerinçsiz
Bir grup ülkücü avukatla birlikte kurduğu Büyük Hukukçular Birliği Genel Başkanı olarak aydınlara yönelik karalama kampanyaları ve açtırdığı 301 davalarıyla adını duyurdu. Adliye binalarında ve duruşma salonlarında ve özellikle Hrant Dink’in yargılandığı davalarda yaşanan arbedelerde başroldeydi. Çok sayıda ‘ulusalcı’ eyleme Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Zekeriya Öztürk gibi isimlerle birlikte katıldı. Ümraniye soruşturmasında tutuklanan Muzaffer Tekin ile Ergün Poyraz’ın avukatlığını yapan Kerinçsiz, Ümraniye soruşturmasına ilişkin davanın açılmasının geciktiği için soruşturmayı yapan savcıyı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na şikâyet etmişti.

Fuat Turgut

İlk olarak’Yüksekova Çetesi’ yargılamasında çetecilerin avukatlığını yapsa da adını Hrant Dink suikastinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Yasin Hayal’in avukatı olarak duyurdu. Diyarbakır, Hakkâri ve Van’da, altı yıl süren ‘Yüksekova Çetesi’ davalarındaki açıklamaları nedeniyle biri beş, diğeri yedi ay olmak üzere iki kez hapis cezası aldı. Bu cezaları ertelenen Turgut, Abdullah Öcalan’ın yargılandığı davaya şehit yakınları adına müdahil olarak katıldı. Dink’e suikast davasında hukukçu kimliğinden çok hakaret ve saldırılarıyla haber oldu. Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınsa da savcılıkta serbest bırakıldı.

Sevgi Erenerol
Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin basın sözcülüğü yapan Sevgi Erenerol, Kemal Kerinçsiz ve ekibiyle birlikte 301 davalarında, Veli Küçük’le birlikte de ulusalcı toplantılarda boy gösterdi. Kendisini Hıristiyan Türk olarak tanımlayan Erenerol, Noel Baba Derneği Başkanı Muammer Karabulut’la Kerinçsiz’in desteklediği Türk Ayasofya Derneği’ni kurdu. Ümraniye’de ele geçirilen bombalarla ilgili soruşturma kapsamında tutuklanan Ergun Poyraz’ın bilgisayarında da ‘Sevgi Erenerol Misyonerlik 2006’ isimli klasörü içeren CD’leri bulunan Erenerol, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Bekir Öztürk
Mersin’de çalışan bir sağlık görevlisi iken kurduğu Kuvvai Milliye Derneği’nin başkanı sıfatıyla adını duyurdu. Dernekleşmeden önce www.kuvaimilliye.net isimli site etrafında taraftarlarını örgütleyen Öztürk, sitesini Kemal Kerinçsiz ve ekibine açarak seslerini duyurmaya yardımcı oldu. Dernekleşme çalışmaları nedeniyle Kerinçsiz’le arası açıldı. Genel başkanı olduğu derneğin İstanbul şubesinin başında Oktay Yıldırım vardı. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Taner Ünal
Vatansever Kuvvetler Güçbirliği başkanı olarak adı duyulan Taner Ünal, Mersin’de Kürtlere yönelik ırkçı açıklamalar ve eylemlerle gündeme geldi. Muzaffer Tekin’le ilişkili olduğu belirlenen Ünal Danıştay baskını sonrasında gözaltına alınıp serbest bırakılsa da Ümraniye bombaları soruşturmasında tutuklandı.

Hüseyin Görüm
Fikri Karadağ’ın kurduğu İstanbul merkezli Kuvvayi Milliye Derneği’nin ikinci adamı. Örgüt elemanlarının nikâhlarını milli bir törene dönüştüren fotoğraflarla basına yansıdı. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Alparslan Arslan
Danıştay’a yönelik saldırının ve Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasının faili. Avukatlık stajını Sedat Peker’in avukatının yanında yaptı. Muzaffer Tekin, Veli Küçük ve Mehmet Zekeriya Öztürk’le ilişkisi tespit edildi. Danıştay saldırısından sonra Arslan’ın aracında yapılan aramada, Ercan Cin adına düzenlenmiş VKGB kartviziti çıktı. Cin “Benim kartvizitim binlerce kişide var” dedi. Cumhuriyet gazetesinin bombalanmasını barmen Tekin Irşi ile birlikte yaptığı tespit edildi. Arslan’ın TİT’in kurucusu Günaltay ile de ilişkisi olduğu iddia edildi. Danıştay saldırısının karar duruşmasında şeriat çağrısı yapan Aslan, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Semih Tufan Günaltay
İHD Genel Başkanı olduğu dönemde Akın Birdal’a suikast düzenlemek ve TİT’i kurmanın yanı sıra tehdit, gasp, cinayet ve adam kaçırma suçlarından hapse mahkûm oldu. Tutuklu bulunduğu dönemde yapılan soruşturmalarda Başbakan Recep Tayip Erdoğan’a yönelik suikast planları da ortaya çıktı. Serbest kaldıktan sonra Ulusalcı Birlik Partisi’ni kurdu ve Genel Başkanı olsa da mahkûmiyetinden ötürü istifa etmek zorunda kaldı. Günaltay’ın sıkı ilişkileri olduğu ve “Komutanım” diye hitap ettiği Muzaffer Tekin’in Alparslan Aslan ile birlikte Danıştay saldırısından 2 gün önce UBP’ye gelerek saatlerce toplantı yaptığı belirlendi. Alparslan Arslan’la telefon görüşmeleri yaptığı saptanan Günaltay’ın kitapları da Türk Solu Dergisi’nce basıldı. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Ergün Poyraz
Bir dönem Milli Görüş içinde bulunsa da daha sonra ayrılarak karşı cepheye geçti. Ulusalcı cephede yer alan yazar olarak anılan Ergün Poyraz Başbakan Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç için ‘Musa’nın Çocukları’ ve ‘Patlak Ampul’ gibi başlıklar taşıyan dizi kitaplarıyla gündeme geldi. Erbakan döneminden itibaren çıkardığı kitaplarda Milli Görüş ve Fethullah Gülen cemaatlerine yönelik ağır eleştiriler taşıyan araştırmalar kaleme aldı. Verdiği ifadeler Gülen ve Başbakan Erdoğan hakkındaki soruşturmalar ile Refah Partisi hakkındaki kapatma davasında etkili oldu. Ümraniye bombaları soruşturmasında örgütün arşivcisi olarak gözaltına alındı ve tutuklandı.

Ümit Oğuztan
Postmodern darbe olarak anılan 28 Şubat döneminde sahte şeyh Ali Kalkancı ile Fadime Şahin’i deşifre eden kişi olarak tanındı. O günlerde yazdığı yazılarla postmodern darbe ortamının hazırlanmasında etkili olduğu iddia edilmişti. Tarikat-siyaset bağlantılarını da su yüzüne çıkaran isim olarak ün yapan Oğuztan 28 Şubat süreci boyunca sürekli televizyon ekranlarında kullanılan Ali Kalkancı ve müritlerinin zikir görüntülerini de çeken kişiydi. Aczmendi lideri Müslüm Gündüz ile basılan Fadime Şahin’in, daha önce sahte şeyh Ali Kalkancı ile aşk yaşadığını da ortaya çıkaran kişi olarak bilinen Oğuztan Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Kuddusi Okkır
Teknopark Elektronik Bilişim ve Danışmanlık şirketinin sahibi olan Kuddusi Okkır’ın, Ergenekon’un kasası olduğu iddia edildi. Ümraniye bombalarıyla ilgili yürütülen soruşturmada “Çeteye finans sağlamak ve silahlı örgüt üyeliği” suçlarından tutuklandı.

Erkut Ersoy
İstanbul’da kurduğu DSS-Özel Büro adlı bir oluşumla gündeme gelen Erkut Ersoy, şehirlerde PKK ve bağlantılı oldukları kişilerle mücadele etmek amacıyla 2000 motorize ekipten oluşan telsizli istihbarat ekibi oluşturduğunu ilan etmişti. Kendisini “İstihbarat Grup Yöneticisi” olarak tanıtan Ersoy, Emniyet ve diğer güvenlik birimleriyle koordineli bir şekilde çalışacaklarını da açıklamıştı. Ersoy, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Güler Kömürcü
Ulusalcı yazılarıyla tanınan Akşam Gazetesi yazarı. Elinde devlet sırrı niteliğindeki çok sayıda belge bulunduğu iddia edildi. Sedat Peker ve adamlarına yönelik ‘Kelebek operasyonu’ kapsamında yapılan telefon dinlemelerine Peker’le yaptığı konuşmalarının takılmasıyla gündeme gelmişti. İstihbarat, psikolojik harp ve komplo teorileri ile ilgili yazdığı yazılarla dikkat çeken Kömürcü Ergenekon soruşturmasında gözaltına alındıktan sonra savcılıktan serbest bırakıldı.

Sedat Peker
Adı birçok mafya suçlamasında geçen Sedat Peker, birkaç yıl önceki Kelebek operasyonunda tutuklanmıştı. Drej Ali ile uzun yıllardır tanışan Peker’in adamlarından Caner Yiğit’i, Veli Küçük’e koruma olarak tahsis ettiği iddia edildi.

Ali Yasak
‘Drej Ali’ olarak biliniyor. Abdullah Çatlı’yla 1979’dan beri tanışıyordu. Adamları 1988’de Milliyet Gazetesi’ni bastı, 1989’da İnci Baba’yı vurdu. 5 Haziran 1997’de Gazeteci Mahmut Övür’e yapılan saldırıyı azmettirdiği ileri sürüldü. Korkut Eken, İstanbul DGM Savcılığı’na 24 Şubat 1997’de verdiği ifadede MİT’te görevli olduğu 1987-1988 tarihlerinde Çatlı ve Ali Yasak ile tanıştığını ve bu kişilerle MİT’in yurtdışında PKK’ya yönelik bazı istihbari faaliyetlerinde birlikte çalıştıklarını söyledi. Et kaçakçılığıyla ilgili başlatılan ‘Buffalo Operasyonu’na da adı karıştı. Adı, Susurluk Çetesi sonrası ortaya çıkan 2. MİT raporunda Tansu Çiller-Mehmet Ağar tarafından kurulduğu iddia edilen örgütle anıldı. Sedat Peker, Sami Hoştan’la çetenin yeraltı bağlantılarını sürdürdüğü öne sürülüyor. Ergenekon soruşturmasında gözaltına alındı ve savcılıktan serbest bırakıldı.

Sami Hoştan
Drej Ali gibi Susurluk davasının tanınmış ismi. “Arnavut Sami” olarak da bilinen Hoştan’la ilgili, MİT Raporu’nda, DHKP-C ile ilişkili olduğu, İspanya, Hollanda ve Kolombiya bağlantılı uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı, Abdullah Çatlı’nın MİT ajanı Tarık Ümit’i kaçırdıktan sonra Hoştan’ın çiftliğinde sorguladığı ileri sürüldü. Hoştan, Susurluk Davası, kumarhaneciler kralı Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi ve uyuşturucu ticaretinden yargılandı ve dört yıl hapisle cezalandırıldı. Veli Küçük ile doğrudan ilişkisi olduğu öne sürüldü. Ergenekon çetesine lojistik destek verdiği belirtiliyor. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı.

Aydın Yüksek
Eski polis memuru. Ümraniye bombaları soruşturmasında, “devletin gizli belgelerini temin etmek ve terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla tutuklandı

Muzzafer Şenocak
İnşaat işleri ile uğraşan Şenocak da, Ümraniye bombaları soruşturmasında “devletin gizli belgelerini temin etmek ve terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla tutuklandı.

Gazi Güder
Emekli yüzbaşı. Ümraniye bombaları soruşturmasında, “Milleti fişlemek ve terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla tutuklandı.

Ayşe Asuman Özdemir
Eski banka çalışanı. Ümraniye bombaları soruşturmasında, “Milleti fişlemek, terör örgütüne üye olmak ve adil yargıyı etkilemeye çalışmak” iddiasıyla tutuklandı.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Habervesaire sorumlu tutulamaz.

Yorumlar Yorum Sayısı 0

Add comment

3 Eylül Cuma

haberin etiketleri ergenekon, çeteler, veli küçük, kemal kerinçsiz