Etiket bayram candan

Replikas’tan heykel yapmak

“Zerredir belki, ama yok denilmez…” Bu sözler, en azından bazı müzikseverler için bir hayli tanıdık. Rock grubu Replikas’ın 2008 yılı sonunda çıkan Zerrealbümünden, albüme de isim veren şarkının sözlerinin bir kısmı. Ancak şimdi albümden bağımsız olarak, bir başka sanat etkinliğinin başlığını oluşturuyorlar. Heykeltıraş Bayram Candan’ın yeni sergisi “Zerredir belki, ama yok denilmez…” 23 Nisan-23 Mayıs tarihleri arasında, Beyoğlu Çukurcuma Galeri Apel’de ziyaretçilerini bekliyor. Bayram Candan’ın sergisi için seçtiği isim elbette bir tesadüf değil. Serginin fikri Candan’ın ifadesine göre Replikas’ın albümünün yayınlanmasıyla birlikte gelişmiş ve sanatçının Zerre albümünü dinlerken müzikte hissettiği hacim duygusuyla ortaya çıkan anlık bir karardan doğmuş. Candan, dinlediği müziğin kendisine hissettirdiği görselliği plastik sanatlara aktarırken albümde yer alan 12 şarkıya ve bir de “hidden track”e (gizli şarkı) heykelle cevap vermiş. Müziğin verdiği zaman, mekân, ses ve hareket duygusu Candan’ın heykellerinde hayat bularak gözle görülür, elle tutulur formlara dönüşmüş. Mırıldayan, şımaran, yuvarlanan, düşen, dans eden ve özellikle de ziyaretçisini oyuna davet eden 13 heykeli görmek istiyorsanız Galeri Apel’e uğramanızda fayda var. Sergilenen eserler incelendiğinde Bayram Candan’ın, pek de alışık olmadığımız, izleyiciyi özgür bırakan yaklaşımını fark etmemek elde değil. İlgi duyanların hatırlayabileceği gibi Candan daha önce, İzmir’de kamusal alanda sergilenen iki heykeliyle gündeme gelmiş, bu heykelleri sergilendikleri alanda gördüğü müdahaleleri “Vandalizm” olarak tanımlayan gazetecilere karşı çıkarak müdahalelerin heykellerinin kamuya ait alana yerleştirilmelerinden itibaren geçirdikleri doğal ve yaşanması gereken bir süreç olarak değerlendirmişti. Korunan değil yaşayan sanat eseri Geleneksel “sanat eseri korumacılığının” bir hayli dışında duran bu tavırla Bayram Candan, ülkemizde özellikle açık alan heykellerine yüklenen “çağdaşlaştırma misyonu”na karşı çıkmış ve otoritenin, bu heykelleri bir “halk eğitim aracı” gibi görmesinin yanlışlığına dikkat çekmişti. Bu “aşırı korumacı” tavrı, çocuğuna pahalı bir oyuncak hediye eden anne babanın “Uzaktan bak ama oynama, yoksa kırılır” demesine benzetmişti. Eserlerinin cam fanuslar ardında saklanmasından çok yaşamasını ve yaşamın tanımına uygun olarak tıpkı diğer tüm canlılar gibi dış […]