Burada Ayrılıyoruz

Foxman ailesini baba John’un yasını tutmak için bir araya getiren Jonathan Tropper’ın yeni romanı Burada Ayrılıyoruz, işlevsiz bir ailenin içinde zekice işleyen leziz bir komedi.

Foxman ailesini baba John’un yasını tutmak için bir araya getiren Jonathan Tropper’ın yeni romanı Burada Ayrılıyoruz, işlevsiz bir ailenin içinde zekice işleyen leziz bir komedi.

Türk sineması son dönemde sadece işlediği temalarla değil kullanılan dille de çok konuşuluyor. Özellikle komedi türündeki filmlerde kullanılan dilin küfür içerikli ve argo ağırlıklı olması birçok eleştiriye neden olurken gişede milyonları bulan izleyici kitlesiyle rekor kırmaktan da geri kalmıyor. Her yaştan seyircinin tıklım tıklım doldurduğu bu filmler, “Komedi küfürle aynı şey midir?” veya “Küfürsüz komedi olmaz mı?” tartışmalarını da alevlendiriyor. Sinemanın gerçek hayatın beyazperdeye yansıması olduğu düşünüldüğünde, kimileri küfrün bol miktarda kullanılmasında sakınca görmüyor. Çünkü küfür de gerçek hayatın vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul ediliyor. Gerçek hayatta da küfürlü konuşulmasını birçok insan hoş karşılamasa da kullanılmasını engelleyemiyor. Dolayısıyla sinemada gerçek hayatta olan bir şeyin yok sayılması beklenemiyor. Bazı izleyiciler ise küfrün ve argonun kendine has bir edebiyatı olduğunu ve belirli yerlerde kullanılan küfürlü kelimelerin gayet keyifli olabileceğini düşünüyor. Yerinde ve ölçülü kullanılan sözlerin daha gerçekçi ve samimi olduğu savunuluyor… İstanbul Bilgi Üniversitesi, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nezih Erdoğan’a göre küfrün sinemada kullanılmasının nedeni de filmde gerçeklik havası yaratmak. Birçok senaristin sinemada argo konuşmalara yer vermesinin nedenini gündelik hayatın gerçekliğini yansıtmak istemesine bağlıyor. Erdoğan, “Küfürün kullanılması belli bir durumda düşüncelerin ifade bulması. Sinema bağlamında seyircinin gerginliğini boşaltıyor. Biz ona gülüyoruz, küfrün kendisini komik bulmuyoruz belki. Sebebi, bazı gergin yayları boşaltması. Komik bulmasak da gülüyoruz. Argo konuşmaların altında yatan cinsellik gelip kilidi açıveriyor.” Diğer yandan birçok komedi filmine bakıldığında bazı sahnelerde sadece küfür etmek için küfür kullanıldığı da görülüyor. Bir görüşe göre küfür olmadan da komedi filmi yapılması mümkün. Ancak bir kısım seyirci, küfrü komedi filmlerinin olmazsa olmazı olarak görüyor. Prof. Dr. Nezih Erdoğan ikinci gruptan. “Bence sinemada küfür kullanılmalı. Senarist ya da yönetmen gerekli görüyorsa mutlaka yer almalı. Ama temelde bakmamız gereken sinemada işin kolayına kaçmak için yapıldığı mı, yoksa sahneyi gereksiz şekilde fazlalaştırmak için mi yapıldığıdır.” Sinemada küfüre olan eğilim artıyor mu? Cem Yılmaz ve Murat Akdilek’in yapımcılığını üstlendiği […]

İlknur Aydoğan Onlar aslında ünlü olmaya çalışan, iki bahtsız oyuncu. Bu yüzden smokin giyiyorlar. Sürekli azar işittikleri karanlık bir yönetmenleri var. Ama o en çok şaka yapmalarına kızıyor. Tolga Çevik nedenini şöyle açıklıyor: “Şaka bizi engelleyen bir şey. Sadece durum komedisi var bu programda. Yani bir usta-çırağın, yapamadıkları şeyin komik görünmesi olay. Şaka yapan çok program var. Onların riski şaka yapmaları. Her şaka herkese uymayabilir. O yüzden bu program herkese uyuyor. 50 sene sonra da seyredilecek bir şey bu. Çünkü içinde şaka yok. Tarihi geçmeyecek, tükenmeyecek.” Modern meddah gösterisi Programın asıl mimarı Tolga Çevik. Plato Film, ona bir proje yapmasını teklif ediliyor. Sonrasını şöyle anlatıyor Çevik: “Benim aklımda daha kenarları tam törpülenmemiş bir proje vardı. Onu ne yapalım, ne edelim derken, ‘bir tane de üstat lazım buraya’ dedik. Kafamdaki şey için sizi yontacak biri. Bu da Salih Kalyon’du. Bu proje metni olmadığı ve sağı solu belli olmadığı için çok zor. Ben de o konuda tecrübeme çok da güvenemiyorum hakikaten. Tek başına yapılacak bir şey değil çünkü bu. Böyle bir şans atışı yapıp, Salih ağabeye, ‘arzu eder misin?’ diye sorduk, kabul etti de şimdi gülüyoruz.” Salih Kalyon yaptıkları işin kökünde orta oyunu, meddahlık olduğunu söylüyor ve bunun gülmece tarihimizde önemli bir yeri olduğunu belirtiyor: “Bu modern meddah gösterisi. Ama meddah tek kişidir, biz bunu diyaloga dönüştürdük, Karagöz, Hacivat olduk. Televizyonda yayımlandığı için adı televizyon programı oluyor. Ama özünde tiyatro yapıyoruz. Bizim toplumumuz meddah, Karagöz tiplemeleriyle biliyor tiyatroyu. Bu topraklarda öyle bir kültür vardı.”“Tutmamasına imkân yoktu” Aslında programı izleyen ve bu formatın yurtdışından gelip gelmediğini merak edenlere de bir cevap oluyor usta oyuncunun dedikleri. Bir taraftan da her farklı şeyin yurtdışından geldiği kanısından hiç hoşlanmıyor Kalyon. İlkin Plato Film Okulu’nda, 80 kişilik bir salonda oynayıp çektikleri program, Kasım sonundan itibaren 650 kişilik, Ferhan Şensoy Tiyatrosu’na ait bir salonda devam ediyor. Seyirci katılımı […]