Dünyada işsizlik artıyor, fakir işçiler çoğalıyor…

Ayçin Kırbaş Dünya ekonomisini giderek etkisi altına almaya başlayan durgunluk, işsizlik rakamlarındaki artış kaygısını da beraberinde getiriyor. Birleşmiş Milletler verileri, dünya ekonomisinin son yıllardaki canlılığına rağmen işsiz sayısının sürekli arttığını gösteriyor. BM’nin Şubat 2007’de yayınladığı ”The Employment Imperative” başlıklı raporda yeni iş sahalarının dünya nüfus artışının çok altında olduğu belirtilerek “fakir çalışan” sayısındaki yüksekliğe de dikkat çekiliyor. Dünyadaki işsiz sayısı 1996’da 161.4 milyon iken, 2006’da 195 milyona ulaşıyor. Ve 2006 rakamlarına göre 1.4 milyar çalışan da ailesini geçindiremeyecek kadar az para kazanıyor. 2006 istatistiklerine göre dünyada 1.4 milyar insan günde 2 doların altında bir ücrete, 507 milyon ise 1 doların altında bir ücrete çalışıyor. Yani dünyadaki çalışanların yüzde 47,4’ü günde 2 doların altında bir ücretle kendilerini ve ailelerini geçindirmeye çalışıyor. Dünyada 2002 sonrasında işsizlik oranındaki 0,3 puanlık küçük azalmaya rağmen işsiz sayısının artması da bir başka dikkat çekici nokta. Bu durum 2002-2006 arası dünya ekonomisindeki canlanma yanında “işgücüne katılım oranı”ndaki düşüşten de kaynaklanıyor. Dünyada işgücüne katılım oranında Türkiye’deki kadar hızlı bir azalış gözlenmese de yine de bir düşüş trendi gözleniyor. Bir başka deyişle umutsuzlaşan insanlar iş aramaktan vazgeçiyorlar. Dünyada erkek işgücü 1996’dan 2006’ya 80.5’ten 78.8’e düşerken, kadın işgücünün 52.4 ile 10 yıl öncesinden 0.6 puan daha az olduğu göze çarpıyor. BM raporunda, küresel işsizliğin artmasıyla birlikte gücün işverenin eline geçtiğine, işçiyi koruyan sosyal hakların azaldığına, ve işçilerin geleceklerini güvence altına alma isteğinin giderek imkansızlaştığına da değiniliyor. Dünya Bankası’na göre Türkiye yeterli iş yaratamıyor. Dünya Bankası’nın 2006 “Türkiye İş Gücü Piyasası Raporu”na göre Türkiye’nin artan nüfusa oranla iş yaratma kapasitesi de oldukça zayıf görünüyor. 1980 ve 2004 yılları arasında, Türkiye’de çalışma yaşındaki nüfus 23 milyon artarken aynı dönemde sadece 6 milyon iş yaratılabildi. Bunun sonucu olarak, Türkiye’de 50 milyonu aşan çalışma çağındaki nüfusun ancak yüzde 44’ü istihdam edilebiliyor. Bir çok ülkede istihdam oranları yüzde 50’nin üzerinde seyrederken AB-15 ’te bu oran […]
