Etiket ferhat sarıkaya

Ahmet Şık ve Nedim Şener bardağı taşıran damla oldu

HaberVs İlhan Cihaner’e, “Ahmet Şık’ın kitabını okudunuz mu? Kitapla ilgili yorumlarınız nedir?” sorusunu yönelttik. Ahmet’in kitabını okuduğunu, Şık ve Şener’e yapılanların büyük haksızlık olduğunu ancak Ergenekon davasının geçmişinde de Ahmet Şık ve Nedim Şener gibi pek çok örneğin bulunduğunu söyledi. Cihaner’in Ahmet Şık’la ilgili görüşlerini dinlemek için videoya tıklayın…

Fethullah Gülen’le ilgili devlet sırrı ne olabilir?

15 Nisan 2011’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne konuk olan Erzincan eski Başsavcısı İlhan Cihaner’le uzun bir söyleyi gerçekleştirdik. Cihaner Türkiye’nin yargı sisteminden, cemaatlere ve tutuklanmasına kadar kadar pek çok sorumuza yanıt verdi. Yanıtlar, Cihaner’in önümüzdeki dönemde siyasette üstleneceği rolle ilgili de önemli ipuçları veriyor. Yargının, kamuoyunda çok tartışılan ve daha uzun yıllar da tartışılacağını sandığımız kararlara imza attığı bugünlerde Cihaner’in açıklamalarının dikkate değer olduğunu düşünüyoruz. Söyleşiyi kısaltmadan üçe böldük; ilk bölümü aşağıdaki soruları kapsıyor. Cihaner’in verdiği yanıtları izlemek için ilgili videonun üzerine tıklayın. Soru-1: Anadolu kentlerinde görev yapan savcılar gerçekten çok zor koşullar ve ağır bir iş yükü altında çalışıyorlar. Türkiye’de savcılık müessesesi nasıl işliyor? Savcılar bu yük altında eziliyor mu? Soru-2: Siz “önünüze düşmeyen” dosyalar açarak mesleğinizi icra ederken kendinizi riske mi atmış oldunuz? Soru-3: Siyasileşen yargıyla medyanın bir işbirliğine tanık oluyoruz. Medyada pek çok asılsız ve delilsiz iddia ortaya atılıyor. Bu iddialarla hukuki bir mücadele mümkün mü? Böyle bir mücadeleyi pek göremiyoruz şu anda. Soru-4: Var olduğu iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” ile İlhan Cihaner bağlantısını ortaya koyan belgeleri siz görebildiniz mi? Gördüyseniz bu belgelerden tatmin oldunuz mu? Soru-5: Sizce şu anda yargının sorunu siyasete karşı çok duyarlı olması mı yoksa söylendiği gibi son 20-30 yılda hakim-savcı profilinin değişmesi mi? Soru-6: 28 Şubat döneminden bugüne kadar hakim-savcı profilinde bir değişiklik yok diyebilir miyiz? Soru-7:Makamınıza yaptığı baskınla gündeme gelen Savcı Osman Şanal’ın HSYK tarafından alınan özel yetkilerinin iade edilmesinin ve Şemdinli olayıyla tanınan Savcı Ferhat Sarıkaya’nın meslekten ihrac kararının kaldırılmasını nasıl yorumluyorsunuz? Soru-8: Ferhat Sarıkaya kararı, geçmişte yapılan bir haksızlığın tamiri olarak nitelendirilebilir mi?  

‘Ergenekon’un provası Van’da yapıldı’

İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, önceki gün Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından göreve iade edilen eski Van Savcısı Ferhat Sarıkaya olayının yalnızca Şemdinli İddianamesi’nden ibaret olmadığını söyledi. Ferhat Sarıkaya’nın Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı Enver Arpalı’nın 2005’teki intiharından birinci derecede sorumlu olduğunu iddia eden Kazan, bunun için dava açıp şikayetçi olduklarını söyledi. “Süreç kapanırsa davayı AİHM’e götürmeyi görev sayıyorum” diyen Kazan, İstanbul Beşiktaş’ta yapılanların Van’da planlandığını belirterek “Van soruşturması esasında istenmeyen kesimleri ezme planıydı, başarılı olursa her yerde uygulanacaktı, öyle de oldu” dedi. Turgut Kazan, HSYK’nın böylesine bir eylemin sahibini yetkilendirmesinin özel yetkilili mahkemelerin nasıl bir yapısı olduğunu anlamamız için tipik bir örnek olduğunu belirtti. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “dokunulmazlıklar kaldırılacak” sözünden hep geri durduğunu ve Anayasa Komisyonu başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu’nun “dokunulmazlıkları kaldıracağız ama arkadaşlar yargıya güvenmiyorlar” sözünü hatırlatarak, 12 Eylül referandumunu hükümetin güveneceği yargıyı gerçekleştirmek için oynadığı bir oyun olarak tanımladı. Silivri Kampüsü İstanbul Bilgi Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü’nün düzenlediği Basın Özgürlüğü ve Hukuk Konferansı 15 Nisan 2011 tarihinde üniversitenin Dolapdere kampüsünde gerçekleşti. Gazeteci Ümit Zileli, Turgut Kazan ve Erzincan Eski Başsavcısı İlhan Cihaner’in konuşmacı olarak katıldığı konferansta Basın Özgürlüğü ve Hukuk konusu, ağırlıklı olarak da Ergenekon davası konuşulu. Ümit Zileli ise Silivri Cezaevini ziyaret ettiği bir gün tabelada Silivri Kampüsü yazdığını belirterek, aslında bu yazılanın doğru olduğunu ve içerde tutulan o kadar rektör ve profesör varken orasının adeta bir kampüs haline geldiğini söyledi. Nasıl bir ülkede yaşadığımızı görmek için herkesin en az bir kere Silivri’yi ziyaret etmesi gerektiğini söyeleyen Zileli, adalet duygusunun nasıl ortadan kalktığını anlayabilmek için Silivri Cezaevinin görülmesinin yeterli olacağını belirtti. “Türkiye’ de asla olmayan bir şeyden bahsedeceğim” diyen Zileli, “Şimdilerde esamesi bile okunmayan” basın özgürlüğü üzerine konuştu. Gazetecilik yaşamında 30 yılı geride bıraktığını belirten Zileli, darbe dönemi ile şimdi Silivri’de görülen davalar arasında çok önemli bir farkın olduğuna değindi. […]