Kadınların direnişi, direnişin sineması

13 Mart'ta 13'üncü kez perdelerini açan Filmmor Gezici Kadın Filmleri Festivali 60 filmle 6 kenti dolaşıyor.

13 Mart'ta 13'üncü kez perdelerini açan Filmmor Gezici Kadın Filmleri Festivali 60 filmle 6 kenti dolaşıyor.

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BİFED) başladı.

Bu yıl ilki düzenlenen Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Film Festivali BIFED, yarışmalı bölümüne çevre konulu belgeselleri bekliyor.

Volkan Ağır The Power of the Game 2010 Dünya Kupası’nın ev sahibi Güney Afrika’yla başlıyor. Bu turnuvayı görmeden ölmeyeceğine inandığım 89 yaşındaki Nelson Mandela’dan başlayarak ülke çapında, tüm kurumlarıyla giriştiği hazırlık çalışmalarına tanık oluyor. Dünya Kupası organizasyonuyla birlikte, ülkedeki her türlü ve özellikle de ekonomik zorlukların aşılacağına değinen film, 2006’da düzenlenen bir önceki turnuvaya katılamayan ve böylece büyük bir tecrübe eksikliği yaşayan Güney Afrika’nın önündeki güçlüğü de gözler önüne seriyor: İkinci sınıf insan olarak yetiştirilen siyahların beyazlarla eşit düzeyde etkileşime geçememesinin ülkede yarattığı hayal kırıklığına dikkat çekiyor. Futbol konusunda, az gelişmiş pek çok ülkenin bile gerisinde kalan, ama son yıllarda geride kalmışlığını telafi etmek için hızlı adımlar atma çabasına giren ABD için de bir bölüm ayrılmış filmde. Amerikalılar futbol oyununa, kendi “football”larıyla karıştırmamak için “soccer” isimi veriyor. Michael Apted, bu farklı anlayışı aktarabilmek için ABD futbolunun önde gelen isimleriyle konuşuyor. Milli Takım Teknik Direktörü Bruce Arena’yla, takımın sembol ismi Landon Donovan’la röportaj yapıyor. 1994 yılında bu ülkede düzenlenen Dünya Kupası’nda kurulan ve Amerika’daki futbol sevgisini artırmak için çabalayan taraftar grubu “Sam’s Army”nin üyeleri ve kurucuları ile birlikte oluyor. İran’da kadın olmak Filmin en ilgimi çeken kısmı ise İranlı kadın gazetecinin futbola merakının anlatıldığı bölüm. Tehlikeli olduğu iddiasıyla, kadınların maçlara girmesinin izin verilmediği ülkede Mahin Gorji’nin örnek mücadelesi aktarılıyor bu bölümde. Kadın spor yazarı, küçük bir çocukken erkek kılığında stadyuma girerek izlemiş ilk maçını. Amcasıyla girmiş stadyuma. Şimdilerde işinden dolayı stadyumlara girebilen tek kadın. Ancak, ne yazık ki erkek gazetecilerin sözlü tacizlerine maruz kalmaya devam ediyor. 2006 Dünya Kupası’nı ABD’de takip eden az sayıdaki kadın gazeteciden biri olan Gorji, bu turnuvadaki tecrübelerini paylaşıyor izleyiciyle. İran’daki kadın futbol takımlarının antrenman görüntülerinin de yer aldığı film, gerçekte kadınların bu ülkede bu oyuna birçok ülkeden daha çok ilgi gösterdiğini aktarıyor. 2006 Dünya Kupası esnasında Almanya’nın Berlin şehrinde olmayanların farkında olmadığı sokak futbolu turnuvası da […]