Taraf: “Sansür yok, hukuki inceleme var”

Mustafa Kuleli Dün, Medyakronik’te “Solcular Ergenekon’da taraf oldu, Taraf sansür koydu!” başlıklı bir haber yayınlamış ve haberin sonunda Taraf Gazetesi’nden açıklama beklediğimizi belirtmiştik. Beklenen açıklama geldi. Gazete’nin Yazı İşleri Müdürü Eray Özer, telefon ederek neden ilana müdahale ettiklerini anlattı. Taraf’ın doğrudan görsel malzemeye yönelik bir müdahalesinin olmadığını belirten Özer, gönderilen ilanı incelediklerini, suç sayılabilecek unsurlar olduğu için, ya görsel malzemenin ya da “Savaş suçluları mahkemesi kurulsun, kirli savaş baronları yargılansın” ifadesinin değiştirilmesini istediklerini söyledi. Fotoğraf kolajında Yaşar Büyükanıt gibi, hala görevde olan ve haklarında kesinleşmiş bir suç bulunmayan insanlara da yer verildiğini söyleyen Özer, “Suç unsurunun tarafı olmak istemedik” dedi.Bunun rutin bir uygulama olduğunu ifade eden Eray Özer, ESP’ye yönelik özel bir tutum içinde olmadıklarını, tüm ilanları hukuki açıdan incelediklerini söyledi. Hatırlanacağı gibi Ezilenlerin sosyalist Platformu (ESP) 2 Ağustos’tan beri Birgün Gazetesi’ne verdiği “Darbeciler yargılansın” konulu ilanlarda Kenan Evren, Tansu, Çiller, Yaşar Büyükanıt gibi isimlerin portrelerine yer vermiş, Taraf Gazetesi ise ilanlardaki görseli değiştirerek yayınlamayı kabul etmişti.

Solcular Ergenekon’da taraf oldu, Taraf sansür koydu!

Mustafa Kuleli Bu aralar öyle şeyler oluyor ki memlekette, insan kime ne diyeceğini, nerede duracağını, kime inanacağını şaşırıyor. Ortalık böylesine toz duman iken, servis edilen sahte/gerçek belgeler havada uçuşur, iddia ve ithamdan geçilmezken, birileri “ölümüne demokrat” edasıyla ortalarda salınıp, herkese demokrasi ve özgürlük “ayarı” verirken, bir de bakıyorsun ufacık bir detay ezberleri bozuveriyor. Hem de hiç beklenmeyen bir anda, beklenmeyen bir biçimde… 2 Ağustos Cumartesi gününden beri Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP), Taraf ve BirGün gazetelerine ilan veriyor. Bu ilanlarda, 6-7 Eylül olaylarından Hrant Dink cinayetine, Gazi Mahallesi’nden Şemdinli’ye, 1 Mayıs 1977’den Güngören bombalamasına kadar pek çok olayın kontrgerilla tarafından gerçekleştirildiği belirtilip, farklı isimlerle (İttihat ve Terakki, JİTEM, Özel Harp Dairesi ve TİT) anılan bu organizasyonun “sistematik bir suç imparatorluğu” olduğu ifade ediliyor. İlanın üst kısmında, metni tamamlayan bir fotoğraf kolajı dikkat çekiyor. En önde Kenan Evren, Mehmet Ağar, Hurşit Tolon, Tansu Çiller gibi isimlerin yer aldığı, Şevket Kazan, Yaşar Büyükanıt, Korkut Eken, Veli Küçük, Yeşil gibi portrelerle tamamlanan bu kolajın üstünde “Bize güç verin, onlara diz çöktürelim” ve altında “Savaş suçluları mahkemesi kurulsun, kirli savaş baronları yargılansın” yazıyor. Ne kadar çarpıcı değil mi? Ama maalesef Taraf Gazetesi’nden birileri bizim gibi düşünmüyor, okurların ilanı bu şekilde görmesini sakıncalı buluyor. Taraf’ta yayınlanan ilanda, kolajın olduğu yere, Susurluk’ta kaza yapan Mercedes marka otomobilin ve Şemdinli olayının fotoğrafı konmuş. Başlıklar ve metin ise aynen duruyor. Bunun üzerine işkillenip, bir ESP temsilcisi ile telefonda görüştüm. “Maalesef Taraf orijinal ilanı basmak istemedi” dedi. Şimdi insan “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” demez mi. Bu durumu açıklayabilmek mümkün mü? “Ergenekoncular”ın fotoğraflarını her gün koca koca basan Taraf, bu ilandan neden rahatsız olur? Kenan Evren üzülmesin diye mi? Yaşar Büyükanıt görevde olduğu için mi? Tansu Çiller ya da Mehmet Ağar’a duyulan derin saygıdan mı? Madem ilan hoşunuza gitmiyor, niye eğip bükmek pahasına yayınlıyorsunuz? Bu tutumun, hem Arçelik’i […]

İşçiyiz, genciz, kamptayız!

Mustafa Kuleli Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM) ile DİSK ve Türk-İş’e bağlı sendikalar, dünya çapında bir genç işçi buluşması düzenliyor. Rosa Luxemburg Vakfı, İşçi Filmleri Festivali ve Şişli Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenecek olan “Dünya Genç İşçi Buluşması 2008 / Türkiye” kapsamında, dünyanın birçok ülkesinden gelecek genç işçiler, Türkiye’deki genç işçilerle buluşarak örgütlenme ve mücadele deneyimlerini paylaşacak, uluslararası dayanışmanın olanaklarını tartışacaklar. Birleşik Metal-İş’in Balıkesir Gönen’deki Kemal Türkler Tesisleri’nde 7-15 Haziran 2008 tarihlerinde gerçekleşecek olan bu buluşma Türkiye’de bir ilk olacak. Buluşmaya İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Gebze, Diyarbakır ve Batman başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden katılım sağlanacak. Diyarbakır’da çalışan sendikalı ve sendikasız çok sayıda genç işçinin kampa katılımı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenecek. Buluşmaya yurt dışından Almanya, İtalya, Rusya, Sırbistan, Kosova, Bosna, Mısır, Belçika, Azerbaycan, Kazakistan, Venezüella, Şili, Bolivya, Arjantin, Brezilya ve Filipinler’den genç işçi temsilcileri katılacaklar. “Örgütlü yaşam ve güvenli gelecek” “Örgütlü yaşam ve güvenli gelecek” için buluşacak olan genç işçiler 9 günlük bu buluşma kapsamında paneller, forumlar, söyleşiler, atölye çalışmaları, film gösterimleri ve konserler gerçekleştirecekler. Program, Türkü Hazel’in sunuculuğunu yapacağı ve Moğollar’ın sahne alacağı 8 Haziran’daki açılış gecesi ile başlayacak. Buluşma kapsamında yapılacak panellerde ‘Genç işçiler ve sorunları’, ‘Emek göçü ve ırkçılık’, ‘Endüstriyel futbol / spor’, ‘Çalışma hayatında ve sendikal alanda kadın’, ‘Mesleki eğitim’, ‘Çevre’, ‘İşçi sınıfı, sendikalar ve siyaset’, ‘Savaş ve barış’ konuları ele alınacak. Kampın 3 günü boyunca yapılacak atölye çalışmalarında mücadele deneyimlerini ve örgütlenme olanaklarını tartışacak genç işçiler, düzenleyecekleri forumla da atölye çalışmalarının sonuçlarını birbirleriyle paylaşacaklar. Kamptaki bir diğer forum ise kadın işçilerle ilgili olacak. Çalışma alanında ve sendikal alanda kadının yerinin konuşulacağı foruma çeşitli işyerlerinden çok sayıda kadın işçi de katılacak. Türkiyelilere Latin Amerika dersleri Yurt dışından katılan işçi temsilcileriyle birlikte yapılacak söyleşilerde, temsilciler mücadele deneyimlerini paylaşacak. Bu kapsamda Latin Amerika’da yaşanan neoliberal yıkım politikalarının sonuçları ve buna karşı gerçekleştirilen “işgal fabrikaları” deneyimleri anlatılacak. Arjantin […]

68’in öğrencileri “o günler”i anlattı

Mustafa Kuleli “Türkiye’de 1968” başlığıyla dün Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) gerçekleştirilen panelde, 68 öğrenci hareketinden Ragıp Zarakolu, Gün Zileli, Veysi Sarısözen ve Ergun Aydınoğlu Türkiye ve Avrupa’daki 68 hareketini tartıştı. YTÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü tarafından düzenlenen panele öğrencilerin ilgisi yoğun oldu.YTÜ Öğretim Görevlisi Ergun Aydınoğlu, 68’in özellikle Fransa ve Çekoslavakya’yı tamamen değiştirdiğini, bunun yanında Türkiye, İtalya, Almanya, Yugoslavya, Polonya ve Meksika gibi ülkelerde de çok derin izler bıraktığını söyledi. “Türkiye’de, 1968’de, ‘demokratik üniversite, demokratik ülke’ talebiyle yapılan kitlesel eylem ve işgaller ilk ve sondur” diyen Aydınoğlu, bugün 68’li kimliğinin bir statü haline gelmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.1968’de Türkiye’deki üniversitelerde yaşanan olayların, başlangıçta örgütlerin liderliği ve kontrolünde değil, isimsiz öğrencilerin kendiliğinden gelişen kitleselliğiyle yaşandığını belirten Gün Zileli, hareketin varolan Kemalist ideolojik hegemonyaya sırtını dayadığını ve bunun bir hata olduğunu söyledi. “68’de Batı’daki eylemlerde ulusal bayrak taşınmıyordu. Ama Türkiye’deki eylemlerde Türk bayrakları, Atatürk resimleri görüyorduk” diyen Zileli; Batı’daki 68’liler iktidarı sorgularken, Türkiye’dekilerin hangi yoldan olursa olsun iktidarı istemesinin çok önemli bir fark olduğuna işaret etti.“68 baharını sosyalizm için yeni bir açılım, bir sıçrama olarak düşündük ama Eylül’de Sovyetler’in Çekoslavakya işgali ile yanıldığımızı anladık” diyen yayıncı Ragıp Zarakolu, süreç içinde öğrenci hareketi ve Türk siyaseti arasındaki ilişkiye değindi. “68’liler tarihi eser mi?” “Şimdi burası tıp fakültesi olsaydı, siz kadavraları inceleyecektiniz. İdari bilimler olduğu için bizi çağırdınız, 68’lileri inceliyorsunuz” sözleriyle salondakileri güldüren Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Başkan Yardımcısı Veysi Sarısözen, “Tarihi eser muamelesi görmek hoşumuza gitmiyor” dedi. Sarısözen, ilk üniversite işgalinin kendiliğinden gelişen biçimini ve Deniz Gezmiş’in liderlik özelliğini bir anekdotla aktardı:“Biz meselelere daha tutucu ve bürokratik bakıyorduk. Çünkü örgütlüydük. Biz bahçede üniversite işgalini hangi ay yapalım diye tartışırken, bir de baktık Deniz orada bağırıp çağırıyor. Önce 5-10 kişi toplandı etrafında, sonra kalabalık birden büyüdü, insanlar amfilerden çıkıp kalabalığa katıldı, hukuk fakültesine doğru yürüyüşe geçtiler. Biz de birbirimize baktık ve karar […]

Sosyoloji Öğrencileri Kongresi Santral’deydi

Mustafa Kuleli Değişik üniversitelerden sosyoloji öğrencilerini 14’üncü kez biraraya getiren Sosyoloji Öğrencileri Kongresi, geçen hafta sonu, santralistanbul’da yapıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Kulübü, İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Öğrencileri Topluluğu ve Mimar Sinan Üniversitesi Sosyolojik Araştırmalar Kulübü’nün ortaklaşa düzenlediği Kongre, 23 üniversiteden bin 345 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Hacettepe, Anadolu ve Akdeniz Üniversiteleri’nden öğrenciler, üç gün boyunca; iktidar, toplumsal hareketler, militarizm, Avrupa Birliği, ulus devlet, Kürt sorunu, kemalizm, milliyetçilik, kadın sorunları, toplumsal cinsiyet, küreselleşme, kamusal alan, kentsel dönüşüm, medya, din, sanat gibi pek çok başlık altında sunumlar yaptı. Şehir dışından gelen 500’e yakın katılımcı, kongrenin yapıldığı santralistanbul yerleşkesine kurulan çadırlarda yattı. Ancak soğuyan hava nedeniyle bazı öğrenciler çadır alanı yerine E2 ve E3 binalarında konaklamak durumunda kaldı. Pek çok oturumda, sunumlar bittikten sonra uzun süre tartışmalara devam edildiği gözlendi. Kürt sorunu, kadın sorunları ve gökkuşağı atölyeleri geniş bir katılımcı grubuyla gün boyu devam etti. Cuma ve Cumartesi geceleri sabaha kadar film gösterimleri yapıldı. Özellikle Cuma akşamı gösterilen Devrimci Gençlik Köprüsü belgeseli, büyük beğeni topladı. Karl Marx, Emile Durkheim, Max Weber, Theodor Adorno adlı salonlardaki tüm oturumlar tamamlandıktan sonra, Pazar günü kapanış oturumu yapıldı ve bu oturumda 15. Kongre için Ege ve Van Yüzüncü Yıl Üniversiteleri yarıştı. Her üniversitenin bir oy hakkıyla katıldığı oylamada Ege Üniversitesi 13, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi 10 oy aldı. Bir sonraki kongre, 2009 yılının Mayıs ayında Ege Üniversitesi’nin İzmir – Bornova’daki yerleşkesinde düzenlenecek.