Etiket oyunculuk

‘Halit Ergenç çok benzedi ama Haluk Bilginer daha iyi oynadı’

Atatürk’ü sahnede canlandıranlardan biri de tiyatro oyuncusu Nurseli İdiz’di. HaberVs, “Cumhuriyet Kadınları” başlıklı proje için Atatürk kılığına giren İdiz’e kadın gözünden Atatürk’ü ve Atatürk’ü canlandırmanın nasıl bir duygu olduğunu sordu. Sahnede Atatürk’ü canlandırmak nasıl bir duygu?Şimdi aktörler için öyle büyük bir dezavantaj ki Atatürk’ü canlandırmak yani vardır ya tarihimizde böyle idoller. Hakikatten bir efsaneyi canlandırmak çok zor bir şey. Çünkü hiç kimseyi onun yerine koyamıyorsunuz. Hiç kimseyi ona benzetemiyorsunuz. Çünkü sadece yaptıkları ile değil, fiziği ile de çok etkileyici bir adam. Karizması ve ışığıyla; o ışığı yakalamak bir aktör için çok zor bir şey. Onun için yapılan işlerdeki hiçbir Atatürk’ü aslına benzetemiyorum. Rutkay Aziz, Haluk Bilginer ve Sinan Tuzcu Atatürk’ü canlandırdı. Sizin gözünüzde kim en iyi ifade etti?Tip olarak benzeyen en çok Halit Ergenç oldu ama en iyi oynayan da Haluk Bilginer oldu. O halini tavrını, yaklaşımını yani oyunculuk olarak Haluk’un ki daha iyiydi. Ama fiziki benzerlik konusunda da Halit Ergenç daha başarılıydı. Yapılan projelerde Atatürk’e bakış açılarını nasıl buluyorsunuz?Yani tabi Atatürk’e çok resmi tarihten değil de farklı bir bakış açısından bakmak lazım. Yani onun felsefesini, onun dünya görüşünü, onun devlet anlayışını iyi anlamak iyi araştırmak ve iyi yorumlamak gerekiyor. Yani körü körüne bir takım kişilerle değil gerçekten Atatürk’ün felsefesinin derinliğine inmek lazım. İnildiği zaman yani ne kadar çağdaş, ne kadar aydınlık, bir düşünce adamı olduğunu bir filozof olduğunu görmek mümkün.

Alican Yücesoy: ‘Atatürk’e benzemek yalnızca ayrıntı’

Atatürk’ü bir yabancı daha iyi oynayabilir mi? Veya Atatürk’ü sevmeyen bir oyuncu Atatürk’ü daha iyi canlandırabilir mi? Son denemin beyazperdedeki Atatürk’lerinden biri Alican Yücesoy, bir aktörün Atatürk’ü sevmesinin, tanımasının veya ona benzemesinin oynadığı rolle hiç bir ilgisinin bulunmadığını düşünüyor. HaberVs, “Atatürk olmanın” nasıl bir duygu yarattığını, bir aktörün kariyerini nasıl etkilediğini Alican Yücesoy’a sordu. “Son Osmanlı Yandım Ali” filminde Mustafa Kemal’i canlandırdınız. Atatürk’ü oynamak size neler hissettirdi?Yani güzel bir şey tabi. Ülke için önemli birini, sadece bizim insanımız için dünyadaki bir çok insan için de çok önem taşıyan, herkesin bildiği birini oynamak ya da oynamaya kalkışmak tabi ki gurur verici bir şey. Hele ki ailece seviyorsanız o kişiyi… Ailemin Atatürkçü olduğunu, öyle yetiştirildiğimi de söyleyebilirim. Bu rol size nasıl teklif edildi?Ben Bulgaristan’a tatile gitmiştim. Bir gün konservatuardan arkadaşım Doğacan aradı. “Seni arıyorlar Özen Film’den sürekli” dedi. “Ne için?” dedim. “Bir rol var ama söylemediler” dedi ve aramam için bir numara verdi. Döndüm ama aramayı unuttum. Sonra Latif Akgedik aradı beni. “Seni arıyoruz ulaşamıyoruz nerdesin sen?” dedi, o zaman öğrendim Atatürk rolü için benimle görüşmek istediklerini. Konuştuk, görüştük. Tabii ki bana böyle bir rolün teklif edilmesi beni çok onore etti. “Rolün gerçekleşip gerçekleşmemesi hiç önemli değil. Bu rol için beni düşünmüş olmanız çok hoşuma gitti” dedim. Bir makyaj denemesi yapıldı. Yaşlandırmak için plastik makyaj yaptılar ondan sonra tamam dediler. En son olarak Özen Film’in sahibi Mehmet Soyaslan’la görüştük. Atatürk’ün bir fotoğrafı vardır hepimiz biliriz uzağa doğru bakar. Benden o bakışı yapmamı istedi. “Tamam işte bu bakış” dedi. Sonra da oldu. Kabul ederken bir tereddüt yaşadınız mı?Tabii bazı kaygılarım oldu. Herkesin bildiği birini canlandırmak birazcık güç bir şey. Çünkü herkesin fikir sahibi olduğu birinden bahsediyoruz. Bunlar bıçak sırtı rollerdir. Herkes bir şey söyleme hakkını bulur kendinde. Herkes bilgi sahibi olduğunu iddia eder. Nutuk’u okudunuz mu diye sorarsanız size hayır der. O sebepten […]