Etiket pragmatizm

Yapıbozum, pragmatizm ve siyaset: Ne alakası var?

Barış Aydın “İnsan bilincini sarıp kuşatan ve kendine göre meşru nedenleri olan binlerce durumu gözden uzak tutmuyorum. Bunlar bilincin içine kapatıldığı bir dairedir. Ancak bu daire, hareketli, canlı, dönüp duran, her dakika, her saniye, çemberini ve merkezini değiştiren bir dairedir. Böylece, bu daire içine kapatılmış ve onunla birlikte yer değiştiren tüm insan iradeleri de, her an, karşılıklı olarak, oyunun koşullarını değiştirebiliyorlar, özgürlüğü işte bu hareket oluşturuyor.”Charles Baudlaire Siyaset mefhumu, tarihin hiçbir döneminde, günümüzde olduğu kadar içeriksiz ve kifayetsiz olmamıştır. Şimdilerde tamamiyle teknik bir alan olarak kurgulanır hale gelen bu mefhum, bilimin hiper-rasyonel çözümlerinin ışığında bir yönetim bilimleri kompleksi olarak tanımlanabilir. Bir diğer deyişle, siyaset etme/yapma işi, uzmanlarca hazırlanmış ve paket haline getirilmiş ‘istikrarlı’ ekonomi politikaları, dış politika stratejileri vs., siyasetin öznesi olmaktan çok nesnesi (müşterisi) olan veya bu duruma indirgenen insanlar tarafından tüketilmeyi bekleyen birer meta olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Siyasete dair bu algı cariyken dünya üzerindeyse, yaramaz bir çocuğun ‘onu da isterim bunu da isterim’ tavrıyla sağa sola horozlanan bir imparatorluk namzetinin doymakbilmez iştahını, özellikle 3. Dünya ülkelerinde sürmekte olan din ve ırk çatışmalarını; parçalanmış kimlikler, yabancılaşmış, cemaat tipi ilişkilerde kendilerini kurgulayan, kendi kamusallarını yaratıp daha genel bir kamusal yaşamdan kopan ve dolayısıyla ötekine, başka olana karşı reflektif bir saldırgan tavır takınan, farklılığa ve kendinden olmayana tahammülsüz, otarşik ve yer yer oldukça hiyerarşik toplumsal yapıların vücuda getirdiği, akortsuz, ahenksiz, biraraya getirilemez, kaotik ve çoğu zaman şiddet düşkünü toplumların nümayişini seyreyliyoruz. Bütün bu hadiseler siyasal bir yenilenmeye olan ihtiyacı iyiden iyiye hissettirmeye başladı. Peki ama nereden başlamalı?! Sorunun menşeiyle ilgilenerek mi yoksa mevcut durumdan vazifeler yaratarak mı? Biz şimdilik birinci yolu tercih etsek de, bu meselede menşe problemine yanıt vermek çok parçalı bir yapboza rahmet okutacak denli yorucu bir iş olacaktır kuşkusuz. Lâkin (biraz kestirmeden de olsa) şurası muhakkak ki, bu girişim, modernizm denen musibetle çokça iştigal etmemizi […]