Etiket birliği

Bilgi’de seçim var!

Hakan Cönbez İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin tüm yerleşkelerinde şu sıralar hummalı bir seçim kampanyası devam ediyor. Üniversite kurulduğundan bu yana yapılan Öğrenci Birliği seçimleri için bu yıl bir kez daha sandık başına gidilecek. Oy verme işlemi 7 Mayıs sabahı başlayıp 9 Mayıs akşamı bitecek. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Kuştepe, Dolapdere ve Silahtarağa yerleşkelerindeki sandıklarda sadece öğrenciler oy kullanabilecek. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğrenci Birliği seçimlerine bir gün kala yarışta Bilgim ve Armada adlı gruplar vaatleri ve yaptıkları seçim çalışmalarıyla öne çıkıyor. Random ise anarşist tavrını sürdürmekten yana, bu iki grubun tersine büyük vaatlerden uzak, aykırı bir grup görüntüsü çiziyor. “Bu yıl da biz kazanacağız” İki sene önce Bilgi Üniversitesi öğrencisi Volkan Çakıroğlu tarafından kurulan Bilgim o günden bu yana katıldığı tüm seçimlerden zaferle çıkıyor. Bilgim Grubu’nun şimdiki Başkanı Sertaç Özmansur, bu yılki seçimin de kendileri adına zaferle sonuçlanacağına inanıyor. “Kontrollü çalışıyoruz. Sanki hep kaybediyormuşuz gibi motive olmaya çalışıyoruz. Bu ruh hali de motivasyonumuzu arttırıyor. Son iki yıl başarılı olduk, bu sene de böyle olacak.” “Bilgim’in egemenliğine son vereceğiz” Bilgi Üniversitesi 3. sınıf öğrencisi aynı zamanda Armada kulübü kurucu başkanı Onur Tekindağ ise iki senedir süregelen Bilgim egemenliğine bu yıl son vereceklerini söylüyor. “Seçimlere üç aydır çok yoğun bir şekilde hazırlanıyoruz. Öğrencilerin sorunlarını dinledik, ihtiyaçlarının farkındayız ve bunları karşılamak için bu göreve talibiz.” Tekindağ, seçim propagandaları sırasında geliştirdikleri bir projeden de söz etmeden geçemiyor. Armada’cılar eğer seçimi kazanırlarsa bir kulüp havuzu oluşturup yaptıkları organizasyonlardan elde ettikleri gelirin yüzde 70’ini o havuza aktararak öğrenciler için kullanacak. “Amacımız seçimi kazanmak değil farkındalık yaratmak” Random üyesi aynı zamanda Bilgi Üniversitesi Sinema Kulübü Başkanı Tuğçe Çotuk ise yarın başlayacak oy verme işleminden önce şunları söylüyor: “İnsanlar köfte partileriyle ya da büyük organizasyonlarla kandırılabilir. Zaten tarihteki seçimler böyle kandırmacalarla dolu. Random’ın amacı seçimi kazanmak değil, öğrencilerin hakkını arayan gerektiğinde okul yönetimiyle kendi hakları için kavga edebilen kulüp olmak. Geçen […]

O Brother, Where Art Thou? (Nerdesin be birader?)

Vildan AyBrüksel – Ankara hattında bu aralar hava kötü. İki başkent arasında kaynağı belirsiz soğuk rüzgârlar esiyor. Türkiye’de, Avrupa yolundaki reformlara hız verecek bir enerji görülmüyor. Avrupa da bu kez bu nazlı yâre jest yapmama konusunda kararlı… Avrupa Birliği (AB) yıllardır ifade özgürlüğü ve Türklüğe hakaret ile ilgili Türk Ceza Kanunu’ndaki (TCK) 301. Madde’nin kaldırılmasını istiyor. Ancak Ankara, verilen bu sinyali daha çok ifade özgürlüğü olarak algılamaya yanaşmıyor. Brüksel, Türkiye’nin bir izolasyona doğru ilerlemekte olduğu endişesini taşıyor. AB’li yetkililerin konuşmalarına hâkim uyarıcı ifadeler bu endişeye işaret ediyor. Türk diplomatları da bu rota değişikliğini doğruluyor ve bunu Ankara’daki motivasyon bozulmasına bağlıyorlar. Rotadaki sapışı gösteren ve endişeyi artıran bir unsur da kamuoyu araştırmaları… Araştırmalar Türk insanının AB ve Batı heyecanını yitirdiğini ortaya koyuyor. Yiten Heyecan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Marshall Fonu´nun düzenli yayınladığı Transatlantic Trends adlı rapora göre Türkler, ABD ve Avrupa Birliği´ne soğuk bakıyor. Temmuz 2007 tarihinde yapılan araştırmaya katılan Türklerin yüzde 54´ü AB´ye üyeliğin iyi olduğunu düşünürken yüzde 22´si olumsuz baktığını söyledi. Hâlbuki Türkiye´de AB üyeliğine destek 2004 yılında yüzde 73 seviyesindeydi. 2 yıl içinde bu oranın yüzde 54´lere kadar gerilemesi dikkat çekici bir sonuç. Türkiye’deki entelektüel kesim de gelişmeleri endişeyle izliyor. Son olarak 100’ü aşkın aydın imzaya açtıkları bildiriyle hükümete, “AB konusunda gerekli adımları at” çağrısında bulundu. Bildiride “Artık bahane kalmadı” ifadesine yer verildi. Bütün bu kara tablo içinde aydınlık bir noktayı gözden kaçırmamalı! Türkiye ile AB ilişkileri süreç boyunca dönemsel iniş çıkışlar yaşamış olsa da tarafların birbirlerinden kopamadıkları aşikâr… Konu üzerine çalışan uzmanlar, gerilimin en yoğun olduğu dönemlerde bile temel bir kopmadan kaçınıldığını ifade ediyorlar. Anketlere göre Türkiye, AB’yi tanımıyor Avrupa Birliği, az buz değil, Türkiye’nin 40 yıllık yönü. Oranlar şu anda gerilemiş olsa da Türk halkının çoğunluğu (anketlere göre yüzde 54 ile yüzde 82 arasında değişiyor) AB üyeliğini istiyor. Rakamlardaki bu dalgalanma ise bir kafa karışıklığına işaret […]