Etiket björk

Arena’da ayin

Müge Doğrular Björk’ü bana ilk dinleten kişi babamdı. Küçükken beni Pink Floyd’lar Supertramp’ler dinleterek büyütmüştü, 1997 çıkışlı Björk albümü Homogenic’i de elime o tutuşturmuştu. Homogenic ve Madonna’nın 1998 çıkışlı albümü Raf of Light hayatımın en önemli albümlerindendir. Björk dendi mi aklıma ilk Homogenic gelir. O kadar çok severim ki o albümü, diğer albümlerini de çok beğenmeme rağmen onun kadar dinlememişimdir. Lenny Kravitz konserinden dört gün sonra Kuruçeşme Arena’ya tekrar ayak bastığımda karşılaştığım manzaraya şaşırdım. Çünkü konserin başlamasına neredeyse bir saat kalmıştı ve alandaki “kalabalık” tek tek sayılabilecek kadardı. Arkadaşımla beraber 300 YTL’lik biletle girilebilen sahne önünün hemen arkasına, sahneyi görebileceğimiz en uygun noktaya kurulduk ve konserin başlamasını bekledik. Arena, konser başlayana kadar doldu dolmasına ama Lenny Kravitz’deki kalabalık yoktu, hatta dolmayan sahne önünü doldurabilmek için arkadaki şanslı seyircilerin girmesine izin verdiler. Biz de onlardan biri olduk, en öndeki muhteşem yerimizi kaptık. (Kolonların hemen önündeki bu yerin tek kusuru, bas sesleri titreyen ciğerlerimizde hissetmek olacaktı.) Konser beklenen saatten on dakika sonra başladı. Björk’ün on kişilik bandosu (Wonderbrass) tek sıra halinde sahneye çıktı, arkalarından hoplayıp zıplayarak Björk geldi, ağzında son albümü Volta’nın giriş parçası Earth Intruders’ın sözleriyle. Kırmızı ve lameli ilginç elbisesi, parlak taytı, çıplak minik ayakları, minik boyuyla ve dev sesiyle karşımızda duruyordu. Kimseye benzemiyordu, yine orjinaldi. Sahneyi süsleyen bayraklar mor ve kırmızı ışıklarla renklendiriliyordu. İlk parçada sahneden yükselen alevler tüylerimizi ürpertti. Seyirciyle iletişime girmekten kaçınan Björk sevilen parçalarını ardı ardına seslendirdi. Parçaları da albüm versiyonlarından daha farklı bir şekilde yorumladı; bazılarını da sadece üflemeli enstrümanlar kullanan on kişilik bandosu eşliğinde seslendirdi. Sırasıyla Hunter, Pagan Poetry, Desired Constellation, The Pleasure Is All Mine, Joga, Overtrue, Immature, Army Of Me, Triumph Of Heart,Five Years, Cover Me, Wanderlustve Hyperballad’ıseslendirdi. Bir parçasında ellerinden beyaz iplikler saçtı, sürekli dans etti, elleriyle parçaların ritimlerine eşlik etti, ponpon benzeri ipe bağlı aksesuarını salladı ve Plutoile sahneden ayrıldı. […]

Yaza capcanlı girme rehberi

Müge Doğrularmdogrular@medyakronik.com Heyecan dolu bir yaz programı müzikseverleri bekliyor. Yeni isimlerin katılımıyla bu program ilerleyen günlerde katlanarak zenginleşecek. Bol müzikli yazlar.Fanfare Ciocarlia –2 Mayıs 2008 – Yeni Melek: New York Times ve The Guardian’a göre dünyanın en iyi Balkan brass orkestrası olarak gösterilen Fanfare Ciocarlia, özellikle Fatih Akın’ın ‘Duvara Karşı’ filmindeki performansıyla Türkiye’de tanınıyor. Hızları, karmaşık ve çekici melodileri, kışkırtıcı ritimleriyle grup, Balkan müziğinin yaşayan efsanesi sayılıyor. Trompet, tenor ve bariton saksafon, tuba, klarnet, davul ve perküsyon gibi çok geniş bir enstrüman yelpazesine sahip olan ve son derece başarılı müzisyenlerden oluşan Fanfare Ciocarlia, Türk, Bulgar, Sırp ve Makedonya ezgilerini harmanlayıp Rumen müzikleriyle bütünleştiriyor. Kylie Minogue –20 Mayıs 2008 – Kuruçeşme Arena: Avustralyalı pop şarkıcısı, şarkı yazarı ve aktrist Kylie Minogue, 1987’de başladığı müzik kariyerinin dönüm noktasına 2000’de ulaştı. 2000’de Light Years, 2001’de Fever ve 2003’te yayınladığı Body Language ile milyonlarca albüm satışı ve liste başarısı elde etti. On A Night Like This, Can’t Get You Out Of My Head, Slow gibi hitlerle bir pop ikonu haline gelen Kylie Minogue son olarak 2007’de yayınladığı 10. stüdyo albümü X kapsamındaki Kylie X 2008 turnesinde İstanbul’u ziyaret edecek. “Eklektik sound’ların biraraya geldiği X albümü bana daha taze, heyecanlandırıcı ve yenilikçi bir canlı şov yaratmamı sağlıyor. Bu şov hem benim hem de seyirci için bambaşka bir tecrübe olacak” diyor Minogue yeni turnesi için. Konserden 8 gün sonra 40 yaşına basacak Kylie Minogue’un VIP biletlerinin bittiğini, sahne önü ve saha içi biletlerinin hızla tükendiğini hatırlatmakta fayda var.Chris De Burgh – 24 Mayıs 2008 – Parkorman: Lady In Red, The Traveller, Spanish Train, Missing You gibi hitlerin yaratıcısı, 200’den fazla platin ve altın plak sahibi Chris De Burgh, son albümü The Storyman’in dünya turnesi kapsamında 16 yıl aradan sonra İstanbul’u ziyaret edecek. Parkorman’da gerçekleşecek konserde Burgh klasikleşmiş romantik parçalarının yanısıra yeni albümünden parçalarını da seslendirecek. Mark […]