Etiket Burcu Burcu

Üniversitelerin şenlik ayı geldi

Üniversitelilerin bütün bir yıl boyunca iple çektiği günler yaklaşıyor. Öğrenci kulüpleri tarafından organizasyonu yapılan “Bahar Şenlikleri” Türkiye’nin pek çok üniversitesine hareket getiriyor. Üniversite öğrencisi olmanın belki de en tatlı yanı olan şenlikler, vizeler, ardından finaller, ödevler derken bunalan üniversite öğrencilerinin kafa dağıtmasını ve bir yılın gerilimini atmalarını sağlıyor. İlkbahar aylarında gençlerin imdadına yetişen “Bahar Şenlikleri,” bu yıl da pek çok ünlü şarkıcıyı ve grubu ağırlıyor. Üniversite kampüslerinde düzenlenen şenlikler konser tadında bir eğlence sunmanın yanısıra yarışmalar, sergiler ve çeşitli etkinlikleri de içinde barındırıyor. Farklı üniversitelerden öğrencilerin de katılabilecekleri İstanbul’daki üniversite bahar şenliklerinin programları şöyle: 16-17 Mayıs İstanbul ÜniversitesiÜniversite şenliklerin ilki İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştiriliyor. 16 -17 Mayıs tarihlerinde Beyazıt kampüsünde gerçekleştirilecek olan etkinlik, Ogün Sanlısoy, Pinhani, Direc-t ve Yasemin Mori’yi gençlerle buluşturuyor. 16 Mayıs Koç Üniversitesi16 Mayıs Cumartesi günü Koç Üniversitesi Rumeli Feneri Kampüsü’ndeki şenlikte ise Kenan Doğulu, Teoman, Bedük ve İngiltere’nin en ünlü trip hop elektronik gruplarından Kosheen canlı performansıyla sahne alıyor. “Koçfest” adı altında gerçekleştirilen şenlikte kitap bağışı, ‘10 boş bardak=1 bira’ kampanyası ve Greenpeace’in çevreci etkinlikleri de katılımcıları geri dönüşüme ve sosyal duyarlılığa davet ediyor. 16-18 Mayıs Galatasaray ÜniversitesiYine en renkli üniversite şenliklerinden biri de Galatasaray Üniversitesi’nin Ortaköy Kampüsü’nde. 16-17-18 Mayıs’ta Sakin, Babazula, Yenitürkü, Pinhani gibi grupların katıldığı şenliğe pek çok amatör grup performanslarıyla öğrencilerin karşısına çıkacak. 20-23 Mayıs Boğaziçi Üniversitesi20-23 Mayıs tarihlerinde “Sanat Bayramı” adıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen şenlikte ise Bedük, Mert Yücel, Duman ve Battle of the DJs – Atjazz’ı ağırlıyor. Şenlik süresince güzel sanatlar, fotoğrafçılık ve sinema gibi pek çok kulübün sergileri de ziyarete açık olacak. 23 Mayıs Sabancı ÜniversitesiŞehrin karmaşasından uzakta eğlenmek isteyen gençler “Suşenlik” adı altında Sabancı Üniversitesi’nde buluşacak. Duman, Bedük ve Jukebox’ı konuk edecek olan “Suşenlik,” 23 Mayıs’ta gerçekleştiriliyor. 23 Mayıs İstanbul Bilgi ÜniversitesiAynı gün santralistanbul`da gerçekleştirilecek olan “Bilgi Mayfest” Kenan Doğulu, Yüksek Sadakat ve Nil Karaibrahimgil’e evsahipliği yapacak. Konserleri ile Santral […]

Medya grupları fanzini öldürüyor

İstanbul Bilgi Üniversitesi gösteri sanatları yönetimi ve kültür yönetimi birinci sınıf öğrencileri tarafından 2005 yılından bu yana her bahar düzenlenen, aynı zamanda çeşitli üniversitelerden animasyon bölümü öğrencilerinin işlerini de izleyiciyle buluşturan “Çizgili Günler Şenliği” bu yıl da 8-10 Mayıs tarihleri arasında Santralİstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye çapındaki çizgi roman yayıncılarını ve sahaflarını da bir araya getiren şenliğin bu yılki ilk konuğu fotokopi olarak yayınlanan ve ne zaman çıkacağı belli olmayan çizgi roman dergisi “Çapa çizgiroman grubu” oldu. Sadece metal/rock müziğe yakıştırılan fanzin ve underground gibi kavramları çizgi romana taşıyan Çapa grubu üyelerinden Yıldıray Çınar, Hakan Tacal, Mahmut Asrar ve Suat Ege Us’un katıldığı söyleşi, Türkiye’deki çizgi roman dünyasına çeşitli yönlerden bakma fırsatı sundu. Çapa grubu kurucularından Hakan Tacal, yasal prosedürlere uymadan, bir fanzin çıkarma fikrinin 1996 yılında Ankara’da çoğu Eskişehir Anadolu Üniversitesi çizgi-film animasyon bölümü öğrencilerinden oluşan yetenekli ama kendini amatör saymayı tercih eden bir grup çizer tarafından ortaya atıldığını söylüyor. Tacal, Türkiye’de çizgi roman piyasasının bugünkü kadar bile sağlıklı olmadığı bir dönemde çizgi romancılığa başlamalarının nedenini “Hepimiz çizgi roman aşığıyız, hepimizin aklında lise yıllarında yarattığımız süper kahramanları hayata geçirme isteği vardı ” diye açıklıyor. “Sürgün”, “Kopuş”, “Maskeli”, “Fırtına”, “Çapa Çizgiroman Sunar” adlı fanzinleri komik denecek ölçüde, az bir sayıyla, bazen 50-100 bazen de 200 bastıklarını bu yüzden ilk sayılarında kendilerini “çok zeki değillerdir ama hepten ebleh de sayılmazlar. Estiğinde çizgiroman üretir ve gizli saklı yerlere bırakıp kaçarlar… “ diye tanımlayan Çapa grubu, dergilerini ulaşabildikleri tüm şehirlerde ve satmayı kabul eden sahaf ve kitapevlerine dağıtarak çizgi roman okuyucusuna ulaşmaya çalışmış. “Profesyonel iş” denildiğinde ekonomik şartlarda takıldığını söyleyen Hakan Tacal, ekonomik şartların ipini tutanların sermaye sahibi kişiler olduklarını, sanatın ya da çizgi romanın gelişiminin de onların vizyon sahibi olup olmadıklarıyla ilgili olduğunu söylüyor:“Bu topraklar her türlü sanatı gerçekleştirebilecek kişilerle doludur fakat vizyon sahibi olmak paradan daha önemli bir yer tutar.” Grubu kurdukları 1996 […]

13 santim Türk büyükleri

Mesleğini seven, mümkün olduğunca dünyadaki meslektaşlarını takip eden, genç ve cesaretli bir girişimci Mahmut Kahraman. İstanbul Eminönü Mercan yokuşundaki hediyelik eşya dükkânından sık sık “dışarıya” bakıp, oyuncak piyasasının Uzakdoğu’ya teslim olduğu bugünlerde yeni ve özgün bir şeyler üretmeye çalışıyor. Kamuoyunun tanıdığı bir isim değil; tanınmayı da istemiyor zaten. Ama en az yarım milyon kişi, cismini olmasa da, ismini taşıyan markayla ürettiği “kahramanlar”ı biliyor, takip ediyor. Bu yarım milyon, altı yıl önce ticari başarıdan ziyade kişisel merakı nedeniyle piyasaya sürdüğü, Türk büyüklerine ait bibloların geçtiğimiz aylarda ulaştığı alıcı sayısı. Tek tek ya da set halinde sunulan bu biblolar hediyelik mağazalarında ve özellikle turistlerin sıkça ziyaret ettiği mekanlarda kolaylıkla bulunabiliyor. Ve yer aldığı vitrinlerde, ithal benzerleri arasında dikkat çekiyor. Kahraman markalı biblolar Osmanlı padişahlarından, Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanlarına, Atatürk’ün silah arkadaşlarından Osmanlı ordusu mensuplarına geniş bir dağılım gösteriyor. 13 santimetre boyundaki bu canlandırmalar, çoğu kez sahiplerinin en bilindik, en akılda kalan görünümlerini yansıtıyor. 10 padişahın yer aldığı Osmanlı Sultanları serisinde örneğin, karakteristik burnuyla II. Abdülhamit, kırmızı kaftanı ve topuzuyla Yavuz Selim ya da yuvarlak formlu sakalıyla II. Mahmut kolaylıkla tanınıyor. Kızılderilinin Türk olanı Mercan Yokuşu’nun tarih meraklısı oyuncakçısı Kahraman, Türk devlet adamları ve askerlerine ait biblolar üretme düşüncesini Avrupa ve Asya takip ettiği oyuncak fuarlarında geliştirmiş. “Kızılderililerin, Fransız lejyonerlerinin, İngiliz Kraliyet askerlerinin bibloları büyük ilgi duyduğum yeniçerileri aklıma getirdi. Batılar bu tür üretimlerle sadece ticari bir başarı elde etmiyor aynı zamanda kendi tarihlerine de sahip çıkıyordu” diyor. Mehmet Karaman’ın, parlak “tarihi ve Osmanlı’nın tesadüfî olmayan askeri başarısının anahtarı olarak gördüğü yeniçerilere sahip çıkma” düşüncesi hayata o kadar da kolay geçmez. Her şeyden önce sahibi olduğu aile şirketinin sermayesini bu “hayal” uğruna gözden çıkarmak istemez. Öğrencilerin tasarımlar yapacağı bir şirket kurarak hem istihdam sağlamayı hem de ucuza, kaliteli ürünler elde etmeyi planlar. Ancak iletişime geçtiği kişiler birkaç görüşmenin ardından konuyu ortadan kaybolur. Kahraman çıkışı, […]