Etiket cari açık

Krizin ibresi Eylül’ü gösteriyor

Mustafa Sönmez ABD’de başlayan ve tüm ülkelere belirli derecelerde yansıyan finansal krizin üstünden tam bir yıl geçti. Krizin boyutları ve yaygınlığı, bitti bitecek, v yapıp çıkacak, belki de U yapıp çıkar diyen iyimser öngörüleri yerle bir etti. Şimdilik 400 milyar dolarlık bir zararı sineye çeken ABD ve Avrupa’daki finans kuruluşlarının toplam zararının gerçekte nereyi bulacağı belli değil. Krizin Türkiye üzerindeki etkilerini, AKP iktidarı, kapatma davası ile ilişkilendirerek rakiplerine fatura etme peşinde. Bakan Mehmet Şimşek, faturayı 100 milyar dolar olarak hesapladı ve kapatmaya bağladı ama pek inandıramadıysa da, anlaşıldı ki, Ergenekon ile birlikte, AKP , ya da devamı partinin ilk seçimde vatandaşa dönük söylemini şöyle bir şey oluşturacak; “Biz ekonomide iyi şeyler yapıyorduk, kapatma davasıyla her şeyi berbat ettiler!.. Biz Ergenekon ile temiz eller operasyonu başlattık, demokratikleştiriyorduk, geldiler bozdular !..” Borsalarda ayı piyasası Bir yılını dolduran ABD kaynaklı finans krizinin, birçok para ve maliye politikasına, tüketiciye verilen 150 milyar dolarlık kaynak enjeksiyonuna rağmen geçiştirilemediği ve dibi henüz görmediği, en iyimser yorumcular tarafından bile nihayet teslim ediliyor. Krizin finansal bir kriz olarak kalmayacağı, reel sektöre yansıyacağı, hem tek tek ülkelerde hem de dünyanın tümünde dengeleri değiştireceğini söyleyenler haklı çıkmaya başladılar. Global krizin reel sektör üzerindeki etkileri daha yeni hissediliyor. Krizin ilk döneminde göreceli olarak az etkilenen dünya hisse senedi borsalarında dikkat çekici düşüşler yaşanmaya başlandı. Ani çöküşü, çeşitli manevralarla geciktirilen hisse senedi borsalarında zirveye göre yüzde 20 düşüşle tanımlanan “ayı piyasası”na girilmiş oldu. Şimdi ayı piyasasının ne kadar süreceği ve ne kadar derinleşeceği konusunda tahminler yapılıyor. Her büyük krizde olduğu gibi, krizin toplumsal sisteme etkisini azaltıp, yeniden üretim şartlarına geri dönüşü sağlamada görev devlete düşüyor. Şimdi her ülkede devlete “kurtarma” görevleri veriliyor. İlk örneği İngiltere, bir büyük bankasını kamu kontrolüne alarak yapmıştı zaten. Şimdi, ABD’de konut sektörünün iki temel direğini oluşturan ve 12 trilyon dolarlık mortgage finansmanı piyasasının yaklaşık yarısını kontrol eden […]