Etiket françois georgeon

Burjuva rasyonalizminin milli mümessili Yusuf Akçura

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yılları, Cumhuriyetin kuruluşu ve bu temelli bir milli devletin teşekkülünü anlamak bakımından oldukça önemli bir süreci ifade ediyor. İmparatorluğun bütünlüğünü korumaya dönük birtakım politikalar önerilirken bunlardan en öne çıkanı ve Fransız Devrimi’nin de etkisiyle dönemin ana akımı olan belli bir etnisite temelli milli devlet görüşü Cumhuriyete giden yolun en önemli sacayağını teşkil ediyor. Bu türden bir milli devletin Türklük temelli teşekkülünü ilk defa derli toplu bir biçimde dillendiren ve Pantürkizm’i esasen “ilerici bir toplumsal ve kültürel program” (s. 3) olarak oldukça rasyonel pragmatik bir siyasal projeye tahvil eden Yusuf Akçura, bu bakımdan dikkate değer bir siyasal figür olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı-Türk tarihine bu özgün bakış Akçura’yı Osmanlı için siyasal bir seçenek önerme noktasında da farklı kılıyor ve onun 1904’de kaleme aldığı “Üç Tarz-ı Siyaset” makalesinde o güne kadar pek dikkate alınmayan bir seçeneği oldukça vukuflu bir siyasal program olarak sunmasını beraberinde getiriyordu. Bu makalede Akçura imparatorluğun önündeki üç siyasal seçeneğin (Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülük) getiri götürülerini yan yana koyarak karşılaştırmalı bir biçimde inceleyerek Türkçülüğün en makul seçenek olduğu kanısına varıyordu. Hamasi bir dille yazılmamış olan bu metin meseleye adeta bir teknokrat edasıyla oldukça soğukkanlı yaklaşıyor, ultra pragmatist bir tavırla bundan başka çare olmadığını dile getiriyor ve imparatorluğun hali hazırdaki etnik yapısının da bunu “siyasal ve tarihsel bir zorunluluk” olarak dayattığını vurguluyordu. Türk Ocakları’nın kuruluşunda da önemli rol oynayan Akçura, buranın teşkilatlanmasına ve Cumhuriyetin kuruluşu sonrasında da bir fikir üretim merkezi olarak iş görmesine önemli katkılar sağlar. Ayrıca Milli Mücadele’de subay olarak görev aldıktan sonra Cumhuriyetin kurulmasıyla kendini yeni rejimin inşasına adar. Akçura, muasır medeniyet seviyesinde bir memleket için bütün feodal ve arkaik unsurlardan arınmanın gereğine inanan bir burjuva rasyonalisti olarak, 1920’lerde CHF’nin sol kanadında toprak reformunu ve ilerici çalışma yasalarını destekleyen bir konum alır. 1932’de yeni rejimin memlekete kendisi gibi yeni bir tarih yazmak için oluşturduğu Türk […]