Etiket murat sertel

Özelleştirmeye karşı işçi şirketleri

Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde, Türkiye’de özelleştirme henüz yeni tartışmaya açılmışken ve bazı ufak tefek özelleştirme girişimleri yaşanmışken, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sertel, Haziran 1988’de Kanada’daki “International Development Re­search Center (IDRC) için “Yönetim ve Özelleştirme Alternatifi” başlıklı bir rapor hazırladı. İki yıllık bir çalışma sonucunda tamamlanan raporda SEKA’nın tüm fabrikalannın ve Sümerbank’ın Bakırköy fabrikasının özelleştirme koşullan incelenerek özelleştirme karşısında işçi şirketlerinin ciddi bir alternatif olarak düşünülebileceği vurgulanıyordu. Ekonomik Panorama Dergisi’nin 26 Ağustos 1988 tarihli sayısında bu raporu “Özelleştirmeye karşı işçi şirketi” başlığıyla haber haline getirirken Prof. Dr. Murat Sertel’le de bir söyleşi yapmış, Sertel’in işçi şirketleri ve işçi ortaklıkları konusundaki düşüncelerini okuyuculara aktarmaya çalışmıştım. 2003 yılında aramızdan ayrılan Prof. Dr. Murat Sertel’in adına İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde faaliyete geçen İleri İktisadi Araştırmalar Merkezi’nin açılışı vesilesiyle 1988’de yapılan söyleşinin tamamını yayınlıyoruz. KİT’lerin işçilere satılması. durumunda bu işletmeler için nasıl bir çalışma modeli öneriyorsunuz? Bu durumun pratikte sakıncaları neler olabilir?Sertel- Bir işçi şirketi, bir özyönetilen ortaklık nasıl işler? Sokaktan iki kişiyi çevirip bunlan bir işyerine ortak etsek başka da ortağı olmasa bu adamlar bu işyerini nasıl işletecek? Çıkarına göre işletecek. Burada işverenle, işi a!an arasındaki çıkar aynlığı yok. Oyle bir oyun ki bu, normal düzendeki işverenin menfaatleri, bazı üretim faktörlerini (emek dahil) çalıştırarak bunlara belli bir pay ödemek, geri kalanını da kendine ayırmak. Diğerleri ise kendi sattıkları faktörlerden en yüksek getiriyi sağlamaya çalışacaklar. Yani burada iki ayn menfatin çatışması söz konusu. Tam rekabet şartlan mevcut bir pazarda alıcılar ve satıcılar arasındaki çıkar çatışması piyasada optimal dengeyi ve kaynak dağılımını sağlayabilir. Ancak bu durum her zaman kendiliğinden olmaz. Bazen bu çıkar çatışması öyle bir durum yaratabilir ki, karşılıklı çatışan çıkarlar, aslında o işyerinde daha yüksek çıkar elde edebilecekken kilitlenebilirler. Bu durum işyerlerinde de mümkündür. Daha genel olarak diyebiliriz ki burada çıkarı çatışan iki grubun çalışmalannda hiçbir sihirli kanun ve keramet yok […]

Ekonominin deneyi, tasarımı olur mu?

İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde kurulan Prof. Dr. Murat Sertel İleri İktisadi Araştırmalar Merkezi (MSİİAM) bugün YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın katılımıyla düzenlenen bir toplantıyla faaliyete geçti. Merkez, Türkiye’deki ilk ve tek deneysel iktisat laboratuvarı olan İstanbul Bilgi Ekonomi Laboratuvarı’nı da (BELİS) bünyesinde bulunduruyor. Toplantıda 2007 Nobel Ekonomi Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Eric Maskin, “Mekanizma Tasarımı: Sosyal Hedefler Nasıl Uygulanır” başlıklı bir konuşma yaptı. Toplantının ilk konuşmacısı, MSİİAM üyelerinden ve Review of Economic Design dergisi editörü Prof. Dr. Semih Koray, Prof. Murat Sertel’in ekonomi bilimine yaptığı katkılardan söz etti. Koray’ın ardından kürsüye gelen yine MSİİAM üyelerinden Barcelona Özerk Üniversitesi öğretim üyesi ve Experimental Economics dergisi editörü Prof. Dr. Jordi Brandts ekonomi araştırmaları içinde deneysel ekonomik araştırmaların yerini anlattı. İşçi girişimleri Rektör Prof. Dr. Halil Güven’in açılış konuşmasının ardından söz alan Prof. Murat Sertel’in çalışma arkadaşı Prof. Semih Koray, 2003 yılında geçirdiği kalp krizi sonucunda aramızdan ayrılan Sertel’in ekonomik denge kavramının içine sosyal sistemle ilgili dinamikleri katmaya yönelik uluslararası düzeyde çalışmalar yaptığını anlattı. Ekonomik-sosyal mekanizma tasarımı konusunda pek çok bilimsel yayını bulunan Prof. Sertel’in çalışmalarının merkezinde yer alan konulardan biri de endüstriyel demokrasi ve işçi girişim şirketleriydi. Semih Koray, Sertel’in bu konuyu mülkiyet haklarını yeniden tanımlayan bir yaklaşımla ele aldığını ve “işbirlikçi olmayan davranışların biraraya gelmesiyle işbirlikçi bir yapının kurulabileceğini” düşündüğünü söyledi. Deneysel ekonomi Toplantının Madrid’ten gelen konuşmacısı Jordi Brandts ise sosyal olayları anlayabilmek için “deney”in de kullanılması gereken araçlardan biri olduğunu ifade ederek ekonomik alanda da laboratuvar deneyleri, saha deneyleri ve doğal deneyler yapılabileceğini anlattı. Doğal deneylerin, göç, savaş, kriz veya doğal afet gibi beklenmedik olaylar sonucunda ortaya çıkan sonuçları gözlemlemekle mümkün olabileceğini söyleyen Brandts, laboratuvar deneylerinin ise kontrollü bir ortamda tekrarlanabilir sonuçlar ortaya çıkartabildiğini vurguladı. Saha deneylerinin de yalnızca gerçek piyasalar ve gerçek şirketlerle yapılabilmesi nedeniyle pek tekrarlanabilir olmadığına dikkat çeken Brandts’a göre özellikle piyasa analizleri ve mekanizma tasarımı konularında […]