Etiket ralli

“Olacaksak, Dakar’da birinci ve birinci olalım”

Kemal Merkit ve Kutlu Torunlar, motorsporlarının en zorlu yarışı olarak kabul edilen Dakar Rallisi’nde Türkiye’yi temsil edecek. Bu ralliye katılan tüm sporcuların ancak yüzde 40 kadarı yarışı tamamlayabiliyor. Merkit ve Torunlar 230 yarışmacının kayıt yaptırdığı motorsiklet kategorisinde mücadele verecek. Geçtiğimiz yıl güvenlik sorunları nedeniyle başlamasına bir gün kala iptal edilen ralli, bu yıl Fransa’dan Senegal’e uzanan klasik rotası dışına çıkarak Güney Amerika’ya alındı. Kemal Merkit (49), parkur değişikliği her ne kadar mecburi olsa da, bilinen bir rota yerine bilinmeyende yarışmanın heyecanı arttırdığını söylüyor. Kutlu Torunlar (41), değişikliğin kendileri için avantaj sağlayabileceği görüşünde: “Üst düzeyde sporcular, ‘çölü okuma’ konusunda çok deneyimli; bir kum tepesinin arkasında ne olduğunu daha o tepeye gelmeden, şekline bakarak çözebiliyorlar. Oysa Güney Amerika’da bu avantajları yok. Dolayısıyla onlara yakın seviyede yarışabileceğiz.” Öncelikli hedefleri, herbiri ortalama 700 kilometre süren etapları, ön sıralarda olmasa da sorunsuz tamamlayabilmek. Bu nedenle ilk etaplarda derece gözetmeksizin temkinli gidip, son etaplarda atağa kalkmayı planlıyorlar. Bu stratejinin ilerleyen etaplarda kendilerine derece şansı verebileceğini düşünüyorlar. İkili, 3 Ocak 2009 start alacak ralli için geçmişe göre daha iddialı konuşuyor. 2007’deki son ralliye her iki sporcu da 450 cc kategorisinde yarışmış Kutlu Torunlar ikinci, Kemal Merkit dördüncü sırayı almıştı. Derece şansını arttırmak isteyen ikili, Güney Amerika’da farklı motor güçlerine sahip araçlarla yarışacak. Kutlu Torunlar bu değişikliğin nedenini “birbirlerinin önünü kesmemek”le açıklıyor: “Çünkü ikimiz de kendi kategorimizde zaten şampiyonluğa yakınız. Neden birinci ve ikinci olalım? Mümkünse bir ve bir olalım.” Motorsikletler dışında 188 otomobil, 30 ATV, ve 82 kamyonun kendi kategorilerinde madalya şansı aradığı 9 bin 574 kilometrelik ralli Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te başlayacak. Ve 14 etap sonunda 18 Ocak’ta yine başlangoç noktasında sona erecek. Merkit ve Torunlar İstanbul’dan Buenos Aires’e 28 Aralık’ta haraket edecek.Gökhan Tan – Can Aydın

Süper Türk Canavarı STC-16

Türkiye otomotiv endüstrisinin efsanesi ve seri üretilen ilk aracı Anadol’un öyküsünü anlatan “Huzurlarınızda Spor Anadol” adlı kitabın yazarları Aydın Demirer ve Özgür Aydoğan geçtiğimiz günlerde Bilgi Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencileriyle birlikteydi. Anadol STC-16’nın tasarımcısı Eralp Noyan, mühendisleri Kadri Nişel ve Zeki Diker’ın de konuk olarak katıldığı derste, aynı ekibin otomotiv sektörüyle ilgili yeni bir kitabın hazırlığı içinde olduğunu öğrendik. Anadol STC-16, nam-ı diğer Spor Anadol, Türkiye’de tasarlanan ve seri olarak üretilen ilk Türk spor otomobili. 1973 – 1975 yılları arasında yalnızca 176 adet üretilmiş. Bugün yaklaşık 20 adet orijinal STC-16 bulunmasına rağmen, bir fenomen olarak kabul edilen aracın yüzlerce fanatiği var. Peki yalnızca 176 tane üretilen STC-16’nın bugünkü önemi ve değeri nereden geliyor? Sürüş dinamiği ve güvenliği konularında dünyanın sayılı uzmanlarından olan Murat Okçuoğlu, yüzlerce STC-16 fanatiğinden sadece biri. 1978 Hitit Rallisi ve 1981 Günaydın Rallisi’ne STC-16’sı ile katılmış. STC-16 onun için özgürlük, performans, ralli ve yarışı ifade ediyor. 1972-73 yıllarında gazetelerde çıkan haberlerle başlamış bu tutku. “İlk binme ve gazlama tecrübem, rallici Bülent Aloğlu’nun STC ’si ile Kocaeli rallisine hakem olarak giderek oldu. Hemen ardından da ilk STC-16’ımı 1976’da, lise 2. Sınıftayken aldım. Tam delikanlılık heyecanı. O günden beri aynı heyecanı duymaya devam ediyorum.” diyen Okçuoğlu, 1973’de üretilen STC’nin o dönem için oldukça iyi bir otomobil olduğunu, kalite ve performans olarak, özellikle İngiliz spor otomobillerinden geri kalmadığını belirtiyor. Bir diğer STC-16 fanatiği ise, Klasik Otomobil Kulübü Kurucu Başkanı Ahmet Ongun. O, iş hayatı dışında kalan zamanını otomobillere adamış bir mühendis. Üretildiği tarihten beri STC-16 tutkunu. İlk STC-16’yı, yakın dostu rallici Erdal Tokcan’ın arabası olarak 1975 senesinde kullanmış. “STC-16’nın beni en çok etkileyen özelliği, o zaman için çok kuvvetli olan 1600cc’lik motoru ve tasarımıdır. 1972 senesinde Türkiye’nin ne yaratabildiğini ortaya koyan önemli bir örnektir” diyor. Okçuoğlu’na göre, STC-16 kendine has bir otomobil. Bu sebeple kimi iyi, kimi kötü birçok özellik […]

Hem hızlı hem güvenli

Yahya Özgür Tavlanotavlan@medyakronik.comTürkiye’nin ilk ve tek motor sporları eğlence merkezi olan ve 2006’da Etiler Korukent’te açılan Speed City, hız tutkunlarına yarış arabası kullanma zevkini yaşatıyor. Mekânda bulunan yarış otomobili simülatörleri gerçekleriyle birebir aynı ebatlarda olduğu için yaşanan heyecan gerçeğini çok da aratmıyor. Speed City’nin işletmecisi ve otomobil programları yapımcısı Ali Özgün, simülatörlerin gerçeğe daha da yakın olması için tasarladıkları ve çok yakında uygulamaya koyacakları yeni ray sistemini Medyakronik’e anlattı.