Etiket şükrü saracoğlu

Stadyumlar kimin?

Türk Telekom Arena Stadyumu, 15 Ocak Cumartesi akşamki protestolu açılışla hizmete girdi. Ali Sami Yen’in Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’ne geri verilmesi, Seyrantepe’nin seçimi, inşaatın başlaması ve bitirilmesi derken yaklaşık 5 yıllık zorlu bir süreçten geçti Galatasaray Spor Kulübü. Gündemde ise stadyumdan çok Başbakan’ın taraftara gösterdiği tepki var. Tayyip Erdoğan, “Stadyumun tahsis anlaşmasını daha yapmış değiliz” diyerek kulübe ve taraftarına aba altından sopa gösteriyor. Türkiye’de hiçbir spor kulübü, kullandığı stadyumların sahibi değil. Bu nedenle TT Arena’nın da Galatasaray SK’nın mülkü olması söz konusu değildi zaten. Kulüp, Ali Sami Yen Stadı’nın 49 yıllık kullanım hakkından feragat edip karşılığında bu stadı da yine 49 yıllığına kiralamış oldu. Bütün stadyumlar Gençlik Spor Genel Müdürlüğü’ne ait. Sadece “üst kullanım” hakları belli bir bedel karşılığında ya 10 yıllık ya da 49 yıllık sözleşmelerle kiralanıyor. Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu TT Arena’nın inşa süreci Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyumu ile kıyaslanıyor çoğu kez. “Feherbahçe’ye neden devlet desteği yapılmadı” deniyor. Bu nedenle Kadıköy’deki stadyumun tarihine bakmakta fayda var. Bugün stadyumun bulunduğu yer 1900’lerin başında Papazın Çayırı olarak bilinen bir futbol sahasıydı. İlk olarak 1929’da Fenerbahçe Spor Kulübü’ne kiralandı ve Fenerbahçe Stadı ismini aldı. Daha sonra 1933 yılında stadın bulunduğu araziyi Hazine’den 9 bin TL’ye satın alan kulüp, bir stadın mülkiyetine sahip ilk futbol takımı olma özelliğini kazandı. Fakat 1962 yılında 70 yıllık üst kullanım hakkı karşılığında Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne devredildi. 1998 yılında yapılan, üç büyük kulübün stadyum kullanım sürelerini tekrar düzenleyen genel bir protokolle; Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 49 yıllığına Fenerbahçe Spor Kulübü’ne kiralanmış oldu. Yenileme çalışmaları 2006’de bitirilerek 50.530 koltuğa sahip olan stadın kapasite artırma ve yeni tribün inşaası çalışamaları kulübün yaptığı bir dizi anlaşmayla borçsuz ve tamamen öz kaynaklarla gerçekleştirildi. 2000’de başlayan yıkım ve yeniden yapım çalışmaları, Migros ve Telsim’in sponsorluğunda tamamladnı. Bu sponsorluk karşılığında kale arkasındaki iki tribüne Migros ve Telsim isimleri verildi. Bu firmalar, söz konusu […]

Anons skandalı haberciliği!

2009-2010 Turkcell Süper Lig’i Fenerbahçe ve Bursaspor arasındaki şampiyonluk yarışının ardından Bursaspor’un kupayı kazanması ile sonlandı. Ancak sezonun son maçında yaşanan olaylar daha uzun süre konuşulacak gibi gözüküyor. En çok tartışılan konu ise Türkiye futbol tarihine geçmesi kesin olan “anons skandalı”. Ancak skandalın yalnızca kendisi değil, ertesi gün gazetelerde veriliş biçimi de skandal olarak tarihe geçmeye aday gözüküyor. Çünkü, skandalla ilgili haberlerin bir çoğu olayın sorumlusu olarak bir kişiyi adeta hedef gösterirken işin içyüzüne ilişkin doğru düzgün hiç bir bilgi içermiyordu. Onbinlerce taraftarı gülünç duruma düşüren bir olayın sorumlusu olarak gösterilen kişinin resimlerini basıp bu kişiyi “işte sorumlu” diye okla göstermekte hiç bir sakınca görmeyen gazeteler, bu kişinin can güvenliği için mi emniyete götürüldüğünü, yoksa başka bir nedenle mi göz altına alındığına bir türlü karar veremediler. Skandal anı Pazar gecesine dönüp olayı tekrar hatırlayalım: Trabzonspor-Fenerbahçe maçının 90+2’nce dakikasında, stat hoparlörlerinden yapılan “Bursa maçı 2-2 bitti, Fener şampiyon” anonsu ile stadyumda maçı izleyen binlerce taraftar ve futbolcular kutlamalara başlamıştı. Ancak acı gerçek birkaç dakika sonra ortaya çıktı, Bursaspor Beşiktaş’ı 2-1 mağlup etmişti ve Trabzonspor ile beraber kalan Fenerbahçe şampiyonluğu kaybetmişti. Taraftarlar öfkelendi, teknik ekip ve futbolcular yıkıldı, yönetim ne yapacağını bilemedi. Ancak biraz zaman geçip ortalık sakinleşince, herkes tek bir kişiye yoğunlaştı, anonsu yapan stat görevlisi, Hakan B. … Suçlu bulundu! Ertesi sabah yayınlanan gazetelerde de “suçlu arayışı” devam etti. Star, HaberTürkve Hürriyetgazeteleri, anonsu yapan Hakan B.’nin anons yüzünden gözaltına alındığını söylerken, Vatangazetesi ise B.’nin can güvenliği olmadığı için polis tarafından emniyete götürüldüğünü yazdı. Bunun yanında Sabah, HaberTürkve Hürriyet, B.’nin fotoğraflarını “İşte anonsu yapan adam” ve “İşte o adam” gibi hedef gösterici cümlelerle yayınladı. Bu gazetelere karşılık Taraf, Cumhuriyet, Radikalve Sabah Spor, anonsu yapan görevlinin adına haberlerinde yer vermedi. Sabahgazetesinin resim kullanıp, isim vermemesi, iyi niyetinden çok bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor izlenimi yarattı. Milliyetise bütün bu tartışmaların dışında Bingül’ü kesin bir “suçlu” […]