Bekaroğlu: 'Din dersi olumsuz değil; nasıl verileceği önemli'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, ilkokulda din eğitiminin pedagojik sınırlar içinde kalındığı sürece olumsuz olmadığı görüşünde.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, ilkokulda din eğitiminin pedagojik sınırlar içinde kalındığı sürece olumsuz olmadığı görüşünde.

Alper GörmüşCumhurbaşkanı Abdullah Gül, İslam Konferansı Örgütü’nün (İKÖ) 11. Zirve konferansı için Senegal’e giderken, uçağında birlikte götürdüğü üç gazeteciye (Sabah’tan Erdal Şafak, Zaman’dan Ekrem Dumanlı, Milliyet’ten Hasan Cemal) önemli açıklamalarda bulundu. Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı “Kürt Paketi”nin oluşturduğu hararetli atmosfer nedeniyle üç gazete de Cumhurbaşkanı’nın o meseleye ilişkin düşüncelerini öne çıkarmıştı. Oysa Gül’ün, Danıştay’ın son kararından sonra ne yapılacağı bilinemeyen zorunlu Din Kültürü ve Ahlak dersiyle ilgili olarak sarf ettiği sözler, bence çok daha önemliydi.Hatırlayacaksınız, bir Alevi öğrencinin velisinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurması üzerine, mahkeme bu haliyle dersin sadece bir dinî yaklaşıma ağırlık verdiği için zorunlu olamayacağına hükmetmişti. Ardından da Danıştay, benzer bir karar almıştı.Bu sayfalarda, hafta başında yer alan “Zorunlu din dersi: Aslında kolay ama yine çaktık!” başlıklı yazımda, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in öngördüğü formülün pekâlâ işleyebilecek bir formül olduğunu yazmıştım. Buna göre, bu zorunlu dersteki İslam ve Sünni ağırlığı kaldırılıp ders “dinler üstü” bir içeriğe kavuşturulacak; buna karşılık isteyene Sünniliğin, isteyene de Aleviliğin ibadetlerinin anlatıldığı ve öğretildiği seçmeli bir ders müfredata eklenecekti.Bugünkü (14 Mart) gazeteler, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) milletvekili ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Zafer Üskül’ün Danıştay’ın kararının doğru olduğunu savunan sözlerini haberleştirmişlerdi. İktidar kanadından gelen ve bu dersten sınıfı geçebileceğimiz umudunu veren çıkışlar bu kadar… Fakat Cumhurbaşkanı Gül, onların tümünden liberal bir çıkış yaptı: Şimdiye kadar hep “çocuklarına din eğitimi vermek isteyen ailelerin hakları”ndan söz edilirdi. Cumhurbaşkanı Gül ise bu demokratik hakkın ikiz kardeşini ilk kez bu kadar açık bir biçimde telaffuz etti: “Din dersi sorunu ‘Bu işle ilgim yok’ diyenleri de zorlamadan nasıl çözülebilir?”Bugün (14 Mart) Sözünü ettiğim üç yazarın köşelerinde hemen hemen aynı kelimelerle ifade edilen bu önemli laik çıkışın Erdal Şafak’ın aktardığı biçimini sunuyorum:“Din eğitimi çok sağduyulu incelenmeli. Siyaset, ideoloji karıştırılmadan, AB’ye bakarak değerlendirilmeli. Örneğin konunun uzmanlarının çağrılacağı bir şura düzenlenmeli. Bugünkü durum ne ona yarıyor, ne de buna. Din […]