Etiket eğlence

Asmalı Mescid 2011

İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Yüksek Lisans Proje öğrencileri’nin hazırladığı Asmalı Mescid Burdan Şuraya Kadar Özgür adlı Belgesel, muhafazakarlaştığı söylenen toplumla, giderek marjinalize olan Beyoğlu arasındaki gerilimli ilişkiyi ele alıyor. Asmalı Mescid’teki esnaf, bu değişime tanık olmuş mahalle sakinleri, mekan açmış işletmeciler, mekanlara eğlenmeye gelen insanlar ve o mekanlarda çalışanlarla birlikte; akademik bir yaklaşım sağlamak ve sosyolojik dinamikleri de anlamak üzere sosyolog ve şehir planlamacının görüşlerine yer verilen belgesel çalışması, farklı bakış açılarını biraraya getirerek Asmalı Mescit’in değişimini ve bu gününü anlamamıza yardımcı oluyor. Hazırlayanlar: Çağla Pınar Tunçel, Eren Bircan, Nazlı Çapar Proje danışmanı: Ahmet Sel

Yılbaşında ne yapmalı?

Derleyen: İstanbul’da, 25 TL’den 350 TL’ye yılbaşı eğlencesi alternatifleri Hayal Bistro “Ne istediğimi bilmiyorum, keşke yılbaşında birden fazla yer dolaşabilsek” diyenlere, iki katında, iki farklı partinin olduğu bir eğlence düzenliyor. Alt katta elektro pop tarzı müziğiyle Chantageve Brit-alternative, new wave çalan Suitcasesahne alacak. üst katta ise 70, 80 ve 90’lara ait müziklerin çalınacağı Everybody Loves Oldies partisi var. Asmalımescit’teki mekânda, tek biletle iki partiye de iştirak etmek mümkün. Yemekli seçenek 79,00 TL, Yemeksiz 39,50 TL Cuba BarKübalı, Caribbean Band grubunun sahne alacağı geceye DJ Ergün Özel ve DJ Fırat Tunçbaşperformanslarıyla eşlik ediyor. Tek bir yerli içkinin dahil olduğu biletler 25 TL. Yemekli seçeneğe ise 2 adet yerli içki dahil ve 80 TL Romeo Juliet Beyoğlu’daki bar yeni yıla Feridun Düzağaç ile giriyor. Ardından DJ Hakan Yalçın ile “After Party” ve dans gösterileri var. Tek içkinin dahil olduğu giriş 50 TL Jolly Joker Balans Yılbaşına özel program yapan Taksimbarlarından biri de Jolly Joker. Rock’tan popa geniş repertuara sahip Kolpave WhyNutgrupları canlı performans sergiliyor. Grupların öncesinde ve sonrasında dev ekrandan 80 ve 90’ların video klipleri gösteriliyor. Saat 22:00 ve 04:00 arasında limitsiz yerli içki ücrete dahil. Giriş 67 TL. Dört kişilik Bistro masaların fiyatı 500 TL. 110 TL’lik VİP biletler ise tükendi. Fulya Polat Tower 750 kişilik salonda düzenlenen yılbaşı partisinin yıldızları Kenanve OzanDoğulu kardeşler. Sınırsız içki ve yemek dahil giriş 125 TL. 6 kişilik stand 900TL iken 10 kişilik loca 2000 TL ERASMUS NEW YEAR PARTY Türkiye’de okuyan yabancı öğrencilerin katılacağı parti Sirkeci Garı’nda. Yerli ve yabancı DJ’ler geceye eşlik ediyor. 45 TL’lik bilete bir içki dahil. Bir şişe yabancı içkinin dahil olduğu 6 kişilik stand’ların ücreti ise 600 TL. GHETTOBeyoğlu’ndaki performans merkezi yeni yılı New Year`s Eve Oldies Party ile karşılıyor. DJ Murat Kanar ve DJ Gökçe Özücoşkun’un performansının ardından 23.30’da Erdinç Çekiç kendi arşivinden yılların eskitemediği şarkıları çalacak. Giriş, […]

Söz konusu göbek olunca…

İstanbul halkı, Kabataş-Zeytinburnu tramvayını hınca hınç doldurdu. Halkı daha rahat ve daha çabuk Sultanahmet meydanına götürmek için Büyükşehir Belediyesi tramvayların sayısını da arttırdı, ancak bu bile yeterli olmadı. Ahırkapı’ya gitmeye çalışanlar tramvayları doldurdukları gibi sahil trafiğinin de kilitlenmesine sebep oldu. İnsanlar Sultanahmet Meydanı’nda toplanarak, Ahırkapı’ya doğru toplu gruplar halinde roman müzikleri ve şarkılarıyla yürüdüler. Çingenesinden, İngilizine, bebeğinden, gencine, yaşlısına kadar herkes festival alanındaydı. Kalabalık yolları ve tramvayı olduğu gibi festival alanını da kilitlemişti, alanda hareket etmek, bir yerden bir yere gitmek oldukça zordu. Kamerasını ve fotoğraf makinesini alan herkes unutulmaz görüntüler çekti. Yabancı turistlerin festivale ilgisi de had safhadaydı. Festivale katılan herkes gibi, onlar da hazırlanan yerlere dileklerini bağlamayı ihmal etmediler.Herkes roman kılığına büründü Elinde tefi, saçında çiçeği, ayağında eteği, ağzında sakızı, dudağında kırmızı ruju, yanağında kalemle boyanmış beni, tam takım giyinmişti genç kızlar. Davulcu, zurnacı çaldı genç kızlar roman havası ile eğlendi. Yemeniler yok sattı. Festival alanında onlarca davulcu, zurnacı, klarnetçi vardı. Her gruba yetecek kadar. En çok roman dansı oynayan da erkekler oldu. Herkes birlikte eğlendi. Her kesimden insan görmek mümkündü. Yerlerde oturmuş farklı farklı genç gruplar, aralarında elinde tefi, darbukasıyla dolaşan insanlar, yürüdükçe değişen müik sesleri. Ahırkapı’ya herkes Hıdrellez için gelmişti, ama herkes kendi havasında, kendi tarzında eğleniyordu. Böyle bir insan mozaiginin beraber olup eğlenmesi belki de bu şenliğin en güzel kısmıydı. Göbek atmak, halay çekmek, oynamak işin içine girdi mi sınıf ayrımı diye bir şey kalmıyor çünkü… Dilekler dilendi Ahırkapı Parkı, rengarenk dilek ağaçları, hatıra fotoğrafları çektireceğiniz panolar, dileğiniz ne kadar süre içerisinde olacağını gösteren tahta panolarla dolup taştı. Pek çok üniversitenin hazırladığı değişik fal oyunları, sizi Monalisa’nın kucağına konulmuş bebek, Marilyn Monroe, çingene ve hatta Picasso’nun bir tablosunun karesi yapacak şekilde yapılmış değişik maketlerin önünde fotoğraf çektirme kuyrukları oluştu. İlginç bir sahne de panoda yer alan iki kadın çingenenin kafasındaki boşluğa fotoğraf çektirmek için suratını […]

Ahırkapı denize taştı

Ahırkapı’daki hıdrellez kutlamaları 10. yılında, semtin dışına çıkarak sahilde yapıldı. Mekan Ahırkapı Parkı’ydı. Geçen yıllarda Cankurtaran semtinde sokak aralarında yapılan şenlik, izdiham sebebiyle bu parka alındı ve birçok yenilik getirildi. Kuponla çalışan yiyecek-içecek istasyonları, biri büyük olmak kaydıyla beş ayrı konser platformu ve hıdrellez ruhunu yansıtacak birçok ayrıntı: Renk renk çaputlarla süslü dilek ağaçları, dilek sahiplerinin dilek kağıtlarını attıkları birkaç dilek çeşmesi, ‘Baryam’la ayısı’, ‘Kamilin melekleri’ gibi karakterlere bürünerek hatıra fotoğrafı çektirebileceğiniz panolar. Surlar ve Bukaleon Sarayı ışıklandırılmıştı. Parkı hınca hınç dolduran binlerce insan bu dekor eşliğinde, kendini hıdrellezin ve Roman müziğinin coşkusuna kaptırdı. Canlı müzikler saat 19:00 gibi başladı. Buzuki Orhan’ın ana sahnedeki performansı sona erdiğinde saat 00:30’u gösteriyordu. Sürekli renkleri değişen ışıklar tarihi yapıları masalsı bir havaya büründürmüştü. Gecenin sonuna doğru kutlama alanının hemen yanından atılan havai fişekler, eğlenenlerin üzerine bir yağmur gibi yağdı.Hızır’ın günü Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan hıdrellez, Hızır ve İlyas Peygamber’in yeryüzünde buluştukları gün olması nedeniyle kutlanıyor. Bu gün, Gregoryen takvimine göre 6 Mayıs eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Julyen takvimine göre 23 Nisan’a denk geliyor. İsmi, Hızır ve İlyas adlarının birleşerek halk arasında hıdrellez şeklini almış. Hıdrellezin’in Mezopotamya ve Anadolu kültürlerine ya da İslamiyet öncesi Orta Asya Türk kültürüne ait olduğuna dair inanışlar var. Büyük kentlerde daha az görülmek kaydıyla Anadolu’da ve Trakya’da kasaba ve köylerde hâlâ yaygın kutlanıyor. Evinler temizleniyor, temiz kıyafetler giyiliyor. Yemekler yapılıyor. Hızır’ın temiz olamayan evlere uğramayacağına inanılıyor. Hıdrellez kutlamaları daima yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılıyor. Baharın taze bitkilerini ve taze kuzu eti ya da kuzu ciğeri yeme hıdrellez adetleri arasında. Bunların şifa getireceğine inanılıyor. Hıdrellez gecesi Hızır’ın uğradığı yerlere ve dokunduğu şeylere feyiz ve bereket vereceği inancıyla çeşitli uygulamalar yapılıyor. Yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağızları açık bırakmak, ev, araba gibi şeyler ya da eş, çocuk isteyenlerin,istediklerini […]