Etiket fulbol

Anons skandalı haberciliği!

2009-2010 Turkcell Süper Lig’i Fenerbahçe ve Bursaspor arasındaki şampiyonluk yarışının ardından Bursaspor’un kupayı kazanması ile sonlandı. Ancak sezonun son maçında yaşanan olaylar daha uzun süre konuşulacak gibi gözüküyor. En çok tartışılan konu ise Türkiye futbol tarihine geçmesi kesin olan “anons skandalı”. Ancak skandalın yalnızca kendisi değil, ertesi gün gazetelerde veriliş biçimi de skandal olarak tarihe geçmeye aday gözüküyor. Çünkü, skandalla ilgili haberlerin bir çoğu olayın sorumlusu olarak bir kişiyi adeta hedef gösterirken işin içyüzüne ilişkin doğru düzgün hiç bir bilgi içermiyordu. Onbinlerce taraftarı gülünç duruma düşüren bir olayın sorumlusu olarak gösterilen kişinin resimlerini basıp bu kişiyi “işte sorumlu” diye okla göstermekte hiç bir sakınca görmeyen gazeteler, bu kişinin can güvenliği için mi emniyete götürüldüğünü, yoksa başka bir nedenle mi göz altına alındığına bir türlü karar veremediler. Skandal anı Pazar gecesine dönüp olayı tekrar hatırlayalım: Trabzonspor-Fenerbahçe maçının 90+2’nce dakikasında, stat hoparlörlerinden yapılan “Bursa maçı 2-2 bitti, Fener şampiyon” anonsu ile stadyumda maçı izleyen binlerce taraftar ve futbolcular kutlamalara başlamıştı. Ancak acı gerçek birkaç dakika sonra ortaya çıktı, Bursaspor Beşiktaş’ı 2-1 mağlup etmişti ve Trabzonspor ile beraber kalan Fenerbahçe şampiyonluğu kaybetmişti. Taraftarlar öfkelendi, teknik ekip ve futbolcular yıkıldı, yönetim ne yapacağını bilemedi. Ancak biraz zaman geçip ortalık sakinleşince, herkes tek bir kişiye yoğunlaştı, anonsu yapan stat görevlisi, Hakan B. … Suçlu bulundu! Ertesi sabah yayınlanan gazetelerde de “suçlu arayışı” devam etti. Star, HaberTürkve Hürriyetgazeteleri, anonsu yapan Hakan B.’nin anons yüzünden gözaltına alındığını söylerken, Vatangazetesi ise B.’nin can güvenliği olmadığı için polis tarafından emniyete götürüldüğünü yazdı. Bunun yanında Sabah, HaberTürkve Hürriyet, B.’nin fotoğraflarını “İşte anonsu yapan adam” ve “İşte o adam” gibi hedef gösterici cümlelerle yayınladı. Bu gazetelere karşılık Taraf, Cumhuriyet, Radikalve Sabah Spor, anonsu yapan görevlinin adına haberlerinde yer vermedi. Sabahgazetesinin resim kullanıp, isim vermemesi, iyi niyetinden çok bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor izlenimi yarattı. Milliyetise bütün bu tartışmaların dışında Bingül’ü kesin bir “suçlu” […]

Eto’o Özbekistan’da, Fenerbahçe’ye göz kırpıyor.

Samuel Eto’nun 11 yıllık İspanya kariyeri, Barcelona’nın onu satış listesine koymasıyla sona ermiş görünüyor. Dünyanın hala en pahalı futbolcuları arasında yer alan Kamerunlunun peşinde 10’a yakın kulüp var. Bu kulüplerin arasında Fenerbahçe ve bugün itibariyle de Beşiktaş’ın ismi geçiyor. “Çalışan kazanır” felsefesiyle hareket ettiğini söyleyen Samuel Eto’o, 1981’de Kamerun’da doğdu. Topla olağanüstü hızlı hareket edebilen Eto’o, 17 yaşındayken Real Madrid tarafından keşfedildi. Ancak Madrid kulübü onu sadece keşfetmekle yetindi; “kıymetli” formasını iki maç dışında siyahi futbolcuya hiç giydirmedi (Ki Eto’o, bu iki maçta da gol attı). Eto’o, Real’deki “mecburi hizmet”ini 1997 ve 1998’de CD Leganes’e, 1999’da Espanol’de kiralık oynayarak geçirdi. Kamerunluyu 2000 yılında kiralayan Real Mallorca, bonservis hakkını Real Madrid’te saklı kalmak kaydıyla futbolcuyu transfer etti. 2000 Olimpiyatları’nda Kamerun Milli Takımı ile şampiyonluk yaşaması Real’i, oyuncudan vazgeçme kararından döndürmedi. Kiralık dönemi de dahil olmak üzere Mallorca’da 177 maç oynayan Eto’o, 2000-2004 arasındaki bu dönemde 66 gol attı. Ve kulübün, gelmiş geçmiş en başarılı golcüsü oldu. “Çirkin futbolcu forma sattırmaz” 2003/2004 sezonu başlarken Real Madrid başkan Başkanı Florentino Perez’in “Ronaldinho çirkin, forması satmaz” diyerek David Beckham ile anlaşmasının, Eto’o’nun da benzer bir düşünceyle kulüpten gönderilmiş olabileceğini düşündürüyor. Bu görüş, spor kamuoyunda da kabul görüyor. Görünen o ki Kamerunlu futbolcu İspanya’da, henüz ilk yıllardan itibaren derisinin renginden dolayı kötü muamele gördü. 2004’te kariyerinin en önemli imzasını, Real Madrid’in ezeli rakibi Barcelona’ya geçerek attı. Ronaldo’yu da kadrosuna katan Real, Eto’o’nun “vazgeçilebilir” olduğunu söylüyordu. Real ve Mallorca, Eto’o’nun bonservisi için Barcelona’dan 24 milyon avro kazandı. Eto’o,2004 ve 2008 arasında Katalan ekibinde 108 resmi maçta forma giydi ve 77 gol attı. Barcelona, Eto’o’lu kadrosuyla bu dönemde iki La Liga şampiyonluğu, iki İspanya Süper Kupası ve bir Şampiyonlar Ligi Kupası kazandı. Kamerun Milli Takımı’nın da yıldızı olan Eto’o, çıktığı 70 karşılaşmada 33 gol attı ve 2008 Afrika Uluslar Kupasından sonra tüm Afrika tarihinin en çok gol […]