Etiket kapatma

Kapatılan yedinci Kürt partisi DTP oldu

HaberVs Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi’ni (DTP), kapatılmasına karar verdi. DTP’nin “terör faaliyetlerin odağı haline geldiği” iddiasıyla, “ teröre bulaşmış bir partiye ifade özgürlüğü hakkı tanınamayağına” hükmeden mahkeme Abdülkadir Fırat, Ahmet Ay, Ahmet Türk, Orhan Miroğlu, Selim Sadak, Aydın Budak, Aysel Tuğluk ve Leyla Zana’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda üye ve yöneticisine de siyaset yasağı getirdi. Mahkeme DTP eşbaşkanı Ahmet Türk ve DTP Diyarbakır milletvekili Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerinin de düşürülmesine karar verdi. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı bu kararla DTP 14 Temmuz 1993’ten Halkın Emek Partisi’yle başlayan süreçte kapatılan 7. Kürt partisi oldu. Kılıç açıkladı Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bugün (11 Aralık 2009) akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, DTP’nin ”Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı haline geldiğinin anlaşıldığından Siyasi Partlier Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince oybirliğiyle kapatılmasına karar verilmiştir” dedi. Partinin tüm mal varlığına el konularak Hazine’ye iade edileceğini de belirten Kılıç, “Yapılacak eleştirileri şimdiden görebiliyorum. Verilecek kararın zamanlaması için verilen tarihin amaçlı olduğu söylendi. Bu yorumlar çok acımasız. Biz 2 yıldır bu davayı görüşüyoruz..Eksiklliklerimiz vardı ve bu eksiklikler raportörümüz aracılığıyla giderilmeye çalışıldı ve bu zamana denk geldi. Bir siyasi partinin terörü ve şiddeti meşrulaştırmaya çalışması uygun değildir. Anayasa Mahkemesi terör ve şiddeti barışçıl çabalardan ayrı tutarak kararını vermiştir” dedi. DTP’yle ilgili verilen kapatma kararı yarın (12 Aralık) Resmi Gazete’de yayınlanacak. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararı DTP’te tevdi edecek ve partinin tüzel kişiliği sona erecek, malvarlığı hazineye geçecek. Haklarında milletvekilliğinin düşürülmesi ve siyaset yapmaları yasaklama kararı verilenlerin siyasi yasakları da başlayacak. “Parti kapatmakla sorun çözülemez” Siyaset yasağı getirilen Ahmet Türk, Anayasa Mahkemesi’nin kararının açıklanmasından sonra yaptığı açıklamada dana önceki sözlerinin arkasında durduklarını belirterek parti kapatma kararlarıyla sorunun çözülemeyeceğini söyledi. Sancılı bir süreç yaşandığını belirten Türk, “Elbette demokratik siyasette parti kapatmak, bir umutsuzluğu derinleştirir. Ama biz bütün buna rağmen Türkiye’de barışın yakalacağına inanıyoruz. Bu sancılı sürecin uzamaması, herkesin yeniden düşünmesi ve […]

AKP 1 oyla “devam” dedi

Medyakronik/Anadolu Ajansıinfo@medyakronik.com Siyasi kriz yaratan ve aylardır Türkiye gündeminden düşmeyen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hakkındaki kapatma davası 6 ya karşı 5 oyla reddedildi. AKP’nin hazine yardımlarının yarısından mahrum bırakılması kararının da verildiği ve oturumların 3. gününde verilen kararı Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Haşim Kılıç açıkladı. Kılıç kendisinin red oyu verdiğini açıkladığı basın toplantısında 6 üyenin AKP’nin kapatılması yönünde oy kullandığını, 4 üyenin ise partinin laikliğin karşıtı eylemlerin odağı olduğunu ancak çok tehlikeli boyutta olmadığını belirttiğini söyledi. 71 AKP’li için istenen siyasi yasak kapatma kararı çıkmadığı için gündeme gelmedi. Kapatma kararının çıkması için en az 7 üyenin oyu gerekiyordu. Son 3 günde 30 saat mesai yapan Anayasa Mahkemesi, AKP’nin “kapatılmamasına” ancak son aldığı hazine yardımın kesilmesi suretiyle “ciddi bir ihtar” verilmesine karar verdi. 71 AKP’li için istenen siyasi yasak kapatma kararı çıkmadığı için gündeme gelmedi. AYM Başkanı Kılıç, konuyla ilgili yaptığı basın toplantısında kararın ilgili partiye ‘ciddi bir ihtar’ olduğunu belirterek “İlgili siyasi partinin gerekli mesajı alacağını temenni ediyorum” dedi. AKP hakkında açılan kapatma davasının final gününde (30 Temmuz) Ankara’da siyaset de mola verdi. AYM’nin 11 üyesi 3 gün boyunca Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın AKP’nin kapatılmasıyla ilgili iddianamesini inceledi. Yalçınkaya’nın esas hakkındaki görüşü ve delilleriyle, AKP’nin savunmalarını Ceza Muhakemesi Kanunu ve Siyasi Partiler Yasası’ndaki kriterlere göre değerlendiren AYM üyeleri, zaman zaman yaşanan tartışmaların ardından kapatma istemine ilişkin sunulan bazı delilleri hukuki açısında yeterli saymayarak dosya dışı bıraktı. Geri kalan ve CMK ile Siyasi Partiler Yasası’na (SPY) göre delil niteliğinde olduğunda tereddüt edilmeyenler ise son değerlendirme için ayrıldı. Kılıç’tan sitemkar açıklama Mahkeme heyeti, bu sabahki oturumda delillerle ilgili görüşmeyi tamamladıktan sonra öğlenden sonraki oturumda delilerin partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olup olmadığının göstergesi olup olmadığını tartıştı. Anayasa’nın 69. maddesinde “parti kapatma” kriteri olan “odak olma” hakkındaki tartışmasının ardından da karar aşamasına geçildi. Dava dosyasını görüşen heyet, AKP hakkında “kapatılmasın” kararını belirledikten […]

Yoksa… Yoksa… “Bir nesil boyu” mu?

Alper Görmüş Anayasa Mahkemesi’nin, üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakmayı amaçlayan Anayasa değişikliklerine, türban karşıtlarını bile şaşırtacak şekilde, en sert seçeneği kullanarak yol vermeme kararının anlamı üzerinde durmaya devam edelim. Hatırlayalım, geçtiğimiz cuma günü bu karara ben şöyle bir anlam atfetmiştim: “Ben düne kadar, sonuçları ne olursa olsun, dava bir kez açıldıktan sonra kapatma kararının mukadder olduğuna inananlardandım. Çünkü bu durumda AKP güçlü bir ‘Gördüğünüz gibi, partimizin laikliğe karşı faaliyetlerin odağı haline geldiği suçlaması Anayasa Mahkemesi tarafından da kabul görmedi’ propagandası yürütecek, parti daha da güçlenecekti. Böyle bir siyasi ortamda, iktidar partisinin başta anayasa olmak üzere bütün yasalarda demokrasi temelinde değişikliklere gidecek, bu da Türkiye’deki statükoculuğun tasfiyesi yönünde radikal bir adım olacaktı. “Fakat dünden itibaren durum değişmiş durumda. Anayasa Mahkemesi’nin yarattığı yeni içtihatla bunların hiçbiri yapılamaz. Parti hayatiyetini sürdürse bile, ilaveten sözünü ettiğim değişikliklere niyet etse bile sonuç değişmez. AKP, boynuna asılı durumda bir ‘demokrasi davulu’yla dolaşmaya devam eder. Fakat hiç ses vermeyen bir davuldur bu, çünkü elinde tokmak yoktur. “Böyle bir partinin hiçbir ‘zararı’ olmaz. Ayrıca unutmamak lazım: Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yaşayacağı iktisadi zorlukların faturasını ‘şeriatçı parti’ye kesmek de hiç fena olmaz. “Buraya yazıyorum, günü geldiğinde konuşuruz: Mahkeme, türban kararıyla ‘bundan böyle egemenliği paylaşacağız’ mesajı verdi. Devamı, kapatma davasına ilişkin kararında şöyle gelecek: ‘Seni kapatmıyorum ama, önceki mesajımı da unutma, artık egemenliği birlikte kullanacağız! Seni kapatmıyorum ama yaramazlık yok! Öyle anayasa değişikliği, reformlar, demokrasinin yaygınlaştırılması falan, bunları unut! Cici çocuk ol!” Bu sertliğin başka anlamları olabilir mi?Şu anda da böyle düşünüyorum. Fakat bu, başka ihtimalleri gözden geçirmememiz anlamına gelmez. Soruyu tekrar edelim: Anayasa Mahkemesi, neden “yorumlu ret” gibi, hem başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasının önünü kesecek hem de kendisine yönelik çok sert tepkilerden kaçınmasını mümkün kılacak bir yolu seçmedi de bildiğimiz yolu seçti? O “yol”u da hatırlayalım: Anayasa Mahkemesi, AKP ve MHP’nin anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde birlikte yaptığı değişiklikleri, anayasanın “değiştirilemez, […]