Etiket kürtler

Güneydoğu paketi ve ekonomide vakit kaybı..

Mustafa Sönmez AKP, hem gün be gün yaklaşan ekonomik kriz karşısında hem de gündemin baş meselelerinden Güneydoğu konusunda toplumu oyalamaktan öteye gitmeyen beyhude icraatlarla 2008’i de kayıp yıllar listesine yazıyor. Milli gelir hesaplama yöntemini değiştirmekle önemli bir hamle gerçekleştirdiğini sanan Hükümet, bu muhasebe oyununun birçok rasyoyu (oranı) değiştirerek çok çeşitli soruna deva olacağına kendini inandırmış göründüğü gibi, toplumu da buna inandırmaya çalışıyor. Milli geliri yüzde 30 kabartarak, dış kreditörlere makyajlı bir Türkiye yüzü sunmakla yabancı kaynak girişini daim kılacağını sanan Hükümet, aynı yolla IMF’nin bütçe konusundaki kuşatmasını aşıp yerel seçimler için gönlünce kaynak kullanmayı hesaplıyor. Ama bu manevraların hiçbir işe yaramayacağı bugünden görünüyor, fakat bu beyhude atraksiyonlar Türkiye’ye sadece vakit kaybettiriyor. Güneydoğu sorununda 2008 öncesinde yüzüne taktığı güvercin maskesi ile 2007 seçimlerinde Kürtlerden önemli oranda oy toplayan AKP, seçim sonrası askeri “çözüm”lere kayarak şahin yüzünü göstermiş, neye yaradığı pek belli olmayan sınır ötesi operasyonların ardından, sözde “sınır içi” hamlelere geçmiş havasını yaymaya, bunu da New York Times üstünden iç ve dış kamuoyuna yaymaya çalışmaktadır. Hemen belirtelim ki, hem ekonomi ile ilgili büyük bir şamata ile takdim edilen milli gelirdeki muhasebe oyunu hem de Güneydoğu ile ilgili üfürülen 12 milyar dolarlık yatırım paketi balonu toplumu oyalamaktan, zaman kaybettirmekten öte bir şeye yaramayacaktır. Söz konusu atraksiyonlardan Güneydoğu’da yoğunlaşalım. Güneydoğu AtraksiyonuNedense New York Times üstünden üfürülen 12 milyar dolarlık yatırım paketi niyetinin hiçbir inandırıcılığı yoktur. Birincisi, böyle bir kaynak nereden bulunacaktır? 2008 Bütçesinde Güneydoğu ile ilgili özel bir ödenek olmadığına göre, kamu yatırımları demetinde zaten var olan ve önceden programlanmış GAP yatırımları, şimdi yeni yatırım hamlesiymiş gibi takdim edilecektir. Doğu ve Güneydoğu sorununun iş ve aş meselesinin yıllardır sadece GAP projeleri ile çözüleceği, bir nakarat haline getirilmiş ve başka hiçbir yaratıcı proje geliştirilmemiştir. Dahası, Bölgenin Kuzeyi için hiçbir yapıcı adım da atılmamıştır. “GAP sihirli değneği”nin aslında Bölge için değil, daha çok Batı’daki gelişmiş […]

Sınırötesi harekât: Bundan sonra ne olacak?

Eski cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 1993’te Kürt sorununun sadece askeri tedbirlerle çözülemeyeceği önermesinin doğru olduğunu, fakat PKK’yı askeri açıdan yenilgiye uğratmadan devletin herhangi bir reform yapmasının mümkün olamayacağını söylemişti. Demirel o çıkışını PKK’nın neredeyse bölgenin bazı kısımlarında “kurtarılmış bölgeler” oluşturma aşamasına geldiği sırada yapmıştı ve o nedenle söylediklerine ciddi bir itiraz gelmemişti. İki yıl sonra (1995) Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, PKK’nın askeri gücünde ciddi bir gerilemeye yol açan geniş çaplı harekâtı başladı. Harekâtın dikkate değer bir askeri başarı anlamına geldiğinin iyice belirginleştiği günlerde, o sırada bölgede bulunan gazeteci Hasan Cemal, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Ünal Erkan’ın sözlerini şöyle aktarmıştı: “Apo’nun tepesindeyken, PKK’yı önüne katmış kovalarken, bu psikolojik ortamda ne yapacaksan yapacaksın. Demokrasi paketi mi, demokratikleşme paketi mi, bu havadan istifade neyse çıkaracaksın…” Herkes biliyor, öyle olmadı, “fırsat” kaçırıldı ve ondan sonra da ne fırsatlar kaçırıldı. Geçtiğimiz günlerde başlatılan sınır ötesi harekâtla ilgili olarak iki temel soru var… Bir: Türkiye Cumhuriyeti devleti PKK’nın askeri olarak ağır bir yenilgiye uğratılmasını “fırsat” bilip Kürt sorununa ilişkin bir reform programını uygulamaya sokacak mı? İki: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin giriştiği harekâtın uluslararası kamuoyunda dikkat çekici bir sessizlikle karşılanması ne anlama geliyor? Harekât, Türkiye’nin de içinde bulunduğu geniş bir mutabakatın birinci bölümüne mi işaret ediyor? Uzun yıllardır Kürt meselesinin bütün yönlerini yakından takip eden Ümit Fırat ve gazeteci İrfan Aktan Medyakronik için değerlendirdi… ÜMİT FIRAT ‘Herkes, yapılan mutabakat çerçevesinde davranıyor’ – Harekâta uluslararası tepki çok cılız kaldı. Bu, bir mutabakatı mı ima ediyor? – Bu operasyonla ilgili altının çizilmesi gereken nokta, ABD’nin hem Türkiye’ye hem de Kuzey Irak’taki Kürt yönetimine belli bir çerçeve çizmiş olmasıdır; şu ana dek Kürtlerden herhangi bir çatlak ses çıkmamasının nedeni de budur. Ne zaman Türkiye çizilen çerçeveyi aşar, ki gidişata bakılırsa böyle bir şey olmayacak, o zaman Kürtler seslerini yükseltir. Bu operasyon daha öncekilere hiç benzemiyor. Daha önceki operasyonlarda Türkiye kimseden icazet almadan Irak […]

Kuzey Irak Kürt Federe Bölgesi: Sorunlar federasyonu

Sadık Güleç Kuzey Irak’a son iki yılda defalarca gittim. En son geçen hafta oradaydım. Her gidişimde yaşadıklarım ve gördüklerim bana şunu düşündürür: Burnumuzun dibindeki bu bölge hakkında ne kadar az şey biliyoruz ya da ne kadar çok şeyi yanlış biliyoruz. Bunu yalnızca Kuzey Irak için değil, zaman zaman gittiğim Suriye, Lübnan gibi ülkeler için de düşünürüm. Amerikalıların Ortadoğu hakkında çok cahil oldukları söylenir ama herhalde her Amerikalı, Kanada ya da Meksika üzerine bizim komşularımız hakkında bildiğimizden daha çok şey biliyordur. Mesela Antakya’dan her gün Halep’e taksi kalkar. Yalnızca 50 YTL karşılığında Halep’e gittiğimi söylediğimde arkadaşlarım şaşırır. Şüphesiz bunlar daha masum bilgisizlikler. Ama Kuzey Irak gibi her gün ülkemiz medyasında onlarca haberin yayımlandığı bir bölge için yazılanları, çizilenleri görünce durum daha da vahim hale geliyor. Kandil ne yana düşer Geçenlerde Kandil Dağı’nda PKK kamplarını gösteren bir harita görmüştüm ülkemizin büyük gazetelerinin birinde. Mahmur Kampı da Kandil Dağı’nın ortasında bir yerde gösteriliyordu. Oysa Mahmur neredeyse Arap bölgesinde, Erbil’in oldukça batısında bir yerlerdedir. Ve Mahmur’da yaşayanlar Birleşmiş Milletler tarafından oraya yerleştirilmişlerdir. Ama hâlâ ısrarla Mahmur silahlı bir PKK kampı olarak gösterilir. Silahlı olmasına imkân yoktur, çünkü oradan Kandil’e ya da Türkiye sınırına gitmek için ülkeyi boydan boya geçmek gerekir ki bu imkânsızdır. Eğer buna kalkışırsanız defalarca arama noktalarından geçmeniz gerekir ki bu arama noktalarının hepsini atlatabilmeniz imkânsızdır. Üstelik Mahmur kaymakamından alınacak bir izinle kampı rahatça gezebilirsiniz. Ben izin konusunda hiç sorun çekmedim. Fakat sürekli buradan Kuzey Irak’a giden Türkiyeli gazeteciler kampın “gizlice” çekilmiş görüntülerini yayınlarlar. Kampın hemen girişindeki Kürdistan Demokratik Partisi’nin (KDP) kontrol noktası ve binalar uzaktan gösterilir. Yaklaşmanın çok zor, içine girmenin imkânsız olduğu bir yer görüntüsü verilir. Kampta yaşayanlar PKK sempatizanı değil mi, derseniz elbette öyle, ama silahlı bir PKK kampı iddiası çok daha başka bir şey. Kürt bölgesinde Arap olmak zor Bu bölge Irak’ın en güvenli bölgesi. Elbette başlangıçtaki bütün […]