Etiket mhp akp ittifakı

MHP’de neler oluyor?

MHP’deki halkçı dönüşüm M. Naci Bostancı, Zaman, 30/01/2008 Bizde milliyetçi çizginin bir siyaset olarak ortaya çıkışında Osmanlı’nın son dönem şartlarının ne kadar önemli rol oynadığını biliyoruz. Tasfiye sürecinde olan imparatorlukta, toplumu bir arada tutacak çeşitli eksenler tartışılmış, Osmanlıcılık, İslamcılık telaffuz edilmiş, nihayet yıkıntıdan kalanı kurtarmak için milliyetçilik baskın bir şekilde öne çıkmıştı. Bunlar iç gelişmeler. Uluslararası alanda ise 19. yüzyılda genel olarak milliyetçi fikirler yükseliş halindeydi. Avrupa’da milli devletler egemen siyasi yapılar haline geliyor, imparatorluklar için tehlike çanları çalıyordu. Nitekim aynı trendler Osmanlı ile birlikte Avusturya-Macaristan ve Rusya imparatorluklarının da sonunu getirmişti. 19. yüzyılda henüz “halk” kavramının siyasette temel belirleyen olduğu söylenemez. Halkın bir gerçeklik olarak varlığından ziyade romantik bir halk fikri mevcuttur. Rusya’da 19. yüzyılın ikinci yarısında parlayan Narodnik hareket (Halkın Dostları), halka gitmeyi, halk gibi yaşamayı bir ideal olarak sunmuş, ancak bu işi gerçekleştirecek aydınların onlara mihmandarlık etmelerini de ihmal etmemişti. Narodnik hareketin içinde Alexandre Herzen, Lev Tolstoy, Lenin’in teröre başvuran ağabeyi -ki sonradan idam edilmiştir- gibi esasen aynı siyasal safta toparlanamayacak insanlar vardı. Zaten “halka gitme” meselesi, halkın bir siyasal fail olarak öne çıkmasına paralel çeşitli isim ve kılıklar altında gittikçe belirgin hale gelecek, farklı siyasal eğilimler bu işi önemseyecekti. Osmanlı’nın son döneminde, özellikle I. ve II. Meşrutiyetlerin “seçim”i esas alması, padişahın yetkilerinin Meclis, yani halkın temsilcileri lehine kısıtlanması fikirlerini de halkın siyasetteki yükselişi olarak görmek mümkündür. Aynı tarihlerde, 1909-1914 yılları arasında İstanbul matbuatından Tanin gazetesinin Ahmet Şerif vasıtasıyla Anadolu’nun görünümünü okuyucularına sunması bir tesadüf değildir. Cumhuriyet döneminde halka çok önemli bir vurgu vardır. Kurulan partinin adı Cumhuriyet Halk Partisi’dir, bütün halk onun doğal üyesi addedilir, 1924 Anayasası’nda hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu belirtildikten sonra bu hâkimiyetin TBMM aracılığı ile kullanılacağı belirtilir. 1946’daki çok partili hayata kadar halkın bu sistemin omurgası olduğu söylenemez. Halka yönelik tüm bu vurgular, sistemin meşruiyetini sağlamak kadar geleceğe yönelik bir niyet […]