Sığınaksız bir dünya!

Kadın Sığınakları ve Dayanıyma Merkezleri kurultayı Nevşehir'de toplanıyor. Amaç, kadının şiddete maruz kalmadığı sığınaksız bir dünya yaratmak

Kadın Sığınakları ve Dayanıyma Merkezleri kurultayı Nevşehir'de toplanıyor. Amaç, kadının şiddete maruz kalmadığı sığınaksız bir dünya yaratmak

Kadın sığınma vakfı Mor Çatı, Otto Santral’de 8 Kasım’da ünlü sanatçıların bağışladığı kostümlerin açık arttırma ile satıldığı bir müzayede gecesi düzenledi. Esprileriyle satışa katkı sağlayan Cem Yılmaz ve en çok kostümü satın alan ünlü iş kadını Leyla Alaton, müzayedeye damgasını vurdu. Şiddet gören kadın ve çocuklara hukuki, sosyal ve psikolojik destek veren Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı 20. yılında büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Kadınlara ve çocuklara uygulanan her türlü şiddetin önlenmesi konusunda duyarlı davranan sanatçılar ve iş insanları Mor Çatı’ya destek vermek için Bilgi Üniversitesi’nin Santral İstanbul yerleşkesinde bulunan Otto Santral’de bir araya geldi. Ünlü sanatçıların bağışladığı kostümlerinin açık artırma ile satışa sunulduğu geceden elde edilen gelir, Mor Çatı’ya yeni bir sığınak kazandıracak. “Batı”da şiddet yok mu?Türkiye’de çok az sayıda sığınağın bulunduğuna dikkat çeken Mor Çatı psikologu Feride Yıldırım, “Bu yüzden böyle bir müzayede düzenledik” dedi. Gecenin sunuculuğunu yapan Meltem Cumbul, genelde doğu toplumunda kadına şiddetin olduğunu söyledi. Basın mensuplarının “Batıda yok mu?” sorusuna, ünlülerden bile şiddet görenlerin olduğunu söyleyen Cumbul, “Ama doğu toplumu aileye daha çok sahip çıkan bir toplum olmasına rağmen kadına daha çok şiddet var” şeklinde yanıt verdi. Müzayedede satılan kostümlerin ve tabloların fiyatları:Ajda Pekkan kostümü – 1250 TLConcha Buika kostümü – 1500 TLEmel Sayın – 1000 TLGönül Yazar – 1250Hülya Avşar – 2500 TLHülya Koçyiğit – 1750 TLLale Belkıs – 1250 TLMonica Molina – 1250 TLNilüfer – 2000 TLOrhan Gencebay’ın nota desenli kravatı – 2000 TLSezen Aksu – 1750 TLSezen Aksu – 1500 TLSezen Aksu – 1500 TLTarkan – 8250 TLTarkan – 3250 TLTuncer Kurtiz’in şapkası – 3000 TLTürkan Şoray – 3500 TLZühal Olcay – 1500 TLBeşiktaş – 1500 TLFenerbahçe – 2750 TLAlex’in 10 numaralı forması – 1000 TLArda Turan’ın 10 numaralı forması – 750 TLFenerbahçe Basketbol – 750 TLGalatasaray Basketbol – 750 TLFatma Girik portre – 5250 TLMustafa Ayaz tablosu – 4000 TLMustafa […]

linklerinden ayrıntılı bilgiye ulaşmak mümkün. Her gün 5 kadın öldürülüyorTüm dünyada yaşam hakkı üzerinde önemli bir tehdit unsuru olan kadına yönelik şiddet konusunda Türkiye’nin sabıka dosyası da hayli kabarık. İstatistiklere göre Türkiye’de her gün 5 kadın koca, eski koca ya da sevgilisi tarafından öldürülüyor. Suçlular ise genel olarak “haksız tahrik” gerekçesi ile mahkemelerde birçok kez ceza indirimi alıyor. Şiddetin kaynağında toplumda kadınlara uygulanan ayrımcılığın yattığını vurgulayan Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığı Engellenmesi Sözleşmesi, Türkiye gibi imza atan tüm devletlere ayrımcılığın önlenmesi ile ilgili sorumluluk yüklüyor. Son yıllarda şiddetin ve ayrımcılığın önlenmesi amacıyla yapılan birçok yasal düzenleme yapılsa da uygulamada ciddi sorunlar bulunuyor ve kadına yönelik şiddetle ilgili rakamlarda iyileşme sözkonusu değil. Öte yandan yasaya göre nüfusu 50 bin olan tüm belediyelerin şiddetten uzaklaşmak isteyen kadın ve çocuklar için sığınak açması gerekirken bu yükümlülüğü yerine getirenlerin sayısı sadece 19. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağlı ise 40 kadar sığınak bulunan Türkiye’de bin 500’ün üzerinde sığınağa ihtiyaç bulunuyor. Mevcut sığınaklarda kadınların güçlendirilmesine yönelik yetersiz çalışmalar nedeniyle şiddet ortamına geri dönmek zorunda kalan kadınların oranı ise yüzde 85’in üzerinde. Şiddet gören kadının adresiMor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, kurulduğu 1990 yılından bu yana şiddet gören kadın ve çocuklara aralıksız olarak hukuki, sosyal ve psikolojik destek verdi. Şiddet mağduru kadın ve çocukların tanıklıkları aracılığıyla elde edilen bilgileri yetkililer başta olmak üzere geniş bir kesimle düzenli olarak paylaşan Mor Çatı, yasaların kadından yana değişmesi, uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi konusunda önemli çalışmalar yürüttü. Mor Çatı’ya ait uluslararası standartlarda faaliyet yürüten üç sığınakta kalan kadın ve çocukların şiddetten uzak yeni bir yaşam kurma oranı ise yüzde 80.

Bilgi Açık Kapı tarafından düzenlenen ve geliri Mor Çatı ve Umut Sokak Çocukları Derneği’ne aktarılacak olan “Şiddete Karşı Bitpazarı” bu yıl ikinci kez tezgâh açtı. Santralistanbul’da tokadan oyuncağa, kitaptan giysiye yüzlerce ürün, kadına ve çocuğu karşı şiddeti önlemek için çalışan onlarca gönüllü gencin açtığı kermeste satışa çıkarıldı.İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayten Zara Page ve 55 öğrencisinin özverileriyle düzenlenen kermes, şiddet ve travma konularında halkı bilinçlendirme çalışmalarının sadece bir parçası. Bilgi Açık Kapı, cinsel istismar, fiziksel, cinsel ve duygusal şiddet konularında toplumu bilgilendirme amacıyla bu konuda çalışan dernekler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak, onlara hem bilgi-beceri bazında, hem de ekonomik olarak destek sağlamayı hedefliyor. Gelir Mor Çatı ve Sokak Çocukları Vakfı’na Türkiye’de sivil toplum örgütlerinin kendi ekonomik kaynaklarını kendilerinin oluşturduğunu, ekonomik kaynak olmadığı için hayata geçirilemeyen birçok proje olduğunu vurgulayan Ayten Zara Page “Biz bir taraftan kendi bilinçlendirme çalışmamızı yapmak için ihtiyaç duyacağımız ekonomik desteği bulabilmek, hem de sivil toplum örgütlerine ihtiyaç duyduğu ekonomik desteği sağlayabilmek için yapabileceğimiz en iyi şeyin bit pazarı olduğuna karar verdik. Kullanmadığımız eşyaları getirerek bir bitpazarı oluşturduk. Geçen sene yaptığımız bitpazarının geliri olan bin 780 lirayı Van Kadınlar Derneği’ne bağışlamıştık. Bu yıl ise geliri Mor Çatı ve Umut Sokak Çocukları Derneği’ne aktaracağız. Kaynağın bir kısmı İstanbul Bilgi Üniversitesi bünyesinde çalışan Çocuk Çalışmaları Birimi’ne gidecek” dedi. Ekonomik ve sosyal anlamda çok hoş destekler aldıklarını vurgulayan Page, “Şiddete karşı bitpazarı” adıyla tepeden tırnağa, giydikleri çoraptan saçlarına taktıkları tokaya kadar her şeyleriyle şiddete karşı oldukları mesajını vermek istediklerini söyledi.Psikoloji bölümündeki çoğu öğrencinin bu proje için canla başla çalıştığını belirten Psikoloji Bölümü yüksek lisans öğrencisi Hejan Epözdemir, bölüm, hatta üniversite dışından pek çok kişinin bağış yapmak için başvurduğunu söyledi. Amacın sadece yardım için para toplamak olmadığını, verilmek istenen mesajın öneminin altının çizilmesi gerektiğini vurguladı. Kermesin asıl temasının şiddet ve travma olduğunu belirten […]
Dünya Ekonomik Forumu’nun, geçtiğimiz günlerde açıklanan 2008 yılı cinsiyet ayrımcılığı raporuna göre Türkiye kadına yönelik şiddet, ekonomik güç ve fırsat eşitliği, eğitim düzeyi, sağlık, siyasi temsil konularında rapora konu 130 ülke arasında 123. sırayı aldı. Kadın-erkek eşitliğinin dünyadaki durumuna dair veriler yer alan The Global Gender Gap Report isimli raporun, Haklar ve Sosyal Kurumlar başlığında ülke olarak en düşük notu aldığımız konu ise, kadına yönelik şiddete karşı cezai yaptırımlar oldu. Raporda, şiddete maruz kalan kadınların korunabilecekleri bir yasaları ve sığınabilecekleri barınaklarının yok denecek kadar az olması da eleştiri konusu yapıldı. Türkiye’de sekizi İstanbul’da olmak üzere 40 kadın sığınağı var. Bunların toplam kapasiteleri ise bini bulmuyor. Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı da bunlardan biri. Türkiye’deki ilk ve bağımsız kadın sığınağı olan Mor Çatı ’nın kapasitesi 18 kişi olmasına rağmen, ayda ortalama 50 kadın müracaat ediyor. Kadınların, yüzde 90’ı fiziksel şiddete maruz kalmış; yüzde 10’u ise cinsel taciz, sözlü şiddet gibi şikayetlerle başvurduğu Mor Çatı, mücadelelerine yeni bir boyut kazandıracak bir proje hazırlığı içinde. Seslerini duyurmak ve bu gidişata dur demek isteyen, şiddete maruz kalmış kadınları kadın yazarlarla buluşturan bir kitap projesiyle şiddetle içiçe yaşamak zorunda kalmış 11 kadının hikayesi kadın yazarlar tarafından kaleme alınacak. İnci Aral, Şebnem İşigüzel, Müge İplikçi, Karin Karakaşlı, Ayşe Düzkan, Pınar Öğünç, Nükhet Sirman, Handan Çağlayan, Yasemin Öz, Siren İdemen ve Handan Koç’un aktarımıyla okurlarla buluşmaya hazırlanan kitapta, şiddetin tüm kadınların başına gelebileceğinin, yalnızca şiddete direnme biçimlerinin farklılık gösterebildiğinin altı çizilmek isteniyor. Yaklaşık 2 yıl önce, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı ile ortaklaşa başlatılan “Aile içi şiddete karşı, kadınların dayanışma merkezleri aracılığıyla güçlenmesi” projesinin bir ayağı olan kitabın, Aralık ayında piyasada olması hedefleniyor. Kitapta yer alan 11 kadın hikayesinin yazarları, kadından yana bakabilecek, şiddeti kendi dışında yaşanan bir sorunmuş gibi görmeyecek kadın yazarlardan seçildi. Mor Çatı Yayınları’ndan çıkacak olan kitabın basımını Avrupa […]

Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla, ilk bağımsız kadın sığınağını kuran Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın maddi desteğini çekmesi üzerine zor günler yaşıyor. Uluslararası standartlara uygun bir sığınak hizmeti için gereken ödenek ayda 20 bin YTL. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları sebebiyle, 48 bin havai fişek için 2 milyon YTL üzerinde bir ödenek çıkarabilen devlet, konu kadına yönelik şiddet ile mücadeleye gelince kaynak yetersizliğini gerekçe gösteriyor. Hâlbuki Cumhuriyet Bayramı için bir gecede harcanan parayla bir kadın sığınağı 8 yıl ayakta kalabiliyor. Sorun maddi kaynak yetersizliğiyle de sınırlı değil. AB’ye uyum sürecinde çıkarılan Belediyeler Yasası’na göre, her 50 bin nüfus için, 1 kadın sığınma evi kurulması gerekirken, nüfusu 70 milyonun üzerinde olan Türkiye’de yalnızca 40 kadın sığınağı var. Ülkemizdeki kadın sığınakları, devlet ve sivil toplum kuruluşları tarafından ya da bireysel yardımlarla destekleniyor. Özel sektör desteği yok denilecek kadar az. Bu şartlar altında, çalacak kapı, sığınacak çatı bulamayan kadınlar, şiddete maruz kalmaya ve susmaya mecbur bırakılıyorlar. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü’nde Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı gönüllüsü Zelal Yalçın ile kadın sığınakları ile ilgili merak edilenleri konuştuk. Kadın sığınma evi nedir? Neden ihtiyaç duyulur?Feminist kadın hareketinin önerdiği sığınaklar; şiddetten kurtulmak isteyen kadınların, can güvenliği riskinden uzaklaşarak, yeni bir hayat kurabilecekleri mekanlar olarak tarif ediliyor. Aile içinde şiddet gören, hayati riski olan, bulunduğu sosyal çevre içerisinde sorununu kendi imkanlarıyla çözemeyen kadınlar, can güvenliğini sağlayabilmek, şiddetten uzaklaşarak, güçlenebilecekleri mekanizmalar içerisine girebilmesi için sığınaklara geliyor. Uluslararası sığınak standartları neler?Dünyadaki kadın hareketinin getirdiği standartlar bunlar. Kadınların yargılanmadığı, sorgulanmadığı, ikinci cins olarak görülmediği, yardım edilen olarak görülmediği, kadınları güçlendiren, destekleyen, onların birey olarak ayakta kalmasını sağlayan, erkeğe muhtaç etmeyen bir hayatın örgütlenmesi hedefleniyor. Türkiye’de kaç kadın sığınağı var?Son rakamlara göre 40’a yakın sığınak var. Ama nüfusa oranladığınızda, bin 400 civarında sığınağa ihtiyaç var. Her 50 bin nüfuslu belediyenin 1 sığınak açması […]