Etiket mortgage

Evinizi mortgage ile satıyorsanız dikkat!

Gayrimenkul alımlarında kullanılan mortgage kredilerinin ipotek zorunluluğu, Tapu işlemlerinde kullanılan TAKBİS adlı yazılımın özellikleriyle birleşince alışveriş prosedürü konut satıcıları için ciddi bir risk haline geldi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Dairesi Başkanlığı’nın 4 Şubat 2008 tarihli genelgesine rağmen ne bankalar ne de tapu müdürlükleri satıcılar için risk yaratan bu yöntemi değiştirmeye yanaşmıyor. Tapu müdürlüğü ve bankalar topu birbirine atınca olan konut satıcılarına oluyor. Uygulanan sisteme göre yeterli parası olmadığı için bankadan kredi isteyen konut alıcısının banka işlemlerini tamamlayabilmesi için, konut satıcısının henüz parayı almadan, tapu dairesine gidip “Ben parayı aldım” demesi gerekiyor. Tapu dairesinde bu beyan yapıldıktan sonra konutun mülkiyeti alıcıya geçiyor. Ancak banka, alıcının mülkiyetine geçen konutun üzerine ipotek tesis ettikten sonra satıcıya parayı ödüyor ve alışveriş tamamlanabiliyor. Bu işlemin gerçekleştirilmesi ise ilgili tapu dairesinin yoğunluğuna bağlı olarak bazen saatler sonra yapılıyor, bazen de ertesi güne kadar sarkabiliyor. İpotek ve satış işlemlerinin aynı anda yapılması gerekirken iki işlem arasına saatler girmesi Satıcı için ciddi bir risk oluşturuyor. Eğer alıcı evi üstüne aldıktan sonra parayı vermeden kaçarsa veya hayatını kaybederse satıcı parasını almadığı halde tapu dairesine “parayı aldım” deyip imza attığı için konut üzerinde hiçbir hak iddia edemiyor. “Bu durumdan biz de şikâyetçiyiz” Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden ismini vermek istemeyen bir yetkilinin yaptığı açıklamalar da tapu işlemlerindeki düzensizlik iddialarını doğrular nitelikte. “İpotek ile satış işlemlerinin arasında kalan süre içinde alıcıya bir şey olsa konutunuzun elinizden gideceği doğru.” diyen yetkili, eskiden tapu işlemlerinin manüel olarak yapıldığını belirterek önceki sistemde ilk önce satış işlemlerinin, bir dakika sonra da ipotek işlemlerinin yapıldığını, her iki sistemde de konutun alıcının adına geçmeden ipotek işleminin yapılamadığını söylüyor.Aynı yetkili,4 Şubat 2008 tarihli genelgenin de yaşanan risklerin ortadan kaldırılabilmesi için yayınlandığına işaret ediyor. Sözkonusu genelgede, Medeni Kanun’un 881’inci maddesinde yer alan “İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez” hükmüne atıfta bulunularak “Bu itibarla Konut […]

Krizin ibresi Eylül’ü gösteriyor

Mustafa Sönmez ABD’de başlayan ve tüm ülkelere belirli derecelerde yansıyan finansal krizin üstünden tam bir yıl geçti. Krizin boyutları ve yaygınlığı, bitti bitecek, v yapıp çıkacak, belki de U yapıp çıkar diyen iyimser öngörüleri yerle bir etti. Şimdilik 400 milyar dolarlık bir zararı sineye çeken ABD ve Avrupa’daki finans kuruluşlarının toplam zararının gerçekte nereyi bulacağı belli değil. Krizin Türkiye üzerindeki etkilerini, AKP iktidarı, kapatma davası ile ilişkilendirerek rakiplerine fatura etme peşinde. Bakan Mehmet Şimşek, faturayı 100 milyar dolar olarak hesapladı ve kapatmaya bağladı ama pek inandıramadıysa da, anlaşıldı ki, Ergenekon ile birlikte, AKP , ya da devamı partinin ilk seçimde vatandaşa dönük söylemini şöyle bir şey oluşturacak; “Biz ekonomide iyi şeyler yapıyorduk, kapatma davasıyla her şeyi berbat ettiler!.. Biz Ergenekon ile temiz eller operasyonu başlattık, demokratikleştiriyorduk, geldiler bozdular !..” Borsalarda ayı piyasası Bir yılını dolduran ABD kaynaklı finans krizinin, birçok para ve maliye politikasına, tüketiciye verilen 150 milyar dolarlık kaynak enjeksiyonuna rağmen geçiştirilemediği ve dibi henüz görmediği, en iyimser yorumcular tarafından bile nihayet teslim ediliyor. Krizin finansal bir kriz olarak kalmayacağı, reel sektöre yansıyacağı, hem tek tek ülkelerde hem de dünyanın tümünde dengeleri değiştireceğini söyleyenler haklı çıkmaya başladılar. Global krizin reel sektör üzerindeki etkileri daha yeni hissediliyor. Krizin ilk döneminde göreceli olarak az etkilenen dünya hisse senedi borsalarında dikkat çekici düşüşler yaşanmaya başlandı. Ani çöküşü, çeşitli manevralarla geciktirilen hisse senedi borsalarında zirveye göre yüzde 20 düşüşle tanımlanan “ayı piyasası”na girilmiş oldu. Şimdi ayı piyasasının ne kadar süreceği ve ne kadar derinleşeceği konusunda tahminler yapılıyor. Her büyük krizde olduğu gibi, krizin toplumsal sisteme etkisini azaltıp, yeniden üretim şartlarına geri dönüşü sağlamada görev devlete düşüyor. Şimdi her ülkede devlete “kurtarma” görevleri veriliyor. İlk örneği İngiltere, bir büyük bankasını kamu kontrolüne alarak yapmıştı zaten. Şimdi, ABD’de konut sektörünün iki temel direğini oluşturan ve 12 trilyon dolarlık mortgage finansmanı piyasasının yaklaşık yarısını kontrol eden […]