Etiket taliban

“Taliban” Mersin’de

Anadolu’nun sahipsiz kültür mirasına define avcılarınrdan yeni bir darbe: Mersin Erdemli’ye bağlı Kızkalesi beldesinin yedi kilometre kuzeyindeki derin bir vadinin dik yamacında yer alan ve 12 adet kabartmadan oluşan Adamkayalar dinamitlendi. Sadece tarihi Kilikia bölgesinin değil, dünyada eşine az rastlanır bir kabartma grubu olan eserlerde büyük tahribat meydana geldi. Tahribatı duyuran haber, Sınırsız Fotoğrafçılar Grubu’nun (SFG) yayın organı Fotoritim’in Temmuz 2009 sayısında yayımlandı. Mersin Fotoğraf Derneği Başkan Yardımcısı ve SGF üyesi Baybars Sağlamtimur, tahribatı birkaç önce fark ettiklerini ancak belgeleme ve yayınlama çalışmalarının zaman aldığını dile getiriyor. Bahar aylarında meydana geldiğini sanılan tahribat Mersin Fotoğraf Derneği Başkanı Mustafa Eser tarafından belgelendi. Mersin Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Durukan, stilistik incelemelere bakıldığında kabartmaların, İÖ 3. yüzyıldan Roma İmparatorluğu dönemine kadar uzanan bir dönemde yapıldığı bilgisini veriyor. Define bulma gerekçesiyle dinamitlenen kabartmalardan biri tamamen yok olurken, bazıları kısmen zarar görmüş. Kabartma sırasının en başındaki sunağın sağ yanındaki figür tümüyle ortadan kalkmış. Sunağın sol yanındaki, bir elindeki testiden diğer elindeki kâseye bir sıvı dökerken betimlenen figürün ise gövdesinin üst bölümü zarar görmüş. Dinamitleme, altı kabartmanın yan yana yer aldığı bölümün altını da tahrip etmiş. Kabartmalarının, önemli kişilerin anısını yaşatmak üzere yakınları tarafından yaptırıldığı sanılıyor. Murat Durukan, Fotoritim’deki yazısında tahribatın Afganistan’daki “Buda” kabartmasının bombalanarak tahrip edilmesinden farklı olmadığını dile getiriyor.

Obama’nın barışı Afganistan’ı kapsamıyor

ABD Başkanı Barack Obama, “teenage” kuşağın bir rock yıldızına gösterdiği ilgiye benzer bir karşılama ve ağırlamayla gelip gitti. Siyasilerin demeçleri, bir takım “akil” gazeteci ve yazarların sanki lise arkadaşlarını anlatıyormuşçasına hakkında methiyeler düzdüğü ve medyanın tümünün estirdiği sempati rüzgarlarıyla sanki bir Hollywood filminden sahneler izledik birkaç gün boyunca. Böylece geçmişin bütün kötü izleri kolayca silinip, yanıbaşımızda halen yaşanmakta olan ABD kaynaklı trajik olayları unutturuldu sanki. Buraya kadar sayılanlar işin görünür kısımnda yaşananlardı. Ne kadarının ne kadar gerçek olduğunu zaman gösterecek elbet. Ancak bu görünenlerin dışında bir de kapalı kapılar ardında konuşulup ayrıntılarını iddia düzeyinde öğrenmeye çalıştıklarımız var elbet. Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri olması karşılığında neler alındığını bilemiyoruz henüz. Radikalgazetesinde Hilal Köylü imzasıyla çıkan ve Obama ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül arasında geçen görüşmede neler konuşulduğunu anlatan bir haberde ne tür tavizler verildiğine ilişkin birazcık fikrimiz olabildi. Hilal Köylü’nün iddiasına göre Cumhurbaşkanı Gül, ABD’ye Irak’tan çekilme ve Afganistan konusunda “muharip asker” göndermek de dahil Obama’ya her türlü desteğin sağlanacağı garantisini vermişti. Savaşın yeni adresi Afganistan 11 Eylül 2001’deki saldırıların hemen ardından, ABD’nin saldırıdan sorumlu tuttuğu Taliban’ı yok etmek amacıyla başlattığı Afganistan’daki işgal 8 yılı geride bıraktı. El Kaide ve Taliban’ı tasfiye bahanesiyle oluşturulan “şer ekseni”nin ilk halkası Afganistan, yüzyıllık süreç içerisinde üçüncü süpergüç işgalini yaşıyor. Irak’ın işgali için sıçrama tahtası olarak kullanılan ancak Irak’taki görevin sona ermesiyle Afganistan, yeniden gündeme güçlü bir şekilde gelecek ve önümüzdeki aylardan itibaren bir hayli ısınacak. Taliban militanlarıyla yaşanan sıcak çatışmalara ABD ile birlikte İngiltere, Kanada ve Avustralya askerlerinin girdiği Afganistan’da, diğer NATO ülkelerine ait askerlerin de aralarında bulunduğu 70 binin üzerinde güç konuşlanmış durumda. Buna karşın başkent Kabil dışında hemen hemen hiçbir yer de kontrol sağlanmış değil. Özellikle sıcak çatışmaların yaşandığı ülkenin güney ve güneydoğusunda Taliban’ın mutlak hakimiyeti sürüyor. NATO’ya bağlı olarak ülkede, daha çok geri planda bir takım hizmetler götürmekle mükellef bir askeri güç bulunduran […]

Ön sayfada kan var!

Agence France-Presse (AFP) muhabiri Tarık Mahmud tarafından Pakistan’ın Afganistan sınırında çekilen ve ajans tarafından servis edilen bir fotoğraf dün (24 Aralık 2008) Türkiye’de de bazı gazeteler tarafından kullanıldı. Fotoğraf, Hayber Özerk Bölgesi’nin başkenti Bara’da adam kaçırma, fidye isteme ve cinayetle itham edilen iki erkeğin kalaşnikof tüfekle infazını gösteriyordu. Habere göre devlet otoritesinin nüfuz etmediği, Taliban kontrolündeki bu bölgede şeriat kuralları geçerliydi. “Kısasa kısas” gereği bu infaz, infaz edilen iki kişinin öldürdüğü söylenen taksi şoförünün yakınları tarafından gerçekleştiriliyordu. Belgelediği şiddet nedeniyle okuru rahatsız edebilecek bu fotoğraf Vatangazetesi tarafından, ön sayfanın üst yarısını kaplayacak şekilde verildi. Bu kullanım gazetecilik adına cesur bir karar olarak nitelenebilir. Nitekim Hürriyet hariç Türkiye’de yayınlanan gazetelerin hiçbirinde fotoğraf ve ilgili haber yer almıyordu. Dünyanın belli başlı haber ajansları arasında yer alan AFP’nin servis ettiği bu fotoğraf tüm gazetelere ulaşmış olmalıydı. Peki bir gazetenin manşetten kullanacak kadar önemli gördüğü bu fotoğraf ve habere, diğerleri neden iç sayfalarında bile yer vermemişti? Soruyu tersinden soracak olursak Vatangazetesinin kullanımı gerçekten de “cesur bir karar” olarak nitelenebilir miydi? Soruyu gazete yöneticilerinin ve editörlerinin kendisine yönelttik. Vatan: “Demokratik bir ülke bunu hak etmiyor” Haberi ‘‘Taliban Adaleti’’ başlığıyla manşetten veren Vatan’ın Genel Yayın Müdürü Tayfun Devecioğlu, Pakistan’ın demokrasiyle yönetilen önemli bir ülke olduğunu ve böyle bir ülke için bu görüntünün önemli bir haber olarak algılanması gerektiğini düşündükleri için fotoğrafı manşette kullandıklarını dile getiriyor. Devecioğlu amaçlarının, “Türkiye’nin de benzer bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu ima etmek” olmadığını, sayısı 50’yi geçen Müslüman ülkelerin bir bölümünde bu tarz olayların yaşanabildiğini söylüyor. “Ancak Pakistan’da bunun çok uç ve çarpıcı bir örneği” diye de ekliyor. Haberi kullanan ikinci gazete Hürriyet’ti. Yazıişleri yoğunluk gerekçesiyle sorumuza cevap vermedi. Gazeteden edindiğimiz tek bilgi, bu haber üzerine geç saatlerde ön sayfanın değiştiği ve haberin son baskıya yetiştirildiği. Sabah’ın yazıişleri müdürlerinden Barış Soydan, fotoğrafı kullanmamalarını “teknik nedenlere” bağlıyor. “O gün, AFP bağlantısında yaşanan […]