Etiket tvsaire

Kartondan Ajda Pekkan sahnede!

İtalyan sanatçı Ennio Marchetto kartondan yaptığı kostümleriyle birçok ünlü ismi canlandırdığı gösterisiyle İtalya’dan sonra ününü bütün dünyaya duyurdu. Güney Afrika’daki gösterilerinden sonra Türkiye’ye gelen sanatçı 8–15 Nisan tarihleri arasında Beşiktaş Kültür Merkezi’nde sahne alıyor. Venedik’te doğan ve sanat okulunda eğitim alan sanatçı gösterisinde, bir saniye içinde başka birine dönüşüyor. Marilyn Monroe, Gloria Gaynor, Kyle Minogue, Madonna, Celine Dion, Elvis Presley karakterlerinden sadece bir kaçı. Türkiye’ye özel repertuarına Ajda Pekkan ve Müslüm Gürses’i de katan Marchetto’nun bu dünyada benzeri olmayan gösterisini izlemek istiyorsanız, haberimizi kaçırmayın!Haber: İşvecan Nur Özen iozen@medyakronik.com Kameraman: Erdem Özüer

Kadın yönetmensiz sinema

Gezici Film-mor Kadın Filmleri Festivali’nin altıncısı, 10 Mart 2008 akşamı İstiklal Caddesi’nde, kadınların “sazlı sözlü” etkinliğiyle açıldı. 14 ülkeden 33 filme ev sahipliği yaptı; İstanbul’un ardından Van ve Diyarkır’da devam etti. Bu ayın sonunda, 25-26 Nisan 2008’de ise Samsun’da sona erecek. Bu yılkı teması “kadına yönelik şiddet” olan festival, Türkiye’de kadın sinemacıların sayıca çok kısıtlı olduğu gerçeğini bize hatırlattı. Biz de bu soruyu, festival düzenleyicilerine ve Gazeteci Ferai Tınç’a yönelttik.

Rent Müzikali’nin gala gecesi

Amatör ruhla porfesyonel faaliyetler gerçekleştirerek, üniversite tiyatrosu kavramına yeni bir anlayış getiren Tiyatro Candela, 2008 sezonunda onuncu prodüksiyonu olan Rent Müzikali ile seyirci karşısına çıktı. Oyun marjinal yaşamları olan sekiz gencin bir yıl içinde yaşadıkları mutsuzluklar, acılar, problemler ve küçük mutlulukları nasıl büyük mutluluklara çevirdiklerini anlatıyor.. Gala: 08 Nisan 2008, Salı 21.00 Oyun: 04 – 05 – 07 – 18 – 19 – 30 Nisan 2008, saat 20:30 06 -20 Nisan 2008, saat 15:30 Yer: İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü, BS2 Kurtuluşderesi Cad. No 47 Dolapdere Giriş ücretsiz…Haber: Beril Tekin

Güler misin güldürür müsün…

Bilgi Üniversitesi ile Fransız Kültür Merkezi’nin işbirliğiyle düzenlenen Çağdaş Sirk ve Sokak Sanatları Atölyesi’nin ikincisi Santralistanbul’da devam ediyor. Francis Alberio’nun eğitmenlik yaptığı atölye çalışmasının bu seferki konusu palyaçoluk… 24 Mart-8 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen atölyeler ücretsiz katılıma açık.İrem Akın Funda Günaydın

Sokağın Dili: Aynı şartlarda, bir daha dünyaya gelmek ister miydiniz?

Ekonomik koşullar, hayat şartları, hayatın zaten doğası gereği kendiliğinden ağırlığı… Acaba insanlar yaşadıkları hayatta ne kadar mutlu? Seçenekleri olsa aynı hayatı bir kez daha yaşarlar mı? Sokağın Dili, “Aynı şartlarda bir daha dünyaya gelmek ister miydiniz?” sorusunun cevabını sokaklarda aradı.Muhabir: Asım Can Yılmaz Kameraman: Ersan Bayram sokakdili@medyakronik.com

Santralistanbul: Bir yeniden doğuş hikâyesi

Kurgu: Ertan Önsel Evlerin mum ve yağ kandilleriyle, caddelerin fenerlerle aydınlatıldığı bir İstanbul’u 21. yüzyılda hayal etmek oldukça güç. Fakat 1914 öncesi, yani elektriksiz İstanbul’da, havanın kararmasıyla sosyal yaşam sona eriyordu. Dahası, dışarı fenersiz çıkanlar şüpheli görüldüğünden karakola götürülüyordu. Bireysel ulaşım at ve öküz arabalarıyla, toplu taşıma ise atlı tramvaylarla gerçekleşiyordu. Avrupa şehirlerinin 1889’da tanıştığı elektrik, İstanbul’a gecikmeli olarak, Sultan II. Abdülhamit tarafından 1914’te getirildi. Şehir içinde elektrikle çalışan tramvaylar sayesinde ulaşımda büyük kolaylıklar sağlandı, evlerde elektrikli ev aletleri kullanıldı, ampulle aydınlanıldı ve daha da önemlisi, günlük sosyal yaşam süresi uzadı. 69 sene Avrupa yakasında birçok ilçeyi aydınlatan Silahtarağa Elektrik Santrali’nde 1983’ten sonra üretime son verildi. Santral, 1991’de İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile tescillendi, ama İstanbullular tarafından unutuldu. 2004’te İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin keşfettiği eski Silahtarağa Elektrik Santrali, şimdiki adıyla Santralistanbul, kültür – sanat ve eğitim alanında faaliyet gösteriyor. Fakat Santralistanbul’un ilk haliyle şimdiki hali arasında çok büyük farklar var. Yıkılmak üzere olan binalar güçlendirildi, ek binalar eklendi, kısaca arazi boydan boya yeniden yaratıldı. Silahtarağa Elektrik Santrali’nde bulunan eski kazan daireleri bugün, kütüphane, Çağdaş Sanat Müzesi ve Enerji Müzesi olarak kullanılıyor. Elektrik santrali zamanında kullanılan personel lokali, So Cafe, müdür lojmanı, Le Sanrale ve atölye binası da Otto isimli cafe ve restoranlara dönüştürüldü. Santralde çalışan işçiler için yapılmış lojman, restore edilerek rezidans haline getirildi. Tescilsiz konaklama üniteleri ise yıkılarak yerine eğitim binaları inşa edildi. Santralistanbul, isimli sergi, atölye ve eğitim çalışmalarıyla sanatseverlerin de ilgisini çeken bir kültür merkezi halini aldı.Çiçekler arasındaki harabe C. Akın Barlas İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin mimarlarından, Santralistanbul projesinin yöneticisi C. Akın Barlas, santralde geçen 3 yılını, yoğun ve uykusuz restorasyon çalışmalarını anlatıyor. “2004 Haziranının ilk günlerinde sahaya ilk geldiğimde, terkedilmiş ve birbirinin üzerine yaslanarak ayakta durmaya çalışan endüstriyel yapıların hüzünlü görüntüsünden çok etkilenmiştim… Haliç yönünden sahaya girişte, numarası 1 olan yapının (14.1) […]

Dünya Tiyatrolar Günü 47 yaşında

1948 yılında kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nün 1961’den bu yana kutladığı Dünya Tiyatro Günü her yıl olduğu gibi bu yıl da 27 Mart’ta kutlandı. Sema Topbaş Kameraman: Serhat Cenkçiler  

Kim daha iyi japonca konuşur…

Türk-Japon Kadınları Dostluk ve Kültür Derneği’nin Japon dili eğitimcileriyle bu yıl 17’nci kez düzenlediği İstanbul Japonca Konuşma Yarışması, Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryum Salonu’nda gerçekleştirildi. Japonya’nın İstanbul Başkonsolosu Mitsuru Horiguchi’nin juri başkanlığını üstlendiği yarışma, iki ülkenin milli marşlarıyla başladı. Ardından çeşitli okullara mensup 22 öğrenci Japonca konusundaki marifetlerini sergiledi. Yarışmada birinci olanlar Japonya’ya gidiş-dönüş uçak bileti kazanırken tüm katılımcılara Japonca öğrenimini destekleyecek eğitim malzemeleri armağan edildi.Beril Tekin – Hande Çıkıkçı 

Bira, bu kapağın altındadır

Haber: İşvecan Nur Özen Kamera: Erdem Özüer eozuer@medyakronik.comBelki de en çok “Bira bu kapağın altındadır” reklam sloganıyla tanıyoruz. Hatırımızda kalan daha birçok sloganın yaratıcısı Haluk Mesci. Sadece ürettiği işlerle değil, Türkiye’de reklamcılığın sektörünün kurumsallaşması yönündeki çalışmalarıyla anılan, sektörün önemli isimlerinden. Reklamcılar Derneği Onur Üyesi. Farklı üniversitelerde verdiği reklamcılık, reklam yazarlığı ve markalaştırma dersleriyle, uzmanı olduğu alanın eğitmenliğine de üstleniyor. Mesci, Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin, profesyonel reklamcılarla birlikte çalıştığı “ R Vitamini” isimli ajansın yöneticilerinden.“Reklamcı olmak istiyorum” diyenler, Haluk Mesci’ye kulak vermeli..Haluk Mesci kimdir?Ortadoğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans yaptı. Eylül 1973’te Manajans’ta başladığı reklamcılık kariyerinde, Ağustos 2004’e kadar, hep yaratıcı bölüm (yazı) tarafında çalıştı. 1978’den beri, Birleşik Reklamcılar, Markom Leo Burnett, KLAN EURO RSCG gibi muteber ajanslar kurdu, yönetti, sattı. Halen, iki kurucusundan biri olduğu Mahi Mahi Markalaştırma Hizmetleri’nde, markalaştırma sürecinin her aşaması için yaratıcı hizmetler ve danışmanlık sunuyor. Reklamcılık hayatı boyunca yarattığı slogan ve kampanyaların önemlileri: Pril – Prille pırıl pırıl Efes Pilsen – Bira, bu kapağın altındadır Kalebodur – Seramik budur CinCin – Cin gibiler Cincin çiğner Jill – Eskimiş çoraplarınızı atın ! (Atamazsanız paspas yapın.) Elka Kapı – 100 kapı hemen, 1000 kapı yarın Noramin – Bizde Noramin var, sizde ne var? Schweppes – İnsanlar iyi şeylere layıktır Ülker Gofret – 9 Kat tat Ülker Taç Kraker – Atıştırın, açlığınızı yatıştırın Alo – Beyazötesi Rejoice – Yıkıyorum, çıkıyorum McDonalds – McDonald’s gibisi yok UNO – Ekmeğinizi elletmeyin Dışbank – Dışbank reklamlarını gördünüz mü? Reklamcılar Derneği’nin (RD) kuruluş yıllarından itibaren, yönetim kurulunda üye, genel sekreter, başkan yardımcısı, başkan olarak görev yaptı. Başkanlığının ikinci ve son döneminde, Reklamcılık Vakfı’nın kurulmasına önayak oldu. Halen RD Onur Üyesi. Anadolu Üniversitesi, ODTÜ, Bilgi Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde reklamcılık, reklam yazarlığı, markalaştırma dersleri verdi, vermeye devam ediyor. Reklamcılık Vakfı’nın İstanbul Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle oluşturduğu, lisansüstü eğitim programı AdSchool Istanbul’un danışma […]

Filmmor Eskişehir, Tunceli ve Van’da devam ediyor…

Sebu Akman Haldun Ülkü Bu yılki teması ‘Kadınların Tarihi: İtaat, İsyan, Feminizm’’olan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 14 Mart – 12 Nisan arasında gerçekleştiriliyor. 13 ülkeden 46 filmin gösterildiği festival, İstanbul’dan sonra 28-29 Mart’ta Eskişehir’de, 4-5 Nisan’da Tunceli ve 11-12 Nisan’da Van’da izleyicileri ile buluşuyor. Bu yıl altıncısı düzenlenen festivalde aşağıdaki filmler izlenebiliyor: 68° ve Açık / Dawn Westlake / ABD Aile Toplantısı / Ísold Uggadóttir / İzlanda Bazı Kadınlar / Sally Grizzell Larson / ABD Bir Başka Güzel Gün Daha / Tu, Pei-Shih / İngiltere Büyük Aşık / Martine Asselin / Kanada Cinsel Saldırıya Son! / Aishah Shahidah Simmons / ABD Dilsizleştirilme / Efsun Dürriye Namal, Özlem Sarıyıldız / Türkiye Dön Oyun Oynayalım / Ayten Başer / Türkiye Dört Harfte Ölüm / Katie Steed / İngiltere Fondöten / Yeşim Doğan / Türkiye Gündelik Hayatın Pornografisi / Jane Caputi / ABD Helin / Sibel Akkulak / Türkiye Kameralı Kadın / Yeşim Aslan / Türkiye Kimsenin Evcili / Ayşegül Güryüksel / Türkiye Kontrol / Buket Öngen / Türkiye Kusursuz Sportmenliğin Tarihi / Erika Tasini / İtalya – ABD La / Elif Nur Kerkük / Türkiye Mahremiyet / Eva Weber / İngiltere Makedonya Rüyası / Biljana Garvanlieva / Almanya Metamorfoz / Netalie Braun / İsrail Saklı / Laleh Barzegar / İran Satıldı / Marie José van der Linden/ Hollanda Satılık Değil / Marie Vermeiren / Belçika Susma Söyle / Inbar Levi / İsrail Tuvalet Nerede Acaba? / Paromita Vohra / Hindistan Tutsak’tan Yeniden Doğuşa / Elif Bezal / ABD –Türkiye Zamane Sığınakları / Heddy Honigman / Hollanda Mavi Gözlü Dev / Biket İlhan / Türkiye Saklı Yüzler / Handan İpekçi / Türkiye Biri Şarkı Söylüyor, Öteki Söylemiyor / Agnes Varda / Fransa Çalışkan Rosie / Connie Field / ABD Çiçekler Simone de Beauvoir İçin / Carole Roussopoulos, Arlène Shale / Fransa […]

Taksim’de bir füzyon mutfağı

Taksim ve Sabancı Müzesi içinde bulunan Changa restoran, Türk mutfağını uzakdoğu yemekleriyle harmanlayıp bir füzyon mutfağı haline getirerek 1999 yılından beri müşterilerinin beğenisine sunuyor. Aynı zamanda son derece şık atmosferiyle de dikkatleri çeken Changa İstanbul’un önemli markalarından biri olmaya aday…

Sokağın Dili: İstanbul olmasaydı nerede yaşardınız?

Dünya üzerinde “İstanbul” adında bir kent hiç olmasaydı acaba İstanbullular ne yapardı? Yaşamak için seçecekleri alternatif yer neresi olurdu? Günden güne kalabalıklaşan, hızla göç alan bu koca kentin sakinlerinden bu kez hayal kurmalarını istedik. Ve hayallerde sınır olmadığına bir kez daha tanıklık ettik. İşte halkın kafasındaki birbirinden renkli İstanbul alternatifleri…Muhabir: Akman Yengin Kameraman: Uğur Orakçı sokakdili@medyakronik.com

Sokağın Dili: Ekonomik kriz var mı?

Sokağın Dili bu kez Kadıköy’e gitti. Ve halka bir ekonomik kriz olup olmadığını sordu. Kimine göre ortalık güllük gülistanlık, kimine göre hiç olmadığı kadar karışık! İşte yine tek bir soruya gelen birbirinden ilginç cevaplar…Haber: Uğur Orakçı Kamera: Akman Yengin

Levent Çarşı’da İSPARK sıkıntısı

Haber:Deniz Yurtkuran Kameraman: Ceyla Büyükuzun Levent çarşıya İSPARK’ın gelmesiyle esnaf ve apartman sakinleri için sıkıntılı bir dönem başladı. Durumdan yakınan dükkan sahipleri ve çalışanlar işlerinin azalmasından şikayetçi olurken, çevre sakinleri adına konuştuğumuz Levent muhtarı da İSPARK’ın gelmemesi için imza toplanmasına rağmen başarılı olamadıklarını belirtti.

Nazım Hikmet Sergisi İstanbul’da

19 Ocak – 22 Mart 2008 tarihleri arasında açık kalacak sergide Nazım Hikmet’in daktilosundan, takım elbiselerine, plaklarından oyuncaklarına kadar birçok kişisel eşyası ilk kez şairin sevenleriyle buluşuyor. Özel belgeleri, imzaladığı kitapları ve el yazmalarının da bulunduğu sergide yer alan eşyalar, şairin eşi Vera Tulyakova ile paylaştığı ve son yıllarını geçirdiği Moskova’daki evinden getirildi. M. Melih Güneş’in küratörlüğünde hazırlanan serginin detayları için haberimizi izleyebilirsiniz.

Çık dışarıya oynayalım!

İşvecan Nur Özen Jonglörlük kafayı takma işi belki de… Türkiye’deki jonglörlerin kimi bunun için okulunu bırakmış, kimi daha küçükken ailesinden gizli gizli portakalları çevirmeye başlamış. Her hareketin, başka bir hareketi öğrettiği bu işte jonglörler, kendilerini kaptırıp büyülü bambaşka dünyalara geçtiklerini anlatıyorlar. Fransız Kültür Merkezi’nin işbirliği ile 23 Ocak–1 Şubat 2008 tarihlerinde Santralistanbul’da düzenlenen eğlenceli atölyenin detaylarını haberimizden izleyebilirsiniz.

Ebru sanatı İstanbul’la buluştu

İşvecan Nur Özen Kamera Erdem Özüer Aşk, renkler ve İstanbul, bir tabloda buluşabilir mi sizce? Eğer bu sorunun cevabını merak ediyorsanız, haberimizi izledikten sonra gidip Hikmet Barutçugil’in sergisini gezebilirsiniz. Sergide sizi, renklerin dansları, minyatürlerin zarifliği ve İstanbul karşılayacak. Suyun üzerinde oluşan bu hayal aleminin büyüleyici etkisinde kalarak sergiden ayrılacaksınız. İstanbul’a ve ebru sanatına aşık olanlar bu sergiyi kaçırmasın!

İstanbul kedileri…

Sokakta yaşıyorlar… Kaosa, trafiğe rağmen yaşamlarını inatla sürdürüyorlar… Onlar kimi zaman görmezden geldiğimiz kimi zaman evimizi açtığımız sokak kedileri… Ne mutlu bize ki, İstanbul hâlâ bir kedi cumhuriyeti…

Modifiye: Gençlerin yeni tutkusu

Modifiye araçlarla yapılan “illegal yarışlara” son dönemde en çok İstanbul Şile yolunda rastlanıyor. Şile yolunun müdavimlerinden M.K., Medyakronik’e “Her yeni otomobilimi aldığımda bir önceki hız rekorumu kırmaya çalışırım” diyor. Daha önce arkadaşlarıyla birlikte Suadiye civarında yarıştıklarını belirten M.K., son zamanlarda yeni asfalt dökülen Şile yolunu tercih ettiklerini belirtiyor. İstanbul’un merkezine uzak olması ve trafik ekiplerinin özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinde bu bölgeye pek uğramıyor olmaları Şile’nin tercih edilmesinin bir başka nedeniymiş. M.K. kendi kullandığı aracı modifiye hale getirmek için 18-20 bin YTL masraf yaptığını belirtirken arkadaşı Ö.F.K., 20 bin YTL’nin üstünde masraf yaptığını söylüyor. M.K. zaman zaman aşırı hız sonucu araç kontrolünü kaybeden sürücülerin yoldan geçen kamyonların altında can verdiğini ama bu durumun kendilerindeki hız tutkusunu daha da kamçıladığını sözlerine ekliyor. Trafikle ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı bir faaliyet olan “modifiye” filmlere de konu oluyor. “Fast and the furious” ve özellikle “Torque” son yıllarda vizyona giren ve çok seyredilen filmlerin başında yer alıyor.