Eğitim Ekonomi Gündem

Özel okul zamlarına üst sınır getirildi

Yazan: İrem Erendor
Fotoğraf: İrem Erendor / HaberVs

Özel okullarda ücret artışlarına yönelik yeni düzenlemeyle zam hesaplama yöntemi değişti, kademeler arası geçişlerde üst sınır getirildi. Düzenlemenin okullar, öğretmenler ve veliler üzerindeki etkileri tartışılıyor.

- A +

Son yıllarda özel okullarda özellikle kademeler arası geçişlerde yaşanan yüksek oranlı ücret artışları kamuoyunda yoğun tepkilere neden olurken, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bu alanda kapsamlı bir düzenlemeye gitti. Yeni yönetmelikle birlikte özel okullardaki eğitim ücretleri ve artış oranları yeniden tanımlandı; daha önce serbest bırakılan bazı uygulamalara sınırlama getirildi.

Önceki yıllarda özel okullarda ücret artışları, Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) artışı ile Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) ortalamasına yüzde beş eklenmesiyle hesaplanıyordu. Ancak yapılan yeni düzenleme ile bu hesaplama yöntemi değiştirildi. Buna göre artık zam oranı, ÜFE ve TÜFE ortalamasının 1,05 katsayısı ile çarpılması esasına dayanacak. Bakanlık, bu değişiklikle birlikte özellikle öngörülemez ve yüksek oranlı artışların önüne geçmeyi hedefliyor.

Kademeler arası geçişe üst sınır getirildi

Düzenlemenin en dikkat çeken başlıklarından biri ise ilk kez belirli sınıf düzeyleri için üst sınır getirilmesi oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, birinci, beşinci ve dokuzuncu sınıflarda uygulanacak ücret artışlarının enflasyon oranının yüzde 50 fazlasını aşamayacağını açıkladı. Böylece kademeler arası geçişte velilerin karşılaştığı ani ve yüksek mali yüklerin sınırlandırılması amaçlanıyor.

Düzenlemenin okullara ve öğretmenlere etkisi

Süleyman Çalış

Yeni düzenlemenin özel okullar üzerindeki etkileri ve sektöre yansımaları ise tartışılmaya devam ediyor. Bir özel okulda müdür olan Süleyman Çalış, kademeler arası geçişte uygulanacak zamların okulların mali sürdürülebilirliği açısından kritik bir nokta olduğuna işaret etti. Çalış, bir önceki yıl velinin ödediği ücret üzerinden zam yapılmasının okulları olumsuz etkileyebileceğini, ancak liste fiyatları esas alınarak indirimli ücret politikası sürdürülürse ciddi bir sorun yaşanmayacağını belirtti.

Öte yandan, getirilen zam sınırlarının özel okulların gelecek eğitim yılına yönelik planlamalarını zorlaştırdığına dikkat çekiliyor. Süleyman Çalış’a göre, toplam cironun düşmesi, dolaylı olarak eğitim personeline ayrılan bütçeyi de etkileyebilir. Bu durumun öğretmen maaşlarında gerilemeye yol açabileceğini vurgulayan Çalış, nitelikli öğretmenlerin özel okullardan ayrılarak kurs merkezlerine yönelme ihtimalinin artabileceğini ifade etti. Zam oranlarının sınırlandırılmasının öğretmen maaşlarına doğrudan yansıyacağına da değinen Çalış, en fazla yüzde 30 civarında bir artışın mümkün olabileceğini, ancak bu oranın mevcut enflasyon koşulları karşısında yetersiz kaldığını dile getirdi.

Ek hizmetlerde fiyat artışı endişesi

Düzenlemenin ek hizmet kalemlerine olası etkileri de gündemdeki yerini koruyor. Bir özel okulun Kurumsal İletişim Yöneticisi İpek Erol, kitap, yemek ve servis gibi alanlarda farklı uygulamaların ortaya çıkabileceğini belirtti. Erol, bazı okulların sosyal etkinlikler gibi başlıklar altında ek ücretlendirmelere gidebileceğini, ancak Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin sıkı denetimleri sayesinde bu tür uygulamaların kontrol altında tutulabileceğini vurguladı.

Velilerin yeni düzenlemeye yönelik ilk tepkileri de dikkat çekici veriler sunuyor. İpek Erol, velilerin en fazla şikâyet ettiği noktanın toplam maliyet artışı olduğunu ifade etti. Eğitim ücretlerinde enflasyon oranına yakın artış yapılmasına rağmen, özellikle yemek gibi kalemlerdeki yüksek maliyet artışlarının velinin cebine yansıyan toplam yükü ciddi biçimde artırdığını belirten Erol, bazı durumlarda bu oranın yüzde 90’lara kadar çıkabildiğini söyledi.

Buna karşılık, yeni düzenlemenin fahiş fiyat artışlarını engelleme konusunda etkili olacağı görüşü de sektörde yaygınlık kazanıyor. Erol, son dönemde denetimlerin belirgin şekilde arttığını ve birçok özel okulun yüksek oranlı artışlar yapmaktan kaçındığını ifade etti. Diğer özel eğitim kurumlarıyla yapılan görüşmelerde de benzer bir yaklaşımın benimsendiğini aktaran Erol, düzenlemenin sektörde daha temkinli ve kontrollü bir fiyat politikasını beraberinde getirdiğini dile getirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği bu yeni düzenleme, özel okullarda ücret artışlarına yönelik uzun süredir devam eden tartışmalara önemli bir müdahale olarak değerlendiriliyor. Düzenlemenin veliler açısından daha öngörülebilir bir mali tablo oluşturması beklenirken, özel okulların mali yapısı ve eğitim kalitesine olası etkileri ise önümüzdeki dönemde daha net biçimde ortaya çıkacak.

Yorum yazın