Kendi toprağında yabancı olmak

Nostaljik bir öğe ve orta sınıf bir köken arayıcılığının baş ağrıtmayan, renkli ve bol hatıratlı figürü olarak karşımızda duran mübâdele, içi boşaltılmış kültürel bir biblo olarak bizlere sunuluyor. Peki, bizler mübadeleye ilişkin neler biliyorduk? Gelenler ve gidenler mübâdelenin sebeplerini biliyorlar mıydı? Mübâdele, iki halk arasındaki husumete son vermek amacıyla mı yapılmıştı? Mübadil yemeklerine ve kültürüne, anne ve babalardan kalma hatıralara, solmuş fotoğraflara, sayıları belli belirsiz kahramanlık öykülerine, komşu köylerdeki gezilere, birkaç aşk acısına sıkışan bir mübadil anlatısıyla donatılmış dağarcığımızın yeni bilgilere kavuşması için, mübadelenin üzerinden 70 yıl geçmesini bekleyecektik… Güncel siyaseti analiz eden kitaplar “Yeniden Kurulan Yaşamlar”, “Ege’yi Geçerken” ve “Diplomasi ve Göç” gibi ‘mübâdele çalışmalarının ardından, yine İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları’ndan kısa bir süre önce çıkan İki Kere Yabancı da bu uzun bekleyişin yarattığı toz bulutunu dağıtmayı amaçlıyor. Mübâdelenin gerçek ve dillendirilen sebeplerini karşılaştırmayı ve buradan elde edeceği sonuçlarla günümüzün siyasal durumunu daha iyi tahlil edebilmeyi amaçlayan bu kitaplar Türkiye’deki “mübâdele çalışmaları” için önemli birer kaynak olmaya aday. Anlaşılabilir sebeplerden dolayı her iki devletin de mübâdeleden beklentileri farklı olduğu için mübâdele araştırmalarının en önemli ayağının Clark’ın adı geçen araştırmaları olduğunu söylemek yanlış olmaz. Mübadele hayali öykülerle beslendi Mübadeleden beklentilerini karşılamak için her iki devlet de efsanelerin, kahramanlık öykülerinin, olmamış katliamların, bahsi edilmemiş hırsızlık ve talan öykülerinin oluşturulmasında ve yaygınlaştırılmasında muazzam bir çaba gösterdi. Bu çabaları Bruce Clark İki Kere Yabancı’da şöyle açıklıyor:“Okullarda, konferans salonlarında ve ordu barakalarında her iki ülkenin gençlerine zorunlu mübadele, mutlu sonla biten bir kahramanlık öyküsü olarak anlatılıyor. Türkiye resmi tarihinde yabancı çıkarlara hizmet ederek kendisini lekelemiş Ortodoks Hıristiyan azınlığın bu topraklardan çıkması, ülkenin kurtuluşu ve modernleşme sürecinde zorunlu bir duraktır. Ortodoks Yunan devleti için ise Türkiye’nin dindaşlarını yurt dışı etmesi sonucu bu insanların anavatan Yunanistan’ın bağrına basılması mutlu sonla biten trajik ama asil bir hikâyedir.” Mübadale ulus-devlet yaratmanın aracı Bruce Clark, Türkiye ve Yunanistan’ın ulusal […]

