Öcalan’ın çağrısına Bilgi öğrencilerinin yorumu

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, Abdullah Öcalan’ın "sillahlar sussun" çağrısı yaptığı mektubunu yorumladı.

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, Abdullah Öcalan’ın "sillahlar sussun" çağrısı yaptığı mektubunu yorumladı.

Cezaevinde süren açlık grevlerine çozüm için sendika ve meslek odaları Taksim'de “Ölüm değil çözüm istiyoruz” talebini tekrarladı.

İstanbul Okmeydanı'nda ölüm oruçlarına destek için toplanan ve eylem yapan grupla polis arasında çatışmalar akşam saatlerine dek sürdü.

Prof. Büşra Ersanlı"nın tutuklanmasına tepki gösteren akademisyenler Ersanlı'nın yaptığını yapıp BDP Siyaset Akademisi'nde ders vermeye başladı
YSK’nin Hatip Dicle kararı ile Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku’nun tutuklu diğer beş milletvekilinin tahliye taleplerinin reddini protesto için dün Şişli’den Taksim’e yürümek isteyenlere polis biber gazı ve suyla müdahale etmişti. Aralarında Blok milletvekilleri Ertuğrul Kürkçü, Levent Tüzel, Sabahat Tuncel ve Sırrı Süreyya Önder’in bulunduğu grubun Taksim’e yürümek istemesi üzerine çıkan olayda polis orantısız güç kullanmakla eleştirildi. Gösteriye katılan işadamı Osman Kavala’nın Milliyet’e “ölüm riski yaratacak bir müdahale” olarak tanımladığı olayın gelişimini Milletvekili Sabahat Tuncel şöyle anlattı: “”Şişli Camii önünde basın açıklaması yapıp Taksim’e yürüyecektik. Polis yürümemize izin vermeyince Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel ile birlikte otobüsün üzerinde basın açıklaması yapıp, sonrasında dağılmaya karar verdik. O sırada polis otobüsün içine gaz bombası attı. Şoför içerde olmadığı için kapılar kapalıydı ve boğulma tehlikesi yaşadık. Otobüsten çıktık ve dışarıda tekrar gaz bombası attılar. Yere düştüm ve ezilme tehlikesi geçirdim.” İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Altınok ise yaptığı açıklamada gösterici gruba dağılmaları için uyarıda bulunduklarını, ancak polise taş ve molotof kokteyllerle saldırılması üzerine polisin de kendini savunma amacıyla “orantılı şekilde su ve gaz kullandığını” söyledi. Dünkü gösteriler sırasında Şişli Camii’ne bakan bir apartmandan çekilen görüntüler, polisin müdahale konusunda “orantı”ya pek dikkat etmediğini, gaz kullanımında da pek cimri davranmadığını gösteriyor.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), İstanbul Sütlüce’deki AKP İl Başkanlığı önünde ‘Sivil İtaatsizlik’ kapsamında oturma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme yaklaşık 500 kişi katıldı. Kürtçe ve Türkçe “Biji serok Apo” (Yaşasın başkan Apo) ve “Öcalan’a uzanan eller kırılsın” şeklinde sloganların atıldığı eylemde, BDP il yönetiminden Felemez Erkan konuştu. Erkan, çatışma ortamı olmaması için uyarılarda bulunarak “Biz buraya yalnızca sesimizi duyurmaya, isteklerimizi bildirmeye geldik” dedi. Erkan, hükümetten siyasi tutukluların serbest bırakılmasını, askeri operasyonların durdurulmasını ve yüzde 10 seçim barajının indirilmesini talep ettiklerini belirtti. Dışarıda eylem sürerken, AKP binasının içi eylemden habersizdi. AKP İl Basın Danışmanlığı’na eylem hakkındaki görüşleri sorulduğunda “ne eylemi?” yanıtı alınması içerinin dışarıda olanlardan habersiz olduğunu gösteriyordu. Zira herkes akşam yemeği ve sonrasında mitetvekilleriyle yapılacak toplantının hazırlıklarını sürdürüyordu. Eylemin başlamasına yakın yaklaşık 30 polis varken, eylemcilerin sayılarının artmasıyla, 15 dakika içerisinde emniyet güçlerinin de sayısı 300’e çıktı. Polis, AKP İl Başkanlığı binasının önünde oturan eylemcileri kaldırarak, binanın karşısındaki Haliç kıyısına kadar götürdü. İstanbul Valiliği, olası bir çatışma için özel timi panzer ve göz yaşartıcı bombalar ile eylemde hazır bulundurdu. Eyleme katılan Nevzat Çeşme, “Biz savaşmak istemiyoruz, barışmak istiyoruz. Amacımız kamuoyununun dikkatini çekmek, sivil itaatsizlik kararımızın sürdüğünü göstermek” dedi. Eyleme katılanlar arasında yedi çocuğuyla birlikte gelen Berfin Kara, “Başbakan anadilde eğitim hakkımızı versin, çocuklarımla birlikte bizi dağa kaçırmasın” diyerek hükümetten talepleri doğrultusunda adım atılana kadar, oturma eylemlerinin devam edeceğini ifade etti.
BDP Milletvekili Sebahat Tuncel’in Bilgi Üniversitesi’ndeki “başörtüsüne ve anadile özgürlük” konulu panelindeki konuşması sırasında salonda kısa süreli bir arbede yaşandı.Video: Gülfem Karataş – Ertan ÖnselBilgi Üniversitesi Dolapdere yerleşkesi’nde düzenlenen ”başörtüsüne ve anadile özgürlük” başlıklı panele katılan BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, konuşmak için kürsüye çıktığı anda salonda arbede çıktı. Arka sıralarda oturan iki dinleyicinin kavga etmesi üzerine kısa süreli bir kargaşa yaşandı. Salondakiler bu kavgaya “faşizme karşı omuz omuza” diye tepki gösterdi. Üniversite güvenliğinin olayı yatıştırmasının ardından iki kişi salondan çıkarıldı ve panel devam etti. Arbede sırasında tüm güvenliklerin kavga mahaline müdahele etmesi ancak Sebahat Tuncel’in kürsüde yanlız kalması dikkat çekti.Tuncel, kürsüye çıkmadan ve olay başlamadan önce salondaki basın mensuplarının sorularını yanıtlamış ve bacağındaki yarayı göstererek, Nevruz kutlamaları sırasında polisin attığı gaz bombasının neden olduğunu söylemişti.

Silopi’deki tokat olayı için savunma yapmayacağını dile getiren BDP’li Sebahat Tuncel suçun devlette olduğunu yineledi. “‘Nükleere hayır’ diyenlere ‘O zaman tüp de kullanmayın’ diyen inanılmaz bir Başbakan var. AKP halkın lehine hiçbir şey yapmıyor.” Nevruz törenlerinde polise attığı tokatla gündeme gelen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, bu olay nedeniyle kendisini savunmayacağını çünkü suçun kendisi değil devlet tarafından işlendiğini, Başbakan ve bakanların söylemleriyle Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye aday olduğunu söyledi. “Başbakan, ‘Polise inen tokat için hesap soracağız’ diyor. Neden toplu mezarların hesabını sormuyor.” Sebahat Tuncel, Antikapitalist Öğrenciler Platformu’nun İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlediği “başörtüsüne özgürlük ve anadilde eğitim” temalı söyleşide Tarafgazetesi yazarı Roni Margulies ve platform temsilcisi Nisan Ak’la birlikte konuşmacı olarak yer aldı. Tuncel kürsüye çıktığı sırada kısa süreli bir arbede yaşandı. BDP Milletvekilini protesto eden iki kişinin salon dışına çıkarılmasının ardından başlayan söyleşide, sürpriz olmadığı üzere Tuncel’in Silopi’deki Nevruz yürüyüşünde polise attığı tokat damgasını vurdu.“Sebahat polise tokat attı sanıyordum, atamamış” Roni Marqulies konuşmasına “ Gazetecilik zor meslek. Burada bugün bu kadar gazeteci olmasının sebebi Sebahat’ın polise tokat atmaya çalışması. Ben attı sanıyordum, yazık ki atamamış” diyerek başladı. Medyayı, kendi gazetesi de dahil, Nevruz kutlamalarını sadece Sebahat Tuncel’in tokadı ve Bengi Yıldız’ın atamadığı taş olarak değerlendirmelerinden dolayı eleştirdi. Laik-Sünni Müslüman-Türk Devleti oluşturularak halkın tümüne düşman bir devletin oluşturulduğunu anlatan Marqulies devletin azınlıkları dışlayıp daha da azalttıklarını, Rum sorununun bu nüfusun 1500-2000 kişiye düşürülerek çözüldüğünü, Kürt sorununun ise kalabalık oldukları için çözülemediğini söylerken, “Geriye bir iki tane biblo gibi Ermeni ve Rum bırakarak sorunu çözdüklerini sandılar” dedi. Fakat karamsar olmadığını da şu cümleleriyle açıkladı. “Kürtlere artık dağ Türkleri denmeyecek. Bu memlekette bir daha halkın tümünü dışlayan bir devlet olmayacak. Genelkurmay’da üç beş askerin oturup darbe planı kurduğundan şüpheniz olmasın. Darbe planından bahsederken Oda TV’yi de anacaktım ama kapatıldı. Ama artık kazanıyoruz.” Yine de demokratikleşme yolunda mesafe kat edildiğini, […]