Etiket ergenekon soruşturması

Fethullahçı, Nurcu, yalaka, hırsız, tacizci, bölücü…

Ergenekon iddianamesi ve ekleriyle birlikte ortaya çıkan fişleme belgelerine emniyet müdürleri de dahil oldu. Ergenekon tutuklularından Ergun Poyraz’ın ev ve işyerinde yapılan aramalarda elde edilerek iddianamenin ek belgeleri arasına konulan belgelerde 47 ilin emniyet müdürü ile İçişleri Bakanlığı görevlisi 35 mülkiye başmüfettişi ile çeşitli bakanlıklarda görevli, aralarında vali ve kaymakamların da bulunduğu 28 bürokrat hakkında notlar ele geçirildi. Sözkonusu fişlerde, Abdülkadir Aksu’nun İçişleri Bakanı olduğu 2003 yılındaki kararnameyle atanan 47 ilin emniyet müdürleri ile mülkiye müfettişleri hakkında siyasi ve dini görüşleri ile ırk kökenleri ile ilgili bilgiler yer aldı. “Emniyet müdürleri hakkında bilgi notu” başlıklı belgede polis müdürleri için Fetullahçı, Nurcu, muhafazakar, Alevi, AKP’li, liberal, dürüst, Atatürkçü, menfaatine düşkün, tacizci, rüşvetçi, hırsız, namaz kılar, yalaka gibi notlar tutulurken mülkiye müfettişleri için ise irticacı, bölücü, İHL mezunu, istihbarat kaydı var gibi ifadeler kullanılıyor. Fişlenenler arasında AKP yanlısı olmayan müdür ve bürokratlar için de Atatürkçü, cumhuriyetçi, devlet yanlısı gibi ifadeler kullanılıyor. Ergenekon’un fişçisi Poyraz Hatırlanacağı gibi Poyraz’da ele geçirilen belgeler arasında 2003-2004 arasında AKP hükümetinin yaptığı bürokrat atamalarına ilişkin Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde hazırlanan fişleme dosyaları da bulunmuştu. “AKP’nin Kadrolaşma Çizelgesi” başlıklı 76 sayfalık belgede bin 500 bürokrat hakkında çeşitli bakanlıklara ve üniversitelere yapılan atamalarla ilgili tek tek değerlendirmeler bulunuyor. Poyraz ve diğer bazı sanıklarda bulunan fişlemeler Ergenekon iddianamesinde, “Ergenekon terör örgütünün belirledikleri amaç ve yöntemlerle binlerce vatandaşımız, siyasetçi, bürokrat, asker ve emniyet mensubu, yargı mensupları ve iş dünyası hakkında istihbari çalışmalar yaptıkları ve bu verileri sakladıkları tespit edilmiştir. Elde ettiği verileri bazen şantaj, bazen yıpratma ve sindirme bazen de örgütün basın-yayın organlarında yayınlayarak karalama ve dezenfermasyon amacıyla kullandığı anlaşılmıştır” diye anlatılıyor. Ergenekon sanıklarından Ergun Poyraz’da ele geçirilen, “Emniyet müdürleri hakkında bilgi notu” başlıklı fişler Ergenekon iddianamesinin ek dosyalarındaki 330 numaralı klasör içinde yer alıyor. Kararnameyle atanan 47 ilin emniyet müdürü ile İçişleri Bakanlığı emrinde çalışan 10 mülkiye müfettişi ve 4 bakanlık […]

Gizli örgüt Ergenekon’un yasal örgüte tahammülü yok

Ahmet Şık Ergenekon soruşturması sanıklarından Ergun Poyraz’da ele geçirilenler arasında bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait bir belgede sendikalardan meslek odalarına ve siyasi partilere kadar birçok sivil toplum örgütünün de fişlendiği ortaya çıktı. “Yıkıcı ve bölücü örgütlere destek veren sivil toplum örgütleri” adıyla fişlenen STÖ’ler arasında Türkiye Barolar Birliği (TBB), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipler Birliği (TTB), Türkiye Mühendisler ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) da bulunuyor. Sağcı sendikada var “Bölücü örgüte destek veren” ve “Yıkıcı ve bölücü örgütlerin her ikisine birden destek veren” diye ayrıma tabi tutularak fişlenen STÖ’lere PKK yanlısı olmak, insan hakları ihlallerini eleştirmek, F tipi cezaevi uygulamalarının karşısında yer almak, hükümeti protesto etmek gibi suçlamalar yöneltiliyor. Fişlenen STÖ’ler arasında bulunan sendikalar maaş zamlarına yönelik eylemler düzenleyerek kamu düzenini bozmaya çalışmakla suçlanıyor. Hakkında, “Kamu düzenini bozucu kitlesel faaliyetler içerisinde yer almakta ve memur maaşları vb. istismara açık konularda yıkıcı ve bölücü örgütlerle birlikte hareket etmektedir” diye açıklama yapılan sendikalar arasında sağ eğilimli Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu da (Türk Kamu-Sen) var. “Belge doğru ama gizli kalmalı” Neredeyse muhalif tüm STÖ’lerin yer aldığı “gizli” fişleme dosyasının doğru olup olmadığı Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Genelkurmay Başkanlığı’na da soruldu. Savcılığa gönderilen yanıtta, 2003’te hazırlandığı belirtilen belgenin TSK’nın görevleri gereği hazırlandığı belirtildi ve doğru olduğu teyit edildi. “Yurtiçi ve yurtdışından kişi, kurum/kuruluşlardan intikal eden ve akademik çalışmalardan istifade edilen dokümanlardır” denen belgelerdeki bilgilerin devletin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gerektiği de vurgulandı. Barolar Birliği de “bölücü”, gazeteci derneği de Ergenekon tutuklularından Ergun Poyraz’ın ev ve işyerinde yapılan aramalarda elde edilen belge, iddianamenin ek belgeleri arasına konuldu. Ek belgelerin 330 numaralı klasöründe bulunan belge STÖ’lerin tüm faaliyetlerinin askerler tarafından yakından izlendiğini gösteriyor. Belgenin, “Bölücü örgüte destek veren sivil toplum örgütleri” başlıklı çizelgesinde 47, “Yıkıcı ve bölücü […]

“Karanlık hiç bir eylem kalmadı”

Türkiye’nin karanlık tarihine ışık tutacağı iddia edilen Ergenekon soruşturmasının iddianamesi nihayet kamuoyuna açıklandı. İçinde yer alan bilgiler ve iddialar nedeniyle hayli gürültü koparacak olan iddianameye göre daha önce dile getirilen kanlı Danıştay baskını ve Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması eylemlerinin yanı sıra Hrant Dink cinayeti ve Malatya’daki misyoner katliamında da Ergenekon örgütünün imzası bulunuyor. İddianamede örgütün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, yazar Orhan Pamuk, gazeteci Fehmi Koru, DTP’li Osman Baydemir, Ahmet Türk ve Sebahat Tuncel ile üst düzey bir Yargıtay üyesine yönelik suikast ve NATO tesislerine yönelik saldırı hazırlığı içinde olduğu öne sürüldü.İddianameye göre Ergenekon’un tepesinde Veli Küçük, İlhan Selçuk, Sevgi Erenerol, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek bulunuyor.Ergenekon belgelerinin ilk ele geçirildiği kişi olan “gazeteci ve haham” Tuncay Güney’in ismi dosyada yer almıyor. İddianamede Veli Küçük Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırıyı azmettirmekle, Doğu Perinçek ise halkı silahlı isyana ve darbeye teşvikle suçlanıyor. Kanlı Danıştay baskınında tetikçilik yapan avukat Alparslan Arslan’ın saldırıyı bizzat Muzaffer Tekin ve Veli Küçük’ün verdiği emirle gerçekleştirdiği anlatılan iddianamede Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de “faili meçhul” bir suikastla öldürülmesinin de örgütün işi olduğu anlatıldı. Örgütün, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile bir ilgisinin bulunmadığının vurgulanmasının dikkat çektiği iddianamede örgütün gerçekleştirdiği eylemler arasında gazetesine el bombalı 3 ayrı saldırı sayılan İlhan Selçuk hakkında de örgüt yöneticisi olmaktan dava açıldı. “Derin devlet” ama TSK ya da devlet yok Ergenekon iddianamesini inceleyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, yasal sürenin dolmasına üç gün kala iddianameyle ilgili kabul kararı verdi. 47’si tutuklu 86 şüpheli hakkında hazırlanan, 441 klasör ekleri bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan Ergenekon iddianamesinin kabul edilmesiyle ilk duruşma tarihi de 20 Ekim olarak açıklandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmaların tutuklu sayısının çokluğu nedeniyle Silivri Cezaevi’nde yapılmasına karar verdi. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, gizli tanıklar için de duruşma salonunda özel […]

Küçük’ün büyük kara kutusu

Ahmet Şıkahmets@medyakronik.com Ergenekon operasyonunun son gözaltısı Kütahya’da gerçekleşti. Polis, hiçbir askeri geçmişi olmadığı halde Veli Küçük’ün, “muhbir” sıfatıyla ordu camiasına soktuğu Yalçın Tanfer’i gözaltına alarak sorgulanmak üzere İstanbul’a getirdi. Dolandırıcılık suçundan dolayı girdiği cezaevinden geçen yıl tahliye olduğu öğrenilen Tanfer’in ne gerekçeyle gözaltına alınıp sorgusunda neler anlatacağı henüz bilinmese de, “sırlarla dolu” geçmişinde generallerden albaylara, emniyet müdürlerinden aşiret reisi milletvekillerine ve hatta eski başbakanlara dek birçok isim yer alıyor. Kendisini Özel Harp Dairesi’nden emekli general ve özel istihbarat Güneydoğu sorumlusu olarak tanıtarak yıllarca Güneydoğu Anadolu bölgesinde faaliyet gösteren Yalçın Tanfer’in basına yansıyan ve kimisiyle arasında husumet de bulunan “üst düzey tanıdık” listesindeki isimler: Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Tuğgeneral İsmail Evcil, Albay Erdal Sarızeybek, korucubaşı eski milletvekili Sedat Edip Bucak, eski Başbakan Tansu Çiller, eski emniyet müdürü Kemal İskender… Emekli Albay Sarızeybek’in kitabında geçti Yalçın Tanfer’le ilgili en ayrıntılı bilgiler emekli Albay Erdal Sarızeybek’in yazdığı “Ya Gazi Paşa Duyarsa” isimli kitapta geçiyor. Kitabında Tanfer’le 2003 yılı ağustos ayında Şanlıurfa’da alay komutanı olarak göreve başladığında Tuğgeneral İsmail Evcil’nin vasıtasıyla tanıştığını belirten Sarızeybek, “Bana Urfa’daki aşiretleri barıştırmak üzere Genelkurmay tarafından görevlendirildiğini söyledi” diye yazdı. Kitapta anlatılanlara göre, Sarızeybek ve Tanfer 11 Eylül 2003 günü birlikte köylere giderek Türk kökenli Karakeçili aşiretinin aralarında kan davası bulunan ailelerini barıştırma girişiminde bulunur. Neden bilinmez Tanfer’den şüphelenen Sarızeybek, onun geçmişini araştırınca ilginç şeylerle karşılaşır. İlginç geçmişine rağmen Tanfer öyle kişilerle ilişkilidir ki bir bakıma Sarızeybek’in emekli edilerek ordudan uzaklaştırılmasına neden olan olaylar zinciri de başlamış olur. Her taşın altında Veli Küçük Sarızeybek’in kitabında anlattığına göre Tanfer’in jandarma ile tanışıklığı 1980’li yıllara, Veli Küçük’ün Mardin Nusaybin’de binbaşı rütbesi ile tabur komutanlığı yaptığı yıllara dek uzanıyordu. 1980’li yıllardan itibaren, Veli Küçük’ün yanısıra pek çok üst düzey komutanı tanıdığını söyleyerek ortalıkta dolaşan ve kendisini “Özel İstihbarat Güneydoğu Sorumlusu” olarak tanıtan bu şahıs neyin nesiydi? Tanfer ile Albay Sarızeybek’i tanıştıran kişi […]

Darbe soruşturulacak. Soruştur!

Medyakronikinfo@medyakronik.com Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’e ait günlüklerde anlatılan ve kapatılan Nokta Dergisi’nin haberleştirdiği “Darbe Günlükleri”ne ilişkin Genelkurmay Askeri Savcılığı soruşturma başlattı. Askeri Savcılık, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılardan Zekeriya Öz’den, soruşturma kapsamında halen tutuklu bulunan zanlılardan emekli orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur’a ait bilgi ve belgeleri istedi. Askeri savcılık nihayet harekete geçti Ergenekon soruşturmasının başlamasının üzerinden 13 ay sonra konuyla ilgili ilk iddianamenin bittiğinin basına duyurulduğu gün, Genelkurmay Askeri Savcılığı da, darbe girişimlerine ilişkin soruşturma başlattığı ortaya çıktı. Genelkurmay Askeri Başsavcısı, Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Zekeriya Öz’ü telefonla arayarak Şener Eruygur ve Hurşit Tolon’la ilgili bilgi ve belgeleri istedi. Örnek’e ait olduğu kanıtlanan günlüklerde, Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz günü yapılan operasyonlarda gözaltına alınarak tutuklanan emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon hakkında, görevde bulundukları süre içinde “Sarıkız” ve “Ayışığı” adlı 2 ayrı üç darbe planı hazırladıkları öne sürülüyordu. Son yapılan operasyonlarda gözaltına alınmalarından sonra paşaların ev ve işyeri olarak kullandıkları yerlerde yapılan aramalarda “Eldiven” adlı bir darbe planı daha ortaya çıkmıştı. Askeri savcılığın başlattığı soruşturma kapsamında bu darbe planları ile aynı konuyla ilgili ele geçirilen tüm bilgi ve belgeler talep edildi. Talep üzerine istenilen belge ve bilgilerin kopyaları da askeri savcılığa gönderildi. Sivil mahkeme soruşturamıyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’in bugün (14 Temmuz), yaptığı basın toplantıda, mahkemeye sunulan Ergenekon iddianamesinde emekli orgeneraller ile “Darbe Günlüğü”nün bulunmadığını, bu konudaki soruşturma tamamlanınca ek iddianame düzenleneceğini açıklamıştı. Sürdürülen soruşturma çerçevesinde görevde bulundukları süre içinde üç ayrı darbe planı hazırladıkları ileri sürülen paşalar hakkında Askeri Ceza Kanunu uyarınca sivil savcılar işlem yapamıyor. Askeri personelin görevde bulundukları süre içinde işledikleri suçlarla ilgili olarak işlem yapma yetkisi askeri savcılığa ait. Askeri savcılığın soruşturma başlatması ile Nokta dergisinin kapanmasına neden olan darbe planları da askeri savcılık tarafından araştırılmaya başlanmış oldu. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Özden Örnek’in kaleme aldığı […]

Suçu kanıtlanana gün yüzü yok

Medyakronikinfo@medyakronik.com Ergenekon soruşturmasının iddianamesi tamamlanan ilk bölümünde sanık olarak yer alanlar silahlı terör örgütü kurmaktan darbe girişiminde bulunmaya dek bir çok konuda suçlandı. 48’i tutuklu 86 sanıktan kimisi terör örgütü yöneticisi sıfatıyla iddianamede yer alanlar yöneltilen suçlamaların tümünden, diğerleri ise üzerilerine atılı suçlamalardan yargılanacak. 2 bin 455 sayfalık iddianamede sanıklar için istenen ceza ise “ağırlaştırılmış müebbet hapis” oldu. Sanıklar bunun yanı sıra işledikleri iddia edilen on ayrı suçtan da 27 yıldan 61 yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle de yargılanacak. Şimdilik 86 kişi hakkında düzenlenen iddianamede sanıklara, “silahlı terör örgütü kurmak, hükümeti devirmek, hükümeti görev yapamaz hale getirmek, terör örgütü kurmak ve yönetmek, silahlı terör örgütüne üye olmak, silahlı terör örgütüne yardım etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne karşı halkı isyana tahrik, patlayıcı madde bulundurmak atmak ve bu suçlara azmettirmek, Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet Gazetesi’ne patlayıcı madde atmak suçlarına azmettirmek, devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek, askeri itaatsizliğe teşvik, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamaları yöneltildi. Sanıklar hakkında iddia edilen suçlar ile bu suçların Türk Ceza Kanunu’ndaki karşılıkları madde madde şöyle: Anayasayı ihlal suçunu düzenleyen madde 309/1:Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan suçunu düzenleyen madde 313/1:Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’ne karşı silâhlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunu düzenleyen madde 220/1:Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli […]

Nihayet bir iddianame oldu

Medyakronikinfo@medyakronik.com Ergenekon operasyonuna ilişkin 13 aydır yürütülen soruşturmada iddianamenin tamamlandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin tarafından yapılan basın toplantısıyla açıklandı. 2 bin 455 sayfalık iddianame, kapatılan Nokta Dergisi’nde yayımlanan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait “Darbe Günlükleri”nde dile getirilen girişimleri kapsamıyor. 48’i tutuklu 86 sanığı kapsayan iddianamede Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik bombalı saldırılarda örgüt adına gerçekleştirilen eylemler olarak anılıyor.Sanıklara “silahlı terör örgütüne üye olmak”, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs”, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik”, “askeri itaatsizliğe teşvik”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” gibi suçlamalar yöneltildi. Başsavcı Engin, soruşturmaya ilişkin 1 Temmuz günü yapılan son operasyonlarda tutuklanan emekli orgenerallerin de aralarında bulunduğu zanlılar için ek iddianame düzenleneceğini açıkladı. 2 bin 455 sayfalık iddianame İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin bugün (14 Temmuz), soruşturmayı yürüten savcılar Zekeriya Öz, Mehmet Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından hazırlanan Ergenekon iddianamesinin bitirilerek 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verildiğini söyledi. Engin Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nin bahçesinde yaptığı basın açıklamasında, 441 klasör eki bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan iddianamenin tanzimi, yazılması ve süregiden operasyonlar gibi zorunlu sebeplerle davanın açılmasının bugüne kadar uzadığını söyledi. Ergenekon soruşturmasının 12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir evde ele geçirilen patlayıcı maddelerin ele geçirilmesiyle başlatıldığını anımsatan Engin, olaya ilişkin operasyonlar sonucunda elde edilen belge ve deliller nedeniyle soruşturmanın genişleyerek sürdüğünü söyledi. Soruşturmanın tamamlanan bölümüne ilişkin, soruşturmayı yürüten 3 Cumhuriyet Savcısı tarafından iddianame düzenlendiğini belirten Başsavcı Engin, iddianamenin yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekili tarafından incelenerek, onaylandıktan sonra diğer soruşturmalarda olduğu gibi UYAP sistemi üzerinden otomatik olarak bugün itibariyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tevzi edildiğini bildirdi. Paşalar için ek iddianame 1 Temmuz günü yapılan son operasyonlarda gözaltına alınan ya da tutuklanan zanlılarla ilgili soruşturmanın devam ettiğini belirten Engin, soruşturma sonunda sanık olacak kişilerle ilgili ek iddianame düzenleneceğini söyledi. Henüz bir bölümü […]

Nihayet Ergenekon’un iddianamesi de oluyor

Medyakronikinfo@medyakronik.com Ergenekon soruşturması savcısı Zekeriya Öz, son operasyonlarda gözaltına alındıktan sonra tutuklanmaları istemiyle çıkarıldıkları mahkemeden bırakılan zanlıların serbest kalmalarına itiraz etti. Zekeriya Öz 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu itiraz dilekçesinde Mustafa Balbay’ın da aralarında bulunduğu 9 zanlının yeniden tutuklanmasını talep etti. Tutuklanması istenenler arasında, son operasyonda gözaltına alındıktan sonra savcılıktan serbest bırakılan Erol Mütercimler bulunmuyor. Savcı Öz’ün talebinin kabul edilmesi halinde Mustafa Balbay, Barbaros Hayrettin Altıntaş, İlker Güven, Ufuk Büyükçelebi, Neriman Aydın, Tunç Akkoç, Murat Avar, Hamza Demir ve Siyami Yalçın tutuklanacak. Bu arada soruşturma kapsamında tutuklandıktan sonra Metris’e konulan emekli orgeneraller Hurşit Tolon ve Şener Eruygur ile Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün de, çete ve terör suçlarından yargılananlar için inşa edilen Kandıra F Tipi Cezaevine nakledildi.İddianame nihayet açıklanıyor Soruşturmanın başlamasının üzerinden 1 yıldan uzun bir zaman geçmesine rağmen, bir türlü hazırlanamayan iddianamede hafta sonuna kadar açıklanıyor. Anadolu Ajansı’nın haberine göre başsavcılığa sunulması beklenen iddianamede son operasyonda tutuklanan ya da gözaltına alınan zanlılar yer almayacak. Emekli paşalar Tolon ve Eruygur’un da bulunduğu kişilerle ilgili ek iddianame hazırlanacak. Yazımı biten iddianamenin, halen Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemine aktarılarak kayıt edilmesi işlemine devam ediliyor. Bu işlemin bitmesinin ardından tamamlanacak iddianamenin, önümüzdeki Cuma gününe kadar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunulacağı öğrenildi. Bitme aşamasına gelen iddianamede, aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Cumhuriyet Gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ile İşçi Partisi Genel Başkanı (İP) Doğu Perinçek‘in de yer aldığı 48’i tutuklu 85 sanığın bulunduğu belirtildi. Toplam 40 bölümden oluşan ve 2500 sayfa olması beklenen iddianamenin 60 sayfasında sadece “Danıştay Saldırısı”nın ele alındığı belirtildi. İddianamede, ayrıca suikast sonucu öldürülen bazı kişilerin de adının geçtiği öğrenildi. 58 tutuklu var “Ergenekon Soruşturması” kapsamında, son olarak gözaltına alınan kişilerden önce, emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ile Kuddusi Okkır’ın da bulunduğu 49 kişi tutuklanmıştı. Bu kişilerden sağlık sorunları nedeniyle tahliyesi kararlaştırılan Okkır, tedavi gördüğü Edirne’deki […]

Ergenekon’da tepkiler AKP’ye yöneldi

Medyakronikinfo@medyakronik.com Ergenekon soruşturması kapsamındaki son gözaltılar ilginç zamanlamasıyla da dikkat çekti. Operasyon, Genelkurmay Başkanı olması beklenen Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ ile Başbakan Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta yaşanan ve içeriği açıklanmayan buluşmasından sonra tam da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın, AKP’nin kapatılması istemiyle açtığı davada, Anayasa Mahkemesi heyetine sözlü açıklama yaptığı gün gerçekleşti. Gözaltına alınanlar arasında bulunan eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur emekliye ayrıldıktan sonra Atatürkçü Düşünce Derneği’nin başkanı olmuş ve başı kapatma davasıyla dertte olan AKP’ye karşı yapılan Cumhuriyet mitinglerinin düzenlenmesinde etkin rol oynamıştı. Gözaltına alınan diğer emekli paşa Orgeneral Hurşit Tolon ise son dönemde ulusalcı çizgisiyle ön plana çıkmış, Türkiye’nin çeşitle yerlerinde düzenlenen hükümet karşıtı konferans ve panellere katılarak sivrilmişti. Ankara’da başlayıp İstanbul ile Trabzon ve Antalya’ya da sıçrayan gözaltılarla ilgili basın camiası başta olmak üzere iş dünyası ve hukukçular arasında tepkiyle karşılandı. Eleştirilerin başında ise 1 yıldan fazla bir zamandır süren Ergenekon soruşturmasının iddianamesinin hazırlanamamış olması geliyor. Son gözaltılardan sonra Ergenekon soruşturmasına yönelik tepkiler şöyle.Hikmet Çetinkaya (Cumhuriyet Gazetesi yazarı):Ergenekon önceden planlanmış bir operasyon. Ortada bir iddianame bile yokken böyle bir olay olması hukuk dışıdır. İktidarın programlı bir eylemidir. Türkiye nereye götürülmek isteniyor gözlerimizle görüyoruz. Bu özellikle Cumhuriyet gazetesine yönelik bir sindirme operasyonudur.Ali Sirmen (Cumhuriyet Gazetesi yazarı): 1 yıldır iddianamesi bile hazırlanamayan Ergenekon soruşturması laik Cumhuriyeti savunan herkes için tehdittir. Cüneyt Arcayürek (Cumhuriyet Gazetesi yazarı):Aramalarda polis hiçbir şey bulamadı ve bulamayacak. Bunlar klasik hikayeler. Buldukları ya da bulacakları bir şey yok kanaatindeyim. Bakalım olayların gelişmesini hep beraber izleyeceğiz. Yapacak bir şey yok şimdilik. Şükran Soner (Cumhuriyet Gazetesi yazarı): Gözaltılar devrim karşıtı güçler tarafından yapılmıştır. Süreç büyük bir medya savaşını başlatmıştır. Türkiye’de hukuk ve demokrasi katledilmektedir. Ruşen Çakır (Gazeteci):Emekli orgenerallerin gözaltına alınmasının Ankara için sürpriz olarak değerlendirmek yanlıştır. Ergenekon soruşturmasının halen aktif olarak görev yapan kamu görevlilerine uzanıp uzanmayacağını merak ediyorum. Emin Çölaşan (Gazeteci yazar):Akılla mantıkla açıklanması mümkün […]