Etiket euroleague

Körfez’in büyük hamlesi: Spor dünyasının yeni gücü

Körfez ülkeleri, spor yatırımlarıyla sadece finansal güçlerini değil, küresel spor arenasındaki etkilerini de artırıyor. Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri, devasa projelerle futbol, basketbol, dövüş sporları ve motor sporları gibi alanlarda büyük bir dönüşüm yaratıyor. Ancak bu yatırımlar, sporun ruhuna ne kadar uyum sağlıyor?

'Kimse Galatasaray’dan büyük değil!'

Son üç sezonda basketbolda Galatasaray'ı sürükleyen Carlos Arroyo da, alacakları ödenmediği gerekçesiyle takımdan ayrıldı. Benzer gerekçeyle ayrılan tüm oyuncular gibi fatura yine ona çıktı: "Takım içi disiplini bozuyordu!"

Devlerin rakipleri de dev

Avrupa'nın hâlâ en korkulan ekiplerinden Türkiye'nin Avrupa Basketbol Şampiyonası’ndaki rakipleri Rusya, Yunanistan ve İtalya'ya karşı şansı ne?

Ömer Onan

Bugün onun doğum günü. Ve kariyerinde ilk kez All-Star'ın afişini süslüyor. Ömer Onan, 33 yaşında yıldızlığa terfi eden ilk basketbolcumuz...

Euroleague

Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe Ülker’in Euroleague’de ilk turu geçemediği, Efes Pilsen’inse son anda kendini “Top 16”ya attığı göz önünde bulundurulduğunda, temsilcilerimizin bu sezon sıkıntı yaşamadan ikinci turu görmeleri başarı sayılabilir. Bu sezon için lige baktığımızda kupayı kaldırmaya aday takım sayısında, geçtiğimiz sezonlara nazaran ciddi bir artış olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum, genel bir kalite artışından ziyade, tüm takımların belli oranda güç kaybedişinden kaynaklanıyor. Ligin ortalamasının çok üzerinde bir kadro olarak görebileceğimiz Olympiakos’un bile ilk turda üç maç kaybetmesi, son şampiyon Barcelona’nın grubunu üçüncü bitirmesi, 8 yıldır Final Four oynayan Rusya temsilcisi CSKA’nın henüz ilk turda elenmesi pek çok takımın final için iştahlanmasına sebep oldu. Bu takımların en önemlilerinden biri de şüphesiz Fenerbahçe Ülker. Temsilcimiz, son hafta zorlanması beklenen maçta Fransız Cholet’yi 32 farkla yenince, Top 16’ya ikinci torbadan adını yazdırdı. Kanarya kanatlandı Euroleague’e deplasmanda Barcelona ve içeride Siena galibiyetlerini de içeren yenilgisiz dört galibiyetle giren Fenerbahçe Ülker, bir anda tüm Avrupa’da dikkatlerin üzerinde yoğunlaşmasına sebep oldu. Ömer-Kinsey-Tomas’dan başlayan baskılı ön alan savunması ve devamında geride Vidmar-Oğuz-Mirsad merkezli arka alan defansı Fenerbahçe’nin bu dört maçta da rakiplerini 70 sayının altında tutmasını sağlamıştı. Takımın başına getirilen Neven Spahija’nın aşılamaya çalıştığı savunma odaklı oyun anlaşıyı, temsilcimizin çoğu otoritelerce “Avrupa’nın en iyi savunma yapan takımı” olarak adlandırılmasını sağlamıştı. Önceleri, kendinden daha güçlü bir takım görünce hemen ilk çeyrekte teslim olan, kaybetmeye baştan razı bir takım hüviyetindeki Fenerbahçe Ülker’e gerekli olan yalnızca bir “takım olma” karakteriydi. Spahija bunu aşıladı. Herkesin saha içindeki rolünden memnun olduğu, herkesin işleyen bir sistemin önemli parçaları olduğu Spahija sistemi, oynamaktan ve izlemekten zevk alınan bir basketbol vaat ediyordu. Seyirci de bu sisteme kendini dahil etmenin yolunu bulmuştu. Bir önceki sezon 1440 olan takımın maç başına seyirci ortalaması, bu sezon yüzde 794’lük inanılmaz bir artışla 12875’e ulaştı. Bir önceki sezon seyirci azlığı sebebiyle ihtar yiyen Fenerbahçe Ülker, bu sezon ligin en yüksek seyirci […]

Ve Fenerbahçe yenildi…

Gökhan Tan Ve Fenerbahçe Ülkeryenildi… Beko Basketbol Ligi’nin yenilgisiz lideri, Karşıyaka’da kaybetti. İki kez uzatmaya giden maçta evsahibi İzmir ekibi sahadan 101-98 galibiyetle ayrıldı. Doğrusu, karşılaşma öncesinde -hatta altı devre süren karşılaşma boyunca da – yazıya atacağımı sandığım en son başlık buydu. Çünkü her ne kadar sahada daha üstün bir mücadele ortaya koyan Karşıyaka olsa da, Fenerbahçe’nin son dakikaları oynama becerisi ve tecrübesinin, maçı kendi hanesine yazdırmaya yeteceğini düşünüyordum. Maçın gidişatı da bu düşüncemi doğruluyordu. Karşıyaka 8. dakikada ele geçirdiği skor üstünlüğünü, üçüncü periyodun sonundaki on saniyelik dönem hariç, 34. dakikaya kadar sürdürdü. O dakikada Ömer Onan’ın sayısıyla Fenerbahçe öne geçti ve üç dakika sonrasında da farkı 5 sayıya çıkardı. Bitime sadece iki dakika kala görünüm, Fenerbahçe’nin maç boyunca geriden geldiği mücadeleyi, alışıldık biçimde önde bitereceğiydi. Ama olmadı. Normal süre sonunda bile, ligin bence en kaliteli mücadelesine sahne olan karşılaşma, seyirciyi ödüllendirircesine iki defa uzatmaya gitti. Ve genç yıldızı (1991 doğumlu) Furkan Aldemir’in ikinci uzatmada sakatlanmasına rağmen Karşıyaka, hak ettiği bir galibiyet aldı. Sahadaki mücadeleye ve basketbol seviyesine baktığımızda, yenilgisiz liderin, lig altıncısına yenilmiş olmasına sevinmeliyiz. (Bu arada bugün Zonguldak’ta oynanması gereken Erdemir-Beşiktaş Cola Turka karşılaşmasının ertelendiğini ve bu maçın olası sonucuna göre ligin gizli altıncısının Beşiktaş olduğunu belirtelim.) Aynı şekilde rakibinden çok daha mütevazı bir kadroyu yöneten Karşıyaka koçu Hakan Demir’in, dünyanın en iyi kariyerli koçlarından Neven Spahija’nın ekibine karşı kazanmış olmasına da. Çünkü bu sonuç bizi Türkiye Basketbol Ligi’nin izlenmeye değer, sert bir ligi olduğuna ve basketbolun, belki de her spordan daha fazla sürpriz barındırdığına inandırıyor. Peki Euroleague’de de yıllardır uzak kaldığımız başarılara imza atan, dev bütçeli ve kadrolu Fenerbahçe neden yenildi? Maç sonrasında yapılacak hemen her yorum, Karşıyaka’nın galibiyetini Fenerbahçe’deki eksiklere bağlayacaktır. Haksız da sayılmaz. Çünkü sarı lacivertlilerin bugüne kadarki başarısında pay sahibi Roko Ukiç ve Gasper Vidmar’ın eksilttiği mevkiler doldurulabilmiş değil. İşte Fener’in eksik olduğu bu […]