Etiket evlilik

Allah’ın emri internetin kavliyle…

Eskiden daha yaygın olan görücü usulü evlilikler, yerini zamanla kısa süreli flörtlerle başlayan izdivaçlara bıraktı. Görecek kimsesi olmadığını düşünenlerse mektuplarla arıyordu evleneceği kişiyi. Teknolojinin gelişimiyle de hızına yetişilmez ilişkiler ağı sardı her yanı. Televizyonda uzun zamandır dönen evlilik programları sayesinde yaşlısından gencine, yerlisinden yabancısına ne kadar çok eş arayan olduğunu öğrendik. İnternetin hayatımıza girmesiyle de artık eş aramak için televizyon programlarına çıkmaya da gerek kalmadı. İnsanlar sadece bilgi ağını genişletmekle kalmadı, arkadaşlıklara hatta evliliklere bile sanal ortamda adım atılır oldu. Yıllar önce, internetten eş bulup insanlar evlenecekler deseler güler geçecekken sanal âlem kelimesinin hayatımıza girmesiyle birlikte, “sanal eş ya da arkadaş” kavramları hepimize çok normal gelir oldu. İnternet üzerinden tanışıp evlenenlerin de bu tür popüler sitelerin sayısı da gün geçtikçe arttı. Bilgisayarın başına oturup klavyenin tuşlarını kullanarak evlenmek istenilen kişinin özelliklerini seçtikten sonra geriye sadece uygun adayları beklemek kalır oldu. Öyle bir pazar yaratıldı ki popüler arkadaşlık ya da evlilik sitelerine “İslami” usullerle evlilik yaptıranları da eklendi. Diyanet’ten chat fetvası! Hatta internette bir çok örneği bulunan İslami tandanslı arkadaşlık ya da evlilik sitelerinde Diyanet’in “chat fetvası” yayınladığına ilişkin yazılar bulmak da mümkün. www.islamievlilik.com isimli bir sitede ise internetin aslında “İslami evlilik” için ne kadar uygun olduğu, “Göz zinasindan korunma imkanı, nefsani duygulardan ziyade karakterin ön planda olabilmesi, sonuçlanmaması halinde yıkıcı etkisinin azlığı, seçilebilecek aday sayısının çokluğu…” gibi bir takım gerekçelerle açıklanmış. İslamiyet’te, sanal alem de evlilik mubah mı değil mi onu bilemiyoruz ama bu tür sitelerin üyeleri bu soruya “evet” diyorlar belli ki. Bu sitelerden biri olan www.gonuldensevenler.com eşlerini arayan insanlarla dolmuş taşıyor. Biz site yetkililerinin yalancısıyız, dediklerine göre şu an 200 binden fazla üyeleri varmış ve bu sayı her geçen gün artmaktaymış. Bizde bu İslami evlilik sitesine kayıt olup, neler olup bitiyor görmek istedik. En çok cinsel uyum aranıyor Siteye üye olurken aradığınız eşin özelliklerini belirleyen soruları büyük bir […]

Çokeşlilik yasal olsa!

Duygu Ertürk “Mutlu bir yuvamız vardı. 16 yıllık evliyiz, üç çocuğumuz var. Birbirimizi çok seviyorduk, ya da öyle zannediyorduk. İlk yıllarda kocam fakirdi. Ben çalıştım, eve katkıda bulundum. Her zaman ona destek oldum. Sonraları maddi durumu düzeldi. Üsküdar’da evim olsun isterdim. Evim de oldu. “Keşke olmasaydı” diyorum şimdi. Çünkü taşındığımız gün hadiseyi öğrendim. Kocam, çocuğu yaşında bir çocukla ikinci evliliğini yapmıştı. Bunun gerçek olduğunu anlayınca şoke oldum. Ben onun için her fedakârlığı yapmıştım; o ise kıza bir daire tutmuştu. Kocamı dövmeye, ona saldırmaya başladım. Affedemiyorum ve ondan nefret ediyorum. Bana bunu nasıl yapardı? Çocuklarımın ikisi de bunalıma girdiler. Boşanmak istiyorum; çocuklarım “anne bizi babasız bırakma” diyor.” (Disikus.net’ten) Toplumda “çokeşlilik” kalıbından haberdar olmayan, hayatı boyunca yukarıdaki gibi bir hikayeyi duymamış olan yoktur herhalde. Zira kadın programlarına şöyle bir göz atmak bile insanı çokeşlilik ve aldatma kavramlarıyla haşır neşir etmeye, aldatılan kadınların haykırışlarına, çokeşli erkeklerin savunma ritüellerine aşina yapmaya yeter de artar bile… Özellikle Tekbir Giyim’in sahibi Mustafa Karaduman’ın: “Üç karım var, kime ne!” sözleriyle olay yarattığı ve çokeşliliği gündemin en çok tartışılan konularından biri haline getirdiği şu günlerde… Son aylarda TV programlarında sıkça boy gösteren Psikiyatr Dr. Hamdi Kalyoncu da, tam olarak bu konuya parmak basan ilginç açıklamalarıyla gündeme oturdu. Kalyoncu, birinci veya ikinci kadın olmaktan musdarip kadın hastalarının mağduriyetinden yola çıkarak, aldatma olaylarının kadın üzerinde büyük yaralar açtığı sonucuna varmış ve yaraya merhem niyetine bir çözüm önerisi sunmuş: “erkek çokeşliliğinin yasallaştırılması”… Konuyu resmi internet sitesinde, yazdığı kitaplarda ve katıldığı TV programlarında büyük bir ciddiyetle ele alan psikiyatr, kadınlara büyük zarar veren aldatma olaylarının, erkeklerin doğası gereği tek kadınla yetinemeyeceği için kaçınılmaz olduğunu iddia ediyor; “Madem erkeğin ‘kayıt içi’ veya ‘kayıt dışı’ çokeşlilik yaşaması kaçınılmaz, o zaman ikinci evliliği yapmak “kayıt altına” alınsın; kimse zarar görmesin” diyor. Bu konuda görüşlerini aldığımız kadınların bazıları, ikinci kadını güvence altına alacağını düşünerek çokevliliğin yasallaşması […]

Kendi alyansını kendin tasarla

Evlilik öncesi en önemli ve en heyecan verici şeydir alyans seçimi. Günlerce kuyumcular gezilir, tasarımı beğenirsiniz parmağınıza uymaz, parmağınıza uysa içinize sinmez; iki seçeneğiniz vardır ya direkt satın alırsınız ya da yaptırırsınız. Ama her zaman bir şeyler eksik kalır ömür boyu taşımak için yemin edeceğiniz ve aşkınızın sembolü olan bu yüzüklerde. Belki de “duygu” dur eksik olan bu duygular karmaşası içinde. New York’ta alyanslara duygu katmak isteyen bir kuyumcu yeni evlenecek çiftlere üçüncü bir seçenek sunarak kendi alyanslarını tasarlama ve yapma imkânı veriyor. Bir gün boyunca çifte özel verilen dersler ve yardımlarla, çiftlere unutamayacakları bir anının yanı sıra yüzüklerine emeklerini ve duygularını katmalarının sevinci yaşatılıyor. Bir günlük bir eğitim süreci ile oluşturulacak normal bir çift alyans 1,075 dolar olarak fiyatlandırılırken, daha fazla eğitim gerektiren tasarımlar için ek olarak çalışılan her güne 850 dolar alınıyor. Henüz New York ve San Francisco’da ulaşabileceğiniz bu hizmet kısa bir süre içerisinde Türkiye’de ki kuyumcular arasında yaygınlaşıp bir trend olacağa benziyor. Bizden duyurması… Daha fazla bilgi için http://www.newyorkweddingring.com/

“İslami aşk gurusu”yla aşk ve cinsellik üzerine…

Duygu Ertürk Cemil Tokpınar “aşk” kelimesini İslami kesimin lügatına sokan “romantik, İslamcı” yazar… “Ömür Boyu Aşk” isimli kitabı 6 ayda 40 baskı yaparak bir rekora imza attı. Bu kitap, düğünlerde nikah şekeri yerine dağıtıldı. “Sabah Namazına Nasıl Kalkılır” isimli son kitabının satışı da 1 milyonu çoktan geçti.Tokpınar, kendini aşk mağdurlarını teselli etmeye adayacak kadar romantik; sabah namazına nasıl kalkılacağını kitlelere öğretecek ve “Namazla Diriliş Platformu”nu kuracak kadar İslamcı… Bu yüzden ona “orta yolcu aşk gurusu’”deniyor. Orta yolcu aşk gurusu, kitap yazmanın yanı sıra Moral FM’de bir radyo programı yaparak, aşk mağduru gençlerin sorunlarına derman oluyor, aşk yaralarını sarıyor. Yakında da bir TV dizisi projesiyle takipçileriyle buluşarak, evlilik dışı ilişkilerin önüne geçmeyi ve aile kavramını yaygınlaştırmayı hedefliyor. – İslamcı bir yazar olarak kitaplarınızın bu kadar ilgi görmesini neye bağlıyorsunuz?– Bir kitabın ilgi görmesi için bireysel ve toplumsal bir ihtiyaç olması lazım. O ihtiyaca sunulan kitabın da derde deva olması lazım. Toplum doğru aşka, doğru evliliğe müthiş bir şekilde aç. Bıkmış artık aldatılmaktan, incitilmekten. Huzur istiyor. Kitaplarımda da bunu buluyorlar. İnsanlar benim kitaplarımda okuduklarını, kendi hayatlarında uyguladıklarında birtakım değişiklikler görüyorlar. – Nasıl saptayabiliyorsunuz o değişiklikleri?– Bana gelen mailler, mektuplar bunu ortaya koyuyor. Mesela “Ömür Boyu Aşk” kitabıyla ben sorunlu olan bir aileyi huzura kavuşturdum; boşanma davası açmış çift kitabı okuduktan sonra boşanmaktan vazgeçti; boşanmış bir çift, kitabı okuduktan sonra tekrar evlendi. Böyle bir değişim söz konusu. – Okurlarınızla hangi yollardan iletişim kuruyorsunuz?– Okurlarımla çok sıcak bir iletişimim var. Radyo programı, TV programı, paneller… – İlahiyat fakültesi mezunusunuz. Neden daha çok “gençlik-cinsellik-İslam” konusuna yöneldiniz? Gençlikte ne gibi eksikler gördünüz?– Gençlerde gördüğüm en önemli eksiklik, tecrübesizlik. Tecrübe hayatta yediğimiz kazıkların bileşkesidir. Gençler hayata yeni başlamış, duygusal insanlar. Ben istedim ki onlara biraz yol göstereyim. Bir de ailelerde çok büyük sorunlar var. Boşanmalar beni çok üzüyor. Hiç tanımadığım bir Amerikan artisti boşansa ben kahroluyorum. E, […]