Etiket heavy metal

Zaman’daki ilginç “Metallica konseri” tartışması

Alper Görmüş 27 Temmuz Pazar günü İstanbul’un “merkez”inde 10 binlerce kişinin katıldığı Metallica konseri sürerken, İstanbul’un “kenar”ında 17 kişinin ölümüne yol açan bir bomba patladı. Ertesi gün bazı köşe yazarları, patlamaya rağmen televizyonlarda kesilmeyen eğlence programlarının yanı sıra Metallica konserini de (daha doğrusu konserin neden yarıda kesilmediğini) protesto ettiler. Zamangazetesinde tartışma biraz daha uzun sürdü. Çünkü orada, gazetenin en önemli yazarlarından biri olan Ali Bulaç, yalnızca konserin yarıda kesilmemesini değil, konsere katılanların kılık-kıyafetlerini, hal ve hareketlerini de çok sert bir dille eleştiriyordu. Bu eleştirinin Zamangazetesi okurları arasında itirazlara uğraması, onların ilahiden başka bir şey dinlemediklerini düşünen “laik yaşam tarzı” savunucularına anlaşılmaz gelebilir; fakat durum böyle… “Laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddeleri” Tartışmayı başlatan yazı, 30 Temmuz’da Ali Bulaç’tan geldi. Bulaç, faciaya rağmen eğlence programlarını kesmeyen televizyon kanallarını kınadıktan sonra sözü Metallica konserine getirerek şöyle diyordu: “Başkaları da var! İstanbul’un göbeğinde, Ali Sami Yen’de Metallica adlı müzik grubu bir konser verdi. Türkiye’nin her tarafından 40 bin kişi toplanmıştı. Programın başlamasından 15 dakika önce, konserin verildiği yerden birkaç kilometre ötede, yani Güngören’de cesetler parçalandı; kol bacak havaya uçuştu. Bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin de umurunda olmadı. Transa geçmiş vaziyette kafalarını sallamaya devam ettiler; tepindiler; kendilerine özgü ritüelleriyle satanizmden ödünç tapınmalar yaptılar. İçtiler, bağırdılar, gürültüyü bastıran gürültü cinsinden müzikleriyle İstanbul semalarından arşa yükselen çığlıkları, bedenleri parçalanan masum insanların feryatlarını bastırmaya çalıştılar.” “Bilinmeyene karşı olmak ve kutuplaşma sanatı!” Konseri düzenleyenlerden biri olan Cengizhan Yeldan’ın Ali Bulaç’ın yazısına gönderdiği cevabî nitelikteki yazı Zaman‘ın en çok okunan sayfalarından biri olan “Yorum”da yayımlandı. Yeldan, Bulaç’ın yazısındaki, birkaç maddi yanlışı düzelttikten (en önemli yanlış şuydu: Konser, patlamadan 15 dakika sonra başlamamıştı, patlama olduğunda konserin bitmesine sadece üç şarkı kalmıştı) ve konseri izdihama yol açmamak için bitirmediklerini belirttikten sonra, Bulaç’ın “dışlayıcı” bulduğunu düşündüğü yaklaşımını şu satırlarla eleştiriyordu: “Konserden sonra yaşadığım bir enstantaneyi sizinle paylaşmak isterim. Sahne önünde izleyicimizi yavaş […]

Massive Attack ve Judas Priest aynı anda gelirse…

İcat ettiği “trip hop”ın hâlâ en sağlam ismi Massive Attack ve adı heavy metal’le bir anılan Judas Priest… Bu iki gruptan birinin Türkiye’ye geldiğini duymak, müzikle biraz olsun ilgisi bulunanları heyecanlandırmak için yeterliydi. Aynı gece İstanbul’da çaldılar. Kuruçeşme Arena’da Priest’i dinleyen siyah tişörtlü, uzun saçlılar Beşiktaş’ta “trip hop” ibadetinden dönenlerle karşılaştı. Oysa birkaç ay öncesine kadar İstanbul’un müzik mevsimi solgun geçmeye adaydı. İptal edilen festivaller, inşaata kurban giden konser mekânları karamsar bir tablo çiziyordu. Sezon başındaki olumsuz haberlere rağmen İstanbul, bugüne kadar ki en hareketli müzik sezonunu yaşıyor. Hafta sonundaki Electronica Festival ve Massive Attack konserini, Medyakronik’in müzik yazarı Müge Doğrular takip etti. Yıllardır beklenen Judast Priest’in Türkiye’deki ilk konserini ise muhabirimiz Semih Saka’nın kaleminden yayınlıyoruz. Festivalci gençliğin haftasonu günlüğü! Müge Doğrular Heavy metal müziğin “kurucu ortağı” ve en büyük tedarikçilerinden, 40 yaşındaki Judas Priest geçtiğimiz pazar gecesi İstanbul’daydı. Elbette gecikmiş bir randevuydu; seyircinin yaş ortalaması da zaten bunu doğruluyordu. Ve doğal olarak, ortaokuldayken dinlemeye başladığı grubun konserine, şu anda ortaokulda okuyan çocuğuyla gelen babalar, anneler bile vardı. Priest’in kuşakları bir araya getiren özelliği Pazar akşamı Kuruçeşme Arena’da en görünür günlerinden birini yaşadı. Sahne, tam da duyurulduğu saat olan 21:00’de açıldı. Ve grubun Nostradamus adlı son albümlerinin giriş parçası “Dawn Of Creation” duyulmaya başladı. Bu sırada “tanrılar” tek tek sahneye çıkıyordu. Çok geçmeden solist Rob Halford, sahnenin sol üst tarafında Nostradamus kostümüyle ve elindeki asasıyla belirdi. Bir büyücü gibi duruyordu sahnede. Intro’dan sonra giren “Prophecy” adlı şarkıda “I am Nostradamus” diye bağırıyordu metalin gelmiş geçmiş en iyi solistlerinden Halford. Ve hakikaten de karşımızda Nostradamus duruyordu. Halford konser boyunca, metal konserlerinde pek de alışmadığımız üzere, bir defiledeymişcesine kostüm değiştirdi. Diz seviyesine kadar uzanan, aksesuarlı deri ceketlerini nerededeyse her şarkıda değiştirdi. Sahnenin tasarımı da sanki onun elinden çıkmıştı. Daha ilk şarkıda ortadan kayboldu Halford. Ve kısa süre sonra platformdaki asansörü kullanarak sahnenin […]

Heavy Metal’in Tanrıları İstanbul’da

Semih Sakasemihsaka@gmail.com 1970’te kurulan ve Rock’n Roll’dan Heavy Metal’e uzanan hayatı boyunca giderek sertleşen Judas Priest, “Heavy Metal’in Tanrıları” sıfatını 1990’da çıkardığı “Painkiller” albümündeki “Metal Gods” isimli şarkıdan alıyor. İlk kez Türkiye’ye gelecek olan Judas Priest, 17 Haziran 2008’de çıkardığı “Nostradamus” albümünün turnesinde olduğu da hesaba katılırsa, Heavy Metalcilerde heyecan dalgasına yol açtı. Çocukluk arkadaşı olan K.K. Downing ve Ian Hill tarafından kurulan Judas Priest, adını Bob Dylan’ın “The Ballad of Frankie Lee and Judas Priest” adlı şarkısından alıyor. İlk yıllarda kadrosunda birçok değişiklik olan grup, zorluklar ve parasızlıkla boğuşarak albümler çıkartmaya devam ediyor. 1977’de çıkardıkları “Sin After Sin” ile müzik listelerini zorlamaya başlayan JP, o günden beri ne yayınlarsa yayınlasın dünya müzik listelerinin başında. Ve toplam 35 milyondan fazla albüm satabilmiş nadir gruplardan biri. Bugün Heavy Metal’le uğraşıp da Judas Priest’ten etkilenmeyen bir grup yok gibi. Death, Helloween, Testament, Fates Warning, Mercyful Fate, Strapping Young Lad, Nevermore, Overkill, Kreator, Iced Earth, Blind Guardian, Annihilator, Witchery, Therion, Skid Row gibi daha onlarca büyük grup Judas Priest’e adanmış şarkılar ve cover’lar yaptı. Yine kendilerine adanmış onlarca albüm ve sadece onların şarkılarını yorumlamak için kurulmuş onlarca grup var. Nihayet Judas Priest, Radyo Eksen ve BKM’nin ortak organizasyonuyla 13 Temmuz’da Boğaz’da sahne alacak. Tabii kendilerini dinlemeye giden yüzlerce Heavy Metal sever de orada olacak. Her zaman sert kalmış ve sonsuza dek öyle kalacak bir grup Judas Priest. Yaşları 60’lara dayanmış koca koca adamlardan bahsediyoruz… Kimler geldi, kimler geçti Vokalde Alan Atkins ve davulda John Ellis’ten oluşan kadrosuyla birçok konser verdi. 1971’de John Ellis’in gruptan ayrılışıyla yerine Chris Campbell geldi. 1972’yi yollarda geçiren grup, 1973’te Alan Atkins’in ve Steve Campbell’in ayrılışını vokalde Rob Halford ve davulda John Hinch ile doldurdu. Bu kadroyla ilk albümleri “Rocka Rolla”yı 1974’te çıkardılar. Bu arada gruba gitarda Glenn Tipton katıldı. 1975’te Hinch’in yerine Alan Moore geldi ve grup bu […]