Etiket istanbul belediyesi

Başkan Farsakoğlu’ndan Kınalıada cevapları

İstanbul Kınalıada’da üç plaj tesisi ve bir restoran 19 Nisan sabahı Kıyı Kanunu’nu ihlal ettiği gerekçesiyle, bir önceki hafta ise birçok gecekondu tapusuz olduğu için Adalar Belediyesitarafından yıkıldı. HaberVskamerasına konuşan tesis yetkilileri, evraklarına bakılmadan, tebligat gönderilmeden işyerlerinin yıkıldığını iddia etmişlerdi. Yıkım sonrasında Adalar Belediyesi Başkanı’nın orada olduğunu ama hiç kimsenin görüşemediğini söyleyen işletme sahipleri, kendi seçtikleri bir kişinin kendilerine başkanlık yapmadığından yakınmışlardı. 22 Nisan günü, öğlen saatlerinde Kınalıada’dan gelen yaklaşık 25 gecekondu sahibi, Büyükada’daki Belediye binasında Başkan’la görüşmek istedi. Bunun üzerine meclis salonunda bir bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Kanunu açıkça ihlal eden gecekondu sahiplerinin çoğu hatasının farkındaydı, çünkü hiçbirinin ruhsatı yoktu. Kınalıada sakinleri, kendi deyimleriyle “70 yıldır burada yaşamalarına rağmen”, evlerinin neden şimdi yıkıldığına anlam veremiyordu. Belediye Başkanı Mustafa Farsakoğlu, herkese tebliğ gönderildiğini belirterek, gecekondu sahiplerine yıkım haberinin önceden verildiğini dile getiriyor. Buna rağmen yıkım esnasında gecekondularda yaşayan insanların evlerinin yıkılmadığını belirtiyor. Farsakoğlu, bazı yurttaşların üçer tane gecekondularının olduğuna, bunlardan birinde yaşayıp, ikisini kiraya verdiklerine dikkat çekerek böyle bir duruma müsade etmeyeceklerini vurguluyor. Farsakoğlu, gecekondudan başka barınacak yerleri olmayan insanların evlerinin yıkılmayacağını da özellikle belirtiyor. Mustafa Farsakoğlu, toplantıdan sonra HaberVs’nin, kaçak iskele, yıkılan tesisler ve gecekondular hakkındaki sorularını cevapladı. Başkan, adalardaki iskelelerin üzerinde sorumluluklarının olmadığını, tek yetkilinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi olduğunu belirtti. Farsakoğlu, Büyükşehir Belediyesi’nin 1 Nisan tarihli “Kaçak iskeleye Adalar Belediyesi izin verdi” açıklamasına da tepkili: “Biz sadece Kooperatif İskelesi’nin üzerine geçici tente yapılmasına izin verdik ama onlar iskele yapımına müsaade ettiğimizi söylüyorlar!” Kıyıda tesisleri yıkılan işletmecilerin evraklarının olmasına rağmen, ne yazılı ne de sözlü tebliğ yapılmadan işyerlerinin yıkıldığına yönelik iddialarına ise Başkan Farsakoğlu, bu ruhsatları önceki yetkililerin gayri resmi yollarla verdiğini ve bu belgeleri düzenleyenler hakkında da hukuk mücadelesi başlatıcaklarını belirtirtiyor. Farsakoğlu, tesis sahipleri ve Kınalıada Muhtarı Hüseyin Şahin’in aksine, yazılı ve sözlü tebliğ yaptıklarını, hatta muhtara bile haber verdiklerini ifade ediyor. Farsakoğlu ayrıca bu yapıların gecekondu konumunda olması […]

Zabıtalar tünel kullanmayı öğretiyor

Serhan Yorgancı – Ufuk Ülger İstanbul’un ilk karayolu tüneli olan Piyalepaşa-Kağıthane tünelinin güvenliği Büyükşehir Belediyesi Trafik Müdürlüğü’ne bağlı zabıtalar tarafından sağlanıyor. Tünelin her iki girişinde bekleyen üçer kişilik trafik zabıtası ekibi, 1,6 kilometre uzunluğundaki tünele yük araçları ve yaya girişini engellemeye çalışıyor. İstanbul trafiğini rahatlatma iddiasıyla başlanan “7 Tepe 7 Tünel” projesinin ilk ayağı Piyalepaşa-Kağıthane tüneli 14 Mart 2009’da hizmete girdi. Tünel girişlerinde bekleyen zabıtalar, alınan tüm önemlere rağmen halkın tünel kullanmaya alışkın olmadığını, kurallara uymadığını, sürücü ve yayaların bu kuralları öğrendikten sonra görevlerinin sona ereceğini belirtiyor. Ancak zabıtayla alınmaya çalışılan önleme rağmen tünele gerek yük taşıtı gerek yaya girişi oluyor. Örneğin geçtiğimiz hafta zabıtalar, bir şekilde tünele girmeyi başaran ve havasızlık nedeniyle baygınlık tehlikesi yaşayan bir yayayı kurtardıklarını söylüyor. Tünel içindeki havaya taşıtların egzoz emisyonuyla karışan zehirli gazlar bu kadar uzun bir yürüme mesafesinde insan sağlığını tehdit ediyor. Ayrıca yazılı ve ışıklı uyarılara rağmen zabıtalar kamyonların da tünele girmeye yeltendiklerini belirtiyorlar. Radarla hız kontrolü geliyor Güvenliği tehdit eden sorunlardan biri de, sürücülerin hız limitlerine uymaması. Azami hız saatte 50 kilometre olmasına rağmen, zabıtalara göre hemen hiçbir araç 90 kilometrenin altına düşmüyor, hatta hız denemesinde bile bulunuyor. Bir zabıta “Geçen hafta tünel içerisinde bir arabayı duvara tırmanmış bir şekilde bulduk. Kim bilir ne hızla gidiyordu” diyor. Tünel Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Trafik Kontrol Merkezi tarafından kameralarla izleniyor. Güvenlik şeridi ihlalleri EDS (Elektronik Denetleme Sistemi) ile tespit ediliyor ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nce cezai işlem uygulanıyor. Ancak tünelde hız ihlallerini tespit eden bir sistem mevcut değil. Merkez yetkilileri yakın zamanda tünel içinde radarla hız kontrolü yapılacağı bilgisini veriyor. Bu açıklamaya göre Piyalepaşa-Kağıthane tüneli, İstanbul’da sabit radarla hız kontrolünün ilk uygulamasına sahne olacak. Tünelde her iki yönde 50 metre aralıklarla yerleştirilen toplam 64 yangın dolabı ve 20 adet acil durum istasyonu bulunuyor. Bu istasyonlar sıcaklık, ses, su ve toza karşı 120 dakika dayanabiliyor. Her […]

Yalnız ve güzel çarşımız

İstanbul Manifaturacılar Çarşısı, halk arasında bilinen ismiyle İMÇ Blokları, İstanbul’un kimilerine göre en değerli arazilerinden birinde varlığını sürdürmeye çalışıyor. Eski İstanbulluların alışveriş için uğrak merkezlerinden biri olmasına rağmen, bugünlerde eski hareketliliğini yitiren İMÇ, bir süredir bir tarafını Büyükşehir Belediyesi ve Kültür Bakanlığı’nın diğer tarafını ise İMÇ esnafı ve mimarların oluşturduğu bir tartışmanın konusu haline geldi. İMÇ’yi yıkıp yerine Osmanlı tarzı konut projesi yapmak isteyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Kültür Bakanlığı’nın kararına karşı çıkan İMÇ mülk sahipleri, şimdilik yürütmeyi durdurma kararı almayı başardı. Hazırlanan bilirkişi raporuna dayanarak alınan durdurma kararı sonrası dava sonucu bekleniyor. Bu arada Büyükşehir Belediyesi’nin konut projesinden vazgeçtiği, ancak Kültür Bakanlığı ile birlikte arazi üzerinde başka projeler gerçekleştirme niyetinde olduğu, bunun için de yerel seçim sonrasının beklendiği belirtiliyor. İlk modern alışveriş merkezi İMÇ, 19 Şubat 1960’da düzenlenen ulusal yarışmada jürinin seçtiği; bugünün ünlü mimarlarının bir eseri. Aynı zamanda Bedri Rahmi Eyüboğlu, Sadi Diren, Eren Eyüboğlu gibi pek çok sanatçının yapıtlarını da içinde barındırıyor. Doğan Tekeli, Sami Sisa ve Metin Hepgüler’in mimarlığını yaptığı Çarşı, altı bloktan oluşuyor ve döşemelik-perdelik kumaştan, sanayi dikiş makinelerine, tesettür giyimden, müzik piyasasına kadar birçok sektörü bir araya getiriyor. Site İnşaat Mimarlık Bürosu’nun bir eseri olan bu yapı, bugün görmeye aşina olunan büyük alışveriş merkezlerinin en erken örneklerinden biri. İlginç bir tasarım tarihine sahip olan İMÇ projesi, 1954 yılında Sultanhamam’a yerleşmiş manifaturacıların, o dönemde İstanbul’un ticari hayatının zenginleşmesi, şehrin büyümesi ve konumlandırıldıkları yere artık sığmamalarıyla gündeme geliyor. Sultanhamamlı manifaturacılar, kendilerine yer aramaya başlıyor; limanın önemli bir avantaj sağlayabileceğini düşündüklerinden önce Haydarpaşa üzerinde duruyorlar. Fakat daha sonra belediye onlara şu an bulundukları, Atatürk Bulvarı’nın Unkapanı–Saraçhanebaşı arasındaki doğu kıyısında bulunan arsayı öneriyor. 1954’te belediyenin önerisiyle harekete geçiliyor, ama Bozdoğan Kemeri, Şehzadebaşı Camii, Süleymaniye Külliyesi, Vefa Kilise Camii, Şebsafa Kadın Camii, Hacı Kadın Camii ve Hamamı, Atlama Taşı ve Yavuz Sinan Camii, Kâtip Çelebi ve Hızır Bey […]

7 tepe 7 tünel hâlâ çatlak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü 7 Tepe 7 Tünel Projesi kapsamında Dolmabahçe-Bomonti ve Piyalepaşa- Kağıthane tünellerinin 2009’un ilk aylarında ulaşıma açılması planlanıyor. Sözkonusu tüneller, Harbiye, Kurtuluş ve Şişli civarında zemin kayması nedeniyle bazı binalara hasar verdiği için eleştiriliyor. Harbiye’deki Ölçek Sokak sakinleri bu yılın ilk aylarında evlerindeki hasarla ilgili olarak belediyeye başvurmuşlar ve inşaatın tamamlanmasından sonra gerekli onarımın yapılacağı yanıtını almışlardı. İnşaatın tamamlandığı şu günlerde onarım konusunda herhangi bir gelişme olup olmadığını öğrenmek için tekrar Ölçek Sokak’a gittik. Mayıs 2008’de ziyaret ettiğimiz, evlerinde hasar bulunan vatandaşlara, konutlarıyla ilgili sorunların giderilip giderilmediğini sorduk. Bakın ne cevaplar aldık…Haber: Kamera:Gökhan Tünay – Haldun Ülkü

Likor Fabrikası’na 415 milyon YTL

Toplu Konut İdaresi (TOKİ) iştiraki Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş tarafından gelir paylaşımı yöntemiyle tekrar satışa çıkarılan Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisinin ihalesinde, 415 milyon 750 bin YTL ile idareye en yüksek payı, Aşçıoğlu İnşaat-Ofton İnşaat-Meydanbey İnşaat-Omak İnşaat Ortak Girişimi verdi. Mecidiyeköy’deki eski likör fabrikası arazisinin gelir paylaşımı yöntemiyle gerçekleştirilen ihalesinin ikinci etabını oluşturan açık artırmanın ilk aşamasının ardından kapalı teklife geçilerek, kapalı zarf usulüyle isteklilerin teklifi alındı. İhalenin ikinci oturumunda, Aşçıoğlu İnşaat-Ofton İnşaat-Meydanbey İnşaat-Omak İnşaat Ortak Girişimi, 831 milyon 500 bin YTL satış toplam geliri üzerinden yüzde 50 şirket payı gelir oranı ile 415 milyon 750 bin YTL ile en yüksek teklifi verdi. Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz, daha önce yaptığı açıklamada, arazinin 3 emsalden oluştuğunu ve 95 bin metrekare inşaat alanı bulunduğunu belirterek, arazide iş merkezi, ofis, büro, çarşı, çok katlı mağaza, alışveriş merkezi, otel, motel, rezidans, konaklama tesisi, sinema, tiyatro, müze, kütüphane, sergi salonu, kültürel tesisler, yönetim binaları, banka ve finans kurumlarının yer alabileceğini bildirmişti.

Likör Fabrikası’nı sattırmayacaklar!

Duygu Sipahioğlu – Esra Söylemez Mecidiyeköy’ün ortasında yeşillik kalmış tek yer olan eski Likör Fabrikası’nın gelir paylaşımı yöntemiyle satışının ikinci aşaması olan açık artırma Temmuz’da gerçekleştiriliyor. Ancak satış işlemine başından beri karşı olan CHP Şişli İlçe Başkanı Dursun Çaltı, satışı engellemeye kararlı. Çaltı bu amaçla arazinin imar planı değişikliğine karşı 6 Haziran 2008’de açtığı davaya ek olarak satışın gerçekleştirilmesinden sonra da iptal davası açmaya hazırlanıyor. Dursun Çaltı, arsanın kültür ağırlıklı bir yeşil alan olarak geliştirilmesi yerine konut ve iş merkezi haline dönüştürülmesi fikrine; asırlık ağaçların önemi, bölgede kalan tek yeşil alanı olması ve fabrika binasının mimari değer taşıması nedenleriyle karşı çıkıyor. Arazi üzerine iş merkezi inşa edilmesiyle Mecidiyeköy’deki gürültü kirliliği ve otopark sorununun büyüyeceğini savunan Çaltı, satışın bölgeye büyük zarar vereceği kanısında. Satış isteğinin altında “sadece para kazanma derdi” olduğunu vurgulayan Çaltı, araziye iş merkezi inşa etmek isteyenlerin yalnızca gösteriş, göz boyama ve para kazanma kaygılarıyla hareket ettiğini, estetik, kültürel mirasın korunması ve halkın rahatı gibi dertleri olmadığını ısrarla vurguluyor. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla çalıştıklarını ve şişli bölgesinde anketler yaptıklarını anlatan Çaltı, çıkan sonuçlara göre halkın büyük bir çoğunluğunun da satışı onaylamadığını söylüyor. Çaltı, satışın gerçekleşmesi durumunda bu satışın kamu yararına olmadığına dair ikinci bir dava açmayı planlıyor Bu arada Likör Fabrikası arazisi Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile CHP İlçe Başkanlığı arasında da ciddi bir çatışmaya neden olmuş durumda. Çaltı, Sarıgül’ün kendisine dört parçalık bir tazminat davası açtığını belirterek, “Bu alanı koruması gereken asıl kişi olan Mustafa Sarıgül, Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ ile işbirliği yaparak bölgede rant yaratılmasına yardımcı olmayı tercih ediyor” sözleriyle Sarıgül’ü eleştiriyor. Mustafa Sarıgül’ün. Çaltı’nın radyo konuşmalarında kendisine yönelik ifadelerinin hakaret niteliği taşıdığını öne sürerek açtığı tazminat davaları konusundaki sorularımızı Şişli Belediye Başkanı Sarıgül yanıtsız bırakıyor. Likör Fabrikası arazisinin satışı 24 Temmuz’da tamamlansa bile bu konudaki tartışmalar ve hukuki süreç daha uzun süre devam edecek gibi […]

Üçüncü köprüye yasal engel

Güventürk Görgülü İstanbul Boğazı`na yapılması planlanan üçüncü köprü ile Ataşehir Finans Merkezi, Silivri Havalimanı gibi projelerin yasal dayanağını oluşturan 1/100 bin Ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı, İstanbul 2. İdare Mahkemesi tarafından tespit edilen yetki ve şekil sakatlıkları nedeniyle iptal edildi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından 14 Temmuz 2006 tarihinde kabul edilen İl Çevre Düzeni Planı’na karşı 8 ayrı mühendis ve mimar odası ortak metinle farklı mahkemelere iptal davaları açmıştı. Bu kapsamda, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin 2. İdare Mahkemesi’ne açtığı dava 21 Mart 2008’de iptal isteminin kabulüyle sonuçlandı ve gerekçeli karar 23 Mayıs’ta kamuoyuna açıklandı. . Birinci neden yetkisizlik İstanbul 2. İdare Mahkemesi, iptal kararını üç temel gerekçeye dayandırıyor. Bunlardan ilki planın İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kabul edildiği tarihte 1/100 bin ölçekli “İl Çevre Düzeni planı” yapma yetkisinin büyükşehir belediyelerinde değil, Çevre ve Orman Bakanlığı’nda yani “merkezi idare”de bulunması; yani “yetkisizlik”… İdare Mahkemesi 12 Temmuz 2006 tarihinde yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle birlikte büyükşehir belediyelerinin çevre düzeni planı yapımı sürecine dahil edildiğini, ancak bu düzenlemenin, bundan iki gün sonra, yani 14 Temmuz 2006’da kabul edilen İstanbul İl Çevre Düzeni Planı” için geçerli olamayacağını belirtiyor. Yasaların geriye işletilemeyeceğine dikkat çeken idare mahkemesi, “yapılma/yaptırılma aşaması bu kanun yürürlüğe girmeden önce tamamlanan il çevre düzeni planı teklifinin” 14.07.2006 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İl Çevre Düzeni Planı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına dikkat çekiyor. İkinci neden ihale eçılmaması İstanbul 2. İdare Mahkemesi’nin iptal karanının ikinci gerekçesini ise gerekli şekil şartlarının yerine getirilmemesi; yani planın hazırlatılması için herhangi bir ihale açılmaması oluşturuyor. İstanbul Büyükşehlr Belediyesi tarafından 1/100 bin ölçekli İl Çevre Düzeni Pıanı’nın hazırlanmasına ilişkin olarak herhangi bir ihale yapılmadığını dile getiren mahkeme heyeti, İstanbul Büyükşehlr Nazım İmar Planı Analitik Etüdler İşi’nln BIMTAŞ A.Ş. adlı kuruluşa 15 Aralık 2004 tarihinde ihale edilmesinin ardından BIMTAŞ A.Ş.’nin 3 Mayıs 2006 tarihli teklifinin 1/100 bin ölçekli İstanbul […]

7 tepe, 7 tünel, sayısız çatlak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “7 tepe 7 tünel” projesi Mart 2006’da gündeme geldi. Konunun uzmanları tarafından “çıkmaz sokak” diye nitelenen bu proje, trafik için umulan rahatlamayı sağlamayacağı, yüksek maliyeti ve gerekli zemin araştırmalarının yapılmadığı gerekçeleriyle çok tartışıldı. Dolmabahçe-Bomonti ve Piyalepaşa-Kağıthane arasındaki ilk iki tünelin yapımına bu tartışmalar içinde başlandı. Proje gibi, tüneller için vurulan ilk kazma da tartışmalıydı. Çünkü Büyükşehir Belediyesi, bu iki tünelin yapımı için ihale açmamış ve yapımcı firmaları “ani ve beklenmeyen durumlarda” başvurulan “davet usulü”ne göre belirlemişti. Çatlayan binalar İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), tünellerin, güzergâh üzerindeki binalara hasar verebileceği konusunda uyarıda bulunanlardan biriydi. İMO İstanbul Şubesi Başkanı Cemal Gökçe, “Yasal çerçevede bir ihale yapılmadı. Dolayısıyla konu ciddi bir proje olarak ele alınıp, güzergâhında fizibilite çalışması yapılmadı. Bu anlayışla yürütülen bir inşaatın, sıkıntı yaratması kaçınılmazdı” diyor. Cemal Gökçe’nin dile getirdiği endişelerin haklılığı Okmeydanı semtinde ortaya çıktı. Bu semtteki dört binanın temelinde, Piyalepaşa-Kağıthane Tüneli’nin etkisiyle çökme görüldü ve binalar boşaltılarak mühürlendi. Aynı şekilde Talatpaşa mahallesi Savaş sokakta bulunan 10 binanın, kolon ve duvarlarında ciddi çatlaklar oluştuğu belirlendi. Talatpaşa Spor Kulübü Lokali de bulunduğu beş katlı bir bina ile Savaş sokaktaki beş ile iki katlı yapılarda oturan vatandaşlar Ağustos 2007’de tahliye edildi. Nisan 2008’de, diğer tüm tüneller gibi çift yönlü olması planlanan Bomonti Dolmabahçe Tüneli`nin tek yönde kazısı tamamlandı. Belediye, gelinen aşamayı tünelin içinde gerçekleşen bir etkinlikle kutladı. Aynı günlerde, bu tünelin geçtiği Kurtuluş ve Harbiye semtlerinden “çatlak sesler” yükselmeye başladı. Kurtuluş’taki Bilezik sokak ve Harbiye’deki Ölçek sokakta bulunan onlarca apartmanın duvar ve kolonlarında çatlaklar oluştu. Bina temelindeki oynama nedeniyle, kapı ve pencereler kapanamaz hale geldi. Medyakronik muhabirleri, Ölçek sokakta yaşayan ve binaları zarar gören İstanbulluları ziyaret etti. Evlerinin görüntüsü, bir deprem sonrasını çağrıştıran vatandaşlar, genel olarak Belediye’nin üzerine düşeni yapmadığını dile getiriyor. Evinin yıkılma tehlikesi nedeniyle can güvenliği sorunu yaşadığını dile getiren bir vatandaş, çatlakların sıvayla kapanmak istenmesini “Örtbas etme” […]

Likör’e tek teklif Kiler’den

İstanbul Mecidiyeköy’de kurulu Likör Fabrikası’nın arazisinin satışında tek teklif Kiler Grubu’ndan geldi. Yapılan açık artırmaya tek katılımcı olarak iştirak eden Kiler, vadeli muhammen bedel olan 295.7 milyon YTL önerdi. Ali Sami Yen Stadının yanındaki 23 bin 711 metrekarelik arazinin ihalesi, Emlak Konut’un Ataşehir’deki merkezinde açık artırma yöntemiyle noter huzurunda gerçekleştirildi. Muhammen peşin satış bedeli 275 milyon artı KDV olarak belirlenen arazinin satışı ihalesine tek katılımcı Kiler Grubu oldu. Kiler Grubu, araziye muhammen vadeli satış bedeli olan 295 milyon 700 bin YTL önerdi. Tek katılımcı iştirak ettiği için, ihalenin iptal edilerek geçersiz sayılması ihtimali bulunuyor.. Likör Fabrikası’nın satışından elde elde edilecek gelirin, Konut Edindirme Yardımı (KEY) geri ödemelerinde kullanılması planlanıyor. Daha önce Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz, yaptığı açıklamada, ”Açık artırmada bu rakamın 300 milyon YTL’nin üzerine çıkmasını bekliyoruz. Zaten 275 milyon YTL’nin üzerine çıkılmazsa satış yapma şansımız yok. Eğer bu açık artırmada istediğimiz bedel çıkmazsa bir müddet bekledikten sonra ikinci bir açık artırmayı deneriz. O da olmazsa gelir paylaşımı modeline dönebiliriz” demişti. Kiler Grubu halen İstanbul Levent’te Sapphire adlı rezidans projesinin yapımına devam ediyor.

Likör Fabrikası’nda ilan savaşları

Güventürk Görgülü İstanbul Mecidiyeköy’deki, eski Likör Fabrikası ve arazisinin Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Emlak Konut tarafından satışı, CHP Şişli İl Başkanlığı tarafından “ilan yoluyla” engellenmeye çalışılıyor. “Şişli Halkı; 24 dönümlük Likör Fabrikası Arsası 25.04.2008 tarihinde satılıyor, FARKINDA MISIN???” başlığıyla CHP Şişli İlçe Başkanı Dursun Çaltı imzasıyla yayınlanan ilanlarda alt başlık olarak da “Sahibinden habersiz satılık arsa” ifadesi kullanılıyor. 24 dönümlük arazide pek çok ağacın bulunduğunu, AKP’nin arsayı TOKİ marifetiyle ranta açtığını vurgulayan ilan şöyle devam ediyor: “Tapuda yalnızca ‘kültür ve turizm amaçlı kullanılabilir’ şerhi kaldırılarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde plan değişikliğiyle ‘özel koşullu ticaret alanı’ kapsamına alındı (CHP’nin muhalefetine karşın) bu değişikliğin anlamı ise residence, çarşı, otel, iş merkezleri, lokanta ofis vs. demektir. CHP Şişli İlçe Başkanlığı olarak yürütmenin durdurulması için iki defa bölge idare mahkemesinde dava açtık” Bölge halkını ve duyarlı herkesi, yasalara aykırı biçimde gerçekleştirilmeye çalışılan bu satışa karşı çıkmaya davet eden ilanda, satış bedelinin “ülke borcunun yarım saatlik faizini ödeyebileceği” vurgulanarak protesto etmek isteyenler için Emlak Konut GYO A.Ş.’nin telefon ve internet adresi veriliyor. Fabrika arazisiyle ilgili olarak CHP’nin talepleri de ilanın sonunda şöyle sıralanıyor:“Bu arsada sınırsız katlı gökdelenler değil, alt katları otopark olan yürüme parkurları, koşu ve bisiklet yolları, süs havuzları, kültür ve kongre merkezleri yapılmasını istiyoruz.” Emlak Konut’tan vade değişikliği Bu arada Emlak Konut tarafından gazetelere verilen ihale ilanlarında da değişiklik yapıldı. Önce 275 milyon +KDV muhammen bedelle satışa çıkartılan ve peşin satılacağı söylenen arsanın, 14 Nisan’dan itibaren verilen ilanlarda 295 milyon 700 bin YTL+KDV vadeli satış fiyatıyla ihaleye çıktığı duyuruldu. Satış bedelinin yüzde 35’inin peşin, geri kalanının 24 ay vadeli ödenebileceği belirtilen ilanlarda vade farkının TÜFE’ye göre hesaplanacağı ifade edildi. Peşin satış şartının kaldırılarak arsanın 24 ay vadeli satılabileceği yönündeki karar değişikliğinin nedeni konusunda Emlak Konut yetkilileri “Yönetim Kurulu’nun takdiridir bu konuda açıklama yapamayız” cevabını veriyorlar. Yönetim kurulunun bir hafta gibi kısa bir zaman […]

Arazimiz çok değerli, kârı da çok tatlı!

Güventürk Görgülü İstanbul Mecidiyeköy’de üzerinde ağaç bulunan tek arazi parçası olan Tekel’in eski likör fabrikası arazisi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) ve Emlak Konut tarafından satışa çıkartıldı. Ali Sami Yen Stadyumu’nun yanında yer alan 24 bin metrekarelik arsanın içinde bulunan 8 bin metrekarelik kapalı alana sahip fabrika binası halen Büyük Mükellefler Vergi Dairesi olarak kullanılıyor. Levent ve Mecidiyeköy bölgelerinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve diğer kamu kurumları tarafından önemli bir rant alanı olarak görülmesi ve bu bölgedeki inşaat emsallerinin arttırılması, geçen günlerde Zincirlikuyu Karayolları binası ve Levent İETT garajı arazilerinin de çok yüksek fiyatlardan el değiştirmesine neden olmuştu. 96 bin metrekarelik karayolları arazisi, içinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan tescilli Karayolları Binası ile birlikte metrekaresi 8 bin 300 dolardan; 46 bin metrekarelik Levent Garajı ise inşaat alanının daha fazla olması sebebiyle metrekaresi yaklaşık 15-16 bin dolardan el değiştirmişti. Ve gözler Likör Fabrikası’nın üzerine çevrilmişti… Likör Fabrikası arsasının imar izni 3 emsal ve 36 metre yükseklikle sınırlıydı. Fakat geçen şubatta, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan plan tadilatıyla bodrumlar dahil toplam inşaat alanı 142 bin metrekareye çıkartılmış, bina yüksekliğindeki sınır da kaldırılmıştı. Böylece 24 bin metrekarelik arsanın emsal oranı 3’ten 6’ya yükseltilmişti. Bununla birlikte, 142 bin metrekarelik brüt inşaat alanından bodrum ve otoparklar düşüldüğünde, arazide inşa edilecek yapının net emsal alanı 4-4,5 olarak hesaplanıyor. Geçen şubat ayında Emlak Konut GYO Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Demiröz’ün açıklamalarına göre, arazi satışından 300 milyon YTL’nin üzerinde gelir bekleniyordu. Oysa ekonomik koşulların olumsuza dönmesi ve gayrimenkul fiyatlarındaki düşüş nedeniyle dün 275 milyon YTL muhammen bedelle satışa çıkan araziden yine Demiröz’ün açıklamalarına göre şu anda “en fazla 300 milyon YTL artı KDV” gelir bekleniyor. Plan değişikliğinin hikmeti Yaklaşık 300 milyon YTL’ye, yani yaklaşık 240 milyon dolara satılması beklenen arazi üzerine toplam 142 bin metrekare inşaat yapılabiliyor. Bu durumda, mevcut düzenlemelere göre, tahminen 40 bin metrekarenin otopark ve […]