Etiket kampanya

Haliç’ten yayılan kürek kültürü

İstanbul – Haliç’te sabahın ilk ışıkları daha suya düşmeden 06.00’da küreklere asılan bir grup insan var. 1779 Rowing Club’ın üyeleri… Kimi işine gitmeden önce güne enerji topluyor, kimi zihinsel yükünü suya bırakıyor. Son yıllarda artan ilgiyle birlikte kürek sporu hayatın bir parçası haline geliyor.

Ali Nesin’den Matematik Köyü için imza kampanyası

HaberVs Nesin Vakfı tarafından İzmir’in Şirince köyünde kurulan Nesin Matematik Köyü’ne TÜBİTAK’ın geçen yıldan beri destek vermeyi reddetmesi nedeniyle köyün kurucusu Prof. Dr. Ali Nesin bir imza kampanyası başlattı. Kampanyanın hedefi, Türkiye’de bilimin gelişmesine destek olmakla görevli TÜBİTAK’ın köye karşı olan tutumunun en kısa zamanda değişmesi. Nesin Matematik Köyü, Mayıs 2007’de yöre halkının maddi katkılarıyla kuruldu. Matematik ve ilgili bilimlerden oluşan derslerin, projelerin, seminerlerin ve kampların düzenlemekte olduğu köy, Ali Nesin’in daha önceki yıllarda düzenlediği matematik yaz okullarını da bünyesinde topluyor ve her yıl ortalama 500 matematiksevere eğitim veriyor. Ekonomik desteği olmayan köy geçtiğimiz yıl bazı projelerini gerçekleştirebilmek için TÜBİTAK’a başvuruda bulundu. Ali Nesin’in bir araştırmacı olduğu ancak bir eğitmen olmadığı gibi gerekçeler belirtilerek yedi projenin tümü reddedildi. Bunun üzerine Ali Nesin, TÜBİTAK başkanı Dr. Nüket Yetiş’e haziran ayında bir mektup yazdı. Mektubunda, kısaca dünyanın her yerinde bu tip girişimlere destek verildiğini anlatan Nesin, “Kurumunuzun reddettiği projelerin her biri birer mücevher değerindedir. Sadece Türkiye’de değil, dünyada bu projelere eşdeğer bir proje kolay kolay bulunamaz. Özür dileyerek söylüyorum, ama gerçek bu: Bu projeleri haklı ya da haksız gerekçelerle reddetmek kimsenin haddi değildir.” diyerek TÜBİTAK’ın destek vermemesini eleştirdi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Matematik Bölüm Başkanı Ali Nesin, bu olaydan sonra TÜBİTAK’ın destek şartnamelerine getirdiği ek koşullarla artık başvuru yapmalarının dahi olanaksız hale geldiğini söylüyor. Örneğin “Etkinlikte ders vereceklerin tamamı düzenleme kurulunda yer alır ve etkinlik, düzenleme kurulunda yer alanlardan birinin bağlı olduğu bir işletmede yapılamaz.” gibi maddelerin doğrudan kendilerini engellediğini belirten Nesin, bu uygulamaları protesto etmek için bu kez de TÜBİTAK’ın bağlı bulunduğu Bilimden Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Mehmet Aydın’a bir mektup yazdı. Mektubunda; “TUBITAK lise ve lisans öğrencilerine yönelik Köy etkinliklerini sudan sebeplerle desteklemeyi reddetmektedir. Bu yıl sudan sebeplerini gerekçelendirebilmek için özel olarak Matematik Köyü’nü dışlayıcı koşullar getirmiştir. Bu koşullarla TÜBITAK projelerine başvuru yapmamız bile engellemektedir.” diyen Nesin, kuruluş amacı bilimi […]

Balık sipariş hattı

Kırmızı telefon (0 212 377 03 50) İstanbul’un bazı meydanlarında hizmete sokuldu. Balık seven ve sofralarından balık eksik etmek istemeyen vatandaşlar, doğrudan Tarım Bakanlığı’nı arayarak siparişte bulunabilecek! tan takip edebilirsiniz Greenpeace’in bu amaçlarla başlattığı kampanyaya 254 bin kişi bizzat imza vermiş ve ilgili düzenlemenin yapılabilmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na ayrıca 4000 SMS göndermişti. Örgüt, bu konuda hazırladığı raporu ve önerileri, toplanan imzalarla birlikte Bakan Mehdi Eker’e iletmişti. Ancak yavru balık avını engellemek için nasıl ve ne zaman bir çalışma yapılacağına dair net bir cevap alamamıştı. Kırmızı telefonKırımızı telefon, yavru balık kampanyasına destek veren herkesin ev veya cep telefonundan erişebileceği bir numara. 0 212 377 03 50 numaralı telefonu arayanlar, Greenpeace tarafından Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın santraline yönlendiriliyor. Telefonla görüşme yapan ve yorumlarını paylaşmak isteyenler http://www.greenpeace.org/turkey/tr/campaigns/defending-our-mediterranean/kirmizitelefon yorum bölümüne yazabiliyor. “Kırmızı telefon” (0 212 377 03 50) bu amaçla hizmete sokuldu. Vatandaşlar, 1 Şubat’ta Galatasaray Meydanı’na yerleştirilen kırmızı sembolik telefon kulübesinden Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın santraline bağlandı ve “çalışmalara ne zaman başlayacaksınız” diye sordu. Altını çizmekte fayda var: Kulübe sembolik olsa da (0 212 377 03 50) telefon numarası gerçek. Telefon bakanlığa ait değil. Ancak Greenpeace bu telefonu doğrudan bakanlığın santraline aktarıyor. Sembolik kulübe dün Beşiktaş Meydanı’ndaydı. Bugün ve yarın da Kadıköy’deki Beşiktaş iskelesi önünde olacak. Ancak elbette, meydanlarda görünmediği zamanlarda da kullanıma açık olacak. Greenpeace’e göre henüz bir kez bile yumurtlamamış boydaki balıkların avlanmasının önüne geçmek için ilk adım, yasal avlanma boylarını, bilimsel olarak bilinen ilk üreme boylarına uygun olarak düzenlenmek. Örgüt bununla birlikte aşırı avlanma, yasadışı avlanma gibi stokları tehlikeye atan tehditlerin önüne geçilmesi için Bakanlığın acil eylem planları yapmasını zorunlu buluyor. Dört yılda bir hazırlanan su ürünleri tebliğinin 2012/2016 dönemi için Haziran’da yapılacak danışma kurulu toplantısında, bu konuların ele alınması ve çözülebilmesi için bilim insanları ve kooperatif birliklerinin katılımları ile hemen şimdi çalışmalara başlanması gerek. Greenpeace Akdeniz Denizler […]

Seçimlerde afiş ve bayrak savaşları

Seçimler yaklaştıkça rekabet kızışıyor, gerilim artıyor ve seçim yarışı zaman zaman partililer arasında tabiri caizse “sıcak temas”a bile dönüşebiliyor. Her gün bayrak asmak, rakibin bayrağını indirmek, afişlerinin üzerine afiş asmak artık sıradan uygulamalar. Sokaklarda ilçelerde mahallelerde oluşan bu gerilimin çok küçük bir bölümü basına ve televizyonlara yansıyor. Biz de medyaya yansıyan bu kampanya çekişmelerinden küçük bir derleme yaparak ülkemizdeki yerel seçim manzarasını arz edelim dedik… Bakırköy’de billboard kavgası AKP’nin Bakırköy belediye başkan adayı Oğuz Satıcı’nın posterlerinin yapıştırıldığı TIR dorseleri, CHP’nin İstanbul adayı Kılıçdaroğlu ile Bakırköy adayı A.Ünal Erzen’in Ataköy’deki afişlerinin önüne çekildi. CHP’nin para ödediği yerlerin kapatılmasına Bakırköy Belediye Başkanı Erzen tepki gösterirken AKP’liler durumu şöyle açıklıyor: “Bayrak asıp, çevreyi kirletmek istemedik. TİM’in eski başkanı Oğuz beye ihracatçı arkadaşları da TIR desteği veriyor.” 18 Mart 2009 Antakya’da aday afişleri yarışı Antakya’da, CHP’nin Belediye Başkan adayı İris Şentürk’ün billboardlardaki seçim afişlerinin üzerine AKP’nin başkan adayı Lütfi Savaş’ın posterlerinin yapıştırılması gerginlik yarattı. Kentin değişik noktalarındaki billboardlardaki İris Şentürk’ün afişlerinin üzerine, gece operasyonuyla AKP’li Lütfi Savaş’ın afişleri yapıştırıldı. Afişlerinin sabote edilmesinin barış ve kardeşlik kenti olan Antakya’ya yakışmadığını belirten CHP’li yöneticiler, iktidar partisini “Zorbalık”la suçladılar. AKP yöneticileri ise, billboardlardaki gelişmelerin kendi bilgileri dışında olduğu açıklamasını yaptılar. 18 Mart 2009 Kâğıthane’de bayrak gerginliği Kâğıthane’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla yapılacak olan tünel açılışı öncesinde gerginlik yaşandı. SP`nin Sadabat Viyadüğü’ne asılı olan dev bayrağı Kâğıthane Belediyesi görevlileri tarafından kesilerek indirildi. Bunun üzerine viyadük altında toplanan Saadet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi üyesi bir grup, bayrakların belediyenin resmi aracıyla toplatıldığını ileri sürerek tepki gösterdi. SP Kâğıthane İlçe Başkanı Halit Özgür Atak, mahalle aralarında ve yollardaki AK Parti haricindeki diğer parti bayraklarının AK Partili belediye görevlileri tarafından toplatıldığını iddia etti. Başbakan’ın katılacağı tünel açılışı nedeniyle böyle bir uygulama yapıldığını öne süren Atak, vatandaşların AK Parti`ye sandıkta gereken cevabı vereceğini söyledi. Daha sonra SP’liler […]

Obama ve Erdoğan’ın ortak yönü

Tuğba Kalafatoğlu Amerika’daki birçok politikacıyla çalışmış, Obama ve Clinton’un siyasi danışmanları arasında yer almış başarılı bir Türk kadını. Halen Kadir Has Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. Kendi ismini taşıyan şirketinin yönetim kurulu başkanlığının yanısıra American Communication Association (ACA-Amerikan İletişim Derneği) başkanlığını da yürütüyor. Politik iletişim konusunda uluslararası deneyime sahip Kalafatoğlu ile ABD ve Türkiye’deki siyasi dengeleri konuştuk. Politikaya girişiniz nasıl oldu?Bir gün siyasal bilgiler dersi aldığım hocama gönüllü çalışmak istediğimi söyledim. Üniversite birinci sınıftayken gönüllü olarak Demokrat Parti’de haftanın 3 günü çalışmaya başladım. 1994 yılında Robert Kerrey* seçimleri kaybedecek gibi görünüyordu.. Nebraska Cumhuriyetçilere oy veren bir bölgeydi ve Cumhuriyetçiler önde gidiyordu. Özellikle, Güney Omaha’da Meksikalılar yaşıyordu ve Demokrat partiyi iyi tanımıyorlardı. Kampanya yöneticisinin yanına bir gün gittim ve “seçimlerde kampanya yazılarını İspanyolca yazsak, Güney Omaha’da seçim çalışması yapsak” dedim. Çünkü bu bölgede yaşayanların çoğunluğu ingilizce bilmiyordu. Robert Kerrey, seçim çalışmaları için Washington D.C.’den geldi ve yaptığımız toplantıya girdi ve bana söylediklerimi herkesle paylaşmamı istedi. “Sen bana nerede ne zaman bulunmam gerektiğini söyle ben orada olacağım” dedi. İspanyolcası çok iyi olan kız arkadaşımla birlikte Omaha’daki mahalleleri dolaştık. Arkadaşıma, kampanya yazılarını ben İngilizce yazacağım, sen de İspanyolca’ya çevireceksin dedim. Robert Kerrey’nin oy oranı yüzde 11 iken yüzde 80’lere çıktı ve seçimleri kazandı. Televizyonda özellikle benim ismimi vererek teşekkür etti ve benimle çalışmak istediğini söyledi. Bana öğrenci çalışması vizesi çıkardılar ve haftada 20 saat Demokrat Parti’de çalışmaya başladım. Kerrey daha sonra benim ismimi Bill Clinton’a verdi. 1996 yılında Clinton’ın ekibiyle çalışmaya başladım. Kısacası bir kapıyı çalmakla hayatım değişti. Türkiye’deki politik anlayışı nasıl buluyorsunuz?Türkiye’deki politikacıları ben “eski okul” ve “yeni okul” sistemiyle çalışan politikacılar olarak ikiye ayırıyorum. Türkiye’de genelde “eski okul” sistemiyle çalışan politikacılar var. “Yeni okul” sistemiyle giden politikacılar zaten başarılı oluyor. “Eski okul” seçmenlerle birebir görüşmüyor, başa geçtikten sonra “beni kimse yerimden edemez” diye düşünüyorlar. Oysa “yeni okul” sistemiyle giden politikacılar, kazandım, […]