Etiket ntv

NTV için şiir vakti

Leonardo da Vinci'nin Vitruvius Adamı'na önce sansür uygulayan, sonra özür dileyen NTV'de yaklaşık bir yıl süren "şiir vakti"nin kısa hikâyesi

NTV Yayınları: Başarılı bir başarısızlık hikâyesi

İlk kitabını 2007’de çıkaran NTV Yayınları’nda, en çok satış ve ciroya ulaştığı 2010’da zarar ettiği gerekçesiyle büyük bir tasifiye yaşandı. Bu tasfiye basında “yayınevi kapatıldı” şeklinde yorumlandı. NTV Yayınları eski Yayın Yönetmeni Mustafa Dağıstanlı sorularımızı cevaplıyor.

Ahmet Altan ve haberciliğin dip noktası

başlıklı yazıydı. Çakır, bir gün önce Taraf muhabiriyle arasında geçen konuşmalardan ve Altan’ın yazısından alıntılarla aslında “Taraf tarzı gazeteciliği” sorguluyordu. Ruşen Çakır’ın yazısı ve Altan’in bir gün önce yazdıkları alt alta konulunca Çakır’ın sözünü ettiği gazetecilikle Taraf’ın ve Altan’ın tarzı arasındaki çelişki iyice belirginleşiyordu. Biri muhabirlikten gelmiş deneyimli bir gazeteci, diğeri ise belâgatine güvenen bir yayın yönetmeni olan iki kişinin bir gün arayla yazdıklarını arka arkaya ve ayrı ayrı okumak biraz sıkıcı gelebilir. Ancak bu iki yazı paralel bir kurguyla harmanlanınca; ortaya nederedeyse 24 dizisini andıran gerilim dozu yüksek bir macera çıkıyor. Koyu olan bölümler Ruşen Çakır’ın 24 Ekim’de NTVMSNBC’nı yayınlanan yazısı, italik olanlar ise Altan’ın 23 Ekim’de Taraf’taki yazısı. Her iki yazının da kendi iç kurgusu değiştirilmemiş, herhangi bir yeri kısaltılmamıştır… ***Cumartesi günü saat 11.30’da bu yazıyı yazmaya oturduğumda internette Taraf Gazetesi’nin Cuma günkü hali, masamın üzerindeyse aynı gazetenin bugünkü nüshası. Taraf, Cuma günü “Bu telefonları açıklayın” diye meydan okumuştu NTV’ye ve sayfalar dolusu NTV telefonlarından, düşen helikopterde hayatını kaybedenlerin cep telefonlarına yapılmış aramaların kayıtlarını yayınlamıştı. (Ruşen Çakır) Bizim “sarsıcı” haberler uzmanı Mehmet Baransu elinde haberle geldi.Çok kuşkulu bir kazada ölen Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinde bulunan dört kişi NTV tarafından, helikopter düşmeden önce yüzlerce defa aranmıştı.Telefon dökümleri elimizdeydi.Bu açıklanması gereken tuhaf bir durumdu.Bir televizyon kanalı, “düşecek” bir helikopteri, o helikopter düşmeden ve düştüğü hakkında bir bilgi edinilmeden önce neden bu kadar çok arıyordu?Baransu’nun konuştuğu iki uzman, uzaktan telefon çağrısıyla helikopterin, yüksekliği gösteren cihazlarının bozulabileceğini iddia ediyordu.(Ahmet Altan) Taraf bir sıkıyönetim savcısı gibi hem NTV’yi suçluyor, hem de suçluluğunu kanıtlamak yerine NTV’nin suçsuz olduğunu kanıtlamasını istiyordu. Çünkü Taraf’a göre ellerine tutuşturulan her “resmi belge” doğru, suçlananların savunma çabalarıysa nafileydi. Yine de NTV, aslında Taraf’ın yapması gerekeni yaptı ve iki saatlik farkın GMT’den kaynaklandığını belgesiyle gösterdi. Ve Cumartesi günü Taraf, TİB Başkanı’ndan da doğrulatarak, NTV’yi şu ya da bu şekilde Muhsin Yazıcıoğlu […]

“Düşünce sığ olunca, tehdit, şantaj silah haline geliyor”

Ferda Balancar Yorum Farkı programı bundan 3,5 yıl önce NTV’de yayınlanmaya başladığında oldukça olumlu tepkiler almıştı. Türkiye’de ilk kez birbirinden farklı düşünen iki insan hafta içi dört gün “prime time”da bir araya gelerek gündemi yorumluyor, tartışıyorlardı. Üç yılın ardından Mehmet Barlas, Sabah grubuna geçince programdan ayrılmak zorunda kaldı. Barlas’ın koltuğuna oturan Cengiz Çandar’la Emre Kongar arasındaki gerilim günden güne artarak 13 Mayıs’ta zirveye ulaştı. Sesler yükseldi, yüz ifadeleri alışılmadık şekilde sertleşti. O akşamki program Emre Kongar’ın “Yarın programımız maalesef olmayacak ama bu sebepten değil… Başka bir program olduğu için…” sözleriyle son buldu. Kongar doğru söylüyordu. 14 Mayıs Çarşamba akşamı Cannes Film Festivali açılış töreni canlı yayınlanacağı için Yorum Farkı’na bir gün ara verilecekti. Ancak NTV yönetimi son programda yaşanan gerilimi gerekçe göstererek programı yayından kaldırdı.Yaklaşık üç ay süren programda yaşadıklarını Cengiz Çandar Medyakronik’e anlattı. Öncelikle programın başlangıç dönemini konuşalım. Size teklif nasıl geldi? Siz nasıl karar verdiniz?NTV yetkilileri bana teklif edince ‘Neden ben?’ diye sordum. İki üç aday arasından ittifakla beni seçmişler. Hatta dediklerine göre Doğuş Holding yönetiminden de bu yönde fikir gelmiş. Ben gladyatör dövüşü gibi programları sevmiyorum. Ayrıca daha önce programı pek seyretmediğimi de söyledim. Emre Kongar’la daha önceden şahsen tanışıyor muydunuz?Emre Kongar’la bir samimiyetim yoktu ama görünce merhabalaşırdık. Öyle bir hukukumuz vardı. NTV yetkililerine Emre Kongar’la tamamıyla aynı şekilde düşüneceğimiz konuların da olabileceğini söyledim. Onlar da zaten kendilerinin gladyatör dövüşü gibi programları sevmediklerini, farklı düşünen insanların medeni biçimde tartışabileceklerini ekrandan göstermek istediklerini belirttiler. Hemen kabul ettiniz mi?İlk teklifi aldığımda ‘düşüneyim’ dedim. Eşime sormak istemiştim. Onun ‘saçmalama’ diyeceğini umuyordum ama tam tersine olumlu baktı. Bu programın kendimi kamuoyunda olduğum gibi anlatmak için iyi bir fırsat olduğunu düşündük. Hakkımda kamuoyunda pek çok yanlış fikir var. Bana ait olmayan pek çok görüş sanki benim görüşümmüş gibi lanse ediliyor ve ben bundan rahatsızım. İşte bu yüzden bu programın kendimi kamuoyuna tanıtmakta […]