Etiket terörist

Savaş sözcüklerinin sahte rahatlığı

Philip StephensFinancial Times(9 Eylül 2004) Politikanın dili genellikle zekice muhakemenin düşmanıdır. Basit sloganlar, aydınlatmak yerine karartır. 11 Eylül saldırılarından üç yıl, Beslan’da öğrencilere karşı yürütülen caniyane saldırıdan bir hafta sonra, terörizme karşı savaştan bahsettiklerinde politikacıların ne demek istediğini herkes biliyor. Ne kadar açık görünürse görünsün, bu deyim tehlikeli bir yanlış tanım, siyasi liderler için uygun bir kendini kandırma ve geri kalanımız için de sahte bir rahatlık kaynağıdır. Kafa karışıklığının bir kısmı terörizm kelimesinin bir düşmandan ziyade bir taktiği tanımlıyor olmasından kaynaklanıyor. Sorun, aslında, bu açık linguistik gevşeklikten daha derinlere gidiyor. Bir savaş ilanı, bunun tek meşru karşılık olduğu sonucuna götürüyor. Diğer bütün yollar denendi ve başarısız oldu; artık başka bir şey önermek taviz vermektir. Bu tanımlama, teröristler hep aynıdır, diye devam eder. İspanya’daki Eta, Batı Şeria’daki Hamas, Kuzey İrlanda’daki muhalif Cumhuriyetçiler, Keşmir’deki militanlar ve Kafkasya’daki Çeçen ayrılıkçılar – hepsi New York’un ikiz kulelerini yerle bir eden El Kaide mücahitleriyle (jihadists) aynı kefeye konulmalıdır. İyi ve kötü vardır ve arada da başka bir şey yoktur; dikkatli bir değerlendirme veya siyasi angajman için bir zemin yoktur. Bunun için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova’nın Çeçenistan’daki baskısını eleştirenleri Usame bin Ladin’i de hoş bir sohbet için Beyaz Saray’a davet edip taleplerini sormalarını ve sonra da bunları yerine getirmelerini önerebileceklerini söyledi: “Hiçkimsenin bize çocuk katilleriyle konuşmayı önermeye hakkı yok.” Putin, her an her yerde teröristlere önleyici (pre-emptive) saldırılar düzenleme hakkına sahip olduklarını ilan ederek Amerikan Başkanı George W. Bush’a katıldı. Bu noktada, düzenli birkaç okurumun klavyelerinin başına koşacağını tahmin ediyorum… Siz Avrupalılar terörizme karşı hep yumuşaksınız; New York ve Washington’a düzenlenenler gibi saldırılardan canınız yanmadı; prensip ve pragmatizm arasındaki farkı asla anlamadınız; ve tecrübeler bana daha da kötüsünü söylüyor. İmdi, eleştiriler beni boğmadan biraz daha açayım. Afganistan’daki El Kaide kamplarının imha edilmesi ve Taliban rejiminin uzaklaştırılması gerekliydi ve doğruydu. Bu ülkede yapılan hata, yeterli […]

Terörist kelimeler

Mustafa Alp Dağıstanlı Temmuz 2005’te Londra metrosundaki bombalı saldırılardan birkaç gün sonra, Daily Telegraph gazetesinde bir haber çıktı: BBC, haberlerinde “terörist” sıfatını kullanmıyordu. Ciddi İngiliz gazetelerinin çoğu da BBC’ninki gibi tavır aldı. Bir kamu kuruluşu olan BBC’nin bu tutumu Türkiye için neredeyse tamamen anlaşılmaz bir şey. Yıllardır PKK meselesiyle cebelleşen bu ülkede “terörist” denmeden bu konuyla ilgili yazılmış herhangi bir habere rastlamak neredeyse imkansız. Tam da o günlerde, Türkiye’deki bir terör olayı dolayısıyla Başbakan Tayyip Erdoğan’ın söyledikleri bu imkansızlığı gösteriyordu. Erdoğan, terör konusu her açıldığında tekrarladığı ve pek bir fikir barındırmayan, “benim teröristim kötü, senin teröristin iyi mantığı terkedilmelidir” nakaratından sonra, terörizme karşı ortak mücadele çağrısı yaptı ve lafı şuraya getirdi (Türkçe, tabii ki, Başbakan’a ait): “Aksi takdirde teröre mahkum olmuş, kurban olmuş ki son zamanlarda burada onu da açıklıyorum şimdi, dünyadaki iki önemli televizyon veya medya grubu BBC ve Reuters, her ikisinin Türkiye’deki PKK terör örgütünü bir milis olarak ilan etmesini kınıyorum ve lanetliyorum. Ve özellikle dünya medyasını bu noktada objektif bir bakış sergilemeye davet ediyorum. Eğer bu anlayış, bu şekilde devam ederse, bunu bilsinler ki bugün Türkiye’yi, bu ülkenin evladını vuran bu terör, yarın onları da vuracaktır. Ve onları da acıtacaktır. Bunu böyle bilsinler.” Erdoğan’ın “bilsinler” dediği şeyi bütün dünya, bu arada tabii BBC ve Reuters da biliyordu, fakat Erdoğan medyanın ne olduğuyla, olaylara nasıl baktığıyla, hangi ilkelerle hareket ettiğiyle ilgili pek bir şey bilmiyordu. Bunda onun kabahatinden daha fazla Türk medyasının suçu var. Türk medyasından aldığı eğitim ve terbiyeyle yetinen birinin kalması mukadderdir. Erdoğan’ın, “terör yarın onları da vuracaktır, acıtacaktır” dediği “onlar”dan biri olan İngilizleri bir hafta önce vurmuştu; yazının başında söylediğim gibi. BBC’nin Tayyip Erdoğan’a cevabı Bunun üzerine, BBC Dünya Servisi şefi Nigel Chapman’dan Erdoğan’a cevap geldi. BBC’nin “Editoryal Kılavuzu”nun “Terör” bölümünde yer alan ilkeleri tamı tamına yansıtan Chapman’ın cevabı şuydu: “Terörist kelimesinin kullanımı BBC’de yasak […]

Biz ayrı manşetlerin gazetecileriyiz!

Semih Sakainfo@medyakronik.com Dünkü saldırıyla ilgili haberlerin verilişi bakımından dünya medyası ile Türk medyası arasında hemen göze çarpan bir fark var. Türk medyasının neredeyse tamamı, eylemi gerçekleştirenleri “terörist” diye niteledi. Batı medyasının neredeyse tamamı ise “terörist” kelimesini kullanmayıp “saldırganlar” demeyi doğru buldu. Türk gazeteleri: Sabah: 5 yıl sonra El Kaide2003’te İstanbul’u kana bulayan El Kaide dün ABD Konsolosluğu’na saldırdı, 3 terörist ölü ele geçirildi. Vakit: Şer güçler işbaşındaZaten gerilim içindeki Türkiye’yi daha büyük bir kaosun içine sürüklemek isteyen mihraklar, dün sabah ABD Başkonsolosluğu’nun önündeki polis kulübesine saldırdı… Çatışmada 3 polisimiz şehit oldu, 3 terörist öldürüldü… Saldırganları olay yerine bırakan 4. kişi ve gri renkli Ford Focus marka araç aranıyor. BirGün: Ne olurdu içeri kaçsalardıİstanbul’da ABD Başkonsolosluğu’na saldırı düzenlendi. Amerikalı korumalar yüksek güvenlikli binaya kaçarken, yurttaşımız polisler çatışmaya girdi. Üç polis ve iç eylemci hayatını kaybetti. Cumhuriyet: İstanbul’da terörABD Konsolosluğuna yönelik saldırıda 3 polis şehit oldu. 3 saldırgan öldü. Polis, El Kaide üzerinde duruyor Milliyet: Kaleye baskınTürkiye’nin en iyi korunan binalarından biri olan ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na 3 tabanca ve 1 tüfekle saldırmaya kalkışan teröristler, gencecik 3 polisi şehit edip olay yerinde öldüler. Yeniçağ: Kanlı saldırı. 3 şehitİstanbul’daki konsolosluk basıldı ABD’li korumalar kaçtı. Girdiği çatışmada 3 şehit veren Türk polisi, teröristlerden 3’ünü öldürdü. Radikal: Amerikan ‘kale’sine tabancalı intihar saldırısıTürkiye’nin en iyi korunan binası ABD Başkonsolosluğu’na tabancalarla saldıran dört teröristin üçü öldü, biri aranıyor. Sokak sakinleri çatışmayı anbean izledi. Star: Konsolosluk önünde terörİstanbul yine alçakça bir terör saldırısına sahne oldu. ABD konsolosluğu önünde 3 polis memurunu şehit eden hainler, genç bir trafik polisinin kahramanlığı sayesinde ölü ele geçirildi. Saldırıda El Kaide şüphesi var. Yeni Şafak: Alçaklarİstanbul, 20 Kasım 2003’ün ardından El Kaide’nin yine kalleşçe bir saldırısına sahne oldu. ABD Konsolosluğu’na düzenlenen saldırıda 3 polis memurumuz şehit düştü Zaman: Kahraman polis oyunu bozduİstanbul’daki ABD Başkonsolosluğu terörün hedefi oldu. Bina önünde nöbet bekleyen üç polis şehit […]