Etiket veli küçük

Fırat’ın ötesi: ÖHD, ÖKK, JİTEM, Ergenekon…

Ergenekon soruşturması kapsamında Şırnak’ın Cizre ilçesinde sürdürülen kazı çalışmalarında bulunan kemiklerle ilgili iki tanığın verdiği ifadeler üzerine Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Albay Cemal Temizöz dün (23 Mart 2009) gözaltına alındı. Faili meçhul ve kayıp iddialarıyla ilgili Cizre’nin Kuştepe köyünde yapılan kazılarda 20 kemik parçası bulunmuş gözaltına alınan 6 kişiden eski Cizre Belediye Başkanı ve Korucubaşı Kamil Atak’ın oğlu tutuklanmıştı. Kaçak durumdaki Korucubaşı Atak da geçtiğimiz günlerde yakalanmıştı. Kayseri İl Jandarma Alay Komutanı Temizöz’ün ismi kazılarla ilgili gözaltına alınan kişilerin ve halen sorgulanan Kamil Atak’ın ifadelerinde yer alıyordu. Temizöz’ün Cizre’de görev yaptığı 1993-96 yılları arasındaki dönemde kaybolan ve faili meçhul cineyetlerin kurbanı olan kişilerle ilgili sorgulanmak üzere Diyarbakır’a götürülmesi bekleniyor. Daha önce de Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı BOTAŞ tesislerindeki kuyularda araştırma yaptırtmış ve 10 günlük arama sonunda 3 kuyudan kemik parçaları, bir kafatası, elbise parçaları ve düğümlü ip gibi materyaller bulunmuştu. Bölgede JİTEM’in adının sıkça anıldığı hukukdışı uygulamaların Ergenekon kapsamında incelemeye alınmasıyla soruşturma Fırat’ın öte yakasına geçti. Yıllardır JİTEM’le ilgili bir çok suç duyurusunda bulunup ensonunda bir dava açılmasını sağlayan Diyarbakır Barosu avukatlarından Tahir Elçi sorularımızı yanıtladı: Albay Cemal Temizöz’ün gözaltına alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Albay Cemal Temizöz Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Arif Doğan ve Levent Ersöz’den sonra en önemli isimlerden biri ve gözaltına alınması önemli bir gelişme. Temizöz’le birlikte, tabloyu oluşturan üçlünün önemli bir eksiği de tamamlanmış oldu. Şimdi henüz soruşturmanın içeriği ve suçlamaların niteliğine ilişkin elimizde yeterli veri yok ancak Ergenekon soruşturması kapsamında ve bölgede geçmişte yaşanan ancak şimdi soruşturulmaya başlanan faili meçhuller ve gözaltında kayıplarla ilgili gözalıtana alındığını biliyorum. 1994 – 1995 yıllarında Cizre’de yaşanan faili meçhul ve gözaltında kayıp olayları bağlamında Kuştepe köyündeki infaz mekanında bulanan kemiklerle ilgili olarak suçlandığı anlaşılıyor. Soruşturma gizli ve elimizde bilgi yok ama son soruşturma kapsamında bu adamla ilgili hem tanık beyanları, hem de itiraflarda bulunanlar var. Temizöz neden bu kadar önemli bir […]

Nedir bu Ergenekon?

Dün (7 Ocak 2008), 6 ayrı ilde eş zamanlı gerçekleştirilen “10. Dalga” Ergenekon operasyonlarında hepimizin bildiği gibi üst düzey isimlerin de aralarında olduğu 40’a yakın kişi gözaltına alındı. 28 Şubat postmodern darbesinin önemli isimleri eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel, MGK eski Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç, Eski Harp Akademileri Komutanı emekli orgeneral Kemal Yavuz ve YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz ile “Sabetay avcısı” Yalçın Küçük, Susurluk çetesinin baş aktörlerinden eski Özel Hareket Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ile yeğeni Erdal Şahin, Bedrettin Dalan’ın oğlu Barış Dalan’ın da aralarında bulunduğu zanlılar arasında bir yarbay, 4 albay, bir yüzbaşı, 2 binbaşı, bir üsteğmen olmak üzere 9 muvazzaf subay da yer alıyor. Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evinde ise sadece arama yapıldı. Yurtdışında bulunan Bedrettin Dalan ise arananlar arasında. Son operasyonla, şu ana kadar Ergenekon soruşturması çerçevesinde toplam altı emekli paşa gözaltına alınmış oldu. Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz de Ergenekon soruşturmasının firari sanığı olarak aranıyor. Gazeteci kılığındaki çeteci Ergenekon ismi ilk kez NATO’nun kontrgerilla örgütlenmesi olarak bilinen Gladio’nun Türkiye’deki yapılanması şeklinde gündeme geldi. Özel Harp Dairesi olarak da bilinen yapılanmanın, siyasetçilerden bilim adamlarına, medya mensuplarından hukukçulara kadar uzandığı iddiaları sürekli gündemde kaldı. Bu örgütlü yapının soruşturulmasına dayanak oluşturan bilgiler, 2001’de kendisini gazeteci olarak tanıtan ve JİTEM adını kullanarak dolandırıcılık yapan Tuncay Güney’in ofisine yapılan baskınla ele geçirildi. Şimdi Ergenekon’un sanıkları arasında yer alan eski polis müdürü Adil Serdar Saçan tarafından bizzat sorgulanan Güney, sözkonusu çete oluşumuyla ilgili çok önemli bilgiler verdi, ama soruşturma kapatıldı. Güney’in ifadesine göre, örgütün ‘manifestosu’ İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek’in yönlendirmesiyle yazılmıştı. Güney, Veli Küçük hakkında da bilgi vermişti. Bu ilk işaretin ardından çeteye ilişkin ilk ipuçları Danıştay’a düzenlenen saldırıda ortaya çıktı. Ergenekon operasyonunun ipuçları, ilk olarak Danıştay 2.Daire’ye yönelik silahlı saldırının ardından belirdi. Daire üyesi Mustafa Yücal Özbilgin’i öldüren avukat Alparslan Arslan ve saldırı […]

İtibarsızlaştırma ve manipülasyon

Türkiye’nin, karanlık geçmişiyle yüzleşmesini sağlayacak her olayda olduğu gibi yine unutulmaya yüz tutmuşken yeni bir gözaltı dalgasıyla yeniden manşetlere yerleşti Ergenekon. “Unutulmaya yüz tutmuş” ifadesi fazla iddialı gelebilir ama Susurluk, Şemdinli, Yüksekova gibi örnekleri düşününce, maalesef öyle. Asrın davası diye nitelenen, olur olmaz her olayda Ergenekon parmağı aranan bir olay, şu son gözaltı dalgasına dek hak ettiği ilgiyi görüyor muydu acaba haberciler nezdinde? Haklarında iddianame düzenlenen ilk 86 sanığın devam eden yargılamalarında mahkeme salonunda yaşananlar bile magazinleştirilerek sunulmuyor muydu okurlara, izleyicilere? Bunun yanıtı ortada. Gelelim konumuza. Dün (7 Ocak 2008), 6 ayrı ilde eş zamanlı gerçekleştirilen “10. Dalga” Ergenekon operasyonlarında hepimizin bildiği gibi üst düzey isimlerin de aralarında olduğu 40’a yakın kişi gözaltına alındı. Darbe soruşturuluyorsa eski komutanlar nerede? 28 Şubat postmodern darbesinin önemli isimleri eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel, MGK eski Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç, Eski Harp Akademileri Komutanı emekli orgeneral Kemal Yavuz ve YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz ile “Sabetay avcısı” Yalçın Küçük, Susurluk çetesinin baş aktörlerinden eski Özel Hareket Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ile yeğeni Erdal Şahin, Bedrettin Dalan’ın oğlu Barış Dalan’ın da aralarında bulunduğu zanlılar arasında bir yarbay, 4 albay, bir yüzbaşı, 2 binbaşı, bir üsteğmen olmak üzere 9 muvazzaf subay da yer alıyor. Bir diğer önemli ayrıntı ise Yargıtay eski Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun evinde arama yapılmasıydı. Kanadoğlu’nun evinde yapılan aramalar sırasında soruşturmanın sadece ev aramasıyla sınırlı tutulacağı açıklamasının yapılması da ilginçti. Zanlı ise neden gözaltına alınmadı ya da değilse evi neden aranıyor diye soruyor insan kendi kendine. Olayın başlangıcından bu yana “darbe soruşturması” yapılıyor havası yayılmasına karşın bugüne dek sadece bir kaç muvazzaf teğmenin gözaltına alınması, “Darbeyi yapacak ordu nerede?” sorusunu doğuruyordu. Darbe girişiminin günlükleri de vardı Son operasyonda dikkat çeken nokta ise bir binbaşı ile bir yüzbaşının da gözaltına alınan muvazzaf subaylar kervanına katılmasıydı. Öncekilerde ve son operasyonlarda […]

Suçlu bulunanlara ömür boyu hapis

Ümraniye’de bir gecekonduda bulunan patlayıcılar üzerine başlatılan Ergenekon soruşturmasında iddianamenin İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle yeni bir süreç başladı. Türkiye’nin aylardır izlediği ve ilk duruşmasının 20 Ekim tarihinde yapılacağı Ergenekon davasında sanıklara çeşitli suçlamalar yöneltiliyor. Türk Ceza Kanunu’nun 312, 314 ve 315’inci maddelerine dayandırılan suçlamalarda en ağır ceza ağırlaştırılmış müebbet hapis ile Doğu Perinçek ve Mehmet Fikri Karadağ’a istenirken Veli Küçük, İlhan Selçuk ve Muzaffer Tekin’in de müebbet hapis ile yargılanmaları istendi. İddianamede yer alan sanıklar, yöneltilen suçlamalar ve istenen cezalar şöyle: Oktay Yıl.dırım:T.C. hükümetine karşı silahlı örgüte üye olmak, silahlı isyan. 35 yıl.Mehmet Demirtaş: T.C. hükümetine karşı silahlı örgütüne üye olmak, silah temin etmek. 25 yıl.Ali Yiğit:Suçu bildirmeme. 1 yıl.Muzaffer Tekin: T.C.hükümetini ortadan kaldırmak, ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı örgüt üyeliği, hükümete karşı silahlı isyan, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme. Müebbet.Mahmut Öztürk: Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Gazi Güder: Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Ayşe Asuman Özdemir: Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Behiç Gürcihan: Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.İsmail Yıldız: Silahlı örgüte üye olmak, T.C. hükümetine karşı silahlı isyan, askeri itaatsizliğe teşvik. 38 yıl.Kemal Şahin:Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Mehmet Murat Yücel:Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Feridun Refik Nuhoğlu:Silahlı örgüte üye olmak, kişisel verileri kaydetmek. 13 yıl.Hayrullah Mahmut Özgür:Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Ergün Poyraz: Silahlı örgüte üye olmak, T.C. hükümetine karşı silahlı isyan, devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri yok etmek. 47 yıl.Bekir Öztürk: Silahlı örgüte üye olmak, askeri itaatsizliğe teşvik. 13 yıl.Fuat Ermiş:Silahlı örgüte üye olmak, T.C. hükümetine karşı silahlı isyan, askeri itaatsizliğe teşvik. 38 yıl.Tuğrul Derme: Silahlı örgüte üye olmak.10 yıl.Mete Yalazangil:Silahlı örgüte üye olmak. 10 yıl.Aydın Yüksek: Silahlı örgüte üye olmak, devletin güvenliğine ilişkin bilgi temin etmek, devletin güvenliğine ilişkin bilgi ve belgeleri yok etmek. 30 yıl.Muzaffer Şenocak: Silahlı örgüte üye olmak, patlayıcı madde bulundurmak, devlete ait bilgi ve belgeleri yok […]

“Karanlık hiç bir eylem kalmadı”

Türkiye’nin karanlık tarihine ışık tutacağı iddia edilen Ergenekon soruşturmasının iddianamesi nihayet kamuoyuna açıklandı. İçinde yer alan bilgiler ve iddialar nedeniyle hayli gürültü koparacak olan iddianameye göre daha önce dile getirilen kanlı Danıştay baskını ve Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması eylemlerinin yanı sıra Hrant Dink cinayeti ve Malatya’daki misyoner katliamında da Ergenekon örgütünün imzası bulunuyor. İddianamede örgütün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, yazar Orhan Pamuk, gazeteci Fehmi Koru, DTP’li Osman Baydemir, Ahmet Türk ve Sebahat Tuncel ile üst düzey bir Yargıtay üyesine yönelik suikast ve NATO tesislerine yönelik saldırı hazırlığı içinde olduğu öne sürüldü.İddianameye göre Ergenekon’un tepesinde Veli Küçük, İlhan Selçuk, Sevgi Erenerol, Kemal Alemdaroğlu ve Doğu Perinçek bulunuyor.Ergenekon belgelerinin ilk ele geçirildiği kişi olan “gazeteci ve haham” Tuncay Güney’in ismi dosyada yer almıyor. İddianamede Veli Küçük Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırıyı azmettirmekle, Doğu Perinçek ise halkı silahlı isyana ve darbeye teşvikle suçlanıyor. Kanlı Danıştay baskınında tetikçilik yapan avukat Alparslan Arslan’ın saldırıyı bizzat Muzaffer Tekin ve Veli Küçük’ün verdiği emirle gerçekleştirdiği anlatılan iddianamede Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de “faili meçhul” bir suikastla öldürülmesinin de örgütün işi olduğu anlatıldı. Örgütün, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile bir ilgisinin bulunmadığının vurgulanmasının dikkat çektiği iddianamede örgütün gerçekleştirdiği eylemler arasında gazetesine el bombalı 3 ayrı saldırı sayılan İlhan Selçuk hakkında de örgüt yöneticisi olmaktan dava açıldı. “Derin devlet” ama TSK ya da devlet yok Ergenekon iddianamesini inceleyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, yasal sürenin dolmasına üç gün kala iddianameyle ilgili kabul kararı verdi. 47’si tutuklu 86 şüpheli hakkında hazırlanan, 441 klasör ekleri bulunan ve 2 bin 455 sayfadan oluşan Ergenekon iddianamesinin kabul edilmesiyle ilk duruşma tarihi de 20 Ekim olarak açıklandı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, duruşmaların tutuklu sayısının çokluğu nedeniyle Silivri Cezaevi’nde yapılmasına karar verdi. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, gizli tanıklar için de duruşma salonunda özel […]

Küçük’ün büyük kara kutusu

Ahmet Şıkahmets@medyakronik.com Ergenekon operasyonunun son gözaltısı Kütahya’da gerçekleşti. Polis, hiçbir askeri geçmişi olmadığı halde Veli Küçük’ün, “muhbir” sıfatıyla ordu camiasına soktuğu Yalçın Tanfer’i gözaltına alarak sorgulanmak üzere İstanbul’a getirdi. Dolandırıcılık suçundan dolayı girdiği cezaevinden geçen yıl tahliye olduğu öğrenilen Tanfer’in ne gerekçeyle gözaltına alınıp sorgusunda neler anlatacağı henüz bilinmese de, “sırlarla dolu” geçmişinde generallerden albaylara, emniyet müdürlerinden aşiret reisi milletvekillerine ve hatta eski başbakanlara dek birçok isim yer alıyor. Kendisini Özel Harp Dairesi’nden emekli general ve özel istihbarat Güneydoğu sorumlusu olarak tanıtarak yıllarca Güneydoğu Anadolu bölgesinde faaliyet gösteren Yalçın Tanfer’in basına yansıyan ve kimisiyle arasında husumet de bulunan “üst düzey tanıdık” listesindeki isimler: Emekli Tuğgeneral Veli Küçük, Tuğgeneral İsmail Evcil, Albay Erdal Sarızeybek, korucubaşı eski milletvekili Sedat Edip Bucak, eski Başbakan Tansu Çiller, eski emniyet müdürü Kemal İskender… Emekli Albay Sarızeybek’in kitabında geçti Yalçın Tanfer’le ilgili en ayrıntılı bilgiler emekli Albay Erdal Sarızeybek’in yazdığı “Ya Gazi Paşa Duyarsa” isimli kitapta geçiyor. Kitabında Tanfer’le 2003 yılı ağustos ayında Şanlıurfa’da alay komutanı olarak göreve başladığında Tuğgeneral İsmail Evcil’nin vasıtasıyla tanıştığını belirten Sarızeybek, “Bana Urfa’daki aşiretleri barıştırmak üzere Genelkurmay tarafından görevlendirildiğini söyledi” diye yazdı. Kitapta anlatılanlara göre, Sarızeybek ve Tanfer 11 Eylül 2003 günü birlikte köylere giderek Türk kökenli Karakeçili aşiretinin aralarında kan davası bulunan ailelerini barıştırma girişiminde bulunur. Neden bilinmez Tanfer’den şüphelenen Sarızeybek, onun geçmişini araştırınca ilginç şeylerle karşılaşır. İlginç geçmişine rağmen Tanfer öyle kişilerle ilişkilidir ki bir bakıma Sarızeybek’in emekli edilerek ordudan uzaklaştırılmasına neden olan olaylar zinciri de başlamış olur. Her taşın altında Veli Küçük Sarızeybek’in kitabında anlattığına göre Tanfer’in jandarma ile tanışıklığı 1980’li yıllara, Veli Küçük’ün Mardin Nusaybin’de binbaşı rütbesi ile tabur komutanlığı yaptığı yıllara dek uzanıyordu. 1980’li yıllardan itibaren, Veli Küçük’ün yanısıra pek çok üst düzey komutanı tanıdığını söyleyerek ortalıkta dolaşan ve kendisini “Özel İstihbarat Güneydoğu Sorumlusu” olarak tanıtan bu şahıs neyin nesiydi? Tanfer ile Albay Sarızeybek’i tanıştıran kişi […]

Küçük ve Arslan’a ait fotoğraf orijinal çıktı

Medyakronik Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan emekli tuğgeneral Veli Küçük ile kanlı Danıştay baskınının tetikçisi Alparslan Arslan’ın bir arada görüldüğü fotoğraf geçen ocak ayında basında yansımıştı. 20 – 22 Mayıs 2005 tarihlerinde İsveç’te düzenlenen 8’inci Dünya Azerbaycan Kongresi’nde çekildiği belirlenen fotoğrafın gazetelerde yer almasından sonra Veli Küçük Arslan’ı tanımadığın iddia ederek, “Bu fotoğraf birileri tarafından kasıtlı olarak montajlanmış olabilir” diye kendini savunmuştu. Ancak Ergenekon soruşturması savcısı Zekeriya Öz’ün fotoğrafın incelenmesi talebi üzerine Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, fotoğrafı yayımlayan Azadiye Welat gazetesinden orijinal fotoğrafı aldı. Ergenekon soruşturmasının yürütüldüğü İstanbul’a gönderilen fotoğrafın İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kriminal Şubesi Laboratuvarı’nda yapılan incelemesi sonucu fotoğrafın orijinal olduğu ve herhangi bir müdahale olmadığı belirlendi. Ergenekon-Atabeyler ilişkisi Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ergenekon soruşturması kapsamında, Atabeyler Çetesi davasının dosyasını ilgili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden istedi. Talep üzerine Ergenekon soruşturma dosyasında bulunan bu dava ile irtibatlı olay ve eylemler var ise buna ilişkin onaylı belge suretlerinin istenmesine karar veren Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gelecek yanıtı değerlendirildikten sonra bu dava dosyasının gönderilip gönderilmeyeceğine karar verecek. Atabeyler Çetesi olarak bilinen davada 2 emniyet müdürü, 2 subay ve 2 astsubayın da aralarında bulunduğu 10 sanık yargılanıyor. Davanın dün (17 Nisan) görülen duruşmasında savcı Kubilay Taştan, soruşturmanın genişletilmesi taleplerinin bulunduğunu belirterek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Ergenekon soruşturması kapsamında Atabeyler davasının dosyasını istediğini belirtti. Taştan, Ergenekon soruşturması dosyasının, Atabeyler Çetesi dosyası ile irtibatlı olduğu değerlendirilen belgelerinin onaylı birer suretinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan istenmesine karar verilmesini talep etti. Saavcılık mütaalasında beraat istenmişti Sanıklar ve avukatları başka bir araştırmaya da gerek duyulmaksızın karar verilmesini belirterek talebin reddedilmesini isteseler de mahkeme başkanı Hasan Şatır, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılarak, Ergenekon soruşturması kapsamında, Atabeyler davası ile irtibatlı olduğu değerlendirilebilecek olay ve eylemler varsa onaylı belge suretlerinin istenmesine ve gelecek cevaba göre bu dava dosyasının gönderilip gönderilmeyeceğinin değerlendirilmesine karar verildiğini açıkladı. […]

Ergenekon’un çetelesi

—————————————————————————————————————————— Mahmut Zekeriya ÖztürkDanıştay saldırısı sonrasında adı duyulan Mahmut Zekeriya Öztürk, TSK’den yüzbaşılıktan emekli edildi. Muzaffer Tekin’i, arandığı dönemde evinde sakladığı ortaya çıkınca gözaltına alındı, serbest kaldı. Danıştay saldırısı öncesinde Alparslan Aslan’ı ona tanıştıran kişi de Öztürk. Doğu Perinçek’in Genel Başkanı olduğu İşçi Partisi’nin yayın organı Ulusal Kanal’da 6 ay süreyle çalıştı ancak işten çıkarıldı. 31 Temmuz 2006 tarihli Zaman Gazetesi’nde “Perinçek’in sağ kolu” olarak duyurulan bir haberde Öztürk, İşçi Partisi içinde PKK yanlısı bir yapının bulunduğunu anlattı. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı. Fikret EmekEmekli binbaşı Fikret Emek, Ümraniye bombalarıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Eskişehir’de gözaltına alındı. Muzaffer Tekin tarafından ismi verildiği iddia edilen Emek’in Ankara’daki evi ile Eskişehir’deki iki ayrı adrese düzenlenen baskında çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirildi. “Terör örgütü üyesi olmak, patlayıcı madde nakletmek ve vahim nitelikte silah ve patlayıcı madde bulundurmak” suçlarından tutuklandı. Kemal KerinçsizBir grup ülkücü avukatla birlikte kurduğu Büyük Hukukçular Birliği Genel Başkanı olarak aydınlara yönelik karalama kampanyaları ve açtırdığı 301 davalarıyla adını duyurdu. Adliye binalarında ve duruşma salonlarında ve özellikle Hrant Dink’in yargılandığı davalarda yaşanan arbedelerde başroldeydi. Çok sayıda ‘ulusalcı’ eyleme Veli Küçük, Muzaffer Tekin, Zekeriya Öztürk gibi isimlerle birlikte katıldı. Ümraniye soruşturmasında tutuklanan Muzaffer Tekin ile Ergün Poyraz’ın avukatlığını yapan Kerinçsiz, Ümraniye soruşturmasına ilişkin davanın açılmasının geciktiği için soruşturmayı yapan savcıyı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na şikâyet etmişti.Fuat Turgutİlk olarak’Yüksekova Çetesi’ yargılamasında çetecilerin avukatlığını yapsa da adını Hrant Dink suikastinin azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanan Yasin Hayal’in avukatı olarak duyurdu. Diyarbakır, Hakkâri ve Van’da, altı yıl süren ‘Yüksekova Çetesi’ davalarındaki açıklamaları nedeniyle biri beş, diğeri yedi ay olmak üzere iki kez hapis cezası aldı. Bu cezaları ertelenen Turgut, Abdullah Öcalan’ın yargılandığı davaya şehit yakınları adına müdahil olarak katıldı. Dink’e suikast davasında hukukçu kimliğinden çok hakaret ve saldırılarıyla haber oldu. Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınsa da savcılıkta serbest bırakıldı. Sevgi ErenerolTürk Ortodoks Patrikhanesi’nin basın […]