Etiket yönetmen

ilk kurmaca film yönetmeni Alice Guy-Blaché

Sinema dünyasında Georges Méliès ve Lumière Kardeşler kurucu isimler olarak kabul edilse de, beyaz perdeye ilk konulu ve kurmaca filmi getiren yönetmen Alice Guy-Blaché’dir. Sinemanın kurucularından söz edildiğinde, uzun süre ismi unutulan veya unutturulan Guy-Blaché, Lumière Kardeşler’in 1895’teki ilk film…

Yönetmenlik yolunda bir karınca

Azim ve hırs olduğu sürece insanın isteyip de yapamayacağı şey olamasa gerek. İşte, bu azim ve hırs sayesinde, kendi yolunda ilerleyenlerden biri de Mehmet Selçuk Bilge. Üniversitenin ilk yıllarında kısa film çekmeye başlayan Bilge, çektiği ilk filmlerle başarısızlık konusunda ipi göğüslüyor. “Böyle film çekeceksen hiç çekme” diyenler bile oluyor, ama yılmıyor ve sabırla yeni filmlerini çekmeye devam ediyor. Azim ve istek ile şans birleşince de Bilge’nin ummadığı kapılar yavaşça açılmaya başlıyor. Mehmet Selçuk Bilge halen Plato Film Okulu’nda genç ve yetişkin oyunculara koçluk yapıyor. Oyuncu koçluğu gibi görece yeni bir mesleğin en genç temsilcisi aynı zamanda… Mehmet Selçuk Bilge, 1983’te muhasebeci bir anne babanın ikinci çocuğu olarak dünyaya geliyor. Ortaokul’da kendisini pek başarılı bulmasa da İstanbul’un en iyi okullarından biri olan Kabataş Erkek Lisesi’ne gidiyor. “Hayatımın en büyük dönüm noktası bu okula gitmekti” diyen Bilge, okuduğu okul sayesinde özgürlüğün ne demek olduğunu öğrendiğini ve belki de bu yüzden açık fikirli, yaratıcı bir insan olduğunu söylüyor. Lisenin ilk yıllarında “Acaba grafiker mi olsam?” diyor, ama aslında grafikerlik konusunda pek de bir şey bilmiyor. Bir gün herkes gibi o da Titanic filmine gidiyor ve gemi uzun uzun batarken Bilge’nin sinema fikri doğuyor. Tabii ÖSS, aşk meşk derken bu fikri biraz sekteye uğruyor. Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazanınca aile, Mehmet Selçuk Bilge’nin diplomat olacağını düşünüyor, fakat kendisinin hiçbir zaman böyle bir niyeti olmuyor. Üniversiteye adımını atar atmaz, daha önce hiç tiyatro deneyimi olmamasına rağmen tiyatro kulübüne yazılıyor. Yaz tatilinde gazetede “Okul” isimli bir korku filminin çekileceğine dair haber okuyor ve Plato Film’i arayarak bu filmde yer almak istediğini söylüyor. Figürasyon üstü bir role kabul ediliyor ve film, tesadüf eseri Kabataş Erkek Lisesi’nde, öğrenim gördüğü sınıfta çekiliyor. Tabii bir yandan da yönetmeni incelemeye alıyor, zira kendi çekeceği kısa film için kamerayı hangi açılarda koyması ve kaç kere plan değiştirmesi gerektiğini öğrenmeye çalışıyor. Üniversite […]

“New York’un kralı”

Amerikan bağımsız sinemasının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen ve görünen o ki daima bağımsız kalacak olan Abel Ferrara, dünya çapında tanınmasını sağlayan King of New York filminin öncesini anlatacağı yeni filmiyle tekrar kamera arkasında. Filmlerinin tümünde çocukluk ve ilk gençliğinin geçtiği New York’un Bronx bölgesinin kendine has özellikleri olan şiddet, uyuşturucu kullanımı, cinsellik ve küfrün yaygın olarak görüldüğü Ferrara, Pericle II Nero ismini verdiği devam filmi 2009’da gösterimde olacak. Ferrara’yı, yeniden kamera arkasına geçiren filmin ilki olan King of New York’ta, suçun doruk noktasına ulaştığı 1970’li yıllarda Frank White isimli bir gangsterin hapishaneden çıkışından itibaren bir yandan kirli işlerine devam etmesini öte yandan ise bir hastanenin yapılmasına yaptığı yardımlar anlatılıyordu. İçerdiği şiddet sahneleri yüzünden filmin 13 yaşın altındakilere izlemesi sakıncalı bulunmuştu. Bronx’un sıkı çocuğu The Additcion, China Girl, Body Snatchers, The Funeral gibi başarılı filmleriyle tanınan Ferrrara Amerikan bağımsız sinemasının usta yönetmenlerinden. Gençliğinde edindiği amatör bir kamerayla yönetmenliğe soyunan Ferrara, birçok ünlü isimle çalışma fırsatı bulsa da tercihini daima bağımsız yapımlardan yana kullandı. Filmlerinin ana eksenini oluşturan şiddet ise yetiştiği çevreden aktarılan bir gözlemdi. 1951’de New York’un en olaylı bölgelerinden biri olan Bronx’da doğan Ferrara, İtalyan asıllı koyu Katolik bir ailenin oğlu olarak yetişse de sonraları kendini, “inancı olmayan bir Katolik” olarak tanımladı. Ancak aldığı dinsel eğitim, tıpkı Bronx’un şiddet ortamının yansıttığı gibi filmlerinde sıkça işlenen temalardan oldu. Erotik filmle ilk profesyonel deneyim Ferrara 15 yaşındayken, daha sonra çektiği filmlerinin birçoğunda senaristlik görevini üstlenen kader ortağı Nicholas John ile birlikte amatör olarak ilgilendiği sinemanın eğitimini almak için bir film okuluna yazıldı. Henüz okul sıralarında iken birkaç kısa film ve video klip çeken Ferrara ilk profesyonel yönetmenlik deneyimini erotik bir filmle gerçekleştirdi. Jimmy Lane takma adıyla 1976 yapımı “9 Lives of a Wet Pussy Cat” isimli filmde yönetmen koltuğuna oturan Ferrara, oyuncular arasında yer aldı. Yönetmenin bu dönemde çektiği […]