Etiket grip

Domuz gribi geçti ama müzmin gripliler hâlâ aramızda

Zaman hızla ilerliyor, teknoloji gelişiyor, hayatımız kolaylaşıyor derken hastalıkların da şekli ne alakaysa değişiyor. Çağımızın hastalığı kanser bir yana dursun, hemen her sene çıkan garip isimli hastalıklar, çoğu insanı kırıp döküyor ve bizleri ebedi yolculuğumuza uğurluyor. Atalarımız, “Silahla şaka olmaz” demişler, aynı şekilde hastalıkla da şaka olmaz tabii. Ama hemen her sene çıkan çeşitli hayvan gripleri, insana “Aacaba sırada hangi hayvanın gribi var?” dedirtiyor. Kimilerimiz de bu “hayvan” griplere “mevsimsel grip” deyip geçiyor. Gribin şahsına biraz hakaret etmiş oluyoruz, ama senede birkaç defa grip olanlar için bu virüslere takılan lâkaplar aslında az bile. Gripten korunmak için televizyonlarda kimi zaman bilgilendirici reklamlar yayınlanıyor. Bu reklamların ana mesajı, “Hapşıracağınız ya da öksüreceğiniz zaman mutlaka peçete kullanın, çevrenizdeki insanların yüzüne sümkürmeyin, hatta kendi elinize dahi bunu yapmayın” oluyor. Gerçekten bir bilinçlenme oluyor mu bilinmez, ama toplu taşıma araçlarında hapşırmaktan korkan, hapşırığını yutmaya çalışan bir nesil yetişmiyor değil. Aslında gripten korunmanın yolları yerine, gribe nasıl yakalandığımızı bilmek belki daha etkili olabilir. Mesela, bünyeniz çok zayıf olabilir, sağlıklı beslenmiyor olabilirsiniz, uykunuz düzen yüzü görmemiş olabilir… İşte, eğer bunlara harfi harfine uyuyorsanız, ver elini grip dünyası. Etrafta kol gezen grip virüsleri tabii ki önemli şahsiyetler. Ama onlar kimin daha verimli hasta olacağını bilecek kadar akıllılar. “Ben kendime çok dikkat ederim, bol bol beslenir, iyi uyurum. Turp gibiyimdir, ama yine de grip oluyorum” diyenler, üzülmeyin. Sizler kötü kalpli griplerle karşılaşanlardan değilsiniz. Annelerimizin “Terli terli su içme, hasta olursun” dediği cinsten bir rahatsızlık. Bunun adı; Soğuk algınlığı. Grip virüslerinin yarattığı benzer hastalık sinyallerine sahip olabilirsiniz, ama korkmayın, yılmayın, kendinize dikkat ettiğiniz taktirde bu naif hastalık sizden korkup uzaklaşacaktır. Gripten bu kadar bahsetmişken, aşısından bahsetmemek hiç olmaz. “Aşı olana, grip bedava!” gibi bir mantık içerisindeyseniz, haklı olabilirsiniz. Kesin bir yargıya varmak çok güç, zira İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Abdullah Derin, çok sayıda grip virüsünün olduğunu, virüslerin kendilerini sürekli yenilediğini […]

Domuz gribi rehberi

Yaz aylarında Meksika’da ortaya çıkıp ABD üzerinden tüm dünyaya yayılan domuz gribi, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tahminiyle yaklaşık 400 bin kişiye bulaşan hastalık, bugüne kadar 4 bin 735 kişinin hayatına maloldu. Hastalık Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı. Henüz can kaybı yaşanmayan ülkemizde bugüne kadar 551 vaka kayıtlara girdi. Özellikle son iki hafta içerisindeki gelişmeler tehlikenin önemli ilk sinyalleriydi: Geçtiğimiz hafta Ankara Bilkent Laboratuvar İlköğretim Okulu’nda rastlanan 16 vaka nedeniyle bu okulda bir hafta süreyle eğitime ara verildi. Ancak Ankara genelinde hasta sayısı arttı ve son beş günde 41 kişide domuz gribi tespit edildi. Ardından, 19 Ekim’de Diyarbakır’da 7 ilköğretim öğrencisinde domuz gribine rastlandı ve il genelinde eğitime bir hafta ara verildi. Tatile rağmen bu kentimizde de hasta öğrenci sayısı 17’ye ve toplam vaka sayısı 23’e yükseldi. Ve ulaşan son haberlere göre İstanbul’da da 16 öğrencide virüse rastlandı. Vali Muammer Güler, vakaların görüldüğü iki okulda dahil olmak üzere eğitime ara verilmesini gerektirecek bir durum olmadığını duyurdu. Aşı çelişkisi Bilinen gribin değişik bir cinsi olan domuz gribine karşı insan metabolizması henüz bir bağışıklık geliştiremedi. Bu amaçla çalışmalar yürüten ilaç firmaları yeni bir aşı geliştirdi. Aşının yeni olmasından kaynaklanan bir takım çelişkiler mevcut olsa da yan etkilerinin başka aşılarda bulunanlardan fazla olmadığı iddia ediliyor. Ancak domuz gribi aşısı üreten uluslararası firmaların lisans almadan aşı satmalarını imkânsız kılan uluslararası düzenlemeler de mevcut. Yan etkilerin ne sıklıkla görüldüğünün tespit edilebilmesi için uzun süreli gözlem verilerine ihtiyaç duyulsa da dünya çapında ciddi bir salgın yaşanması nedeniyle Türkiye de dahil bir çok hükümet bu tarzda bir gözlem çalışmasının sonuçlarını beklememeyi tercih etti. Yetkililer bulaşıcı hastalıklara karşı daha fazla açık olan ve zayıf bünyeli kişilerle daha sık teması olan sağlık personeli, kalabalık okul ortamlarında bulunarak hastalığın yayılmasında ciddi faktör olan 6 ay ile 24 yaş arasındaki kişiler, kronik bir hastalığa sahip oldukları için bağışıklık sistemi zayıflamış olan 25 ile […]