Yorum Analiz Görüş

Domuz gribi geçti ama müzmin gripliler hâlâ aramızda

Yazan: Mine Savaş
Cuba News

Zaman hızla ilerliyor, teknoloji gelişiyor, hayatımız kolaylaşıyor derken hastalıkların da şekli ne alakaysa değişiyor. Çağımızın hastalığı kanser bir yana dursun, hemen her sene çıkan garip isimli hastalıklar, çoğu insanı kırıp döküyor ve bizleri ebedi yolculuğumuza uğurluyor. Atalarımız, “Silahla şaka olmaz” demişler, aynı şekilde hastalıkla da şaka olmaz tabii. Ama hemen her sene çıkan çeşitli hayvan gripleri, insana “Aacaba sırada hangi hayvanın gribi var?” dedirtiyor. Kimilerimiz de bu “hayvan” griplere “mevsimsel grip” deyip geçiyor. Gribin şahsına biraz hakaret etmiş oluyoruz, ama senede birkaç defa grip olanlar için bu virüslere takılan lâkaplar aslında az bile.

Gripten korunmak için televizyonlarda kimi zaman bilgilendirici reklamlar yayınlanıyor. Bu reklamların ana mesajı, “Hapşıracağınız ya da öksüreceğiniz zaman mutlaka peçete kullanın, çevrenizdeki insanların yüzüne sümkürmeyin, hatta kendi elinize dahi bunu yapmayın” oluyor. Gerçekten bir bilinçlenme oluyor mu bilinmez, ama toplu taşıma araçlarında hapşırmaktan korkan, hapşırığını yutmaya çalışan bir nesil yetişmiyor değil. Aslında gripten korunmanın yolları yerine, gribe nasıl yakalandığımızı bilmek belki daha etkili olabilir. Mesela, bünyeniz çok zayıf olabilir, sağlıklı beslenmiyor olabilirsiniz, uykunuz düzen yüzü görmemiş olabilir… İşte, eğer bunlara harfi harfine uyuyorsanız, ver elini grip dünyası.

Etrafta kol gezen grip virüsleri tabii ki önemli şahsiyetler. Ama onlar kimin daha verimli hasta olacağını bilecek kadar akıllılar. “Ben kendime çok dikkat ederim, bol bol beslenir, iyi uyurum. Turp gibiyimdir, ama yine de grip oluyorum” diyenler, üzülmeyin. Sizler kötü kalpli griplerle karşılaşanlardan değilsiniz. Annelerimizin “Terli terli su içme, hasta olursun” dediği cinsten bir rahatsızlık. Bunun adı; Soğuk algınlığı. Grip virüslerinin yarattığı benzer hastalık sinyallerine sahip olabilirsiniz, ama korkmayın, yılmayın, kendinize dikkat ettiğiniz taktirde bu naif hastalık sizden korkup uzaklaşacaktır.

Gripten bu kadar bahsetmişken, aşısından bahsetmemek hiç olmaz. “Aşı olana, grip bedava!” gibi bir mantık içerisindeyseniz, haklı olabilirsiniz. Kesin bir yargıya varmak çok güç, zira İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Abdullah Derin, çok sayıda grip virüsünün olduğunu, virüslerin kendilerini sürekli yenilediğini ve bu sebeple de aşıların kalıcı olamadığını söylüyor. Kısacası, enjekte edilen aşı, sadece bir grip virüsünden koruyor, ama sayısını dahi bilemediğimiz grip virüslerine karşı bir etki sağlayamıyor. Malum, aynı durum domuz gribi için de söz konusu oluyor. İstediğimiz kadar aşı olsak da kimlik değiştirmiş bir virüs arkadaşımız, sinsice bizi etkisi altına alabiliyor.
Hemen her gün kendini grip olacakmış gibi hissedenlere gelince… Sizi kimse anlamaz, hayatınız cebinizde, çantanızda taşıdığınız grip ilaçlarıyla geçer. Yazın ortasında dahi bir an gelir ve kendinizi gribin ateşli kollarına atacakmışsınız gibi hissedersiniz. Kimi zaman da C vitamini deposu olur çıkarsınız. Dr. Derin, normalde vitamin ve direnç arttırıcı ürünleri çok tavsiye etmediğini söylüyor, fakat sık sık rahatsız olanların bu tarz ürünleri kullanmalarının faydalı olabileceğini belirtiyor. Tabii sağlıklı yemek, düzenli uyku ve aşırı yorgunluktan kaçınmanın da önemli olduğunu vurguluyor.

Uzmanlar domuz gribinin birkaç sene daha etkisini sürdüreceğini söylüyor. Hal böyle olunca kuş, domuz ya da mevsimsel farketmez grip, griptir diyor ve sağlıklı günler diliyoruz.

Yorum yazın