Etiket haliç

Haliç’ten yayılan kürek kültürü

İstanbul – Haliç’te sabahın ilk ışıkları daha suya düşmeden 06.00’da küreklere asılan bir grup insan var. 1779 Rowing Club’ın üyeleri… Kimi işine gitmeden önce güne enerji topluyor, kimi zihinsel yükünü suya bırakıyor. Son yıllarda artan ilgiyle birlikte kürek sporu hayatın bir parçası haline geliyor.

Haliç Kültür Havzası projeleri

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi, Kültür Yönetimi ve Sanat Yönetimi son sınıf öğrencilerinin Haliç’e değişik açılardan yaklaşarak sosyal ve kültürel yönlerini ön plana çıkarmak amacıyla hazırladıkları projeler 29 Mayıs’ta santralistanbul’da tanıtıldı. Haliç Rehberi, Fener-Balat’tan, Liselilerin İstanbul Sokakları ve Liseliler 2010’a Katılıyor! projelerinin tanıtım etkinliğine yerel yöneticiler ve kültür-sanat yöneticilerinin yanı sıra, Haliç sakinleri, sanatçılar, Haliç esnafı, akademisyenler ve katılımcı lise öğrencileri yoğun ilgi gösterdi.Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde, öğrencilerle birlikte çalışan ve projelere katkısı olan gazeteci Ersin Kalkan, Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği gönüllüsü Kathrin Hagemann, Liselilerin İstanbul Sokakları projesi katılımcısı Süha Zaimoğlu ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti danışma kurulu üyesi Gürhan Ertür proje süreçlerini anlattı. Panelin yanısıra, projelerin içerikleri doğrultusunda oluşturulan sergilerin de yer aldığı etkinlikte konuklar Haliç’e özgü yemekleri tattı. Liseliler 2010’a Katılıyor projesi kapsamında düzenlenen yarışmanın ödül töreninin de yapıldığı etkinlikte liseliler heyecanlı anlar yaşadı. 6 haftalık proje yazma süreci sonucunda oluşturulan 17 projenin katıldığı yarışmayı “Evladiyelik” projesiyle Deniz Bulutsuz, Nesligül Çaltıl, İdil Işıksoy, Işık Karlı ve Sibel Kaya kazandı. En başarılı proje seçilen bu projenin katılımcılarına ÖSS sonucunda, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi, Kültür Yönetimi ve Sanat Yönetimi bölümlerinden birine giriş hakkı kazandıkları takdirde burs verileceği açıklandı. En katılımcı, en sürdürülebilir ve en yaratıcı projelerin katılımcılarına ise Tiyatro Kedi’den oyun bileti verildi. Fener-Balat’tan Fener-Balat’tan projesi adına panelde konuşan Irmak Bayındır, bu projeyle Fener ve Balat semtlerinin kültürünü görünür hale getirmeyi hedeflediklerini belirtti. Proje, tarihi doku araştırması ve haritalama çalışmasının yanı sıra, Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ve Balat-Fener Kültür ve Güzelleştirme Derneği ile kurulan ortaklıklar sonucunda çıkarılan yerel bir çocuk gazetesi ve fotoğraf sergisini içeriyor.3 ay boyunca her hafta sonu gerçekleştirilen atölyelerde fotoğrafçı Mehmet Kaçmaz, Habervesaire’den Ahmet Şık, Güventürk Görgülü ve Gökhan Tan çocuklara haber yazım ve fotoğraf teknikleri konularında yardımcı oldular. Bu derslerin sonucunda, Mavi […]

Leonardo’ya çırak aranıyor

Kısa bir süre önce yapımı tamamlanan Da Vinci Köprüsü belgeseli, kültür ve sanat çevrelerinde “Da Vinci köprüsü yapılsın mı yapılmasın mı yapılırsa kim yapsın?” tartışmasını yeniden alevlendireceğe benziyor.Yapımcılığı ve metin yazarlığı Cengiz Özdemir tarafından gerçekleştirilen, Adem Özkul tarafından yönetilen belgesel, Leonardo da Vinci’nin Haliç için tasarladığı köprünün öyküsünü anlatıyor. Köprüye ilişkin en önemli belgelerden biri, Topkapı Müzesi’nde bulunan bir mektup. Mektup, Leonardo da Vinci tarafından Sultan 2. Bayezid’e hitaben yazılmış: “Ben kulunuz, İstanbul’dan Galata’ya uzanan bir köprü yapmak istediğinizi, yapabilecek biri bulunamadığı için köprüyü yapamadığınızı duydum… Ben kulunuz, nasıl yapılacağını biliyorum… Öyle bir köprü yapacağım ki, yelkenleri fora olsa bile bir gemi altından geçebilecek… Allah sizi bu sözlere inandırsın ve bu kulunuzun her zaman hizmetinizde olduğunu bilin…” Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından ve bilimadamlarından biri olarak kabul edilen Da Vinci, Osmanlı Sultanı 2. Bayezid’e yazdığı mektupta, Haliç için tasarladığı köprüyü anlatıyor. 1502 yılında Topkapı Sarayı’na gelen bu mektup, yüzyıllarca arşivin bir köşesinde bekliyor ve Saray’a ulaştıktan tam 450 yıl sonra 1952 yılında Leonardo da Vinci tarafından yazıldığı ortaya çıkıyor. Zamanının en büyük projesi Bu tarihi gerçeği ortaya çıkaran, Alman Türkolog Franz Babinger. Babinger’in, 1952 yılında yazdığı makale, “Leonardo da Vinci’den Sultan 2. Beyazıd’a Dört Proje Teklifi” başlığını taşıyor. Bu çalışma, mektubun Fransa Enstitüsü’nde bulunan Leonardo da Vinci’ye ait el yazması ile ilişkisini açıklıyor. Paris’teki el yazması eserde, Haliç için Leonardo da Vinci tarafından tasarlanan köprünün iki ayrı çizimi var. Biri kuş bakışı olan bu iki çizimde, köprü Leonardo da Vinci’nin el yazısı ile ayrıntılı bir biçimde anlatılıyor: “Pera’dan Konstantinopolis’e uzanan köprü, 40 braccia genişliğinde, sudan 70 braccia yüksekliğinde, 600 braccia uzunluğunda, yani denizin 400, karanın 200 braccia üzerinde, böylece kendi mesnetlerine sahip.” Braccia, yerel bir ölçü birimi. 1 metre, 1,64 Floransa bracciası ediyor. Haliç’in yaklaşık genişliği 244 metre olduğuna göre, “400 braccia denizin üzerinde” ifadesi, tamı tamına doğru. Köprünün […]

Pişmiş aşa “kentsel dönüşüm” suyu

Osmanlı Bankası Müzesi’nin düzenlediği İstanbul Söyleşileri’nin 14 Ocak akşamındaki konusu Fener ve Balat semtlerindeki kentsel koruma ve iyileştirme çalışmalarıydı. Bu semtlerde, Avrupa Komisyonu ve Fatih Belediyesi ortaklığında 2003-2008 arasında yürütülen rehabilitasyon programı, programın eş direktörü ve uygulama sorumlusu Mimar Burçin Altınsay tarafından aktarıldı. Konuşmasının sonunda Altınsay, yenilenen konutların şimdi “kentsel dönüşüm” gerekçesiyle yeniden ele alınmasına ve mahalle kültürünü yok edeceğine dair endişelerini dile getirdi. Beş buçuk yıl süren çalışma sonunda toplam 121 yapının restore edildiğini belirten Burçin Altınsay, projenin amacının “turistik iyileştirme” değil “mahallelinin yaşam koşullarını elverişli hale getirmek” olduğunun altını çizdi. Rehabilitasyon ilkesi gereği semtte yaşayan insanların evlerinden uzaklaştırılmamasına, onların durumunu iyileştirmesine ve tarihi dokunun korumasına öncelik verdiklerini vurguladı. Projenin sürdürülebilirliği ve katılım sağlanması konularında Fatih Belediyesi’nden destek alındı. Sokak şenlikleri ve çeşitli toplantılar yaparak beklentiler ve istekler tespit edildi. 744 tarihi yapının 121’i yenilendi Buna rağmen, Mimar Altınsay’a göre kafalarda beliren korkuları silmek ve ev sahiplerini restorasyona ikna etmek kolay olmadı. Proje kapsamında evi yenilenecek insanlardan hiç bir maddi karşılık istenmiyordu ancak ev sahipleri yine de protokol imzalamaya karşı çıkıyorlardı. Örneğin, beş yıl boyunca evlerini satamayacakları ve kirayı arttıramayacakları gibi maddeleri imzalamakta direnç gösterdiler. Ve bu imza atılmadığı sürece de işlemler başlayamadı. Haliç’in RestorasyonuFener Balat Semtleri Rehabilitasyon Programı, model olarak 1996’da İstanbul’da gerçekleşen Habitat Konferansı’nda ortaya çıktı. Projeye dahil olacak semtler Fatih Belediyesi tarafından belirlendi. Projenin bu ilk halinde yenilemeler için kullanılacak bütçe Avrupa Komisyonu, Fatih Belediyesi ve restorasyonu kabul eden mal sahiplerinin katılımı ile oluşturulacaktı. İhtiyaç sahiplerine uygun kredi seçenekleri sunulacak ve kooperatif türünde gerçekleşecekti. Ancak 2003’te restorasyonların mal sahiplerinin katılımı beklenmeden, yardım amaçlı olmasına karar verildi. Komisyon ve belediye 6’şar milyon dolar katkıda bulunmayı taahhüt etti ve anlaşma imzalandı. Fakat Fatih Belediyesi, kaynağını başka alanlara harcadığını belirterek projede sadece “yaratıcı ortak” sıfatıyla görev aldı. Projeyi yürütmek üzere bir konsorsiyum kuruldu. Protokol gereği, ihaleden restorasyon uygulamalarına kadar […]