Etiket koruma

Serenlere koruma müjdesi

Antalya- Elmalı’ya 11 kilometre uzaklıktaki Büyüksöğle köyünde bulunan tarihi arı kovanları “serenler” koruma altına alınıyor. Likya lahitlerine benzerliğiyle dikkat çeken ve yalnızca Antalya bölgesinde bulunan bu ilginç yapılar, gazeteci Yusuf Yavuz’un haberi ve halk kültürü araştırmacısı Öznur Tanal’ın başvurusu üzerine kültür mirası envanterine kazandırılıyor. İki yıl önce bölgede yaptığı çalışmayla serenlerin tarihi, mimari ve kültürel özelliklerini belgeleyen Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Halk Kültürü Araştırmacısı Öznur Tanal, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na bir dilekçeyle başvurarak serenlerle ilgili yaptığı çalışmayı iletti. Dilekçesinde serenlerin koruma altına alınmasını talep eden Tanal’ın başvurusunu dikkate alan Koruma Kurulu eserleri yerinde inceledi. Konu, kurulun 28-29 Eylül 2009 tarihli toplantısında gündeme alındı ve serenlerin, kültür varlığı olarak tescillenip koruma altına alınmasına karar verildi. Kurul üyeleri aynı toplantıda, yine Büyüksöğle’de bulunan Sogla antik kentinin de tescillenerek koruma altına alınmasını kararlaştırdı. Şimdilik iki seren İlk aşamada Büyüksöğle köyündeki Avdancık mevkiinde bulunan iki adet serenin koruma altına alındığı bildirilirken, Korkuteli İmecik Susuzu ve Kumluca Dereköy’de bulunan serenlerin de kısa zaman içinde tescilleneceği öğrenildi. Koruma altına alınan Serenlerin çevresinde 27 ila 30 metrelik koruma alanı oluşturuluyor. Likya lahitlerine benzerliğiyle dikkat çeken ve sivil mimarinin şaşırtıcı örneklerinden biri olan Serenlerin tarihi 17. yüzyıla kadar uzanıyor. Elmalı’nın Büyüksöğle köyü dışında, Korkuteli İmecik Susuzu, Saklıkent Yazır Güzlesi, Kumluca Çakmak Yaylası ile Göldağı eteklerinde ve Beydağları’ndaki Ziyaret Tepesi eteklerinde son örnekleri bulunan serenler, arılar için bir çeşit sığınak işlevi görüyor.

Beş bin yıllık helikopter pisti!

Ümit Altındere* İstanbul sınırları içinde yer alan insanlığın en eski yerleşim kalıntılarından biri tarihi eser tahribatına uğruyor. Özel mülkiyete ait bir arazinin içinde yer alan Silivri’deki 5 bin yıllık Selimpaşa Höyüğü’nün tepesi traşlanarak helikopter pisti yapıldığı belirlendi. Birinci dereceden sit alanı ilan edilen Selimpaşa Höyüğü, aynı zamanda Marmara Bölgesi’nin en büyük höyüklerinden biri. Özel mülkiyete devredilmiş olan höyük, etrafını saran yazlık siteler ve duvarlar yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Tunç Çağı’na ait bu yerleşimde araştırma yapılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan uzun süredir izin beklendiği belirtildi. “Sadece İstanbul’un değil, insanlığın arşivi” Selimpaşa Höyüğü’nün insanlık tarihi açısından önemini vurgulayan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Arkeoloji Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı başkanı Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, “Selimpaşa Höyüğü İstanbul ve Marmara çevresinde kalmış olan tek ve son höyük. Burada aşağı yukarı 5 bin yıllık bir birikim var. Bu birikim, İstanbul civarında başka hiçbir yerde yok. İstanbul’daki bu kültür mirası sadece bizi değil çok büyük bir coğrafyayı ilgilendiriyor ve bizi insanlığa karşı sorumlu hale getiriyor” dedi. Özdoğan, höyükleri bir kütüphane gibi düşünmek gerektiğini belirterek, “Burası kapısı kilitli bir arşivdir. Ancak bilimsel bir müdahale yapıldığı zaman etkin bir bilgi anlamına gelerek insanlığın hizmetine açılır. Bu çalışma yapılmadığı takdirde ise içinde ne olduğunu bilmediğimiz bir kütüphaneyi yakmak anlamına gelir. Bu kütüphane yok olmadan belgelenmesi lazım, bunu yapmak bizim insanlığa karşı borcumuzdur” ifadelerini kullandı. Höyüğün anlaşılması için uzun yıllardır çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Özdoğan, “ Höyüğü ilk olarak 1964 yılında İngiliz Arkeoloji Enstitüsü Müdürü David French belgeledi. Ancak daha sonra yapılan çalışmalar hep yüzeysel kaldı. Bir kitaplığın dışından bakılarak, o kitaplıktan ne kadar bilgi alınabilirse biz de o kadar bilgi aldık. Bölgenin tescili için ben 1981’de başvurdum ancak 2004’te SİT alanı ilan edilebildi” diye konuştu.“Koruma kurulu höyüğü bulamıyordu” Bölgenin yeteri kadar araştırılmadığının altını çizen Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Projesi Koordinatörü Arkeolog Prof. Dr. Oğuz Tanındı ise “TAY olarak 2000 […]

Valide’nin varlığı

Burcu Burcu İstanbul Tarihi Yarımada’da, yüzyıllar boyunca kentin ekonomik, toplumsal ve kültürel kalbi Eminönü Hanlar Bölgesi’ndeki yapılardan biri Büyük Valide Han. Çakmakçılar Yokuşu ve Fırıncılar Yokuşu arasında, yanında yöresindeki her yapı gibi Eminönü’nden Beyazıt’a tırmanan tepenin topografyasına uyum sağlamış, o yokuşlara göre konumlanmış. Hanı, IV. Murat’ın (1623-1640) annesi Kösem Sultan inşa ettirmiş. Evliya Çelebi o dönemde hanın 300 odası, ortasında bir cami-i şerifi, develiği, at ve katır ahırı da olduğundan bahsediyor. Geçen yaklaşık 400 yılda elbette özgün yapısında bir takım kayıplar olmuş. 1926 yılında örneğin, yapının Fırıncılar yokuşuna bakan “Han-ı Sagir” bölümü çökmüş. Ama hepsinden önemlisi, her dönemde kullanılmış. Bugün çoğunluğunu şapkacıların oluşturduğu giyim toptancılarının ticarethanesi olmuş. 400 yıldır kullanımda olan, içindeki insan nefesinin ve telaşının hiç eksilmediği dünyada kaç yapı var? Ne olmuş, ne oluyor, ne olacak? Valide Han, belki de bu özelliğiyle bir grup akademisyenin projesine konu oldu. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin (YTÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü tarafından başlatılan, TÜBİTAK destekli “Büyük Valide Han: Kültürel ve Toplumsal Belleği İnceleme, Dokümantasyon ve Yazılım Projesi”ni yaptı. Mimar, sanat tarihçisi, sosyolog ve antropologlardan oluşan ekip, her döneme uyum sağlayan bu kültür varlığının geçmişine ışık tuttu, geleceğine dair sorular ortaya koydu. “Handa ne olmuş, ne oluyor ve ne olacak” dedi. Prof. Dr. Ayşegül Baykan, Doç. Dr. Belkıs Uluoğlu, Yrd. Doç. Dr. Zerrin İren Boynudelik ve Öğr. Gör. Burak Sevingen Valide Han’la her kaynağa ve kişiye ulaşmaya çalıştı. Hanın tarihine tanıklık edenlerle, bilim adamlarıyla ve yapının şimdiki kullanıcılarıyla görüşüldü. Antropolog Burak Sevingen eski yeni, yaklaşık 20 bin fotoğraf ve 40 saati aşkın video kaydını bir araya getirdi. Oluşturulan devasa dökümün bir bölümü, ait olduğu mekânda, Valide Han’da şu anda sergileniyor. Toplanan malzemenin kitap halinde yayınlanması da projenin hedefleri arasında. Han yahut turizm YTÜ Sanat Yönetimi Programı Öğretim Görevlisi Zerrin İren Boynudelik Büyük Valide Han çalışmasının, Tarihi Yarımada’nın tartışmalı “Müze Kent” projesine alet edildiği […]

Mimar Sinan için bir umut

İstanbul I. İdare Mahkemesi, imar planına karşı açılan davayı onaylayarak bitirilme aşamasındaki Kemer Park Evleri’nin inşaatını durdurdu.