Etiket Yahya Özgür Tavlan

5 liraya karın doyar mı?

Hızlı kent yaşamı ve ağır iş koşulları İstanbul’da birçoğumuzu haftanın en az bir kaç günü, kimimizi de haftanın her günü dışarıda yemek yemeğe zorluyor. Oysa dışarıda karın doyurmak hem pahalı, hem de çok sağlıklı değil. Her gün fast food’la beslenenlerin hali ortada. O zaman imdadımıza hem cüzdanımızı hem de bünyemizi yormayacak, İstanbulluların geleneksel karın doyurma mekanları esnaf lokantaları yetişiyor. Bir tabak mantıyı 1 liraya yiyebileceğiniz, neredeyse evde yemek yapma maliyetine karnınızı doyurabileceğiniz mekanlar bunlar. Devamlı müşterileriyle sıcak bir atmosfer yaratan, öğretmeninden sanatçısına, öğrencisinden doktoruna herkesin kriz ortamında yeniden keşfettiği esnaf lokantaları giderek daha fazla ilgi görüyor. Tuzlusuyla tatlısıyla 4 çeşit yemeği 5 liraya yiyebileceğiniz, Taksim civarında temizliği ve yemek çeşitliliğiyle diğer lokantalara alternatif oluşturabilecek esnaf lokantalarını sizin için gezdik, denedik, müdavimlerle konuştuk. Umut Büfe (Küçük Bayram Sok. No.8 Beyoğlu) Mustafa Teker, Lokantacı; Yeni açtığımız için henüz pek fazla bir kazancımız yok. Sürümden kazanmayı düşünüyoruz. Malzemeyi ucuza satın aldığımız ve yemekleri kendimiz yaptığımız için diğer restoranlardan fiyat olarak daha ucuza satış yapabiliyoruz. Müşterilerimiz genellikle yakınlarda çalışan kişilerden oluşuyor. Fiyatlar; Kahvaltılar 3-4 TL arasında değişiyor; kahvaltı tabağında Beyaz peynir, kaşar peynir, karper, tereyağı, bal, zeytin, yumurta, sigara böreği ve 1 adet kıymalı börek bulunuyor. Akşam yemekleri ise ortalama 4-5 TL arasında değişiyor. Damak Tadı Et Lokantası (Beyoğlu) Zeki Kadri Zenginal, Lokantacı 17 senedir lokantacılık mesleğiyle uğraşıyorum. Önceleri Büfe işletmekteydim daha sonra lokantacılık sektörüne girdim. Lokantamızın hedefi uygun fiyatlarda halka hizmet verebilmek. Ürünlerimizi alırken ince eleyip sık dokuyoruz. Akraba olarak Beyoğlu’nda 5 lokantayız. Bu 5 lokanta ortaklaşa yapıyoruz alışverimizi ve bu sayede daha ucuza mal ediyoruz. Malum devir hesap devri. Günde ortalama 16 saat işimin başındayım, insanlar fiyatlar neden bu kadar düşük diye soruyorlar. Pirincin kilosu 2 lira yaklaşık bir kilo pirinçten 10-12 porsiyon pilav çıkıyor. Dolayısıyla 1 liraya pilavın porsiyonunu satıyoruz, bu fiyatı da normal buluyoruz. Bizim için önemli olan biz evimize […]

7 tepe 7 tünel hâlâ çatlak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü 7 Tepe 7 Tünel Projesi kapsamında Dolmabahçe-Bomonti ve Piyalepaşa- Kağıthane tünellerinin 2009’un ilk aylarında ulaşıma açılması planlanıyor. Sözkonusu tüneller, Harbiye, Kurtuluş ve Şişli civarında zemin kayması nedeniyle bazı binalara hasar verdiği için eleştiriliyor. Harbiye’deki Ölçek Sokak sakinleri bu yılın ilk aylarında evlerindeki hasarla ilgili olarak belediyeye başvurmuşlar ve inşaatın tamamlanmasından sonra gerekli onarımın yapılacağı yanıtını almışlardı. İnşaatın tamamlandığı şu günlerde onarım konusunda herhangi bir gelişme olup olmadığını öğrenmek için tekrar Ölçek Sokak’a gittik. Mayıs 2008’de ziyaret ettiğimiz, evlerinde hasar bulunan vatandaşlara, konutlarıyla ilgili sorunların giderilip giderilmediğini sorduk. Bakın ne cevaplar aldık…Haber: Kamera:Gökhan Tünay – Haldun Ülkü

İş çıkışında tiyatrocu

“Bir derdiniz, anlatmak istediğiniz birşey oluyor. Aynı anlayışta olduğunuz insanlarla bunun üzerinden birşey üretip, sahnede paylaşmanın keşfi apayrı” diyor Zeynep Okan. 14 yıldır tiyatroyla uğraşıyor. Ancak mesleği farklı; 10 yıldır halkla ilişkiler uzmanlığı yapıyor. Sadece Okan değil, aynı sahneyi paylaştığı 10 arkadaşı da farklı meslek gruplarından. Mühendisler, pazarlama müdürleri, çevirmen ve öğretmenler var aralarında. Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun, kendilerini “Çalışanlar Tiyatrosu” olarak isimlendiren bu 10 kişi, mezuniyetlerinin ardından da tiyatroya hiç ara vermedi. Grup bugünlerde kurgu ve metni kolektif çalışmalarının ürünü olan Biz, Siz, Onlar oyununu sergiliyor. Oyunlarını Boğazici Üniversitesi Tiyatrosu ve Talimhane Tiyatrosu’nda sergileyen Tiyatro Boğaziçi içinde bulunduğumuz günlerde Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde de sahneye çıkmanın hazırlıklarını yapıyor.Haber: Kamera:Gökhan Tünay

Yayıncının Frankfurt defteri

Frankfurt Kitap Fuarı’na Kültür ve Turizm Bakanlığı destiğiyle giden ve Türkiye standında yer bulan 102 yayınevi, kitaplarını ve yazarlarını görücüye çıkardı. Basına yansıyan haberler, Türk yayınevlerinin yabancı yayınevleriyle yaptığı görüşmelerin olumlu geçtiği yönündeydi. Ancak ülke tanıtımı dışında, fuara katılımın öncelikli amacının ne kadar gerçekleştiği yani hangi eserlerin yurt dışında yayınlanma imkanı bulabileceği konusunda bilgi sahibi olamadık. Bunun üzerine yayınevlerini arayarak, Frankfurt Kitap Fuarı’nda kurdukları bağlantıları ve fuar hakkındaki izlenimlerini sorduk. Aldığımız cevaplar şöyleydi: Aras YayıncılıkYayınevi editörlerinden Rober Koptaş, fuarın kendileri adına olumlu geçtiğini söyledi. Koptaş Alman, Yunan ve İspanyol yayıncıların Mıgırdiç Margosyan’ın Gavur Mahallesi, Söyle Margos Nerelisen?, Biletimiz İstanbul’a Kesildi, Tesbih Taneleri, Takuhi Tovmasyan’ın Sofranız Şen Olsun, Agop Arslanyan’ın Adım Agop Memleketim Tokat, Jaklin Çelik’in Kum Saatinde Kumkapı ve Yılanın Yoluna kitaplarıyla ilgilendiklerini söyledi. Koptaş Yunanistan’dan birkaç yazarın eserlerinin Türkiye’de yayımlanması için görüşmelerinin devam ettiğini söyledi. İletişim YayınlarıFuarı en verimli kullanan yayınevilerinden biri de İletişim. Editörler Bahar Siber, birçok yayıncının kitaplarıyla ilgilendiğini belirtti. Kurgu türünde, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar, Sevgi Soysal’ın Yenişehir’de Bir Öğle Vakti, Hasan Ali Toptaş’ın Uykuların Doğuşu ve Gölgesizler, Emrah Serbest’in Son Harfiyat ve Her Temas Bir İz Bırakır, Şebnem İşigüzel’in Hanene Ay Doğacak adlı eserleriyle Almanya, İtalya, Brezilya’dan çeşitli yayınevlerinin ilgilendiğini söyledi. Kurgu dışı eserlerden Rıfat Bali’nin Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileriyle ilgili yazıları, Tanıl Bora ve Kemal Can’ın Türkiye’de aşırı milliyetçilik üzerine çalışmaları, Ahmet Yaşar Ocak’ın Türkler, Türkiye ve İslam, Baskın Oran’ın M.K. Adlı Çocuğun Tehcir Anıları’yla İngiltere’den yayınevlerinin ilgilendiğini belirtti. Siber, organizasyonda bazı sorunlar yaşansa da büyük fuarlarda bu tür aksaklıkların doğal karşılanması gerektiğini ve genel olarak başarı elde edildiğini dile getirdi. Literatür YayıncılıkGenel Yayın Yönetmeni Kenan Kocatürk, Fakir Baykurt’un kitaplarıyla ilgili görüşmeler olduğunu ancak henüz sonuçlanmadığını söyledi. Ayrıca Prof Dr Nur Akın’ın Balkanlar’da Osmanlı Dönemi Konutları kitabıyla Portekizli ve Yunan yayıncıların ilgilendiğini belirtti. Metis YayıncılıkFuarı “Filiz vermesi umuduyla çok sayıda tohum ektikleri bir yer” olarak […]

Metrobüs, kimine çile kimine mutluluk

Yağmurlar yüzünü göstermesine rağmen üstleri halen kapatılmamış duraklar, mesailerin başlayıp bittiği sabah ve akşam saatlerindeki yoğunluk ve bu yoğunluğu aratır bir insan kalabalığıyla hınca hınç dolu otobüsler… Eğer bu sayılan sorunları yaşamazsanız bir “devrim” gibi sunulan metrobüs hattı İstanbul’un trafik sorununa karşı bir çözüm olabiliyor. İstanbul’un, kâbus halini alan trafik yoğunluğuna çözüm olarak, geçmişin “tercihli yol” uygulaması allanıp pullanıp metrobüs adıyla 2007 Eylülünde yeniden halkın hizmetine sunuldu. İlkin Topkapı – Avcılar arasındaki mesafeyi 22 dakikaya indiren seferlerle başlayan uygulama bir yıl içinde Zincirlikuyu’ya dek uzatıldı. Tüm yaz boyunca çalışılmasına karşın duraklar ve çevre yolları bitirilmeden eğitim yılının başladığı 8 Eylül 2008’de apar topar açılışı yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın dediğine göre Avcılar-Zincirlikuyu arası artık 38 dakikada katedilebilecekti. Haksız bir iddia da değildi elbet. Ama sadece insan kalabalığını aşıp otobüse binebilen şanslılar için.Metrobüs kullanıcıları, bu hattı kullanarak trafiğe takılmadan, daha kısa sürede ulaşımlarını sağladıkları için memnun. Ancak, sabah ve akşam saatlerinde yaşanan yoğunluk sıkıntı yaratıyor. Metrobüs kullanımını cazip hale getirmek ve trafik yoğunluğunu azaltmak amacıyla iptal edilen otobüs hatları da bazı vatandaşları sıkıntıya soktu. E-5 üzerinden Mecidiyeköy’e çalışan bir çok hattın seferden kaldırılmasıyla vatandaşa tek seçenek olarak metrobüs kaldı. Bu nedenle metrobüs araçlarında sabah ve akşam saatlerinde aşırı yoğunluk yaşanıyor. İETT yetkilileri bu yoğunluğa çözüm olarak araç sayısını 50’den 170’e çıkardıklarını, yakın zamanda da 200’e çıkartacaklarını söyledi. İETT yetkilileri, metrobüs hattındaki otobüs duraklarındaki eksikliklerin de önümüzdeki haftalarda giderileceğini söyledi. Aşırı kalabalıkAli Özgür (Öğrenci) : “Ben de her gün metrobüsü kullananlardan biriyim ve aşırı kalabalıktan şikayetçiyim. Ayrıca tamamlanmadan açılmış olan bazı metrobüs durakları da, kötü hava koşullarına henüz hazır değil. Zaten kalabalık olan metrobüs duraklarında, yağmurlu havalarda insanların zor duruma düşeceğini düşünmekteyim. Buna ek olarak eğer metrobüs sayısı artarsa ve eksiklikler tamamlanırsa metrobüs insanlar için faydalı ve hızlı bir ulaşım aracı olacaktır.” Fazladan 40 dakikaGözde Şeker (muhabir): “Ben Mimar Sinan’da […]

Kadın, erkek, genç, yaşlı herkese açık bir frizbi takımı: ‘‘Türk Kası’’

Türk Kası, Türkiye’de kurulan ilk “Ultimate Frisbee” (Yeni nesil frizbi) takımı olma özelliğini taşıyor. Andrew Hochstedler öncülüğünde 2006 yazında çekirdek kadrosu oluşan takımın bugün 30’dan fazla üyesi bulunuyor. Üyelerin çoğu çok çeşitli alanlarda meslek sahibi ya da üniversitede okumakta olan genç sporseverlerden oluşuyor. Türk ekibi, ilk etkinlik olarak 2007 Nisan ayında Avusturya’da Baden şehrinde Spin takımının ev sahipliği yaptığı “Sandsplash” turnuvasına katılarak ilk uluslararası deneyimini gerçekleştirdi. 2007 Eylül ayında ise Almanya’da Erlangen şehrinde bir turnuvaya daha katıldı. İstanbul’da 2007 sonbaharında ufak bir lig düzenlendi ayrıca birer günlük turnuvalar da düzenleniyor. 2008 baharında İzmir 9 Eylül Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Akademisi’nin ve Adana Çukurova Üniversitesi Spor Akademisi’nin misafiri olarak buradaki öğrencilere Ultimate sporunu öğretmek üzere seminerler düzenlendi. Bu seminerler sonunda İzmir ve Adana’da da Ultimate takımları oluşmaya başladı. Ayrıca 25 Nisan’da İstanbul’da da bir seminer düzenlendi. Seminerler sonunda katılımcılara bir sertifika ve sporu öğretici DVD’ler dağıtıldı. Bir sonraki hedefleri 24 Mayıs’ta Almanya’da SudSee Cup ‘08’e katılıp, bu turnuvada derece almak. Eğlenceli ve basit kurallarıyla ultimate frisbee Pasta tabaklarını fırlatmaktan ilham alan Jared Kass ve Joel Silver isimli Amerikalı üniversite öğrencileri tarafından icat edilen ultimate frisbee sporu halen 50 ülkede profesyonel bir spor olarak oynanıyor. Ultimate frisbee 7 kişilik takımlarla ve 100m uzunluğunda 37m genişliğindeki çim sahada, standart 175 gram ağırlığında frizbiyle oynanan bir spor. Futbol, basketbol, amerikan futbolu ve hentbol gibi pek çok sporun kurallarını içinde barındıran ultimate frizbee’nin stratejik fakat basit kuralları mevcut. Oyunun asıl amacı frizbiyi paslaşarak, tüm sahayı kat ederek ceza alanı (endzone) gelip skor elde ediyor. Frizbi oyununun kuralları gereği; oyuncular ellerinde frizbiyle koşamazlar; sadece 3 adım atabiliyor. Oyuncu frizbiyi yakalarsa durup takım arkadaşına pas atmak zorunda. Maç esnasında frizbi yere düşerse veya diğer takım oyuncusu tarafından yakalanır ya da yere çarptırılırsa frizbi karşı takıma geçer. Bu olaya “turnover” (devir) deniyor. Frizbi oyun sahasının dışına çıktığında […]

Temel ihtiyacımız olan suyun ticareti olur mu?

Konu başlıkları 22-23 Mart 2008 tarihleri arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryum Salonu’nda yapılacak Kapitalizmin Kıskacında Su Konferansı’nın ana başlıkları arasında şunlar bulunuyor. » Sermaye birikim sürecinde değişen bakış açısı ve suyun ticarileştirilmesinde devletler ve kurumların rolleri» Su krizi gerçek mi? Küresel sermayenin öncelikleri ve aciliyetleri: Devletin yeni rolünün yeni ticarileştirme yasalarına göre yeniden tanımlanması» Su kullanım alanlarının su kaynakları üzerine etkileri» Barajlar ve suyun ticarileşmesi» Su havzaları ve kentleşme» Suyun ticarileşmesinin çevre ve doğal kaynaklara yansımaları» Metalaşan suyun toplum sağlığı üzerindeki etkileri» Muhalif toplumsal hareketler neyi hedefliyor?» Dünyadan su mücadeleleri örnekler