Sosyal medya Teknoloji Yaşam

Akıllı telefonlarımız bizi mi dinliyor?

Yazan: İpek Elbeyli
Görsel: HaberVs

Herkesin birbirine anlattığı “kesin telefonum dinleniyor” hikâyeleri gerçek mi, acaba gerçekten dinleniyor muyuz?

Telefonlarımızdaki binlerce uygulamanın her yerden hayatımıza erişimi var ve biz bu erişime “Facebook mikrofona erişmek istiyor” ya da “Instagram kameraya erişmek istiyor” gibi bildirimleri onaylayarak izin veriyoruz.

Mesajların okunması ya da fotoğraflara erişim dışında bugünlerde insanları daha fazla korkutan şey ise mikrofon ve kamera. Son zamanlarda “telefonlarımız kesin dinleniyor” cümlesini sıkça duyuyoruz. Onun arkasından da hemen şu cümle geliyor: “Telefonu eline dahi almıyorsun ve yanındaki arkadaşınla ne konuşuyorsan çok geçmeden telefonu açtığında kesinlikle bununla ilgili bir reklam görüyorsun…”

Bu konu hakkında Northeastern Üniversitesi‘nden bir grup bilgisayar bilimcisi 17 bin Android uygulamasını tek tek test ederek bir araştırma yapıt. Sonuçları 2018’de yayınlanan araştırmada, dinlendiğimiz konusunda net bir kanıt bulunamıyor fakat bazı uygulamaların telefonlarımızdan ekran görüntülerini gizlice çekerek üçüncü parti reklam şirketlerine yolladığı kanıtlanıyor. Dinlendiğimiz iddiasında bulunanlara göre telefonlarımızın dinleme kayıtlarını ses dosyası dışında bir formatta göndermesi de mümkün.

Telefonlarımız tarafından dinlendiğimiz bu araştırma ile kanıtlanmış olmasa da kameramızı ele geçirdikleri ortada…

İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Sarper Durmuş, bu konuda henüz bir kesinliğe ulaşılamadığına değiniyor. Durmuş, son zamanlarda kulaktan kulağa dolaşan “telefonum dinleniyor” hikayelerinin çok fazla arttığını söylüyor ve herkes gibi o da bir örnek vermeden geçemiyor: “Geçen gün bir arkadaşım, arkadaşıyla birlikte ev aradığı hakkında konuşuyor ve telefonu eline alınca ev ilanı reklamları çıkıyor.”

Bu tür örneklerin binlercesi sosyal ortamlarda dönen konuların arasında.

Facebook’un geçmişi parlak değil

“Uygulamalarımızdaki veri işlemlerini Google ve Facebook yapıyor, Facebook ise verileri sadece kendi sahip olduğu şirketlere verdiğini dile getiriyor ancak Facebook’un geçmişi gizlilik açısından parlak olmadığı için söylediklerine ne kadar güvenilir bilinmez” diyen Durmuş, daha sonra insanların telefonlarındaki ve bilgisayarlarındaki geçmişlerini silmeleri için iyi bilgilendirilmediğine, herkesin bilinçsiz bir şekilde uygulamalarda gördüğü her şeyi onayladığına değiniyor.

Durmuş’a göre Türkiye’deki Kişisel Verileri Koruma Kanunu‘nun pek faydası görülmüyor. Zira kanuna göre, kullanıcı çıkan sözleşmeleri onaylıyor ve bunun üzerine yapılacak bir şey kalmadığı söyleniyor. Fakat 2018’de yürürlüğe giren AB Genel Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR), Türkiye’deki yasaya göre biraz daha ağır. Sarper Durmuş, bu yönetmeliğe göre kullanıcıların, verilerinin kullanılması hakkında daha fazla bilgilendirilmesi ve veri kullanımının bir limiti olması gerektiğini düşünüyor.

Facebook’un Whatsapp satın alması ile şirketin sahip olduğu sosyal medya araçları ortak bir veri altyapısına sahip oldu. Whatsapp’ta kullanıcıların özel mesajlarından anlamlar çıkarmaya çalışan Facebook, kendi mecralarına verilen reklamlar için bu veriyi kullanılabilir hale getirdi. Aslında her ne kadar birbirinden ayrı uygulamalar olarak görülse de aynı şirket tarafından sahip olunca birbirine entegre çözümler de öne çıkmaya başladı.

Whatsapp’ı 2014’te 19 milyar dolara satın alan Facebook, ürünü ücretsiz kullandırmaya devam ettirmişti. Halihazırda en çok kullanılan sosyal medya araçlarının da sahibi olan şirket, Whatsapp verisini buradaki reklam amaçları için kullandırarak daha yüksek fiyatlı ve kişileştirilebilir bir reklam mecrası yarattı. Whatsapp’in kendi sitesinde yaptığı açıklamasında, “kullanıcıları koruma” amacıyla “WhatsApp’ta paylaştığınız hiç bir şey, mesajlarınız, fotoğraflarınız ve hesap bilginiz dahil olmak üzere, Facebook veya Facebook ailesi uygulamalarında başkalarının görmesi için paylaşılmayacaktır” ibaresi ile bilgilerin sadece Facebook ailesi tarafından bilineceği, üçüncü taraf kişilerle paylaşılmayacağı belirtiliyor. 

Yazdığımız ve konuştuğumuz her veriyi ticarileştdirmek isteyen Google ve Facebook gibi şirketler elde ettikleri verileri üçüncü şahıslarla paylaşmadıklarını iddia etseler ve henüz telefonlarımızın bizi dinlediği kanıtlanamamış olsa bile, kullanıcılar yine de bunu deneyimlediklerini düşünüyor. Diğer yandan telefon uygulamalarına verilen izinlerle kişilerin özel hayatının bu uygulamalara açılması da önemli bir gizlilik sorunu yaratıyor.

Yorum yazın