Köpek balıkları av mı, avcı mı?

450 milyon yıldan uzun zamandır var olan ve dünya üzerinde yaşayan en güçlü hayvanlardan biri olan köpek balıklarının nesli de tehdit altında

450 milyon yıldan uzun zamandır var olan ve dünya üzerinde yaşayan en güçlü hayvanlardan biri olan köpek balıklarının nesli de tehdit altında

Düğünlerin ve özel günlerin "eğlencesi" havai fişek, yarattığı renkli görünüm kadar masum değil. Yasağa rağmen yaygın kullanımı devam ediyor.

Çevreciler ve yöre halkı, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın yanı başında planlanan termik santral arazisine 17-18 Kasım'da çadır kampı kuruyor.

Kars'ta, verici yerleştirilerek doğaya salınan beş kurttan dördü insan tarafından öldürüldü. Yaşayan tek bireyin İstanbul büyüklüğünde bir alanı kullandığı saptandı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maslak kampüsünde yükselen Ufuk Güldemir Yaban Hayatı Müzesi’ne üniversiteden de tepki var.

Marsilya’daki gösteriminde izleyenleri şok eden Gündöndü belgeselinin yönetmeni Nejla Demirci’ye göre dünya ve Türkiye Ergene'yi yok sayıyor

WWF’in iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü Dünya Saati kampanyasında Boğaziçi Köprüsü'nün de ışıkları bir saat kapatıldı.

Mustafa Koç’un kızı ona bu adı koyarken taşıyacağı ağırlığı bilmiyordu. Milli formayı ilk ona giydirdik.Dersimizi çalışmadık, kurtarma sınavındayız.*

KuzeyDoğa Derneği'nin 2012 kış sayımları sonuçlarına göre Türkiye’nin en doğusundaki büyük karabaş martı Iğdır'da kayıtlara geçti.

Türkiye'deki belki de son 10 erkek Akdeniz fokundan biri dün Çeşme'de yaralı bulundu. İlk müdahale için uzman klinik veteriner bekleniyor.

Saint Joseph Lisesi Doğa Bilimleri Merkezi'nde, nesli tükenen ya da tükenmeye yüz tutmuş türler de dahil binlerce tahnit havyan sergileniyor.

Antalya’nın Çıralı sahilinde yapılmak istenen tesise Orman Bakanlığı hayır derken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı onay verince köylüler ayaklandı.

Marmada’da deprem gözlem istasyonları kurulmasına hükümetin destek vermediğini belirten Prof. Görür Başbakan’dan da cevap alamadığını söylüyor.

20 santimetrenin altındaki lüferin avı ve satışı yasak. Ancak büyük marketlerde de olmak üzere hemen tüm tezgahlarda çinekop ve sarıkanat satılıyor.

20 santimetreden küçük lüfer satışının yasaklanması balıkçılar ve restoran işletmecilerinden destek görüyor

Anadolu Vermeyeceğiz sloganıyla Türkiye’nin tüm bölgelerinden yola çıkan kervanlar, Ankara Gölbaşı’nda polis tarafından durdurulmaları üzerine oturma eylemi başlattı. Eylemciler, Ankara’ya girme izni çıkmadan Gölbaşı’ndan ayrılmamakta ısrarlı.

Büyük Anadolu Yürüyüşü için Muğla’dan yola çıkan Güney Ege Kervanı’nın sözcüsü Berkay Kuyzu, Ankara Gölbaşı yakınlarında bir kamyonetin çarpması sonucu ağır yaralandı. Kuyzu’nun sağlık durumu iyiye gidiyor. Büyük Anadolu Yürüyüşü’ne Muğla’dan katılan Güney Ege Kervanı‘nın sözcüsü Berkay Kuyzu, 18 Mayıs akşamı Ankara Gölbaşı yakınlarında bir kamyonetin çarpması nedeniyle yaralandı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anestezi Bölümü yoğun bakım servisinde tutulan Kuyzu’nun durumu iyiye gidiyor. Olaya tanık olan yürüyüşçüler, kaza anında kervanın emniyet şeridinde ilerlediğini ve kamyonetin Kuyzu’ya arkadan çarptığını, ancak aracın durmaması nedeniyle plakasının tespit edilemediğini belirtiyor. HaberVs’nin ulaştığı Gölbaşı Jandarma Komutanlığı, kazanın Ahiboz Karakolu sınırları içinde gerçekleştiğini belirtiyor ancak soruşturmanın devam ettiği gerekçesiyle bilgi vermiyor. Karanlık, ışık ve silah 9 Nisan’da Yuvarlakçay’dan yola çıkan ve Türkiye’nin suyunu, doğasını ve köklerini yaşatmak amacıyla “Anadolu’yu Vermeyeceğiz” sloganıyla Ankara’ya ilerleyen 11 ekipten biri olan Güney Ege Kervanı, 16 Mayıs’ta Mezopotamya Kervanı’yla birleşti. Grup, önceki gün Gölbaşı yakınlarına ulaştı. Kervanda bulunan İbrahim Bardakçı, Cengiz Öztürk ve Dicle Tuba Kılıç’ın anlatımıyla olay şöyle gelişti:Kervandaki atların nallarının değiştirilmesi nedeniyle vakit kaybeden yürüyüşçüler, karanlıkta yol almak durumunda kaldı. Kervandaki köpeklerle, yanından geçtikleri özel mülkiyetin bahçesinde bulunan köpeklerin karşılıklı havlaması evdekileri tedirgin etti. Mahalli kıyafetlerle, at arabaları ve köpeklerle ilerleyen bu kalabalık grubu teşhis etmek isteyen evdekiler grubun üzerine şiddetli ışık tuttu. Işık birkaç dakika sonra kapatıldı ancak ardından havaya iki el ateş edildi. Kervandakiler, kimsenin yaralanmadığından emin olduktan sonra yürüyüşe devam etti. Yaklaşık 5 dakika sonra emniyet şeridinden ilerleyen grubu en arkadan takip eden ve elindeki fenerle yürüyüşçülere yardımcı olmaya çalışan Berkay Kuzu’ya bir kamyonet çarptı. Kamyonet durmayarak hızla uzaklaştı. O sırada Kuyzu’nun uzağında olan yürüyüşçüler aracın plakasını göremedi. Yürüyüşçüler, kazada bir kasıt aranmaması gerektiğini, kazanın karanlık nedeniyle yaşanmış olabileceğini ve tek temennilerinin, arkadaşlarının bir an önce sağlığına kavuşması olduğunu dile getiriyor. Kuyzu gözlem altında HaberVs’nin edindiği bilgilere göre Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Anestezi Bölümü […]

Japonya’da meydana gelen deprem sonrası hasar gören Fukuşima Nükleer Santrali’nin radyasyon yaymasının ardından, hükümetin Mersin-Akkuyu’da ve Sinop’ta yapmayı planladığı nükleer santralleri istemeyen nükleer karşıtları bugün İstanbul’da Galatasaray Lisesi’nin önündeydi. Eylem yalnız İstanbul’da değil, aynı anda Mersin ve İzmir’de de başladı. Küresel Eylem Grubu, Yeşiller Partisi ve Greenpeace Akdeniz’in öncülüğünde yapılan eyleme yaklaşık iki bin kişi katıldı. İstiklal Caddesi’ni boydan boya kaplayan radyoaktivistler, el ele tutuşup zincir oluşturarak slogan attı. Yaşlısından gencine eyleme katılanlar arasında bebeklerini protestoya getirenler de vardı. Ara ara durup Japonya’da tsunamiden ölen binlerce insan için çömelip “Güneş, rüzgâr bize yeter” diyen grup “Akkuyu, Fukuşima olmayacak” sloganları attı. Çömelmenin ve sonrasında hızlıca koşmanın da bir anlamı vardı: “Nükleer santral sızıntısı hızla yayılacak”. “Nükleer felaket, santrali cinayettir”Eyleme bebeğiyle gelen Sinem Akkül, “Çocuğuma iyi bir dünya bırakmak için bu eyleme katılmak istedim. Hükümetin sesimizi duymasını ve nükleer santral kurma inadından vazgeçmesini istiyoruz” diyordu. Saat 16.00’da başlayan eylemden bir saat sonra basın açıklaması yapıldı. “Nükleerin felaket, nükleer santrallerin ise cinayet olduğunu düşünenler” imzalı basın açıklamasını Yeşiller Partisi sözcüsü Ümit Şahin yaptı. Japon halkının önce deprem ve tsunamiyle, ardından Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki radyasyon kirlenmesiyle ağır bir darbe aldığını dile getiren Şahin, “Yakınlarını kaybeden, evinden yurdundan olan ve radyoaktif kirlenme tehlikesiyle iç içe yaşamak zorunda kalan Japon halkının acısını ve endişesini paylaşıyoruz” dedi. “Çernobil felaketinin 25’inci yılında Fukuşima, nükleer enerjinin ne kadar tehlikeli ve öngörülemez risklerle dolu olduğunu gösteriyor” diyen Şahin, nükleer enerji tarihinin yüzlerce kazayla dolu olduğuna dikkat çekti. Rusya bile gözden geçiriyor Fukuşima patlamasının ardından Almanya, Fransa, ABD, İsviçre, Çin, Venezüella ve hatta Türkiye’ye nükleer reaktör kurmak isteyen Rusya’nın nükleer enerji programlarını gözden geçirdiğini dile getiren Şahin, hükümetin inatla Akkuyu’ya nükleer santral kurmak istediğini ifade ederek “Hükümet ne yazık ki nükleer yangına körükle gidiyor” dedi. Eylem sözcüsü Şenol Karakaş, başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın nükleer patlama ile tüp gaz patlamasını karıştırdığını ifade […]

Deprem bilimcilere göre Japonya’da bu sabah gerçekleşen depremin neden olduğu tsunami’nin etkisi 48 saat daha devam edebilir. Haberin yayına girdiği saate kadar 500’e yakın insanın hayatına mal olan depremin Türkiye’yi etkilemesi ise beklenmiyor. Öğlen saatlerinde HaberVs muhabirine konu hakkında bilgi veren ODTÜ Kıyı ve Liman İnşaatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner’e göre tsunami(uzun periyotlu deniz dalgası) Büyük Okyanus kıyılarında 48 saat boyunca etkisini sürdürecek. Dev dalgaların okyanusu aşıp Amerika’ya vardıktan sonra Japonya’yı tekrar dönmesi bile mümkün. Dalgaların bu akşam Türkiye saatiyle 21.00 sularında Amerika’ya ulaşması bekleniyor. Ancak 100 metreden daha derin sularda seyreden gemilerin dalgalardan etkilenmeyeceğini, hatta bu sularda yüzmenin bile bir sakıncasının olmadığını söyleyen Yalçıner önlem alınsa bile mal kaybının tümüyle engellenemeyeceği görüşünde. Akdeniz kıyılarında bugüne kadar toplam 114 tsunami gerçekleştiği bilgisini veren bilim adamı, hiçbirinin Japonya’dakinin şiddetine ulaşmadığına da dikkat çekti.Sky Türk televizyonuna konuşan ODTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Koçyiğit Prof. Dr. Ali Koçyiğit ise 8,9 büyüklüğündeki depremin henüz faydaki enerjiyi henüz açığa çıkarmadığını ve ancak 500 kilometreden daha uzun bir kırılmanın yaşanmasıyla enerjinin aza indirgeneceğini söyledi. Japonya’da 7 büyüklüğünün üzerinde bir depremin 60 ile 70 yılda bir gerçekleştiğini dile getiren Koçyiğit, bu sabah gerçekleşen sarsıntının Türkiye’ye etkisi konusunda ise şunları söyledi: “Japonya’daki depreme bağlı olarak Türkiye’de bir sarsıntı meydana gelmez. Buradaki bir deprem ancak Türkiye’deki fayların kırılmasıyla gerçekleşebilir. İkisi arasında fiziksel bir ilişki kurulamaz. Deprem, 1999’da Marmara Bölgesi’nde gerçekleşen depremden 50 kat daha şiddetli. Ortaya çıkma nedeni göz önüne alındığında birbiriyle kıyaslanması mümkün olmayan depremlerdir. Son 10 yıldır herkes Kuzey Marmara Fayı’na odaklandı. Fakat Marmara’dan Güney Ege’ye kadar 400 ile 500 yıldır biriken bir enerji mevcut. Bu birikim, Pamukova, Gemlik ve Bandırma’nın büyük bir risk altında olduğunu gösteriyor.” Prof. Dr. Ali Koçyiğit konuşmasını, sürenin giderek azaldığına ve radikal operasyonlarla fay hatlarının geçmediği kırsal alanlarda sağlam yerleşimlerin yapılması gerektiğine dikkat çekerek tamamladı.

Yaşamı yok eden enerji politikalarına karşı yaptıkları eylemlerle adını duyuran Karadeniz İsyandadır Platformu, bugün İstanbul’da yaptığı basın açıklamasında Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı’nı hedef aldı. TEMA’nın Mütevelli Heyeti’nde, Türkiye’nin önemli sanayicilerinin bulunduğunu belirten platform, bu kurumun yaptığı kampanyaların göz boyamaktan ibaret olduğunu ve doğa için mücadele eden gönüllüleri pasifleştirdiğini iddia etti. Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yapan platformun sözcüsü Aysun Paksoy, 40 kişiden oluşan Mütevelli Heyeti’nin içinde Türkiye’nin önemli sanayicilerinin bulunduğunu ve bu isimlerin TEMA’nın işleyişine yön verdiğini savundu. Paksoy, Cem Boyner, Aydın Doğan, Faruk Eczacıbaşı, Rahmi Koç, Halis Komili, Osman Kavala, Mustafa Balbay, Sabri Ülker, Fikret Evyap, Hüseyin Özdilek, Asım Kocabıyık, Orhan Yavuz ve Nihat Gökyiğit’in heyette yer aldığını söyledi. “ORYA Enerji, Orhan Yavuz’un firması”Paksoy, platformun bu iddiasını hidroelektrik santrali (HES) yapılması planlanan Loç Vadisi’ni anlatarak örneklendirdi: “Kastamonu’daki Loç Vadisi’de talanı yapan, ağaçları kesen, dere ve doğaya zarar veren şirketin isminin ORYA Enerji olarak biliniyor. Bu isim, şirket sahibi Orhan Yavuz’un adı ve soyadının ilk hecelerinden oluşuyor. Orhan Yavuz TEMA’da Mütevelli Heyeti’nde yer alıyor. HES’ler suyun ticarileştirilmesini, su havzalarının ve toprakların şirketlere devredilmesini amaçlayan projelerdir. Loç Vadililer ile ORYA arasındaki mücadele sürmekteyken TEMA’nın da HES’ler ve ORYA ile olan ilişkisi ortadayken, TEMA’nın tuttuğu taraf aşikar.” Loç Vadisi’ndeki köylülerin TEMA’dan yardım istedikleri fakat TEMA’nın köylülere tekrar dönmediğini ifade eden Paksoy, köylülerin Karaköy’de gerçekleştirdikleri oturma eylemine karşı TEMA’nın verdiği tek desteğin, eylemin son günlerinde internet sitelerine ‘Loç Vadisi’ndeki HES katliamına karşıyız’ başlıklı bir açıklama koymak olduğunu söyledi. Loç Vadisinin yanı sıra Erzurum Aksu vadisine değinen Paksoy “burada yapılmak istenen HES’in ise Asım Kocabıyık’a ait Borusan Holding tarafından yapılacağını, yine Asım Kocabıyık ismininde TEMA mütevelliler heyeti arasında bulunduğunu “ söyledi. TEMA’nın fidan kampanyalarının müsamere tadında gerçekleştiğini, meyve çekirdeği kampanyaları ile göz boyayıp doğa severlerin duyarlılıklarını suistimal ettiğini belirten Paksoy, bu uygulamaların TEMA’nın kendi gönüllülerini pasifleştirdiğini […]