Ferit Odman: ‘Çok çirkinlik var güzelliklere odaklanmak lazım’

Tadd Dameron'a ithaf ettiği son albümü Dameronia with Strings ile Grammy'ye beş kategoride sekiz aday adaylığı bulunan Ferit Odman'la müziği, hayatı ve caz üzerine konuştuk.

Tadd Dameron'a ithaf ettiği son albümü Dameronia with Strings ile Grammy'ye beş kategoride sekiz aday adaylığı bulunan Ferit Odman'la müziği, hayatı ve caz üzerine konuştuk.

Sokak hayvanlarına dair duyarlılık son yıllarda “Bir Kap Su”, “Bir Kap Mama” gibi kampanyalarla, bu konuya dikkat çeken sivil toplum örgütlerinin farkındalık uygulamalarıyla ve konu hakkında hassas davranan belediyelerin aktif çalışmalarıyla her ne kadar yükselişte olsa da konuya ilişkin kalıcı bir çözüm hala bulunmuş değil. Huysuz İhtiyar grubu 2008’den beri Beykoz Ormanlarında bugün sayısı 2500’e yaklaşan hayvan dostumuza düzenli olarak yiyecek ve bakım sağlıyor.

Bir kuruma bağış yapmak istiyorsunuz ama kurumun güvenirliliğinden emin değilsiniz. Açık Açık derneği kurumlarla ilgili oluşan soru işaretlerini ortadan kaldırmak için çalışmalarına başladı.

Geçtiğimiz günlerde devlet yurtlarından ayrılmış dört gencin birbiri ardına intiharı devlet koruması altındaki çocukları ve gençleri tekrar gündeme getirdi. Ancak bu sorunun çözümü için uzun soluklu çalışmalar yürütmek gerekiyor. Hayat Sende Derneği 2007'den beri koruma altındaki çocukların güçlü bir şekilde hayata atılması için çalışmalar yürütüyor.

"Türkiye’de Kutuplaşmanın Boyutları" araştırmasını yürüten siyaset bilimci Doç. Dr. Emre Erdoğan HaberVs'nin sorularını yanıtladı. Erdoğan'a göre başkanlık seçimi "kazanan ve kaybeden" yarattığı için toplumda kutuplaşmaya katkıda bulunur.

TEB BNP Paribas İstanbul Cup Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası'nda şampiyon olarak Türkiye tenis tarihindeki en büyük başarıya imza atan Çağla Büyükakçay HaberVs'nin sorularını yanıtladı...

Galatasaray Odeabank'ın 22 Nisan’daki Eurocup finali öncesinde, kulübün basketbol şubesi eski koordinatörü Murat Özyer’le Galatasaray’ı ve Türkiye basketbolunu konuştuk.

Ensar Vakfı ile ilgili ifadelerinin çarpıtıldığını söyleyen Milletvekili Altan Tan, bu tür vakıfların yasal çerçeve içine alınması ve sürekli denetlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’de yaşayan herkesi etkileyen, toplumun derin acılar yaşamasına neden olan saldırıları ve Suriye’deki iç savaşın seyrini Prof. Dr. İlhan Uzgel ile konuştuk.

Son zamanlarda, çizimleriyle sosyal medyada adından sıkça söz ettirerek Türkiye’de dijital resmin temsilcisi haline gelen Cihan Engin ile dijital sanat ve çalışmaları üzerine konuştuk.

İngiliz marksist düşünür David Harvey işyeri ve kentsel mekanı bütünleştiren bir politik mücadele alanı oluşturulması gerektiğini söyledi

Bazı şarkılar, şiirler vardır, hayatımızın içine o kadar girmişlerdir ki bunları kimin bestelediğini, sözlerini kimin yazdığını hiç düşünmeyiz bile. Sanki onlar hep vardırlar, gökten inmişler ve hayatımızın içine girmişlerdir… İşte 1 Mayıs Marşı da kendini “solcu” olarak tanımlayanlar için böyledir. Sanki bu marş dünya kurulduğundan beri vardır ve söylenmektedir. Oysa 1 Mayıs Marşı’nın hem sözleri hem de bestesi, 1970’lerde Türkiye’nin önemli müzisyenlerinden biri olan Sarper Özsan’a ait. Halen Mimar Sinan Üniversitesi ve Kocaeli Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışan Özsan’la, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Haber Ajansı’ndan (MİHA) Serma Dursun bir söyleşi yaptı. Bu ünlü marşın bestecisini daha yakından tanımak isteyenler için Sarper Özsan’la yapılan bu söyleşiyi aynen yayınlıyoruz. 1 Mayıs Marşı nasıl doğdu? Sanıyorum 1973 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu, Bertolt Brecht’in Maksim Gorki’nin romanından aynı adla sahneye uyarladığı “Ana” oyununu oynamaya karar vermişti. Müziklerini benim yapmamı istediler. Seve seve kabul ettim ve hemen çalışmaya koyuldum. Tabii Brecht’in bütün oyunlarında olduğu gibi bu da müzikli bir oyundu ve oyunun metninde Brecht tarafından yazılmış şarkı sözleri bulunuyordu. Sanıyorum öncelikle bu sözleri besteledim. Ama oyunda, Çarlık polisinin, meydanda toplanan işçilerin üzerine yaylım ateşi açarak yüzlerce kişiyi öldürdüğü, bu nedenle de tarihe “Kanlı Pazar” adıyla geçen Rusya’daki ünlü 1 Mayıs. 1905 sahnesi için Brecht, metnin üzerine “İşçiler marş söyleyerek sahneye girer” biçiminde bir not yazmış ama hangi marş olduğunu belirtmemiş. Herhangi bir söz de koymamış… Bir süre burası için uygun bir müzik aradım ama sözüyle ve müziğiyle bu sahne için içime sinen bir müzik bulamadım. Bu durumda iş başa düştü. Bu müziğin sözlerini de, müziğini de benim yazmamın daha iyi olacağına karar verdim. Çalışmaya başladığımda gerek sözlerin, gerekse ezginin, bir yandan oyuna aykırı kaçmamasına, öte yandan da kendi halkımızın kulağına aykırı gelmeyecek bir yapıda olmasına dikkat ettim. Sözler, devrimci bir gözle yapılmış durum saptamalarını, geleceğe olan güven ve inancı, devrimci kararlığı dile getirir. Müzik ise, […]

“Bu firma sadece benim değil” diyor Baylan Pastanesi’nin sahibi Harry Lenas, “aynı zamanda sizin de, sizin çocuklarınızın da, torunlarınızın da…”