Kültürpark projesinde anlaşmazlık sürüyor

İzmir Alsancak’ta bulunan ve her yıl İzmir Enternasyonal Fuarı’na ev sahipliği yapan Kültürpark’ın yenilenme projesi konusunda tartışmalar sürüyor.

İzmir Alsancak’ta bulunan ve her yıl İzmir Enternasyonal Fuarı’na ev sahipliği yapan Kültürpark’ın yenilenme projesi konusunda tartışmalar sürüyor.
Müge ErgülGökhan Tünay İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, BİL-201-202 Sosyal sorumluluk dersi kapsamında yaptıkları projeleri 21 Mayıs Perşembe günü Santral İstanbul Kampüsünde düzenledikleri bir fuarla tanıttı. Fuarda öğrencilerin yaşlılarla yaptıkları sosyal aktiviteler, çevre eğitimi, çocuk ve çevre, çingenelerle sözlü tarih, çocuklarımızı koruyalım, lise son sınıf öğrencilerini yakın tarihle buluşturalım gibi projelerinin tanıtımı yapıldı. Projeye katılan öğrencilerin vermek istedikleri ortak mesaj; bazı sosyal konularda farkındalık yaratmaktı. Öğrencilerin projelerin aşamaları ve öğrencilerin projelerle ilgili günlükleri adresinden takip edilebilir.

Başak Ertür/Metis Yayınları Metis Yayınları adına SantralHaber’e yaptığım açıklamayla ilgili Barbaros Altuğ’un Santral Haber’de ve diğer bazı haber sitelerinde yayınlanan beyanında pek çok somut hata var. Açıklamayı Altuğ’un iddiasının aksine Ulusal Yürütme Komitesi eşbaşkanı değil, bir Metis çalışanı olarak ben yaptım. Yazılı açıklamada geçtiğimiz senelerdeki Frankfurt Kitap Fuarı çalışmalarımız sonucu Murathan Mungan’ın Çadorkitabının bu sene Almanca ve Fransızca yayımlandığını belirtmiştim, haberi yapan arkadaş sanıyorum kısaltma kaygısıyla bu sene “sözleşme aşamasına getirdiğimizi” yazmış, dolayısıyla bu yanlış bilginin kaynağı biz değiliz. Mungan’ın bu fuarda yaptığımız görüşmeler ertesinde Almanca hak satışı gerçekleşen kitabı ise Kadından Kentler oldu. Barbaros Altuğ Çadorbu dillerde yayımlanalı “bir yıl olduğunu” yazmış, oysa kitap Fransa’da Mayıs 2008’de, Almanya’da ise Eylül 2008’de yayımlandı. Çador’u uluslararası bir ajansın bazı ülkelerde temsil ettiği doğru, fakat Fransa ve İtalya’da çalışmayı ajansla yakın ilişki içinde, Almanca telif satışını ise aracısız yürüttük. Yani Altuğ’un “Ne satıldıysa ajans satıyor” açıklaması yanlış. Murat Uyurkulak’ı ise yalnızca Fransa haklarını bir ajans temsil ediyor ve bu ilişkinin temelinde de bizim ajansla 2007 Frankfurt Kitap Fuarı ve 2008 Londra Kitap Fuarı’ndaki görüşmelerimiz ve sonrasındaki takip çalışmalarımız yatıyor. Tol ve Har’ın Bulgaristan satışları ile Uyurkulak’ın Almanca ve Fransızca öykü antoloji hakkı satışları yine yayınevi tarafından gerçekleştirildi. Bir yayınevinin kendi yazarlarını temsil eden ve dolayısıyla satışlardan komisyon alan ajansla yakın ilişki içinde telif satışı çalışması yürütmesi, ajansın satış yapabilmesi için gerekli desteği sağlaması, hatta kimi durumlarda bir ilişkiyi sözleşme aşamasına kadar getirip o noktada ajansa devretmesi bu meseleye sadece ticari gözle bakanlar için hiçbir şey ifade etmeyecektir. Bizim için ise yazarlarımızın hak ettikleri uluslararası görünürlüğe kavuşmaları öncelikli bir kaygı. Bütün bunların yanı sıra, yayıncıların kitap fuarındaki faaliyetleriyle ilgili, bu alandaki deneyimlerine rağmen Altuğ’un işaret etmeye gerek görmediği, aksine pekiştirdiği bir yanlış anlaşmayı düzeltmek isterim: Toplam beş gün süren Frankfurt Kitap Fuarı’nda bir kitabı bir yabancı yayıncıya ilk kez tanıtıp, yine bu süre […]
“Yurtdışında eğitim sektörü” temsilcilerine göre her yıl yaklaşık 50 bin Türk öğrenci, okumak için Türkiye dışındaki üniversite ve eğitim kurumlarını tercih ediyor. Bu kurumlar, çeşitli fuarlarda bir araya gelip potansiyel “müşteri”lerine kendilerini tanıtıyor. Geçtiğimiz ay İstanbul’da Hilton Oteli’nde gerçekleşen IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarı, bunlardan biriydi. İstanbul yarın aynı amaçla düzenlenen bir başka fuara ev sahipliği yapıyor. Elmadağ’daki Ceylan Intercontinental Oteli Akare Yurtdışı Eğitim Fuarı’na kapılarına açıyor. 8-9 Kasım 2008 tarihlerinde gerçekleşecek bu fuar önümüzdeki hafta içerisinde sırasıyla Ankara, İzmir ve Adana’ya da gidecek. Bu fuarlarda neler oluyor? Kim, hangi nedenle yurtdışında okumak istiyor? Peki bu istek öğrenciye neye mal oluyor? Bu soruları 18-19 Ekim’de İstanbul’ gerçekleşen IEFT Yurtdışı Eğitim Fuarı’nın standları arasında gezerek cevaplamaya çalıştık. Bu yıl on dördüncüsü düzenlenen İngiltere, Fransa, Amerika, Kanada ve Avustralya başta olmak üzere yirmi ülkeden temsilcinin katıldığı fuar, gelecek planları yapan öğrenciler ve bu hayallerin ne kadara mal olacağını merak eden aileleri tarafından büyük ilgi gördü. Yılda iki kez düzenlenen ve yedi yıldır İstanbul, Ankara İzmir ve Bursa’da yapılan bu fuarlar yurtdışında dil eğitimi, sertifika programları, danışmanlık hizmetleri, lisans ve yüksek lisans eğitimleri üzerine çeşitli alternatifleri bir arada toplayan bir ortam sunuyor. İki gün boyunca lise son ve üniversite öğrencilerinin ağırlıklı olduğu kalabalığı bilgilendiren yüz kırk üniversitenin temsilcileri, genellikle gençlerin eğitim ücretleri ve yaşam koşullarını merak ettiklerini belirtiyor. Okulların öğrencilerden talepleri de verilecek eğitime göre değişiyor. Georgia Devlet Üniversitesi temsilcisi Cheryl Dalke, lisans öğrencileri için en az 3,00 GPA (Grade Point Average) ve lisansüstü eğitim için en az 3,40 GPA aradıklarını dile getiriyor. Colorado Devlet Üniversitesi’nde mühendislik bölümü öğretim görevlisi Hüseyin Sarper de başvuran öğrencilerin hem GPA, GRE (Graduate Record Examination), TOEFL sonuçlarını değerlendirdiklerini hem de yılda 15 bin dolar öğrenim ücreti aldıklarını söylüyor. İngiltere, Fransa ve Hollanda’daki devlet okulları da şartları okuldan okula değişmekle birlikte öncelikle dil yeterliliğine bakıyor. Burs imkânı sınırlı Vakıf […]

Meltem Ürüt Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye konuk ülkeliğini tamamladı. Peki Frankfurt’ta ne umduk ne bulduk. Bu sorunun yanıtını fuara katılan yazarlar Pınar Kür, Oya Baydar ve Ayfer Tunç’a sorduk.Fuara katılanlar, yayıncılar en çok Türkiye’nin ulusal standından memnun değildi. Sergilerde fotoğrafı yer almayan yazarlar, Türk bayrağının kullanılmaması, yayıncıların çeviri için yeterli anlaşmalar yapamaması gibi bir çok tartışmalı konu gündeme geldi. İlgi çekici stantlar mı sadelik mi? Stantlar, çok küçük, albenisiz ve tek tip oldukları için eleştirildi. Yazar Oya Baydar, Türkiye’ye ayrılan 500 metrekareyi iyi kullanamadığı görüşünde. Ama bu eleştiriyi süs püs eksikliğinden değil de stantların yayıncıların ilgisini çekecek biçimde hazırlanmamasına yapıyor: “İtalyan stantları ve benzerleri sadelik içinde nasıl görünür ve çekici olunabilirin iyi bir örneğiydi. Tabii ki rüküş bir gösterişten, panayır havasından kaçınmak gerekiyordu, ama oraya gelen onbinlerce yabancı yayıncının, okurun, kitapla ilgili insanın ilgisini çekebilecek, onları bizim stantların bulunduğu yere yönlendirecek ve asıl orada tutabilecek bir tasarım asla değildi.” “Nereye gitti o 6 milyon euro bilemiyorum” Yazar Pınar Kür de stantların çekici olmadığı görüşünde: “Türkiye için 6 milyon avro harcandı deniyor. Nereye gitti o 6 milyon avro bilemiyorum. Stantlar çok kötüydü. Onur konuğu olmayan ülkelerin yayınevlerinin yaptığı stantları gördüğünüzde sizi çekiyor. Oturacak yer var, bütün kitaplar görülebiliyor, o dili konuşan insan var. Türkiye ise çok zayıftı.” Ayfer Tunç ise çoğunluğun aksine Türkiye’nin stantlarını ve sunumunu beğenmiş: “Ben başkalarının aksine stantların sadeliğinden çok hoşlandım. Belki stant malzemeleri biraz daha kaliteli seçilebilirdi. Onun ötesinde kontrolsüz bir süs püs olmaması benim hoşuma gitti.” “Orası bir millliyetçilik arenası değil” Türkiye’ye ayrılan kısımda, logodan başka Türk kültürünü simgeleyen çok fazla figür yoktu. Türk bayrağının kullanılmayışı kimileri tarafından eleştirildi. Hatta bir grup fuarda bazı stantlara gelip küçük bayraklar dağıtarak bu durumu protesto etti. Ancak yazarlar Türk bayrağının kullanılmasının fuarın amacıyla ilgisinin olmadığını düşünüyor. Ayfer Tunç bayrak fetişizminden uzak kalmamız iyiydi diyor: “Bence bayrak yerine logonun kullanılması, […]

Ali Erişkin aeriskin@medyakronik.com Sanat adına şanslı bir dönem geçirdiğimiz şu günlerde İstanbul yeni bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bu sene ikincisi düzenlenen Contemporary İstanbul Art Fair (Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı) 28 Kasım – 2 Aralık 2007 tarihleri arasında Nişantaşı’nda bulunan İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Rumeli Salonları’nda gerçekleştiriliyor.Akbank Private Banking sponsorluğunda ve önemli koleksiyoncuların danışmanlığında gerçekleştirilen fuar, tüm dünyadan gelen 76 galeri ve 379 sanatçının 2000’e yakın resim, heykel, fotoğraf, video art ve dijital sanat eserlerine ev sahipliği yapacak. 16 ülkeden toplam 145 galeriden başvuru aldıklarını belirten yetkililer, imkânları dahilinde en uygun katılımı sağladıklarını belirttiler.Sanatseverler ve özellikle koleksiyoncular için büyük önem taşıyan fuar, Gerhard Richter, Sigmar Polke, Jeff Koons, Ewerdt Hilgemann, Andy Warhol gibi dünyaca ünlü birçok önemli sanatçıya ve ilginç sanat olayına ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri, 28 Kasım açılış gününde ünlü heykeltıraş Ewerdt Hilgemann’ın canlı olarak “çökertme” tekniğiyle yapacağı heykel. Bu heykel fuarda sergilendikten sonra İstanbul’da kalacak. Bir başka aktivite ise 30 Kasım’da dünyanın en prestijli müzayede evlerinden olan Sotheby’s Sanat Enstitüsü’nün uzmanlarının vereceği eğitim. Tüm gün sürecek kurs programında “Şartlar ve Çerçeve içinde Modern Sanat, Çağdaş Sanat Pazarında Önemli Eserler, Günün Sanat Pazarında Satın Alma” gibi konularda eğitim verilecek. Ayrıca enstitü görevlileri, alanın uzmanları, galeri yöneticileri, sanat eseri satıcıları ve başlıca kurumların rehberliğinde fuar gezisi ve “Koleksiyoner Olmak İçin Stratejilerin Belirlenmesi” konulu bir panel de düzenlenecek. Sanatseverler, 600 Euro ödeyerek katılabilecekleri bir günlük eğitim programı sonunda Sotheby’s Müzayede Evi’nden “Sanat Eğitimi Sertifikası” almaya hak kazanacaklar.Son dönemde yatırımcıların bir yatırım aracı olarak gördükleri ve büyük önem verdikleri çağdaş sanat eserleri Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı’nda alıcılarını bekliyor. Bu anlamda fuarın en pahalı eserlerine sahip olma özelliği taşıyan, Pop Art akımının en önemli temsilcilerinden Andy Warhol’un 6 adet tablosu arasından “Valentine’s Hearts Ads” ve “Hearts with Bow” isimli tabloları 100 bin Euro’luk fiyatlarıyla dikkat çekiyor. Ünlü […]