Etiket hayvan hakları

Bilgi’de eleştirel hayvan çalışmaları

İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüs’te düzenlenen “Eleştirel Hayvan Çalışmaları” çalıştayı, insan–hayvan ilişkilerini tarihsel, kültürel ve etik boyutlarıyla ele aldı. İki gün süren etkinlikte, farklı disiplinlerden araştırmacılar hayvanların toplumsal ve tarihsel süreçlerdeki rolünü, temsilini ve bilgi üretimindeki konumunu tartıştı. Çalıştay, hayvanlarla yalnızca düşünmek değil, onlarla birlikte düşünmek gerektiğini vurgulayarak eleştirel hayvan çalışmalarını hem akademik hem etik bir dönüşüm çağrısı olarak ortaya koydu.

Haliç’te yunus esareti devam ediyor

Eski Başkan Kadir Topbaş'ın 2013'te kapatılacağını söylediği Haliç'teki yunus gösteri merkezi, faaliyetine İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin adını kullanarak devam ediyor. Sözleşmenin Ekrem İmamoğlu döneminden önce yapıldığını belirten İBB ise konuyu takip ettiklerini söylüyor.

Köpek açık havada

Cem Hakverdi’nin Köpek Filmi, Sokak Hayvanları Koruma günü vesilesiyle bugün 18.30’da Bilgi Üniversitesi Santral Yerleşkesi'nde, açık hava gösteriminde. Hakverdi, "Keşke böyle bir eksikliğimiz olmasa da farkındalık çalışmaları yürütüyor olmasak" diyor.

Beykoz Ormanı’nın gönüllüsü Huysuz İhtiyar

Sokak hayvanlarına dair duyarlılık son yıllarda “Bir Kap Su”, “Bir Kap Mama” gibi kampanyalarla, bu konuya dikkat çeken sivil toplum örgütlerinin farkındalık uygulamalarıyla ve konu hakkında hassas davranan belediyelerin aktif çalışmalarıyla her ne kadar yükselişte olsa da konuya ilişkin kalıcı bir çözüm hala bulunmuş değil. Huysuz İhtiyar grubu 2008’den beri Beykoz Ormanlarında bugün sayısı 2500’e yaklaşan hayvan dostumuza düzenli olarak yiyecek ve bakım sağlıyor.

687 lira herşeyi unutturdu mu?

İzmir’in Bornova ilçesinde bir kedinin ezilerek öldürülmesi olayının peşini birakmayan hayvan hakları örgütleri olayın yargıya intikal etmesi ve failin hapis cezasıyla yargılanması için girişimlerini sürdürüyor. Hayvanları Koruma Kanunu kabahatler kanunu kapsamında olduğu için hayvanlara eziyet edenlerin mahkemelerde yargılanmadığını belirten Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Şenpolat, hayvanları koruması gereken yasanın tek yaptırımının idari para cezası olduğunu, yani fail bulunsa bile ona İl Çevre Müdürlüğü tarafından idari para cezası kesilip, paranın devlet kasasına irad (gelir) kaydedileceğine dikkat çekiyor. Şenpolat, hayvanlara yapılan işkence sonucunda devletin para kazandığını, ve bu cezanın herhangi bir yaptırımı olmadığını vurguluyor.Ahmet Kemal Şenpolat, geçtiğimiz hafta U.G.‘nin işlediği suçla ilgili yapılanları ve yapılması gerekenleri şöyle özetliyor :“Federasyonumuz İzmir İl Hayvanları Koruma Kurulu başta olmak üzere il çevre müdürlüğüne failin cezalandırılması, mevcut köpeğinin elinden alınması, cezasının artırılması için hemen başvuru yaptı. İzmirdeki Haytap Federasyon temsilcisi arkadaşlarımız basın açıklaması yaparak savcılığa suç duyurusunda bulundu, Emniyet yetkililerinden randevu alarak failin yakalanması ve ifadesinin alınması işlemlerini hızlandırdı. Buna rağmen yasal mevzuat gereği U.G. serbest bırakıldı. Ayrıca HAYTAP olarak failin bu kadar caydırıcı olmayan bir ceza ile kurtulmasını öngörebilmemize rağmen, yine de bir şekilde olayın yargıya intikal etmesi için girişimlerimiz tekrar başladı. Önümüzdeki süreçte tüm gelişmelerden sizleri de haberdar edeceğiz. Bu aşamada bizleri takip eden herkesin TBMM Çevre Komisyonuna 5199 sayılı yasanın değiştirilmesi yönünde mektup yazmasını tavsiye ederiz. Çünkü önümüzdeki dönem hayvanların yaşam hakkına saygı duymayan siyasilere oy vermeyin kampanyamızı daha da hızlandıracağız.” Hatırlanacağı gibi İzmir’in Bornova ilçesinde yaşayan U.G., 7 Ekim 2010 gecesi 4 arkadaşı ve pitbull cinsi köpeği ile beraber gece saatlerinde bir büfe sahibinin baktığı kediyi, tekme atarak ve kafasını ezerek öldürmüştü. Büfe güvenlik kamerası kayıtlarından kimliği tespit edilip ifadesi alındıktan sonra 687 lira para cezası karşılığı serbest bırakılmıştı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Yasası’nın 14’üncü maddesine göre, “Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç […]

Dikkat! Hayvan çıkabilir

HAYDODER (Her Şey Hayvan Dostlarımız İçin Derneği) ilk etkinliğini 31 Ocak Pazar günü, Kadıköy Rıhtım meydanında gerçekleştirdi. Yaklaşık 150 hayvansever, el ele tutuşarak temsili tel örgü yaptılar. Derneğin kurucu üyelerinden Aytek Felah ve Dernek Başkanı Sevilay Bilgin Akyürek otoyoldaki hayvan ölümlerinin engellenmesine yönelik bir basın açıklaması yaptı. HaberVs, 26 Ekim 2009’da yayınladığı haberde otoyoldaki hayvan ölümlerine dikkat çekmiş, konuyla ilgili kurum ve kişilerin görüşlerini almıştı (). HAYDODER o günlerde, Facebook’ta örgütlenmeye çalışan bir gruptu ve “Otoyoldaki Hayvan Ölümlerine Karşı Çözüm… Hedef 1 Milyon İmza” ismini taşıyordu. Ocak 2010’da grubun üye sayısı 120 bine ulaştı. Sayılarının 100 bine ulaşması durumunda grubun meydanlara çıkacağını dile getiren Aytek Felah, grup üyelerinin bir dernek çatısı altında toplanmasını sağladı ve Kadıköy’deki etkinlik, derneğin halka açık ilk toplantısı oldu.Haber: Niso Esim Kamera: Mert Oynargül

Otoyoldaki ayı

Her gün binlerce hayvan tekerler altında can veriyor; dün Erzincan’da yavrusuyla birlikte ölen ayılar gibi. Sorun, bulunmaması gereken bir yerde dolaşan hayvanlarda mı?

Türkiye: Turistler için cennet, hayvanlar için cehennem

) Peta, ilgi çeken reklamlarının yanısıra hayvan hakları için toplum eğitimi, hayvanlara uygulanan işkence soruşturmaları, araştırmalar, yasalar, hayvan kurtarma ekibi, ünlülerle yapılan çeşitli kampanyalar ve protestolara imza atıyor. Peta, hayvanların zulüm gördüğünü düşündükleri 4 alan olan ‘fabrikasyon hayvancılık, laboratuar hayvanları, giyim pazarı ve eğlence sektörü’ üzerine yoğunlaşıp kampanya ve protestolarını bunlar üzerinden döndürüyor. 1980 yılında kurulan ve 2 milyondan fazla üyesi bulunan örgüt aynı zamanda dünyanın en büyük hayvan hakları organizasyonu olarak kabul ediliyor. Peta’nın Dünya’da ve Türkiye’de büyük ilgi toplayan kampanyaları ve protestoların bazıları şöyle: Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘ın zalim tarihiDünyanın en büyük fast food zincirlerinden olan Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘ın tavuklara uyguladığı zulmü, internet sitesindeki videolarla gösteren Peta, tavukların nasıl canlı canlı kaynar suya batırıldıklarını ve seri üretim bandında canlı kalan tavukların nasıl bıçakla zalimce öldürüldüğünün görüntülerini içeren videoyla Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘a karşı resmen savaş açtı. 2000’den bu yana yürüttüğü Mc Cruelty (Mc Zülüm) ve Kentucky Fried Cruelty adlı kampanyalarla günümüzde, gıda sektöründe daha uygun metotların kullanıldığına dikkat çeken örgüt, Mc Donald’s ve Kentucky Fried Chicken‘ın senelerdir bu yöntemleri tercih etmediklerine vurgu yapıyor. Peta’nın bu kapmayanlarına katkıda bulunan ünlü isimler arasında Pamela Anderson, Alicia Silverstone, Sir Paul McCartney, Dalai Lama bulunuyor. “Şayet insanlar KFC`nin tavuklara nasıl muamele ettiğini görseler, bir daha ağızlarına tek bir but bile koymazlar” diyen ünlüler, .Mcdonald`s ve KFC`nin yılda 750 milyon tavuğa yaptığı zulmün uygarlığa yakışmadığını ve bu lokantaların boykot edilmesini talep ediyorlar. Yalancı ArmaniDaha önce ürünlerinde kürk kullanmayacağını belirten Armani moda evi, yeni kreasyonunda tavşan derisi kullanınca Peta tarafından yalancı ilan edildi. Firma, öncelikle etinden faydalanılan tavşanların kürklerinin ikincil ürün olduğunu öne sürerek kendini savunsa da Peta bu bahaneyi kabul etmedi. Tasarımcının çelişkili tutumuna cevaben, moda dünyasının büyük ilgisini çeken Oscar ödülleri gecesinin yaklaşmasını da fırsat bilen Peta yetkilileri, ünlü modacıyı pinokyoya benzeten bir reklam kampanyasına […]

Duvarlara can veren şehir gerillası

Birbirleriyle öpüşen eşcinsel polisler, alışveriş sepeti taşıyan mağara adamları, bir demet çiçek atan yüzü maskeli bir gösterici, kitle imha silahı kullanan maymunlar, silahlı bir askeri duvara dayayıp üst araması yapan bir kız çocuğu, Londra Hayvanat Bahçesi’nde fillerin bulunduğu bölümdeki duvarda yer alan,“Dışarı çıkmak istiyorum. Burası çok soğuk. Bakıcı kokuyor. Sıkıcı, sıkıcı, sıkıcı” yazısı, Londra Doğal Tarih Müzesi’nin duvarına güneş gözlüğü takmış, sırt çantalı ve elinde sprey boya olan Banksus Militus Ratus kimliğiyle tanıtılan ölü bir fare resmi… Bu graffitilerin ve burada anlatılamayacak kadar sayısız diğer örneklerin tümü başta Londra olmak üzere birçok Avrupa ile ABD şehrinin ve hatta İsrail’in Filistin’le arasına ördüğü güvenlik duvarının üzerinde yer alan eserlerin konularını oluşturuyor. Her biri sanat eseri değerindeki graffitilerin altında, kimliğini hiç açıklamadan ama dünyanın en çok tanınan “postmodern şehir gerillasının” imzası bulunuyor: Banksy. Meçhul bir hayalet Kentleri, yaşayanlarına egemen olmaya çalışan güçlere inat istediği şekilde dekore eden, “Bu işin bir parçası da çeneni kapamak ve insanlarla tanışmamaktır” diyerek gerçek adını hala gizli tutmayı başarabilmiş olan Banksy, ünlü olmayı reddettikçe ününe ün kattı. Esas kimliği üzerine dolaşıma giren rivayetlerin hiçbiri bugüne dek kanıtlanamadı. Bu kanıtlanamamış rivayetlerden en yaygın olanı ise gerçek adının Robert Banks olduğu. Son olarak The Independent gazetesinde yeralan bir makalede ise Banksy’nin adının Robin Gunningham olduğu iddia edildi. Ancak Banksy’nin manajeri bu iddiaya da tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi, “Ne yalanlarım ne doğrularım” diyerek aynı yanıtı verdi. Bu hayalet sanatçının kim olduğu dışında Banksy’nin aslında bir kişi değil, farklı bir sanat grubu olduğuna yönelik iddialar da inanılan yaygın tevatürlerden biri. Kim olduğu bilinmese de hakkında çok sayıda efsane üretilen Banksy hakkında “gerçek” olduğuna inanılan tek bilgi ise kasaplık eğitimi alan 1974 Bristol doğumlu bir İngiliz olduğu ve yıllardır önce İngiltere’nin sonra da dünyanın birçok kentinin duvarlarını graffiti ve resimleriyle süslediği. Gaz maskesiyle röportaj Kendisiyle bugüne dek röportaj yapmayı başaran tek […]

Samur kürk olsa…

Bir yanda 13 milyar dolara ulaşan büyük bir kürk endüstrisi bir yanda da derileri yüzünden öldürülen hayvanlar. Hayvan hakları savunucuları da tıpkı kürk üreticileri gibi, tüketiciyi, karşı tarafın haksızlığı konusunda ikna etmeye çalışıyor. Türkiye’de kürk karşıtı mücadelenin en etkili oluşumu olan Kürke Hayır Platformu 2003 yılından beri tüketiciyi bilinçlendirme kampanyaları düzenliyor. Kampanyalarında kullanacakları sloganı belirlemek için bir yarışma düzenleyen KHP’nin kürk konusundaki tavrı çok net: Cinsi ya da katlediliş biçimi ne olursa olsun hiçbir hayvan kürkü yüzünden öldürülmemeli. Öte yandan üreticileri, kürkün bir ihtiyaç olduğunu tavuk üretmekle ve tilki üretmek arasında bir fark olmadığı iddiasında. Son yıllarda sürekli büyüyen kürk sektörü, tüketicileri ikna konusunda kürk üreticilerinin daha başarılı olduğunu gösteriyor. Bu durum kürk karşıtlarının durumu tersine çevirmek için yeni açılımlara ihtiyacı olduğu gösteriyor.Haber ve kamera: Mehmet Filoğlu Efecan Kağanoğuzbeyoğlu

Hayvan hakları için imza kampanyası

Medyakronikinfo@medyakronik.com Hayvan hakları savunucuları, hayvanlara kötü muamele, eziyetin yalnızca idari para cezalarıyla cezalandırılmamasını istiyor. Bu nedenle Hayvanları Koruma Kanunu’nun yasakladığı eylemlerin Ceza Yasası (TCK) kapsamına alınmasını da istiyorlar. Yaşam Hakkına Saygı Girişimi tarafından bu amaçla başlatılan kampanyaya verilen imza sayısı şu ana kadar 16 bini geçti. Kampanyaya internet üzerinden de imze verilebiliyor. AB uyum yasaları çerçevesinde çıkartılan “hayvanları koruma Yasası”nın hayvanları koruma amacına hizmet etmediği vurgulanan dilekçede, hayvanlara yönelik işkence, öldürme, tecavüz gibi olayların artarak sürdüğüne işaret ediliyor. Bu tür suçlar için Kabahatler Kanunu çerçevesinde yalnızca idari para cezası uygulandığı, bunun da caydırıcılıktan çok uzak olduğu belirtilen dilekçede 5199 sayılı yasaya caydırıcı yasalar eklenmesi için TBMM’ye çağrıda bulunuluyor. – Kampanya sitesi için tıklayın>>

Pitbull beslemek kâğıt üzerinde suç, fiilen değil.

Zaman zaman gazetelerde çıkan “pitbull şuna saldırdı, şunu yaraladı” türü haberlerden sonra hep aynı tartışma yaşanır; Pitbull beslemek suç mu değil mi? 24 Haziran 2004’te çıkarılan Hayvanları Koruma Kanunu’nun 14. maddesinde yer alan; “pit bull terrier, Japanese tosa gibi tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; sergilemek ve hediye etmek yasaktır” ibaresi her geçen gün insanların kafalarını karıştırmaya devam ediyor. pit bull’u olan suçlu mudur? Suçluysa bunun cezası nedir? Peki ya pit bull’unu 2004’ten önce aldıysa? Şimdi bu pit bull’lar ne olacak? Yasadaki “gibi” bize neyi anlatmak istiyor? Madem kanunda satışı yasak deniyor o zaman Eminönü’nde, internet üzerinden ve pet marketlerden yapılan satışlara nasıl izin veriliyor? İnsanlar kafalarındaki bütün bu yanıtsız soruların yanı sıra her gün medyada yer alan yeni bir pit bull vahşeti haberiyle irkiliyorlar. Gelin bu pit bull “canavarını” yakından tanıyalım ve yasadaki yerini öğrenelim. Pit bull’u tanıyalım Pit bull terrier, 19. yüzyılda İngiltere’nin Staffordshire bölgesinde bulldog ile çeşitli terrierlerin çiftleştirilmeleriyle elde edilen bir tür. ABD’ye getirilen bu cins burada ağırlığını arttıran ve başının daha güçlü hale gelmesini sağlayan yöntemlerle şu andaki durumuna getirildi. Pitbull erkekleri 44–46 cm, dişileri 40–42 cm yüksekliğinde oluyor ve ağırlıkları 17–20 kg arasında değişiyor. Güçlü, kaslı bir gövdeye sahip bu hayvanlar aynı zamanda çok da çevik olarak biliniyorlar. Amerikan Köpek Kulübü tarafından American Staffordshire, İngiliz köpek kulübü tarafından ise Amerikan pit bull terrier olarak sınıflandırılan pit bull’lar düşmanlarıyla öldüresiye savaşan bir tür. Ancak, asgari bir eğitimle yabancıların niyetini anlayabilmesini sağlayacak kadar yetenekli, sakin, iyi huylu ve itaatkâr bir köpek haline getirilebildikleri gibi çok da iyi bekçi köpeği olabiliyorlar. Sonuçta her şeyin pitbullunuzu nasıl eğittiğinize bağlı olduğu söyleniyor. Pit bull’un medyanın insanların kafasında yarattığı sahte bir canavar olduğunu söyleyen Avukat Ahmet Kemal Şenpolat, pit bull’un diğer bütün köpekler gibi çok iyi bir ev köpeği olabileceğini dile getiriyor. “Önemli olan hayvanlara […]

Mutlu bir köpek mi istersiniz, itaatkar bir köpek mi?

‘Otur oğlum!’ deyince köpeğiniz sizi dinlemiyor; hoplamaya zıplamaya devam mı ediyor? ‘Saldır Bobi!’… Köpeğiniz aval aval yüzünüze mi bakıyor? Bu durumda siz de karizmanızın yara aldığını mı düşünüyorsunuz? Tasma üreticileri konuyla ilgilenmiş, derdinize deva elektronik köpek eğitim tasmaları üretmişler. Bu tasmalarla oturduğunuz yerden, uzaktan kumandayla sadık dostlarınızı eğitebiliyor, köpeğin havlamasını veya evde istemediğiniz bir odaya girmesini engelleyebiliyorsunuz. Peki ülkemizde de satışı devam eden ve pratik olması nedeniyle çok satılması kuvvetle muhtemel bu tasmaların hayvanlar üzerinde olumsuz etkileri var mıdır? Bu konuda veterinerler, hayvan psikologları ve petshop yetkilileri konuyla ilgili ikiye bölünmüş durumda. Kimilerine göre, bu tasmaların hayvanlar üzerinde oluşturacağı tahribat çok büyük olabilir. Bu nedenle, ürünlerin satışı hemen yasaklanmalı. Kimine göre de tasmaların hayvanlara hiç bir zararı yok. Zaten zararlı olsa uzun yıllardır yurt dışında satışı yapılmazdı. Bu konuda başvurulabilecek en önemli isimlerden biri İ.Ü. Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi, iç hastalıklar ve psikoloji uzmanı, ‘Köpek Psikolojisi’ adlı kitabın yazarı Prof.DR. Tamer Dodurka bu ürünlerin köpeklere zarar vereceğini düşünenlerden. Dodurka, özellikle içgüdüsel dürtülerin elektrikli tasma aracılığıyla engellenmesinin bu dürtülerin başka davranışlara kanalize olmasına yol açabileceğini, hayvanda parmak yalama, eşyalara zarar verme, istenmeyen yerlere işeme gibi davranış bozukluklarının şekillenebileceğini söylüyor. Bu tasmaların hayvana elektrik şoku veren, koku veya ultrasonik ses yayan çeşitlerinin bulunduğunu, elektrik şoku veren türlerinin Avrupa’da yasaklandığını belirten Dodurka’ya göre bu tasmaları kullanacak kişilerin mutlaka eğitimden geçirilmesi gerekiyor. Zararlı olsa Amerika’da satılmazdı.’ Elektronik tasmaların köpeklere herhangi bir zararı olmayacağını düşünenler de var elbette. Levent Veteriner Polikliniği Veterineri Yeter Öcal, bu ürünlerin apartmanda köpek besleyenler için çok faydalı olacağını söylüyor ve ekliyor: “Köpekler her zaman gerektiği için havlamazlar. Bazen havlamaları gereksizdir ve engellenmesi gerekebilir. Bu ürünlerin zararı olsa Amerika’da satışı yapılır mıydı yıllardır?” Arnavutköy Pakovet Veteriner Polikliniği’nden gelen yanıt da Yeter Öcal’ı destekliyor: ‘ Ürünler satılıyor. Şimdiye kadar bir şikayet gelmedi. Zaten zararlı olsa yurtdışında satılmazdı.’ Ürünlerin en fazla satıldığı ülke […]